Cem Garipoğlu'nun cenazesi yeniden defnedildi! Anne Tülay Garipoğlu mezar başında dua etti
Cem Garipoğlu'nun mezarı açılarak alınan DNA örnekleri, Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemenin ardından ailenin avukatı tarafından teslim alındı. İnceleme için çıkarılan cenaze, yeniden Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul'da 15 yıl önce Münevver Karabulut'u öldürmesinin ardından cezaevinde 2014'te intihar eden Cem Garipoğlu'nun açılan mezarından çıkarılan örneklerin, baba ve anneyle uyuştuğunu, yine bu kişinin 2014 yılında otopsi işlemi yapılarak intihar ettiği belirlenen şahısla birebir aynı DNA profiline sahip olduğunun tespit edildiğini bildirdi.

Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, cezaevinde intihar ettiği tespit edilerek defnedilen Cem Garipoğlu'nun, ölmediği ve defnedilen kişinin farklı biri olduğuna yönelik iddialar üzerine Karabulut ailesinin talebi ve Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının kararıyla 3 Ekim'de feth-i kabir işlemi yapıldığı hatırlatıldı.

"İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından yapılan inceleme sonrasında Biyoloji İhtisas Dairesi'nde kemik, diş ve diğer tüm örnekler üzerinde DNA incelemeleri büyük bir titizlikle gerçekleştirilmiştir.

Yapılan işlemlerin sonucunda mezardan çıkarılan örneklerin, baba Mehmet Nida ve anne Tülay Makbule'nin müşterek çocuğu Cem Garipoğlu'na ait olup, yine bu kişinin 2014 yılında otopsi işlemi yapılarak intihar ettiği belirlenen şahısla birebir aynı DNA profiline sahip olduğu tespit edilmiştir."

Cem Garipoğlu’nun Adli Tıp Kurumu'nda DNA işlemleri tamamlandı. Garipoğlu'nun avukatı bugün Adli Tıp Kurumu’na gelerek kemikleri teslim alarak defnedilmek üzere götürdü.

Cem Garipoğlu'ndan alınan örnekler gömülmek üzere Karacaahmet Mezarlığı'na getirildi. Mezarlıkta sabah saatlerinden itibaren ekipler güvenlik önlemi aldı. Cem Garipoğlu'na ait mezar, görevliler tarafından kazıldı. Garipoğlu'nun Adli Tıp Kurumu'ndan getirilen cenazesi tekrar defnedildi. Cenaze defnedildiği sırada Cem Garipoğlu'nun annesi Tülay Garipoğlu oğlunun mezarı başında bekledi. Defnedildikten sonra bir süre daha mezarı başında oturan anne Tülay Garipoğlu, basın mensuplarına açıklama yapmadan mezarlıktan ayrıldı.

Karabulut ailesinin talebi sonrası Cem Garipoğlu'nun açılan mezarında DNA örneklerinin ailesinden alınanlarla uyuştuğunun açıklanmasının ardından Cem Garipoğlu'nun annesi Tülay Garipoğlu'nun iki ailenin de ‘acılarla kavrulduğunu’ söyleyerek, "Artık üzerine konuşulacak bir şey kalmadığını düşünüyorum. Müsaadenizle artık acımızı yaşayalım. İki tarafta ayrı ayrı acılarla kavrulduk. Bana değilse de Nagihan Hanım'a acıyın lütfen" demesi Münevver Karabulut'un annesi Nagihan Karabulut'u öfkelendirdi.

OdaTv'nin haberinde yer alan ifadelere göre, konuşan anne Karabulut, şunları söyledi:"Bu caninin annesi 'Bana değil de Nagihan Hanım'a acıyın lütfen' demiş. Kendisine soruyorum, oğlu kızımı canlı canlı testereyle keserken bana acıdı mı? Bu caniyi 197 gün boyunca saklayıp adalete teslim etmezken kendisi bana acıdı mı? Adli Tıp'ta, yargıda, emniyette dosyanın üstünü örtmek için yaptıklarından sonra bana acıdı mı? Kan gölüne dönen evi temizleyip, kızımın kafasını kestikleri testereyi saklarken bana acıdı mi? Mahkeme kendisini bundan mahkum ederken bana acıdı mı? Kanlı kanepede çocuklarıyla birlikte mutlu aile pozları verirken, kahkaha atarken bana acıdı mi? Her yıl 3 Mart’ta kutlamalar yaparken, testereli paylaşımlar yaparken bana acıdı mi?

15 yıldır bir defa başsağlığı dilemeyip, rahmet dileklerini iletmediğinde bana acıyor muydu? Bir de Orhan Şahin denilen avukatları çıkıp, ben kanlı kanepedeki kahkahaları ve fotoğrafı görmedim, hatırlamıyorum diyor. Adli Tıp’ta, emniyette ve yargıda yaşattığı skandalları hatırlıyor mu Orhan Şahin? Bunlar insan değil, insanlıktan nasibini almamışlar, vicdanları yok. Mezarlık demeye bin şahit ister, hiçbir şey yok, Adli Tıp'tan cesedi almaya bile avukatları Orhan Şahin’i gönderiyorlar."

"ÖLDÜĞÜNE İNANMIYORUM"Cem Garipoğlu'nun öldüğüne inanmayan anne Karabulut, şöyle devam etti:"Kimse bana Cem Garipoğlu denen caninin öldüğünü iddia etmesin. Ben inanmıyorum. Avukatıma da fethi kabir için de, rapora itiraz için de biz aile olarak talepte bulunduk. Onları Allah’a havale ediyorum, bu dünyada da, öbür dünyada da insanlıktan nasibini almamış olan bu Garipoğlu ailesine hakkımı helal etmiyorum. Şimdi çıkıp yaptıkları bunca pisliğe rağmen kendilerini mağdur duruma düşürmeye çalışıyorlar, benim adımı bir daha o kirli ağızlarına almasınlar. Cem Garipoğlu’nun öldüğüne inanmıyorum. Kızımın kanının yerde kalmaması için sonuna kadar hukuki mücadelemiz devam edecek.

Rezan Epözdemir olmasaydı üzerini örteceklerdi, o tek başına Adli Tıp, yargı emniyetteki bütün usulsüzlüklerle mücadele etti. 15 yıldır bizimle birlikte hiçbir talebi olmadan mücadele ediyor, o olmasaydı böyle kararlar çıkmaz, dosyanın üzeri örtülürdü, mezar da açılamazdı. Garipoğlu ailesi bunu bildiği için ona saldırmaya çalışıyor. Allah avukatımız Rezan Epözdemir'den de razı olsun. Bu dosyanın üzeri örtülmediyse onun sayesinde olmuştur."

