‘Dünyanın en büyük depreminde insanlar evlerinde korundu!’
Türk deprem uzmanları oradaydı
Deprem çalışmaları için Japonya’da bulunan Prof. Dr. Şerif Barış, 8.9’luk korkunç depremi Japonlarla birlikte yaşadı. Barış, “Japonlar sokaklara dökülmedi. Boş alanlara çadır kurulmadı. Tsunamini hangi saatte nereye, kaç metre yükseklikte geleceği cep telefonu mesajları ile
Japonlara iletildi” dedi.
Japonya’da 8.9 büyüklüğünde meydana gelen depremi, Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerden 10 kişilik bir ekip orada yaşadı. Afet eğitimi ile ilgili Kobe modelini incelemek için Japonya’da bulunanlardan biri de Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerif Barış’tı. Barış, hem depremi bilimsel açıdan değerlendirirken hem de afet sonrasında yaşananları VATAN’a aktardı:
25 kat daha büyük
“Pasifik plakasının Japon adalarının altına dalması ile bu deprem oluştu. Bir hafta önce Japon bilimadamı arkadaşlarımla konuşmuştuk. Bu depremi bekliyorlardı ancak en fazla 8,2 olacağını tahmin ediyorlardı. Beklediklerinin 25 kat büyük deprem oldu.”
Gölcük’ün 55 katı
“Bu deprem, Gölcük depreminden yaklaşık 55 kat büyük bir deprem. Türkiye’de yaşanan en büyük deprem 1932 yılındaki Erzincan depremidir. Büyüklüğü 7.9’du. Bu depremle Japonya depremini kıyasladğımızda ise ortaya çıkan enerji açısından 32 kat daha büyük olduğunu görüyoruz.”
SMS: Tsunami geliyor
“Depremin ana merkezi 130 km uzaklıkta oldu. Deprem olduktan sonra 1 dakika içinde tsunami erken uyarı sistemi devreye girdi. Dalganın nerelere, ne zaman ve kaç metre boyunda ulaşacağı hesaplandı. Bu bölgelerde yaşayan insanlara da cep telefonu aracılığı ile bu meaj geldi. Örneğin ben Kobe’deyim. Burası için bilgi 16.40’da bir metrelik tsunami dalgası gelecek’ diye telefonlara mesaj gönderildi. Daha sonra 2 mesaj daha gönderildi. Saat 6’da 75 sonra da 50 santim dalga gelecek diye.”
‘Afet medya’ devrede
“Şehirlere kurulan siren sistemi ile de insanlara bilgi veriliyor. Ayrıca afet radyo ve televizyonları var. İnsanlar afet zamanı yayına geçen kanalları izleyerek bölgesel bilgi alabiliyorlar. Radyolardan da sürekli bilgi veriliyor. Böylece insanlar doğru bilgiye hızla ulaşıyor. Örneğin bizim bulunduğumuz binaları terk etmememiz bu şekilde bildirildi. Tsunami tehlikesi yüzünden binaların dördüncü katından aşağısına inmiyoruz. Binalar çok güvenli olduğu için dışarı çıkmamamız isteniyor.”
Eğitim şart
“Gençler deprem anında hemen masaların altına girdi, baretlerini taktı, ellerine el feneri aldı. Ama yaşlılar ne yapacaklarını şaşırdı. Bu modeli inceleyerek Türkiye için sistem geliştirilmesi hedefleniyor. 80 okul pilot okul seçilecek. burada önce öğretmenelere eğitim verilecek ve tüm Türkiye’ye yalıyacak.”
Marmara’da büyük tsunami olmaz
Barış, olası Marmara depremiyle bu depremi kıyaslamanın yanlış olacağını söyledi: “Marmara Denizi’nde meydana gelecek depremin bu kadar büyük tsunami yapacağına inanmıyorum. Çünkü bu kadar büyük dalgaların oluşması için plakanın 500 ile bin 200 kilometre uzunluğunda olması gerekir. Ayrıca dalma-batma zonu olması lazım. Marmara’da dalma-batma zonu yok. En fazla çukur ve göcüklerden meydana gelecek tsunami olur. Marmara Denizi’nde 8-32 metre yüksekliğinde tsunami dalgası olacağını savunan bilimadamı arkadaşlarımız var ama ben onlara katılmıyorum.”
Güneybatı tehlikeli
Kandilli Müdürü Dr. Doğan Kalafat: Marmara’da böyle bir deprem olma olasılığı riski sıfır.
Prof. Orhan Tatar: Rodos açıklarındaki 7’nin üzerindeki deprem güneybatı sahillerimiz tsunamiden etkilenir.
Prof.Doğan Perinçek: Deprem tehlikesi kadar tsunami tehlikesi de var.




