Trabzon'da yarım asırdır aynı dükkanda! 73 yaşındaki saat ustası yarım asırdır zamana ayar veriyor
Trabzon Yomra’nın yaşayan efsanesi Hüseyin İskender, 17 yaşında dayısının yanında başladığı saat tamirciliğini yarım asrı aşkın süredir aynı aşkla sürdürüyor. 1972’de açtığı dükkanında 1700’lü yıllardan kalma antika saatlerden modern dijital saatlere kadar her türlü mekanizmaya hayat veren İskender, teknolojiye de meydan okuyor.

Trabzon'un Yomra ilçesinde 73 yaşındaki Hüseyin İskender, 54 yıldır saat tamirciliği yapıyor.
Henüz 17 yaşındayken dayısının ustalığında mesleğe başlayan İskender, vatani görevinin ardından 1972'de kendi iş yerini açtı.

Duvar saatinden köstekli saatlere, kol saatinden masa saatlerine kadar binlerce saatin tamirini yarım asrı aşkın zamandır sürdüren İskender, işini severek yapabilmenin haklı gururunu taşıyor.
İskender, AA muhabirine, mesleğine duyduğu sevginin ilk günkü gibi devam ettiğini söyledi.

Ustalarının kendisinin yetişmesinde önemli pay sahibi olduklarını belirten İskender, "Hala usta olmuş değilim. Çünkü ilmin sonu yok. Halen öğreniyoruz ama bu mesleğe büyük bir aşkla başladım. Gerçekten çok sevdim ve seviyorum. Zaten meslek sevilerek seçilmelidir ki başarıya ulaşılsın." diye konuştu.
Mesleğe başladığı dönemde saatçiliğin popüler olduğunu aktaran İskender, tamiri kısa sürede öğrenmesinin yoğunluğun fazla olmasından kaynaklandığını belirtti.

"TEKNOLOJİYİ DE TAKİP EDİYORUZ, GERİ KALMIŞ DEĞİLİZ"
İskender, mesleğinin bitmeyeceğine inandığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Saatçilik mesleği belki 'kaybolmaya yüz tutmuş bir meslek haline geldi' deniyor ama ben çok da katılmıyorum. Çünkü 1700'lü yıllardan saatler geliyor hala elimize. O kadar antika, harika saatler var ki günümüzde hala hizmet veriyor. Bu bakımdan meslek ölmez. Evet, bugün akıllı saatler çıkmıştır, telefondan bir farkı yoktur. Bizim esas eğitim görmüş olduğumuz meslek mekanik üzerine ama biz teknolojiyi de takip ediyoruz, geri kalmış değiliz. Dijital saatlerde de bilgimiz var. Onların ayarlarından, bakımlarından elimizden geldiği kadar bilgi sahibi olmaya çalışıyoruz. Mesleği sevmek budur zaten."

"USTA 'TİK TAK' SESİNİ DUYDUĞU ZAMAN ONUN EN MUTLU ANIDIR"
Sağlıklı olduğu sürece işini sürdüreceğini ifade eden İskender, şunları kaydetti:
"Usta 'tik tak' sesini duyduğu zaman onun en mutlu anıdır. O da karakterinin bir yansımasıdır. Bu olmasa zaten sanatın zevki olmaz. Yani öyle bir makineyi siz yapıyorsunuz. Bu çalışıyor ve müşterinize sunuyorsunuz. Bu çok mutluluk verici bir şey. Saatler, bir mekanizmanın ötesinde zamanın ruhuna yüklenen anıları kurtaran bir sanattır. Yani siz o saati tamir ettiğiniz zaman o anıları da kurtarmış oluyorsunuz. Saatçilik çok saygı, sevgi ve aşk duyduğum bir sanattır."



