Diren Polatoğulları:Erol Taş muamelesi görmekten korkuyordum
Üç Kuruş dizisinde seri katil İrfan'ı oynayan Diren Polatoğulları şimdilerde Yalı Çapkını'nda Kazım karakteriyle adından söz ettiriyor. Diren Polatoğulları, Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet'in konuğu oldu. Genellikle kötü karakterleri canlandıran Polatoğulları, 'Genelde kötü karakterleri sevdirmeyi seviyorum' diye konuştu.

Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet'in bu haftaki konuğu 'Yalı Çapkını' dizisinin Kâzım Ağa'sı oyuncu Diren Polatoğulları oldu. İşte ünlü oyuncunun samimi itirafları...

Şöhretle ilgili derdim yok. Oynadığım bütün işlerde de bir kitlem oldu, Tabii 'Yalı Çapkını' başka bir kitle oluşturdu. Çok insana ulaştı.

Dışarda tanınmanın güzel ve korkunç yanları var. Özgürlüğünüz kısıtlanıyor. Dışarıdan özgür ruhlu yaşadığımızı zannediyorlar. Ünlülük ne kadar artarsa kısıtlanma artıyor. İyi tarafları da çok fazla. Bundan şikayetçi değilim.

Başlarda Erol Taş muammelesi görmekten korkuyordum. Kötüyü iyi tarafa doğru çektik. Geçiş kolay oldu. İnsanlar çabuk kabullendi. Memlekette iyi ve kötü arasında çok büyük fark yok. Herkesin içinde iyi ve kötü var.

Genelde kötü karakterleri sevdirmeyi seviyorum. Bunu da ahlaklı ve namuslu bir şekilde yapmak gerekiyor. Sokakta 'Kazım Ağa', 'Bilesin','Esme' diye sesleniyorlar.

Senaryoda bana alan veriyorlar. Şive bana ait. Antep'te şive koçumuz vardı. Ondan duyarak ve kendimden bir şeyler katarak ortaya çıktı. Beni dışarda görünce acayip şaşırıyorlar, yaşımı genç buluyorlar. Giyimimin televizyondakiyle alakası yok. Türkçeyi şivesiz konuşuyorum.

11 yıldır evliyim. 10 yaşında bir kızım var. Şöhrete alışkınım. Ben kıskanç bir adamım. Arkadaşlarımı da kıskanırım. Ama eşim kıskanç değil.

Gerçekliği bence. Ya da ne kadar uzak hissederse de olabilir. Mesela fantastik bir karakter.

Kötü karakterler neden daha çok seviliyor?
Kötünün defoları ,problemleri oluyor, problem yaratıyor. Biz öyle insanları takip etmeyi daha çok seviyoruz. Ama kahramanların defoları olmuyor. Kusursuz insan görmek istemeyiz. Benim de defolarım var. Bazen disiplinle ilgili problemlerim olabiliyor. Tiyatro da gerekiyor bu disiplin. Her hafta bir maçımız var futbola çok benziyor bizim iş. Her hafta gelecek haftayı düşünüyorsun. Projeye başlarken zor bir dönem oluyor. Yavaş yavaş bir işi kabul ediyorum. Başladıktan sonra da sonuna kadar onu devam ettiriyorum.Bazı dönemler aynı şeyi yapmak sıkılganlık yaratıyor. Sıkıldığım anda toparlamaya çalışıyorum.

Şiddet sahnelerinde zorlandım. O sırada onu yapabilmek bana zor geliyordu. Birbirimizi rehabilite edebiliyorduk. Onlar için de zor oldu. Antep'te bu adam ağa ama bildiğimiz ağalardan değil.

Yok. Çok zannetmiyorum. Büyük konuşmak istemiyorum ama bugüne kadar öyle bir şeyim olmadı. Kızımda giyiyor benim hoşuma gidiyor.

Annem ve babam muhasebeci, Üç kardeştik bir kız kardeşim var. Abimi haziran ayında kaybettim. 47 yaşındaydı, kalp krizi geçirdi. Ben ilk defa bu kadar yakınımı kaybettim. Çok zordu, hala da zor. Ne olursa olsun hayatından çıkmayacak. Her gün belirli aralıklarla onu düşünüyorum. İnsanı büyütebilir ama keşke büyütmeseydi. Genç bir kayıp. O bizi çok üzdü üzmeye de devam ediyor.

