Asgari ücret ile ilgili son dakika zam açıklaması! Yeni rakam verildi
Asgari ücret ile ilgili son dakika açıklaması geldi. Yeni asgari ücret zammı ile ilgili tahminler peş peşe geldi. Devlet kanadından, sendikalardan ve uzmanlardan asgari ücret ile ilgili kritik detaylar açıklandı. Enflasyonla mücadele çalışmalarının devam ettiğini anlatan Bakan Bilgin, "Türkiye tarihinde ilk defa asgari ücreti geçen aralık ayının sonunda yüzde 50 oranında arttırdık. Bütün ücretlilerin asgari ücret seviyesindeki gelirlerinden vergiyi kaldırdık. Bu gerçek anlamda bir devrimdir. Bu yetmedi. Enflasyonun tahribatı devam edince yüzde 30'luk bir artış daha yaptık. Matematiksel olarak yüzde 80 oranında bir asgari ücret artışı yaptık. Aralık ayı geliyor. Yeniden durumu değerlendireceğiz." ifadelerini kullandı. Peki yeni asgari ücret ne kadar olacak? Asgari ücrete ne kadar zam gelecek? İşte asgari ücret zammı ile ilgili merak edilen tüm detaylar...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, "Enflasyonla mücadelede iki ana yaklaşım var. Biri ekonomiyi soğutarak, küçülterek mücadele etmektir. Bu bütün sorunu yoksulların üzerine yıkarak enflasyonun altından kalkma arayışıdır. İkincisi büyüyerek, üreterek, ihracat yaparak çözmektir. Türkiye bu ikinci yolu tercih etmiştir" dedi.

Yeni çalışmaların olduğunu ifade eden Bakan Bilgin, "EYT denilen bir mesele var. Onu çözeceğiz. Aralık ayında Meclis’e intikal ettireceğiz. Geçici işçiler sorununu çözüyoruz. Taşeron işçilerden geçmeyen yaklaşık 90 bin kişilik bir işçi kitlesi var. Onlara kamuda kadro veriyoruz" diye konuştu.

Programda konuşan Bakan Bilgin, "Enflasyonla mücadelede iki ana yaklaşım var. Biri ekonomiyi soğutarak, küçülterek mücadele etmektir. Talep düşerse fiyatlarda aşağı eğilim başlar. Bu işsizlik, yoksulluk yaratır. Bütün sorunu yoksulların üzerine yıkarak altından kalkma arayışıdır. İkincisi büyüyerek, üreterek, ihracat yaparak çözmektir.

Türkiye bu ikinci yolu tercih etmiştir. Bunun bir bedeli var mıdır? Vardır. O bedel, enflasyon gelirlerini kendileri belirleyemeyen insanların gelir kaybına yol açmaktadır. Türk devleti olarak bu konuda çok kararlı bir şekilde ücretlerimizi, emeğe dayalı gelir elde edenleri koruyan bir sosyal politika uyguluyoruz.

Türkiye bu ikinci yolu tercih etmiştir. Bunun bir bedeli var mıdır? Vardır. O bedel, enflasyon gelirlerini kendileri belirleyemeyen insanların gelir kaybına yol açmaktadır. Türk devleti olarak bu konuda çok kararlı bir şekilde ücretlerimizi, emeğe dayalı gelir elde edenleri koruyan bir sosyal politika uyguluyoruz.

Türkiye tarihinde ilk defa asgari ücreti geçen aralık ayının sonunda yüzde 50 oranında arttırdık. Bütün ücretlilerin asgari ücret seviyesindeki gelirlerinden vergiyi kaldırdık. Bu gerçek anlamda bir devrimdir" dedi.

'ARALIK AYI GELİYOR, YENİDEN DURUM DEĞERLENDİRİLECEK'
Enflasyonla mücadele çalışmalarının devam ettiğini anlatan Bakan Bilgin, "Bu yetmedi. Enflasyonun tahribatı devam edince yüzde 30'luk bir artış daha yaptık. Matematiksel olarak yüzde 80 oranında bir asgari ücret artışı yaptık. Aralık ayı geliyor.

Yeniden durumu değerlendireceğiz. Kamu çalışanları arasında çok ciddi sorunlar vardı. Biz herkese adil bir şekilde ek gösterge verdik. Kamu çalışanlarımızı da koruduk. Enflasyonun tahribatını ortadan kaldıracak çalışmayı gerçekleştirdik" dedi.

