40 yıl önce mağaradaki Osmanlıca uyarıyı dinlemedi! Nevşehir'de arkeolog kazı sırasında bayıldı
Nevşehir'de 1986 yılında bir mağara keşfedildi. O zamanlar genç bir arkeolog olan Halil, mağaranın içerisinde mitolojik kalıntılar olabileceğini duyarak kazı yapmaya girişti. Ancak hem köylünün hem de mağara içindeki Osmanlıca uyarı Halil'i yolundan döndürmedi.

"Kapıyı açma, gölgeler seni almaya gelir."
Mağaranın derinliklerine indikçe duvarlarda garip semboller ve yazılar fark ettiler. Yazılardan birinde eski Osmanlıca harflerle şu cümle yazıyordu:"Kapıyı açma, gölgeler seni almaya gelir."

Halil, bu tür efsaneleri saçmalık olarak görüyordu ve kazıya devam etti. Mağaranın derinlerinde kilitli bir taş kapı buldular. Kapının üzerinde yan yana oturan bir kadın ve bir erkek figürü vardı. Erkek figürü yüzü olmayan bir siluet gibi görünüyor, kadının gözleri ise Halil’in yeminine göre parlıyordu. İşçiler korkmuş ve kazıyı bırakmak istemişti, ancak Halil onları ikna etti.

Kazının üçüncü gecesi, Halil kapıyı açmaya karar verdi. Mağaranın karanlığında sessizlik hâkimken bir anda kapının çevresinde rüzgar benzeri bir uğultu duyulmaya başladı. Halil cesaretini toplayıp taş kapıya çekiçle vurdu. Kapı çatırdayarak açıldı, ancak ardında yalnızca zifiri karanlık bir oda vardı. İçeriye girdiklerinde odanın tam ortasında eski bir muskayı çevreleyen taş bir sehpa buldular. Halil, muskanın üzerine kazınmış Arap harflerini inceledi ve onu eline aldı.

Tam o anda mağaranın içi korkunç bir çığlıkla yankılandı. İşçiler korkudan kaçmaya çalışırken mağaranın girişi aniden kapandı. Halil, etrafında hızla beliren gölgeler ve garip fısıltılar arasında yere çöktü. Gölge figürleri giderek netleşiyor, cin olduklarını anlayabileceği kadar gerçekçi bir forma bürünüyorlardı.

Bir figür Halil’e yaklaşıp boğuk bir sesle,"Çağırdığını geri gönderemezsin. Kapıyı açtığın gibi seni de alacağız." dedi.
Ertesi gün, köylüler mağaraya gittiklerinde Halil’i girişte baygın halde buldular. Ancak işçilerden hiçbir iz yoktu. Halil köyde kendine geldiğinde delirmiş gibiydi. Sürekli, "Kapıyı açmamalıydım. Onlar her yerdeler. Gözlerinizin içine bakıyorlar!" diye sayıklıyordu.
Halil'in Nevşehir'deki hikayesinin gerçek olup olmadığı bilinmiyor. Ancak mağaralar hala gizemini kouryan yapılar olarak ülkemizde keşfedilmeyi bekliyor.



