Ali Koç transfer etmiş Fenerbahçe göndermek için 2 sene çile çekmişti! Yeni takımında kahraman oldu
Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra transfer oldukları takımlarda genelde iyi performans gösteren eski Sarı Lacivertli futbolcular şimdilerde resmen göz kamaştırırken, özellikle Max Meyer, Michael Frey ve Berisha attıkları gollerle yeni kulüplerinde kahraman ilan edildi. İşte tecrübeli oyuncuları o performansları...

Sarı-Lacivertliler'in 2021 yılında bedelsiz olarak kadrosuna kattığı Max Meyer, İsviçre Ligi ekibi Luzern'de adeta kendini buldu. Luzern'de 7 lig maçında 6 gole imza atan Max Meyer performansıyla şaşırtıyor.

Fenerbahçe kariyerinde sadece 12 maçta görev alan Meyer, 1 gole imza atmıştı. Tecrübeli futbolcu geçtiğimiz sezon devre arasında Danimarka Ligi ekibi Midtjyllland'a kiralık olarak gönderilmiş, sezon sonu Fenerbahçe'de dönmüş sonrasında ise İsviçre'nin yolunu tutmuştu. Max Meyer 6 yıl sonra kariyerinde en çok gol attığı sezonu yaşıyor. 2015-2016 sezonunda Schalke forması giyerken 6 gol, 10 asiste imza atmıştı.
FREY COMOLLİ'NİN TRANSFERİYDİ
Bilindiği gibi Michael Frey de Fenerbahçe'deki performansıyla eleştiriliyordu… Antwerp'e transfer olduktan sonra o da bir anda patlama yaptı. Frey, Antwerp kariyerinde 60 maçta forma giydi, 30 gol attı.
Fenerbahçe'den bu sezon Alman Ligi ekibi Augsburg'a transfer olan Mergim Berisha için de işler şimdilik iyi gidiyor… 24 yaşındaki santrafor, Augsburg formasıyla 6 maçta forma giydi, 2 gol atarken 4 asist yaptı. Toplamda 6 gole katkıda bulundu.

Hem futbolu hem de 42 bin taraftarıyla Başakşehir karşısında son ana kadar pes etmeyen Fenerbahçe'de teknik direktör Jorge Jesus bir kez daha farkını ortaya koydu. Portekizli hoca, Kadıköy'e gelene kadar kalesinde 3 gol görüp ligin en az gol yiyen takımına karşı tam anlamıyla taktik savaşı verdi. Kulübeden oyuna dahil olan Arao'nun asistinde Rossi'nin füzesiyle golü bulup yenilmezlik serisini 6 maça çıkardı. Tecrübeli teknik adamın, bu sezon oyuna sonradan dahil ettiği 11 futbolcu, 14 kez tabelanın değişmesini sağladı.

68 yaşındaki hocanın hamleleriyle Fenerbahçe 10 maçın 7'sinde üretmeyi başardı. Zirve yolunda bu karşılaşmalarda 10 puanı direkt hanesine yazdırdı. Birçok değerde en üst noktayı gören Kanarya, ligin en iyisi olduğu yedek kulübesinin kuvveti ile 8 kez fileleri havalandırırken, 6 da asist gerçekleştirdi. Diego Rossi 2 gol-1 asistle başı çekerken, Arda Güler 2 kez fileleri sarstı. İrfan Can, Batshuayi, Alioski, Berisha 1'er defa golle katkı verdi. Zajc, Arao, Crespo, Lincoln ve Serdar Dursun ise asiste imza attı.

