Esnaftan kavurucu sıcağa ilginç çözüm! Buzlu varil ve tazyikli su
Hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu Amasya’nın Taşova ilçesinde kavurucu sıcaklar etkili olmaya devam ediyor. Adana ise 250 derecelik fırında çalışan işçiler, sıcaktan bunalınca 2 tonluk buzlu varile girip serinliyor.

Taşova Küçük Sanayi’nde demir doğrama ustası Mehmet Yıldız, hissedilen sıcaklığın yüksek olmasından dolayı çalışırken zor anlar yaşadı. Kavurucu sıcaklara karşı demir doğrama ustası Yıldız, ilginç bir çözüm buldu.

Mermer dükkanı içinde bulunan santrifüj fiş suyu ve yan tarafta bulunan oto yıkamanın tazyikli suyuyla serinleyerek 'foşur foşur' yıkandı. Usta Mehmet Yıldız, kavurucu sıcaklarda yaptığı işin yakıcı bir iş olduğunu ayrıca güneşin etkisiyle yandığını, serin suyun altına girdiğinde üşüdüğünü söyledi.

Demir doğrama ustası Mehmet Yıldız, “Demir doğrama işi severe yaptığım için zor değil de, bugünlerdeki havaların sıcak olması nedeniyle, 40-45 dereceye varmasından dolayı işimizde malum kaynak olduğundan dolayı spiral, kaynak ateşi bir yandan bunalıyoruz, bu aralar sıcak olduğundan dolayı.

Karşıda Ömer arkadaşımın mermer dükkanı var. Oraya gitmiştik. Orada da santra fiş yerden çıktığı için su çok soğuk, buz gibi. Kendimi tutamadım çok bunalmıştım.

Açtım santra fişi, altına girdim. Dışarıda herkes 40-45 derecede bunalırken, ben orada üşümeye başladım. Çok bunaldığımız için suya girdik. Çokta güzel oldu yani serinledik bu sayede” dedi.

Öte yandan Türkiye’nin en sıcak illerinden olan Adana’da Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre sıcaklık gölgede 41 derece olarak ölçülürken, güneş altındaki termometreler 46 dereceyi gösterdi. Kentte yüzde 75’e ulaşan nem nedeniyle hissedilen sıcaklık ise 50 dereceyi geçti.

250 derecelik fırında çalışan işçiler çeşitli serinleme yöntemlerine başvurdu. İşçiler, patronlarının getirdiği 2 tonluk su varilini soğuk suyla doldurup, içine de kilolarca buz attı. Daha sonra işçiler varile girip ellerine de limonata alarak serinledi. Dönüşümlü olarak varile girip serinleyen çalışanlar, daha sonra kıyafetlerini değiştirip tekrar işlerinin başına döndü.

Öte yandan yoldan geçen bir çocukta varili görüp girmek isteyince fırıncılar kırmayıp serinlemesini sağladı.

Fırın işletmecisi Can Delibalta, “Adana'nın ne kadar sıcak olduğunu hepimiz biliyoruz. Biz fırınlarda çalışanlar için sıcaklık dışarıya göre 3-4 kat daha fazla. Bu sıcak günlerde serinlemek için çeşitli yöntemler arıyoruz.

Elemanlarımdan gelen talep üzerine böyle bir varil ayarladım, içini de soğuk suyla doldurup buz kalıpları attım.

Ustalarımız fırın başında pişirimi bitirdikten sonra gelip bu varilde serinliyor, daha sonra da kıyafetlerini değişerek tekrar işinin başına dönüyor. Şu anda hem onlar mutlu hem de ben mutluyum. En azından onların sıcaklardan en az şekilde etkilenmesini sağlamış oldum” ifadelerini kullandı.

Fırın çalışanı Ayhan Yalçın ise sıcaklarla baş etmekte zorlandıklarını belirterek, “Çok zorlandığımızı patronumuza ilettim. O da böyle bir yöntem buldu. Çok güzel oldu, havuz ayağımıza geldi” dedi.

120 yılın en sıcak mevsiminin yaşandığı dönemde insanlar serinlemenin yollarını arıyor. Evlerde kullanılan klimanın yan sıra vatandaşlar araçlarında da serinlemek için klima sistemlerine başvuruyor. Kavurucu sıcaklarda klimaların önemi artarken, araç içi bu sistemlerin bakımı, kullanımı ve onarımı da kritik olabiliyor. Eksik veya hatalı onarımlar konforu düşürürken, araç aksamlarına da ciddi zararlar veriyor. Klima kullanımının püf noktaları konusunda uzmanı uyardı. Odunpazarı ilçesinde bulunan Küçük Sanayi Sitesi bölgesinde araç klima tamiri ve bakımı yapan Ersin Zor, düzenli bakım uyarısında bulundu.

Normal şartlarda kullanılan klimaların 3 yılda bir bakıma girmesini belirten Ersin Zor, “Klima işiyle uğraşıyoruz. Yazın soğuk, kışın sıcak kısmıyla mesleğe devam ediyoruz. Normalde üç senede bir klimanın yenilenmesi gerekiyor. Her senede bir bakım lazım.

Bu bakım makineler bağlanıp içindeki yağ seviyesini ve soğutma özelliğini ölçülebiliyor. Mekanik olarak bir sürü aksamları var. Ekspraton ve kompresör gibi sistemlere zarar verebiliyor. Klima yağı ve gazına bakım yapılırsa içerisinde zamanla oluşabilen bakterileri dezenfekte ilaçlarla giderilebiliyor” dedi.

Klima gazının basımı ve ne kadar miktarda doldurulması gerektiği konusunda da konuşan Zor şöyle devam etti:

“Her arabanın farklı özelliği olduğu için klima gazı 550 grama kadar basılabiliyor. Bunun fazlası da eksiği de zarar. Araba ne kadarlık kapasite alması gerekiyorsa o şekilde uygulanabiliyor.

Sürücülerin konuyla ilgili tam bir bilgileri olmuyor. Devreye girmesi çıkışı, açma kapama özelliği konusunda bilgilendiriyoruz. Klima gazı çok doldurulmadığı zaman net olarak soğukluğu veremiyor.

Normalde artı sekize kadar sıcaklık veriyorsa artı 14-15 dereceye kadar yükselebilir. Eskişehir’de bu sıcaklıklar yeterli oluyor. Sıcak iklimde bir yere gidildiği zaman bu yeterli olmuyor.

Her sene gaz seviyesinin ölçtürülmesini tavsiye ediyoruz. Kaçak kontrolü yapılabiliyor. İçerdeki parçaların soğutma düzeyini yoluna sokabiliyor.”

Bakım ve onarımın fiyatları hakkında da bilgi veren Ersin Zor, “Ücretler araçtan araca değişebiliyor. Eskişehir’de ortalama fiyatı 500-600 lira arasında değişebiliyor. Yp denilen gaz yeni nesil araçlarda kullanılabiliyor. 2018, 2019 yılı sonrası araçlarda gaz seviyesi daha farklı basılabiliyor. Bu da 2 bin lira kadar fiyat tutabiliyor. Biz her sene bakım yapılmasını tavsiye ediyoruz. Üç senede bir bakımı kesinlikle geçirmesinler.

Çünkü soğukluk derecesinden ziyade içinde kompresör yağı olduğu için sisteme komple zarar verebiliyor. Araçlarda büyük masraflara yol açabiliyor. Araca göre 15-20 bin liraya kadar masraf değişebiliyor” ifadelerini kullandı.



