Kapıkule'den gireni bu manzara karşılayacak: Gazi Mihal Hamamı yüzyıllar sonra açılıyor
Edirne’nin Kapıkule girişinde ziyaretçileri tüm ihtişamıyla karşılayan Gazi Mihal Hamamı, restorasyon çalışmalarında sona gelinmesiyle şehrin yeni turizm rotası olmaya hazırlanıyor. Osmanlı’nın efsanevi ailelerinden Mihaloğulları’na mensup Gazi Mihal Bey tarafından 1422 yılında inşa ettirilen bu eşsiz yapı, Rus işgalinden bu yana (1829) yaklaşık iki asırdır kapalıydı. Vali Yunus Sezer, birinci etabın tamamlandığını belirterek, hamamın çevresiyle birlikte yaşayan bir kültür alanı olacağını duyurdu.

Edirne Valisi Yunus Sezer, Osmanlı döneminde Gazi Mihal Bey tarafından 1422 yılında yaptırılan Gazi Mihal Hamamı'nın restorasyonun ardından turizme kazandırılacağını söyledi.
Tunca Nehri kıyısında yer alan tarihi hamamda devam eden restorasyon çalışmalarını inceleyen Sezer, yetkililerden bilgi aldı.
Kapıkule Sınır Kapısı'ndan kente girişte ziyaretçileri tarihi yapının karşıladığını belirten Sezer, AA muhabirine Gazi Mihal Hamamı'nın önemli bir eser olduğunu söyledi.

Sezer, hamamın yanı sıra hemen yanında bulunan Gazi Mihal Köprüsü ve Gazi Mihal Camisi ile birlikte bölgenin önemli bir külliye alanı oluşturduğunu dile getirdi.
Hamamın Tunca Nehri kenarında yer alan görkemli bir yapı olduğunu anlatan Sezer, mimari özellikleri bakımından da ender eserlerden biri olduğunu kaydetti.
Yapının üzerinden yol geçtiğini ve bu nedenle büyük değişiklikler yapıldığını belirten Sezer, "Gazi Mihal Hamamı'nın birinci etabını tamamladık, hamamı kurtardık ve içerisindeki restorasyonu bitirdik. Şimdi çevre düzenlemesiyle beraber buraya bir fonksiyon vereceğiz. Vatandaşlarımızın ve ziyaretçilerimizin kullanımına burayı açmış olacağız." dedi.

Gazi Mihal Hamamı, Osmanlı'nın kuruluş döneminde önemli hizmetlerde bulunan Mihaloğulları ailesinden Gazi Mihal Bey tarafından 1422 yılında yaptırıldı.
Kesme taş ve tuğla malzemeden inşa edilen hamamın duvarları büyük ölçüde orijinal dokusunu koruyor.
Gazi Mihal Camisi ve İmaret Köprüsü ile birlikte külliye yapısı içinde yer alan yapı, Rusların 1829 yılında Edirne'yi işgalinin ardından tamamen kapatılmıştı.