'EYT'Yİ ÇÖZECEĞİZ'
Yeni çalışmaların olduğunu ifade eden Bakan Bilgin, "EYT denilen bir mesele var. Onu çözeceğiz. Aralık ayında Meclis’e intikal ettireceğiz. Geçici işçiler sorununu çözüyoruz. Taşeron işçilerden geçmeyen yaklaşık 90 bin kişilik bir işçi kitlesi var. Onlara kamuda kadro veriyoruz. Türkiye'nin ne sorunu varsa onları çözüyoruz. Bunları seçim kazanmak için mi yapıyoruz? Hayır.

Seçimi zaten biz kazanacağız. Bunları Türkiye'nin sorunlarını çözmek, bizim görevimiz olduğu için yapıyoruz. Enflasyon meselesini de çözerek ileri doğru gideceğiz. Kendi kaynaklarıyla 300 milyar dolar üreten bir ekonomiyle karşı karşıyayız. Dünyanın krizi derinleşecek ama Türkiye büyüyerek bu krizden çıkacak" dedi.

'BATI UYGARLIĞININ HEGEMONİK ÜSTÜNLÜĞÜNÜN SONA ERDİĞİ BİR DÖNEM'
Şehir Buluşmaları'nın Türkiye'nin meselelerini tartışma, vatandaşın sorunlarını dinleme fırsatı verdiği için siyaseten çok değerli olduğunu ifade eden Bakan Bilgin, "Bu vesileyle bugün sizlerle karşı karşıya kaldığımız Türkiye'nin nerede durduğuna dair bazı sorunları paylaşmak istiyorum.

Dünyada, Birleşmiş Milletler'de Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği meseleler, dünyada yaşanan büyük krizin ortaya koyduğu insanlık meselelerinin nasıl çözüleceğine dair önemli bir bakış açısını dile getiriyor.

Geçtiğimiz iki yüzyıl batı hegemonik bir dönem yaşadı. Bugün yaşanan bütün krizler batının hegemonyasının çöküş döneminin belirtileri olarak değerlendirilmektedir. Birçok stratejist ve bilim adamı bu meseleyi tartışıyor. Gerçekten batı uygarlığının hegemonik üstünlüğünün sona erdiği bir dönem. Bunun son yüzyılı da Amerikan hegemonyasının çöküşü" diye konuştu.

'TÜRKİYE BARIŞ KURUCU OLARAK ORTAYA ÇIKTI'
Amerika ve batı sistemi çökerken hegemonyasını kaybetse de konumlarını bir süre daha devam ettirebileceklerini ifade eden Bakan Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü:"Batının ekonomik sömürüsünü artırarak kurduğu bağımlılık ilişkisi döneminin ardından batı bu ilişkileri kaybediyor ama kendi konumunu sürdürmesinin yolları başka yerlerden geçiyor. Baskı ve şiddet araçlarıyla bunu sürdürmek istiyor. Amerika Birleşik Devletleri, dünyada savaşlar çıkarıyor. İç savaşlar çıkarıyor. Terör örgütlerini bunun için destekliyor.

Bu batının istikrarsız hale getirdiği coğrafyaları kendine bağımlı kılma arayışıdır. Askeri darbelerle, askeri diktatörlerle iş birliği yaparak egemenlik ilişkisini devam ettirmek istiyor. Bütün bunlar batının krizini değiştiren yanlış bir siyasetin devam ettiğinin göstergesidir. Güç merkezi batıdan doğuya kayıyor. 25 sene önce Çin'in yükselişini görenler var. Bütün Asya ayağa kalkıyor. Hindistan yükseliyor. Orta Doğu değişiyor.

Batı eski dünyasının üzerinde kurduğu hakimiyeti kaybedeceğini gördükçe şiddete dayalı politikayı sürdürüyor. Karşısına Türkiye çıkıyor. Türkiye bağımsızlık doğrultusunda siyasetini ortaya koydukça, batının sömürüye dayalı siyasetine 'Dünya beşten büyüktür' diyerek cevap verdi. 'Mazlumlar yalnız değildir' dedi. Türkiye mazlumların yanında oldu. Dünyanın en kritik savaş anında, sıkıştığı anda Türkiye barış kurucu olarak ortaya çıktı."

'DÜNYA YENİ BİR DÖNEME, BARIŞA AÇIKTIR'
Avrupa açlıktan ölecekken tahıl koridorunu Türkiye'nin açtığını söyleyen Bakan Bilgin, şöyle devam etti:"Dünyanın değiştiğini, batı kendi hegemonyasını kaybettiğini kabul etmek durumunda. Dünya yeni bir döneme, barışa, huzura, sömürü ilişkilerinin bittiği döneme açıktır. Sayın Cumhurbaşkanı Amerika Birleşik Devletleri'nde parkta dolaşıyor. Etrafını zenciler sarıyor.

