Ece Gürel'in ölüm nedeni ortaya çıktı! Belgrad Ormanı'nda kaybolması sonrası acı detay
İstanbul'da Belgrad Ormanı'nda kaybolan ve 4 gün sonra bulunan peyzaj mimarı 36 yaşındaki Ece Gürel, hastanede hayatını kaybetti. Gürel'in babası uzun süre hastane önünde gözyaşı dökerek bekledi. Acı haber sonrası kritik detaylar ortaya çıktı. Uzman isim 'bu büyük bir hata' deyip Gürel'in nasıl kaybolduğunu açıkladı. Öte yandan Bakan Memişoğlu, Ece Gürel'in ölüm nedeni duyurdu. İşte detaylar...

Ece Gürel, Belgrad Ormanı'nda kaybolduktan 4 gün sonra, dün gece saat 01.15 sıralarında sarp ormanlık alanda hafif yaralı olarak bulundu. Uzun süre soğukta kaldığı için hipotermi geçirdiği belirlenen 36 yaşındaki peyzaj mimarı Gürel, ekiplerin ilk müdahalesi sonrası ambulansla Maslak'taki özel bir hastaneye kaldırıldı.

Gürel'in, tedavisi sırasında sabah saatlerinde kalbi durduğu belirlenirken, doktorların müdahalesi sonrası yeniden hayata döndürüldü. Entübe edilerek yoğun bakıma alınan Ece Gürel, bugün saat 03.00 sıralarında yaşamını yitirdi.

Olay yeri inceleme ekiplerinin hastanedeki incelemelerinin ardından Ece Gürel'in cenazesi, polis eşliğinde Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu morguna getirildi.

ÖLÜM NEDENİ HİPOTERMİ
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Belgrad Ormanı'nda kaybolduktan 4 gün sonra bulunan ve dün kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Ece Gürel'in ölüm nedeninin hipotermi olduğunu açıkladı.

Gürel'in cenazesi Adli Tıp'taki otopsinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Gürel'in cenazesi ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Öte yandan Gürel'in dondurucu soğukta montu olmadan, aç-susuz hayatta kalması mucize olarak görülürken, ormanda nasıl yönünü kaybettiği ise merak konusu oldu.

Doğa Rehberi Faik Kayhan, Ece’nin nasıl kaybolmuş olabileceğini Hürriyet’e anlattı. İşte Kayhan’ın ormana gidecek herkese rehber niteliğindeki açıklamaları:

“Belgrad Ormanı çok büyük bir alan, kaybolmak mümkün. Ağaçların arasında yönünüzü kaybedebilirsiniz. Çünkü her yer, her ağaç birbirine benzer. Yönünüzü bulamaz hale gelebilirsiniz. Ece Gürel peyzaj mimarı, ağaçların türlerini bilebilir ama bu kaybolmasına engel değil. Eğer bir kişi ormanı çok iyi bilmiyorsa orman onu yutar, kaybolur gider.

ÇEMBERLER ÇİZİP DURMUŞ
Ece Gürel’in hatası, yürüyüşe gittiği ormanı tanımaması. Kaybolduğunu anladığında hep aynı yöne yürümeliydi. Yön tayin edemediği için geniş çemberler çizerek yürüdüğü anlaşılıyor. Bu büyük bir hata. Dereleri takip etseydi göletlere rastlardı. Göletlerin çevresinde yol veya patika olur. Hep kuzeye yürüseydi 3’üncü köprünün otoyoluna rastlardı. Şehir merkezine bu kadar yakın bile olsa çok deneyimli olmadığından, doğada tek başına yürümesi pek çok risk barındırıyordu. Öncelikle bunu yapmaması gerekiyordu.

