Yenidoğan çetesi skandalında kan donduran detay! Konuşmaları ifşa oldu, bebekleri öldürüp dalga geçmişler
Tüm Türkiye'yi sarsan ‘Yenidoğan Çetesi'yle ilgili kan donduran detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Bebekleri doğumdan sonra anlaştıkları özel hastanelere sevk edip ölümlerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'ne ilişkin soruşturmanın başlamasını sağlayan ve iddianamede 'bilgi sahibi' sıfatıyla ifadelerine yer verilen dönemin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Özel Hastaneler Denetim Birimi’nde uzman olarak görev yapan Dr. Malik Türkay Esin, operasyonun başlama sürecini DHA'ya anlattı. Dr. Esin "Kayıtları dinlemesem, görmesem, bunun bir korku filmi kasıtlı ya da olarak sağlık camiasını kirletmek amacıyla yapılabilecek bir iş olduğunu düşünürdüm. Bir insan olarak bunun yapılabilmesi hakikaten ciddi bir patoloji. Hele bir de bebeğe yapılmasını aklınız kabul etmiyor" dedi.

Bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç elde ettikleri öne sürülen “yenidoğan suç örgütü” hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen iddianamede, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan müfettiş raporu da yer aldı.

HASTANEDE DOKTOR YOK
Raporda, Ayaz K. isimli bebeğin 26 Kasım 2023’te bir devlet hastanesinde doğduğu, ilk aşamada sağlıklı olan bebekte kalp yetmezliği geliştiği için özel bir hastaneye sevk edildiği, bebeğin sevk edildiği özel hastanenin yoğun bakımının da yetersiz olduğu belirtilerek, “Genel durumu ve solunum sıkıntısı artarak devam eden bebeğe ellerinde devre olmadığı için entübasyon gecikmeli olarak yapılıyor” denildi. Bebeğe sadece şüpheli hemşire Çağla Durmuş’un müdahale ettiği anlatılan raporda, “O sırada hastanede olması gereken Dr. Dursun Eryılmaz hastanede yok. Hasta 24’üncü saatinde ex oluyor (ölüyor)” ifadeleri yer aldı.

BEBEĞİ BESLEMEMİŞLER
Erken doğan bebek Kaya olarak raporda yer alan çocuğun ise öldüğü gece hastanede yenidoğan hemşiresi bile olmadığı, sadece bir hemşire yardımcısının olduğuna dikkat çekildi. Doğumundan 4 gün sonra hayatını kaybeden Havvanur bebeğin de ölüm raporunun bilerek yanlış yazıldığı tespit edildi. Örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Doktor İlker Gönen’in olayı örtbas etmek için ex saatini değiştirdiği ve ölüm sebebini de yanlış yazdığı belirtilen raporda, “Ex olduğunda 200 gram olan bebeğin kısa bağırsak olduğu için değil, beslenmesinde yeterli enerji, protein, fosfor desteği alamadığı için malnütrisyona girdiği tespit edilmiştir” denildi.

PASİF ÖTANAZİ UYGULANMIŞ
Kerem bebeğin ise yoğun bakımda olduğu sırada kalbinin durduğu, uygun şekil ve sürede canlandırma yapılmadığı anlatılan raporda şunlara yer verildi: “Hemşirenin telefonda konuştuğu doktor İlker (hastane dışında) hastaya canlandırma uygulamasına gerek olmadığı, hasta dosyasına 20 dakika canlandırma uygulanmış gibi göstermesinin yeterli olacağını ifade etmiş. Sahte dosya düzenlenmesini istemiş. Hastaya pasif ötanazi uygulanmış.”

SAVCI 19 HASTANENİN KAPATILMASINI İSTİYOR
Şüpheliler hakkında yüzlerce yıl hapis cezası istenen iddianamede savcı, soruşturmaya konu hastanelerin ve şirketlerin malen sorumlu olduklarını öne sürerek kapatılıp, malvarlıklarına el koyulmasına karar verilmesini talep etti. İşte o hastaneler:

Akabe Sağlık Tesisleri,Doğamed Sağlık Hizmetleri,Ekip Sağlık Hizmetleri,Güney Hastanesi,Medilife,Özel Avcılar Hospital Hastanesi,Özel Avrupa Şafak Hastanesi,Özel Bağcılar Medlife Hastanesi,Özel Doğa Hospital,Özel İstanbul Şafak Hastanesi,Özel İstanbul Şafak Sağlık Hizmetleri,Refik Arslan Sağlık Hizmetleri,Reyap Sağlık Hizmetleri,Silivri Kolan Hastanesi,Yonca Sağlık Hizmetleri,Medisense Sağlık Hizmetleri,Gmz Sağlık Hizmetleri,Özel Reyap İstanbul Hastanesi,Özel Trg Hospitalist Hastanesi.

FİŞİNİ ÇEKİCEM BAK HAHA DEDEMİN FİŞİ
Çete lideri Fırat Sarı ile Çorlu Reyap Hastanesi hemşiresi Bahar Kanık’ın telefon konuşmaları kan dondurdu:

DOKTOR: Ben gelinceye kadar ölmesin ha!
HEMŞİRE: Sarıkaya’nın (bebeğin adı) fişini çekeceğim he gelmezseniz.
DOKTOR: Haha dedemin fişi (Yerli bir komedi filminden bahsediyor).

‘BIRAK ÖLSÜN’ DEMİŞLER KANKA
Doktor yokluğundan bir hemşire yardımcısının müdahale etmek zorunda kaldığı ve bebeğin hayatını kaybetmesine ilişkin bir telefon tapesi de iddianamede yer aldı. İki farklı hemşire arasında geçen telefon görüşmesi kan dondurdu.