Bunu en fazla barışa, sömürüsüz dünyaya ihtiyaç duyan, batının tahakkümünün nasıl bir sömürü yarattığını bilen halkların çocukları hissediyor. Biz de bunu hissediyoruz. İmparatorluğu kaybettikten sonra yaklaşık yüzyıl batı yörüngesinde kalmış bir ülkeyiz. O yörüngeden çıkıyoruz. Bağımsız Türkiye lafını kim söylüyor? Yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemde biz siyaset yapıyoruz. Toplumun sorunlarını çözmek zorundayız.

Türkiye'nin sorunlarının üstesinden gelmek bizim sorumluluğumuz ve görevimiz. Pandemi sonrası dünyada meydana gelen iki olay var. Biri enerji meselesi. İkincisi ulaştırma sistemleri ve tedarik zincirleri ile ortaya çıkan üretim problemi ve enflasyon problemi. Enflasyon en fazla bizi etkiliyor. Amerika'da yüzde 7-8 olması ciddi bir problem ama Amerika Birleşik Devletleri 20 trilyon dolardan fazla bir ekonomi. Almanya 4 trilyon civarında bir ekonomi. Türkiye bir trilyon eşiğinde olan bir ekonomi. Buna rağmen Türkiye enflasyona karşı ciddi bir mücadele veriyor."

Öte yandan, stajyer sigortalarıyla ilgili gelen bir soruya Bakan Bilgin, stajyerlerin sağlık sigortasının olduğunu, ancak emeklilik sigortasının olmadığını ifade ederek bu konuyla ilgili çalışmaların yapılacağını ifade etti.

'MİLLETİN MESELELERİNİ BU DARMADAĞIN YAPI ÇÖZÜME KAVUŞTURAMAZ'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ da yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Hayatı seçimlerle geçmiş bir liderle çalışıyoruz. Kampanya dönemi dediğimizde bu dönemi sloganıyla, sahadaki çalışmasıyla ortaya koyarsınız. Kampanya çalışmasına başlamış vaziyetteyiz. 81 ilimizde bakanlarımız, milletvekillerimiz sokak sokak halkımızı dinlemeye devam edeceğiz. 2023 seçimlerine kadar ve seçimlerinden sonra neler yapacağımızı halkımızla paylaşma imkanı ortaya koyacağız.

Dış politikada ortaya koymuş olduğumuz barışçıl politikalar ve dünya siyasetinin belirleme hamlelerinin vatandaşımız nezdinde karşılık bulduğunu görüyoruz. Bunu daha da arttırarak yola devam edeceğiz. Ülkemizin yeni bir vizyonla önümüzdeki sürece hazırlanması için gayret ortaya koyuyoruz.

Avrupa enerji kriziyle bu kış baş başa kalmayla karşı karşıyayken, biz böyle bir sorunu vatandaşımızın yaşamaması için çaba sarf ederken, 6 artı 1'li masada birbirlerine çelme taktıklarını görüyoruz. Milletin basit meselelerini bile bu darmadağın yapı çözüme kavuşturamaz. Bugüne kadar 20 senedir önemli aşamalar kaydettik. 2023'ten sonra Türkiye için yeni bir yüzyıl başlıyor. Türkiye'nin her yerinde bu şehir buluşmaları ile bu seçimde AK Parti açık farkla birinci parti olacaktır."

Türkiye İşçi Sendikaları (Türk-İş) Konfederasyonu Başkanı Ergün Atalay, "Vergiyle ilgili sıkıntılarımız var. 10 bin lira ücret alan bir arkadaştan, ocak ayında 630 lira vergi kesintisi olurken; ekim ayına geldiğimiz zaman 1900 lira kesinti oluyor. Bu sürdürülebilir bir şey değil" dedi. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, konfederasyon genel merkezine 'Türk-İş Kadın Çalışmaları' toplantısına katıldı. Kadın sendika üyelerine hitap eden Atalay, "Sendikacı kadın sayısı bizde çok az. Bir elin parmakları kadar desek yanlış olmaz. Bu sayının çoğalması hem bizim için faydalı hem de kamuoyu için faydalı. Bunun yolu da şu; siz kadınlar örgütlenme ile ilgili çalışmaları yapmadığınız müddetçe, iş yerlerinizde sendikalı çalışmalara katılmadığınız müddetçe, bize bıraktığınız müddetçe, sizleri ne kolay kolay yönetime alırlar ne de bir yere getirirler.