ÖLÜM RİSKİ ÇOK YÜKSEKTİ
Üstünde montu yoksa ve sıcaklık eksi derecelere düşmüşse ne olacağı kişiden kişiye değişir ama ıslaklık, rüzgar gibi durumlara göre ölüm riski çok yüksektir. Bir insan susuz 3 gün kadar yemeksiz 1 hafta kadar yaşayabilir ama bu çok değişkendir. Hem kişiye göre hem de ortama göre farklılık gösterebilir. Bir insan ne kadar yürür? Ben 24 saat yürüyebilirim. Ama bu kişinin kondisyonu ve çevre koşullarına göre çok değişebilir.”

Öte yandan Gürel’in kaybolduğunda üzerinde olan kıyafetler, Olay Yeri İnceleme ekipleri tarafından incelenmek üzere teslim alınarak Gültepe Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.

DOĞA YÜRÜYÜŞÜNDE NELER YAPILMALI
Faik Kayhan, doğa yürüyüşlerinde belli bir deneyim kazandıktan sonra neler yapılması gerektiğini ise şöyle aktardı: Gittiğinizden/döndüğünüzden ve programınızdan mutlaka birilerini haberdar etmelisiniz.

Gittiğiniz yerin kuzeyinde, güneyinde ve diğer yönlerde ne var kabaca bilmelisiniz.

Telefon bataryanız dolu olmalı ve ek ‘powerbank’ bulundurmalısınız. Ayrıca telefonunuz için su geçirmez bir kılıf taşımalısınız. Bir navigasyon programı kullanmayı öğrenmek çok işinize yarayacaktır.

Ece Gürel’i bulan Mahalle Afet Gönüllüleri Acil Müdahale Derneği (MAG-AME) gönüllüsü Turan Altun, ilk anları anlattı: “Dudakları titriyordu, gözleri açıktı. Ama 72 saat dolduğu için vücudu artık tamamen buz kesmişti. Termal battaniyeyi üzerine serdik, montlarımızı verdik. Vücudu ısındıktan 6 dakika sonra ses vermeye ve bağırmaya başladı. Kendinde olduğunu hissettik, bağırması da bunun göstergesiydi. Daha çok mutlu olduk. Normal yola kadar 2 kilometre taşıdık. Ece Hanım, bulunduğumuz alandaki yeşillikle beslenmiş olabilir. Ormanlarda doğal beslenebileceğiniz yaban otlar var. Bunlarla her türlü beslenilebilir.”

BUNUN ADI MUCİZE
Ekibin lideri Hüseyin Karadayı da yapılan müdahaleyle ilgili şunları söyledi: “Eğimli bir arazideydik, bir inilti duyduk. Hemen sesin geldiği yere koştuk. Çalıların yanında yere uzanmış vaziyetteydi. Herhangi bir tepkisi yoktu ilk gördüğümüzde. Termal battaniyeye sarıp üzerine montlarımızı attık. Vücut ısısını yükseltince kendisine geldi. Bizi duymaya ve sorularımıza cevap vermeye başladı. Gece havanın -1’e kadar düşmüş olması nedeniyle zamanımızın kalmadığını biliyorduk. O yüzden bir an evvel bulmamız lazımdı. 4. günde bir kişinin bu şartlarda sağ olarak bulunması mucize. Bu mucizeyi bizim yakalamış olmamız bizi çok mutlu etti, bütün ekip sevince boğuldu.”

KALBİ DURDU GERİ GELDİ
Ece Gürel, ilk müdahalenin ardından Maslak’ta bulunan Acıbadem Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede kalbi duran ve kalp masajı ile tekrar hayata döndürülen Gürel, yoğun bakıma alındı ve hayati tehlikesi devam ediyor. İlk muayenede herhangi bir darp ve cinsel istismar izine rastlanmadı.

Eşinin sağ olarak bulunduğu haberini telefonla alan Sezer Gürel, gözyaşlarına boğuldu: “Herkesten Allah razı olsun. Biz üşüdük, donduk. O günlerce neler yaptı? Eşimin fotoğrafını gördüm, çok rahatladım. Bir daha yanından ayrılmam. Ona bir soru daha sormam, onu bir daha bırakmam” dedi.



