Demir yok, beton yok, taş yok! Erzurum'daki o caminin minaresine yakından bakanlar gözlerine inanamıyor: Sadece 3 santim kalınlığında!
Erzurum'un merkez Yakutiye ilçesinde yer alan Mustafa Akal Camii, fiziki imkansızlıklar karşısında üretilen muazzam bir tasarım çözümüyle Türkiye’nin en sıra dışı ibadethanelerinden biri haline geldi. Cami etrafında fiziksel bir minare inşa edecek alan bulunmaması üzerine 2019 yılında hayata geçirilen "üç boyutlu kompozit minare" uygulaması, sokağın çehresini tamamen değiştirdi. Caminin yan duvarına monte edilen 6 metrelik akıllı tasarım, uzaktan bakıldığında gerçek bir minare silueti sunarak mahalle sakinlerinin, turistlerin ve en çok da çocukların güler yüzlü sevgilisi oldu.

Erzurum'un Yakutiye ilçesindeki Mustafa Akal Camii, sıra dışı minaresiyle görenlerin dikkatini çekiyor.Lalapaşa Mahallesi Çaykara Caddesi'nde 1982 yılında ibadete açılan yaklaşık 150 kişi kapasiteli ve 110 metrekare kullanım alanına sahip Mustafa Akal Camii'nde minare yapılabilecek uygun bir alan bulunmaması nedeniyle 2019 yılında farklı bir uygulamaya gidildi. Müftülüğün girişimiyle bir reklam ajansına hazırlatılan üç boyutlu kompozit minare, caminin yan cephesindeki boş duvara monte edildi.

Yaklaşık 6 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde ve 3 santimetre kalınlığındaki dış cephe kompozit malzemeden üretilen minare, özellikle uzaktan bakıldığında gerçek bir minare görünümü oluşturuyor. Dar bir sokakta yer alan caminin kimliğini belirgin hale getiren çalışma, mahalle sakinleri ve çevreden geçen vatandaşların da ilgisini çekiyor. Özellikle sokak girişinden bakıldığında yapı caminin bulunduğu noktayı işaret eden estetik bir unsur olarak öne çıkıyor.

"KÜÇÜK BİR DOKUNUŞLA AYNI HİSSİ VEREBİLDİK"
Reklam hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren ve minareyi tasarlayan Eyüp Bozkurt, uygulamanın ortaya çıkış sürecini anlattı. Bozkurt, "Camimizin konumu itibarıyla fiziksel bir minare yapılabilecek uygun bir alan bulunmuyordu. Yaptığımız incelemelerde, teknik ve mimari açıdan buraya bir minare inşa etmenin mümkün olmadığını tespit ettik. Bunun üzerine camimizin yanındaki duvara, yapının ölçeğine uygun bir minare tasarladık. Klasik anlamda gerçek bir minarenin yerini tutmasa da uzaktan bakıldığında caminin siluetini tamamlayan bir unsur haline geldi. Bazen insanlar beton ve demirden yapılmış yapılar beklerken, küçük bir dokunuşla aynı hissi verebilmek mesleğimizin en keyifli yanlarından biri oluyor" ifadelerini kullandı.

"CAMİMİZİN GÜLER YÜZLÜ SEMBOLÜ HALİNE GELDİ"
Mustafa Akal Camii'nde dört yıldır müezzin kayyım olarak görev yapan İbrahim Hakkı Aktürk ise, minarenin vatandaşların dikkatini çektiğini belirterek, "Camimizin bu sıra dışı minaresi, buradan geçen ve yolu düşen herkesin dikkatini çekiyor. Genelde minareleri heybetli yapılar olarak biliriz. Ancak bizim camimizin aslına sadık kalınarak küçültülmüş son derece zarif bir minaresi var. Bu şekilde tasarlanmasının en önemli nedeni alanın darlığıdır. Vatandaşlarımız ve cemaatimiz ilk gördüklerinde oldukça şaşırıyor.

Özellikle çocukların çok dikkatini çekiyor. Bu sayede çocukları camiye ısındırmamız da kolaylaşıyor. Bu ilgiden son derece memnunuz. Çünkü bu minare artık camimizin güler yüzlü bir sembolü haline geldi. Bu bölgede çok sayıda mescit bulunuyor ancak hangisinin nerede olduğu uzaktan her zaman fark edilmeyebiliyor. Ben buraya ilk geldiğimde bu minareyi görünce uzaktan bakıldığında buranın bir mescit ya da cami olduğunu göstermesinin çok güzel olduğunu düşündüm. İlk gördüğüm anda çok hoşuma gitmişti" diye konuştu.

"BİZİM MİNAREMİZ RESİM MİNARE"
Camiye her gün geldiğini söyleyen 8. sınıf öğrencisi Ali Kerem Özdemir, minarenin özgünlüğüne dikkat çekerek, "Bizim minaremiz resim minare. Bazı camilerde minareler beton ve demirden yapılıyor ama bizim camimizin resim minaresi var. Şirin ve güzel bir görüntüsü bulunuyor. Buradan geçenler de camimizin minaresini beğeniyor" dedi.