98-99 yıllarında Nevşehir'de Üniversite kazandım. Erciyes Üniversitesi'nde İşletme okudum. Okula gittim ama çok sınavlara girmedim. Hepsinden kaldım. Organizasyon şirkentinde çalıştım. Alaska'ya gittim. Balık temizledim. Londra'ya gittim restoranda çalıştım. Sonra döndüm. O zaman daha kolaydı gitmek. Film izlemeyi seviyorum. Müjdat Gezen'in sınavına girip kazandım. Erciyes'i bıraktım geldim. Müjdat Gezen'de okumaya başladım. Okurken Nevşehir'e sınavlarına gittim. 8 sene sürdü. 1. sınıftan itibaren tiyatroda çalışmaya başladım. 4-5 sene sonra piyasaya alıştım.

Bizim işe meslek olarak bakmıyorum. Oyunculuğu meslek olarak algılarsanız yapamazsınız. Mesleğin belli kuralları ve saatleri olur. Mesleğime 24 saat çalışan bir adamım. Bu hafta oynayacağım 'Kazım var' benim aklımda. Tiyatro oyunum var aklımda. Fiziksel olarak ve ruhsal olarak beni çok yoruyor.

Mesela evden çıkacağım, çok acelem de var. 'Ocağı kapattım mı? Bir şeyi ateşte bıraktım mı? Bir yer yanabilir mi?' gibi takıntı yapıyorum. Gidip asansöre biniyorum aklıma geliyor. Gidip dönüp ben o ocağa bakmazsam birinin ölebileceği aklıma geliyor. Acımasızım. Çok sevdiğim biri değil bir normal bir arkadaşım geliyor aklıma. Önce boşver diyorum sonra tekrar çıkıyorum. O yüzden çok geç kaldığım oluyor gideceğim yerlere.
Buraya dokunduğum zaman aynı ölçüde dokunmam gerekiyor. Beni izlediğiniz zaman tuhaf hallerim oluyor.

Bizim iş için fiziksel ve ruhsal olarak çok sağlam olmanız gerekiyor. Sürdürülebilirliği çok zor. Ben oyunculuk okuyun demiyorum. Felsefe ve sosyoloji okuyun diyorum oyunculuğa başlayacaklara.

Direnme eşigim yüksektir. Beni yıkamazsınız. Kolay kolay hasta olmam ama direnirim.
Merhametli, Komik ve düzgün bir insan diye anlatırım kendimi üç kelimeyle...

Aşırı derecede Beşiktaş'ı seviyorum. Çok sevmeme ben bile şaşırıyorum. Maçı izlemem, maçı izlemeyip dinlediğim olur. Totem çok yaparım. Bazen maçı izleyemiyorum. Basketbolu izlerim. Bir de film izlemeye bayılırım.

Problemleri olan yer yer kötü özellikleri olan bir karakter. Mert Ramazan Demir çok iyi oynuyor. Afra da öyle. İkisi de çok iyi karakterler. Gaziantep'te onların babası gibiydim. Sahiplendim.

Komik bir adamımdır. Çok konuşurum, sofracıyımdır. Anlatırım,dinlerim.
Patavatsız romantiğim. Romantik değilim diyemem. Söylenmeyecek zamanda söylerim bazı şeyleri. İltifat yerine pot kırarım bazen. Düz bir adamam içimdekini söylerim.
Bir mutluluk karesi çizsem içine herhalde kendimi koyarım. Benle varolan her şey onunla varolmuş olur.

-Karısını ve çocuğunu bir tren kazasında kaybetmiş sonra da adalete takmış bir adamı oynuyorum. 3246 gündür adalet bekleyen,sokakta yaşayan bir adam. Taksim diye bir cafeye girip diğer karakterlerle yolları kesişiyor.

Yaparken yakalanıp utandığın bir şey?
Saçma sapan şarkılar dinlerken yakalanmıştım.
Asansörde kimle kalmak istersin?
Çok korktuğum bir şey. Kimse benle kalmasın
Hayatının kırılma noktası?
Ben kırılma noktasına inanmıyorum. Bitmeyen bir süreç olduğunu düşünüyorum.
Eşinin odasında obje olsan ne olurdun?
Aydınlatma olurdum.

