Kahramanmaraş'ın gizli hazinesi! 400 bin filmlik arşivde 1960'ların düğünleri saklanıyor
Kahramanmaraş'ta tam 81 yıldır aynı dükkanda hizmet veren tarihi fotoğrafhane, kentin adeta görsel belleği konumunda. Babasından devraldığı asırlık mirası omuzlarında taşıyan 68 yaşındaki fotoğraf sanatçısı Fatih Mehmet Tekkes, dijital çağın getirdiği hız yarışına inat, analog fotoğrafçılığın kalbi olan "karanlık oda" kültürünü ve el emeği rötuş zanaatını ilk günkü aşkla yaşatıyor.

Dulkadiroğlu ilçesi Kurtuluş Mahallesi'nde bulunan ve 1945 yılından bu yana aynı iş yerinde faaliyet gösteren fotoğrafhanede, siyah beyaz filmler, eski düğün kareleri, çete fotoğrafları ve aile portreleri özenle saklanıyor.

Dükkanda 1975 yılından bu yana çalıştığını belirten ve mesleğin babasından kendisine geçtiğini ifade eden fotoğrafçı Fatih Mehmet Tekkes, "Kahramanmaraş'ın ilk fotoğrafçılarındanız. Babam 1945 yılında bu işe başlamış. Ben 1968 doğumluyum, 1975 yılından bu yana da aynı dükkanda çalışıyorum. O zamanlar film sistemi vardı. İnsanlar aileleriyle gelir, fotoğraf çektirirdi. Elimizde 1960'lı yıllardan kalma düğün fotoğrafları, çete fotoğrafları, kardeşlerin birlikte çekildiği kareler ve eski Kahramanmaraş’a ait birçok arşiv bulunuyor" diye konuştu.

Fotoğrafların film numarasıyla bulunduğunu anlatan Tekkes, "Fotoğrafların arkasına numara yazılırdı. Aynı numara filmin üzerinde de olurdu. Müşteri geldiğinde o numarayla film bulunur, yeniden baskı yapılırdı. Şimdi dijital sisteme geçildi, bunlar mazi oldu. Artık herkes telefonla fotoğraf çekebiliyor. Bilgisayar bilen herkes kendisini fotoğrafçı sanıyor ama esas sanat analog fotoğrafçılıktı. Eskiden rötuşlar tamamen elle yapılırdı. İnsanların yüzündeki sivilceler, yaralar özel kalemlerle düzeltilirdi. H1, V1 ve V2 kalemlerle gümüş atılarak rötuş yapılırdı. Şimdi bunların hepsi bilgisayar programlarıyla yapılıyor. Bizim yaklaşık 400 bin arşivimiz var. Karanlık odamız halen aktif çalışıyor" dedi.

Eskiden fotoğrafların aynı gün teslim edilemediğini, şimdiyse 3 dakika içerisinde vesikalık fotoğraf teslim edildiğini belirten Fatih Mehmet Tekkes, "Eskiden aynı gün çekilen fotoğraf ertesi gün alınırdı. Haftalık fotoğrafların işi daha zahmetliydi. 1990'lı yıllarda aynı gün teslim dönemi başladı. 1995'lerden sonra bir saat içinde teslim edilmeye başlandı. Dijital sistemden sonra ise insanlar artık 3 dakikada fotoğrafını alıp gidiyor. Şuanda alınan şey gerçekten fotoğraf mı, orasını tartışmak lazım" ifadelerini kullandı.Bölge esnaflarından Ali Kösesakal ise, "Ben 45 yıldır buradayım ve Yaşar abimizden çok ders aldık. Bizler onlardan aldıklarımızı sonraki nesillere aktarmaya çalışıyoruz. Fotoğrafçılık eriyip gitmesine üzülüyorum. Babadan oğula devam ediyor" diye konuştu.



