Sağlıklı bronzlaşma tüyoları
.

2009 Best Model Of Turkey birincisi Tuğçe Sarıkaya, bronzlaştırıcı ve koruyucu güneş kremlerine dikkat çekerek nasıl kullanılması gerektiğine dair önerilerde bulunarak bakım sırlarını paylaştı...
Melis Güvenç / mguvenc@gazetevatan.com

Bronzlaşmak arzusundan vazgeçemiyoruz. Hafif esmerlik kişiyi diri, gergin ve çekici gösteriyor. Kasları belirginleştiriyor, gölge oyunlarıyla daha zarif durmamızı sağlıyor. Kozmetik dünyası da bu ihtiyaca bir çare bulmak için elinden geleni yapıyor.

Bronzlaşmak için saatlerce güneş altında kalmak istemeyenlerin tercihi bronzlaştırıcı kremler ve solaryum oluyor. Ancak oyuncu ve model Tuğçe Sarıkaya bu konularda kendi üzerinden örnekler vererek nasıl uygulamalar yapılması gerektiğini ve önerilerini sıralıyor;

Cildinizi mutlaka nemlendirin
Tuğçe Sarıkaya yazın gelmesiyle cildi için nelere dikkat ettiğini şöyle anlatıyor; “Yaz aylarında özellikle cildim güneşten ve denizin tuzundan çok kuruyor. Bunun için cildime nem vermesi için bal maskesi uyguluyorum.Yavaş yavaş bronzlaşmaktan yanayım.

Bu yüzden koruma derecesi 20 ve üzeri olan güneş kremlerini kullanıp zamanla birlikte sağlıklı bronzluk elde etmekten yanayım. Bronzlaştırıcı kremlerini kullanırken uygulama yapmadan önce, kuru olan yerlerin çok fazla çekmemesi için ellerinize, ayaklarınıza, dirseklere, bileklere nemlendirici sürmek gerekiyor. Eldiven kullanmıyorsanız uygulamadan sonrası ellerinizi hemen yıkayın derim”.

Cilt bakımından sonra solaryuma girmekten kaçının
Açık tenli olduğu için solaryuma pek girmediğini belirten Sarıkaya, “Doğal olarak yanmak daha çok hoşuma gidiyor. Doğrusunu isterseniz, bronzlaşmanın tamamen güvenli bir yolu yoktur diye düşünüyorum. Renginiz değişiyorsa, cildinizin hasar görüyor demektir. Ama solaryuma girmeden önce yüzümdeki makyaj varsa temizlerim. Cildime parfüm veya deodorant sürmem. Bol nemlendirici sürerim. Epilasyon, ağda, cilt bakımı sonrasında solaryuma girilmemeli. Cilt lekeleri ve çiller oluşabilir. Bu konuda dikkatli olmakya fayda var” diyor. Güzelliğin kendisi için altın oranlardan ibaret olmdığını söyleyen model şöyle diyor, “Kendine bakan aynı zamanda pozitif düşünen, enerjik olan, sporunu yapan, çevresine faydalı olmaya çalışan her insan her yaşta ve her formda benim için genç ve güzeldir”.

Koruyucu kremler suya dayanıklı olmalı
Güneşten korunmayı yaşam şeli haline getirilmesi gerektiğinin altını çizen Tuğçe Sarıkaya, “Güneşten korunma yöntemlerinin hiç birinin yüzde 100 koruyucu olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden koruyucu önlemlerin hepsini beraber uyguluyorum. Mesela 11.00-15.00 gibi güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği saatlerde güneş ışınlarına maruz kalmam, olabildiğince yüksek güneş kremleri kullanılırım. Dört saat arayla güneş kremimi yenilerim. Kremimi denize girmeden 30 dakika önce sürerim”.

Güneşten korunma kanseri engelliyor
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Dermatoloji Kliniğinden Prof. Dr. Sibel Alper, çocuklukta bir kez bile güneş yanığı geçirmenin, ileri yaşlarda deri kanseri riskini üç kat arttırdığına dikkat çekiyor. Melanom çok hızlı ilerleyen, yaşamı en çok tehdit eden deri kanseri tipi, ve herkeste görülebilecek bir kanser türüdür. Fakat açık tenli ve güneş hasasiyeti bulunan kişiler daha fazla risk taşırlar.

Beyaz tenli, açık renk gözlü, kızıl saçlı kişiler, çocukluğunda ağır güneş yanıkları geçirenler, ailesinde deri kanseri öyküsü olanlar, organ nakli geçirmiş hastalar, uzun süre korunmasız güneş altında zaman geçirenler ve geçirmiş olanlar, uzun süreli güneşlenenler ve solaryuma girenler risk altındadırlar. Güneşten korunma deri kanserlerini önlenmesi, erken yaşlanma belirtilerini engellenmesi için en önemli etkendir.

Korunmanın ilk basamağı mekaniktir, yani giysiler, şapka ile güneş teması minimize edilmelidir. Güneş koruyucular m 2 başına 20gr olarak sürülmelidir. Cilt tipine göre seçilmeli ve güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulanmalıdır. Ayrıca koruyucu krem dört saate bir yenilenmelidir. Gözlerin gözlükle, dudakların da yine güneşten koruyucu ile korunması unutulmamalıdır.

Çocuklara özel bakım uygulanmalı
Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Özüm Erkin; “Çocukluk yaşında geçirilen güneş yanıkları DNA hasarına sebep olduğu için, çocuk ve gençlerde güneş yanıklarını önlemek için çok dikkatli olmamız gerekiyor. Bu yüzden çocuklar için özel bir bakım uygulanmalıdır. Çocukluktan itibaren güneşten mutlaka korunmalıyız. Riskli saatlerde güneşlenmemek, koruyucu giyecekler, aksesuarlar kullanmak bu mücadelenin ayrılmaz parçalarıdır.