Hakan Doğukan Taşçı: Kanka bir tane bebek ölüyordu. Lan gizlice girip iki dakika ‘CPR’ yap çocuğa diyecektim de...

Hüseyin Günerhan: Nerede?
Hakan Doğukan Taşçı: Güneyde.
Hüseyin Günerhan: Güneyden bize ne bırak bebek ölsün ki rahat şikâyet edelim.
Hakan Doğukan Taşçı: Kanka yazık ya çocuk gözümün önünde öldü.
Hüseyin Günerhan: Ne oldu ki nesi varmış?
Hakan Doğukan Taşçı: 28 haftalık. Hoca demiş ki, kayarsa tüpünü çek yaşamaz bu...
Hüseyin Günerhan: Şaka mı yapıyorsun ya hiçbir şey yapmamışlar, ölsün demişler.

HAYAT HAKLARI ELLERİNDEN ALINDI
İddianameye giren müfettiş raporunda, “Teorikte hekimin, pratikte ise hemşirenin izlemine bırakılan yüzde 90 yenidoğan bebeğin hayat hakları ellerinden alınmıştır. Değişiklik yapılmadan bu olayların tekrar ve tekrar yaşanacağı kanaatindeyiz” denildi.

SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU: İNSANLIK DIŞI ORGANİZASYON
SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, “insanlık dışı organizasyon” diye nitelediği “yenidoğan çetesi”nin 2023 Mayıs’ta tespit edilerek yargıya bildirildiğini söyledi ve özetle şöyle dedi: “İllegaliteye, yanlış uygulamalara izin vermeyeceğiz. İnsanımızın hayatıyla ilgili yanlış uygulamaların hep peşinde olduk, peşinde olmaya devam edeceğiz. Bunlar gerçekten canice ve kabul edilemez. Yargıya intikal etmiş sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI TALEP EDİLDİ
22’si tutuklu 47 şüpheli hakkında iddianamede, “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” “resmi belgede sahtecilik” suçlarından, örgütün lideri olduğu öne sürülen tutuklu şüpheli Dr. Fırat Sarı’nın 177.5 yıldan 582 yıl 9 aya kadar hapsi istendi.

Örgüt yöneticisi oldukları iddia edilen Dr. İlker Gönen’in 177.5 yıldan 582 yıl 9 aya kadar, ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’in 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar, doktor, hemşire ve sağlık görevlilerin de bulunduğu 18 şüphelinin 10 ila 437.5 yıl hapsi istendi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medyadan “Cumhuriyet Savcısının tehdit edilmesi hakkında gözaltına alınan 8 şüphelinin 5’i tutuklanmış ve 3’ü hakkında adli kontrol kararı verilmiştir” dedi.

SAĞLIK SORUNU YOKTU
İddianameye göre bebeklerini kaybeden isimlerden biri Erhan Karaduman. Seniha Karaduman geçen yıl Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırması’nda normal doğum yaptı.

Hamileliği süresince ne annenin ne bebeğin bir sorunu vardı. Doğumdan bir süre sonra bebeğin yoğun bakıma alınması gerektiği ancak hastanede yer olmadığı bilgisi verildi. Medilife Hastanesi’ne sevk edilen, önce kalp yetmezliği, sonra metabolik bir hastalığı olduğu söylenen minik Ayaz hayatını kaybetti.Milliyet’e konuşan acılı baba Erhan Karaduman “Şüphelendiğim bir şey olmadı, olsaydı başta şikayetçi oldurdum. Kasti bir durum var mı, inanın bilmiyorum ancak bunların yaptığı tam anlamıyla canilik. Ben bir yıldır daha yeni yeni kendimi toparlayabilmiştim ama bu olayların ortaya çıkmasıyla oğlumu kaybettiğim ilk günlere döndüm, her gün oğlumu rüyamda görmeye başladım. Bu haberler çıkana kimin aklına gelebilir ki, hastanede çocuklara kıyıldığı” dedi.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarihindeki en büyük operasyon olarak addedilen “Yenidoğan bebek çetesi' soruşturmasının başlamasını sağlayan denetimleri gerçekleştiren dönemin İl Sağlık Müdürlüğü Özel Hastaneler Denetim Birimi Uzmanı ve şu anda Taksim İlkyardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Başhekim Yardımcısı olarak görev yapan Dr. Malik Türkan Esin, detayları DHA'ya anlattı.

Dr. Esin, “SGK’nın dolandırılması" şüphesiyle başlanan incelemelerden, bebek ölümlerine uzanan sürecin, İstanbul İl Sağlık müdürlüğü bünyesinde kurulan komisyonla çok titiz ve gizli bir şekilde yürütülen araştırmalar sayesinde ortaya çıkarıldığını söyledi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 22'si tutuklu 47 şüphelinin yer aldığı "Yenidoğan çetesi" hakkındaki iddianamede, “bilgi sahibi' sıfatıyla ifadelerine yer verilen Dr. Esin, dönemin İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun talimatıyla kurulan komisyonun, İstanbul Emniyeti’ni de sürece dahil ettiğini ve çete üyelerinin bu sürecin ardından tutuklandığını kaydetti. Dr. Esin, “İşin içinde olmasam, yapılan dinlemelerin kayıtlarını dinlemesem, bunun bir korku filmi ya da kasıtlı olarak sağlık camiasını kirletmek amacıyla yapılabilecek bir iş olduğunu düşünürdüm. Bir bebeğe bunun yapılabilmesini aklınız kabul etmiyor" dedi.



