Adana'nın ilginç gelenekleri: Öğleden sonra asla yapılmıyor
Halk inançları, halk arasında yaygın olarak kabullenilen birtakım inanışları ve pratikleri içeriyor. Bu inançlar ve uygulamalar Adana'da nesilden nesle aktarılarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. İşte Adana'da hayatın başlıca geçiş dönemlerinden olan doğum, evlenme ve ölüm evrelerinin her basamağında inanılan ve süregelen bazı inanışlar...

İnsanlar; geçmişten günümüze kadar pek çok uygulamayı denemiş, kendine en yakın gördüğü değerleri ve uygulamaları benimsemiş, aynı zamanda da korumuştur. İnsan hayatının başlıca geçiş dönemlerinden olan doğum, evlenme ve ölüm evrelerinin her bir basamağında ve çeşitli durumlarda da bu inanış ve uygulamalar kullanılmaktadır.

Adana'da Halk inançları, dini inançlardan farklı olmakla birlikte birçok dini uygulamayı da içine alıyor.İşte Adana'da hayatın başlıca geçiş dönemlerinden olan doğum, evlenme ve ölüm evrelerinin her basamağında inanılan ve süregelen bazı inanışlar...

Yeni gelin aileye huzursuzluk getirmesin diye ayağının altı hafifçe yakılır.

Kaybolan eşya için kol okunur. Kol büzülürse kaybın bulunacağına inanılır, buna da kol karşılamak denir.

Öğleden sonra bereket kaçmaması için süt, yoğurt ve damızlık verilmez.

Ziyarete, yatırlara ve ağaçlara dilek için bez ve saç bağlanır.

Nazara çok inanılır. Bazılarının ışıklı bir göze sahip olduğuna, bu insanların kötü bir niyetle baktıklarında nazar değdiğine inanılır. Özellikle nazar değmesin diye karaçalı, dardağan, kördikenden süs yapılarak mavi boncukla birlikte hayvanların boynuna takılır.Ayrıca deve boncuğu ve gök boncuk, hayvanlara ve çocuklara takılır.

Kumru, Güvercin ve kırlangıç gibi kuşların vurulması günah sayılır.