Örneği de ortada, bunu da yaşıyoruz. Maalesef biz de yaşımız belli bir yere gelince bunu söylüyoruz. Hayatımızda hepimizin keşkeleri var. Keşkeleri sıfırlama şansımız yok; ama keşkeleri azaltma şansımız çok. Onun için nerede bulunuyorsanız daha iyi örgütleneceksiniz" diye konuştu.

'BU SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ŞEY DEĞİL'
Atalay, çalışanların maaşlarındaki vergi kesintilerine ilişkin, "Vergiyle ilgili sıkıntılarımız var. 10 bin lira ücret alan bir arkadaştan, ocak ayında 630 lira vergi kesintisi olurken; ekim ayına geldiğimiz zaman 1900 lira kesinti oluyor. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Bu vergiyle ilgili dayanılacak gibi değil, bir çözüm bulmak lazım" diye konuştu.

'ÇALŞANLARI İŞVERENİN MERHAMETİNE BIRAKMAYIN'
Taşeronla ilgili çalışmanın kamuoyunun gündeminde olduğunu belirten Atalay, "Taşeron lafını külliyen ortadan kaldırmak lazım ki bu mesele bir daha gündeme gelmesin. Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) meselesini de ülkenin gündeminden tamamen kaldırmak lazım. En önemlisi ise örgütlenme. Örgütlenme ile ilgili sıkıntımız var. Bu ülkede örgütlenme yüzde 14. Yüzde 86'sında örgütlenme yok. 'Örgütleneyim' dediğin zaman işçileri kapıya koyuyorlar, iş yerini değiştiriyorlar, mobbing uyguluyorlar. Bu dün de vardı, bugün de var. Bizleri, çalışanları iş verenin merhametine bırakmayın.Her hafta grup toplantıları var partilerin. Bir kere de çıkın biriniz deyin ki; 'Ey kamuoyu, size sesleniyoruz; örgütlenmeden ürkmeyin, sendikalaşmadan ürkmeyin.' Vekillerin 4'te 3'ü işveren" dedi.Çalışma hayatında kadınların zaman zaman erkeklerden daha duyarlı olduğuna işaret eden Atalay, "Gördüğünüz noksanı söyleyeceksiniz. Bir yerde haksızlık varsa; ona müdahale edin. Bir yerde güzel bir şey varsa; onu söylemeye devam edin. Çalışma hayatında kadınla ilgili sorunların hat safhada olduğunu biliyorum. Bugün siz burada uzman arkadaşlarla beraber sorunları çıkaracaksınız, bizim önümüze koyacaksınız. Biz de bu sıkıntı ve problemleri sendikaların, siyasi partilerin önüne koyacağız. Bunlarla ilgili çözüm arayacağız" ifadelerini kullandı.

'HER YERİ İLGİLENDİRİYOR ASGARİ ÜCRET'
Asgari ücrete ilişkin konuşan Atalay, "Öyle bir duruma geldik ki asgari ücret, sanki geçim ücreti oldu. Asgari ücretin adı, başlangıç ücreti. İşverene diyor ki; 'Sen bu ücretin altında ücret veremezsin.' Mahkemeleri ilgilendiriyor, evlenmeyi ilgilendiriyor, nafakayı ilgilendiriyor, her yeri ilgilendiriyor asgari ücret" dedi.

2023 ASGARİ ÜCRET NE KADAR OLACAK?
Aralık ayında Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenecek ve 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren yürürlükte olacak olan yeni asgari ücret için SGK Uzmanı Özgür Erdursun dikkat çeken tahminini sosyal medyadan açıklamıştı.

EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI
Erdursun, 1 Ocak 2023’de asgari ücret 7.500 TL olacağını, en düşük emekli aylığı 5.000 TL olacağını tahmin ettiğini belirtti.Ekonomist Tunç Şatıroğlu ise "İlla ki zam yapacaklar. Aflar çıkmasını bekliyorum, EYT çıkacak. İnsanların beklentisi gibi olmayacak ama bir şey yapacaklardır." değerlendirmesini yapmıştı.

ASGARİ ÜCRETE ZAMDA YÜZDE 45 İDDİASI
Öte yandan Ankara kulislerinden verdiği haberlerle bilinen Engin Pınarbaşlı yeni asgari ücrete ilişkin dün bir tahminde bulunmuştu. AK Parti'nin çalışmaları başlattığını söyleyen Pınarbaşlı, asgari ücretin yüzde 45 artışla 8 bin TL'ye yükseltileceğini öne sürdü.