Sarı-lacivertliler, hem futbol hem de basketbolda haftayı zirvede kapattı. Futbol takımı Süper Lig'de 23 puanla liderlik koltuğunda otururken, Avrupa Ligi'nde de 10 puanla birinci sırada bulunuyor. Basketbolda ise Fenerbahçe Beko, ligde 8 puan ve 60 averajla puan tablosunun en üstünde… Kanarya, EuroLeague'de de 8 puan ve 50 averajla zirvenin sahibi…

ÖMER ÜRÜNDÜL: Başkan Ali Koç yaşadığı uzun deneyimlerin ardından, kendisini rahat ettirecek teknik adamını buldu. Jorge Jesus'un önemli vasıfları var. Bir defa takıma iyi kondisyon veriyor, bütün oyuncuları hazır tutuyor, ayrıca beyanatları ve saha kenarındaki davranışlarıyla da tam bir centilmen gibi davranıyor. Yalnız sezon başından bu yana bir eleştirim var; dünyada başarılı olan kulüplerin hiçbirinde Jesus'un yaptığı gibi rotasyon yok. Bu benim futbol mantığımla bağdaşmıyor ama 'kazanan her zaman haklıdır' diyorum! Jesus'un elinde geniş ve bol alternatifli bir kadro var. Değişik bir düzen uyguluyor. Taşlarla çok fazla oynuyor. Ama şu anda herkes tarafından da methediliyor. Yalnız unutmayalım ki şans faktörü de yanında. Kendisine göre hep doğruyu yapsa da gerek Avrupa, gerek Süper Lig'de çok fazla son dakika golüyle neticeler geldi. Her iki kulvar için de daha yolun çok başı. Jesus şu an için rüzgârı olumlu şekilde arkasına almış durumda. Dediğimiz gibi kazandığı sürece de haklı!

GÜRCAN BİLGİÇ: Bir başarının arkasında asla tek kişi olmaz ama tek akıl olur… Aslında işin sırrı; Ali Koç yönetimiyle Jesus'un birbirlerine yüzde yüz teslim olması. Yönetim, hoca ne istediyse yaptı. 5 pozisyona transfer planlanırken, 12 oyuncu alındı. Jesus da bu güvenin karşılığını veriyor… Benim cetvelimde "Başarısızlık halinde kime fatura çıkartılacaksa, başarı da ona aittir" yazar. İşler kötü gitseydi, hem Jesus'u hem de Ali Koç'u topa tutacaktık. Dolayısıyla bugünün mimarı bu ikilidir. Elbette Samandıra'yı yöneten, oyuncuların saygısını kazanan, kalabalık kadroyu adaletle seçen ve herkesin imrendiği yüksek tempolu oyunu seyrettiren Jesus'tur.

Karşımızda müthiş bir tecrübe var. Sadece oynattığı oyun değil, maç öncesi-sonrası yaptığı konuşmalarla ders veren bir isim. Birçok tabuyu hayatımızdan sildi. 3 günde bir maç fikstürünün aşılabileceğini gösterdi. Aynı maçta hem üçlü hem beşli oynanabileceğini ispat etti. Jesus'un Fenerbahçe'sinin izi, ligdeki tüm teknik direktörlerin anlayışını değiştirmek zorunda kalacak.

ALİ GÜLTİKEN: İster 1 milyon dolarlık, isterseniz 100 milyon dolarlık takım kurun, hangi oyuncuyu alırsanız alın, iş dönüp dolaşıp teknik direktörün iradesine kalıyor. Futbolcuları kullanabilme kabiliyeti, ortaya farkı çıkartıyor. Futbolda her zaman lider çok önemli… Jesus, kafası çok net olan bir teknik adam. Neyi, kimle yapacağını çok iyi biliyor. Bugüne kadar ortaya çıkan görüntüler ne zaman müdahale edilmesi gerektiğinin de farkında olduğunu ortaya koyuyor. Yaptığı hamleler çok doğru sonuçlar veriyor. Şu açıdan Türkiye'de önemli bir farkındalık oluşturdu; sistem, organizasyon, taktik, rotasyon konularının tamamını tartışılır olmaktan çıkardı. Bunların hepsinin uygulanabilir ve sonuç alınabilir olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Birçok teknik adama da örnek olduğunu düşünüyorum. Bu bakış açısı hem oyuncuları değerli hale getirdi hem takımı sonuç odaklı bir noktaya taşıdı. Futbolda ne oynarsanız oynayın önemli olan sonuç. Bunları başarıyla yapabildiği için bu şekilde övgüyle konuşulması normal.




