10 Kasım: Atatürk'ü yetimhanede bir çocuk ağlattı! Ulu Önder'in unutulmaz sözü...
Her 10 Kasım'da olduğu gibi bu yıl da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü özlemle anacağız. Atamızın ölümünün 85. yıldönümünde yine gönüllüler ince bir sızı nüksedecek. Minnet, rahmet ve dualar ile anacağımız bugün, yıllar önce şehit çocuğuyla Atatürk arasında geçen diyalog tekrar gündem oldu.

Atatürk'ün şehit çocuğuyla konuşması yüzyıllar boyunca unutulmayacak. 10 Kasım Atatürk' Anma Günü bu yıl da en hüzünlü anlara sahne olacak.

1938'in 10 Kasım'ında saat 09:05'te hayata gözlerini yuman Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Uşak'ta bir yetimhane ziyaretinde yaşadıkları ise unutulmaz.

İşte şehit çocuğunun konuşması karşısında gözyaşlarını tutamayan Atatürk'ün sözleri...

ATATÜRK GÖZYAŞLARINI TUTUMADI!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ğn 1925 yılında Uşak'ta bir yetimhane ziyareti sırasında bir şehit çocuğu ortaya çıkar. Çocuk, orada şöyle bir konuşma yapar:

"Beni söyleten etken var. Söyleyeceğim. Çünkü ben içinde lavlardan intikam fırtınaları, intikam boraları esen bir volkanım. Gök görültüleri, yıldırımlar, şimşekler benim depremlerimden, sarsıntılarımdan meydana gelir. Dünyanın hayat ve mematı benimle kaimdir. Maddi, manevi hiçbir kuvvet bendeki feveranı söndüremez; ne Alp dağlarının buzulları, ne Niyagara'nın coşkun köpükleri, ne okyanusların kudurmuş dalgaları benim bu feveranıma hiçbir engel teşkil edemez. Çünkü ben, bu hain kuvvetler tarafından tecavüze uğramış bir yetimim. Babamı şahadet, annemi sefalet, vatanımın mamurelerini düşman zulüm ve vahşeti aldı götürdü.

Şimdi ben, kökü kurumuş, dalları kırılmış kuru bir ağaca benziyorum. İşte bunun içindir ki, söyleyeceğim. Dünyanın en amansız düşmanları beni men etse yine söyleyeceğim.

Muhterem Paşa Babamız; bendeki bu azmi, bu imanı halkeden, yaratan aziz ve mukaddes bir kuvvet var; işte o da Türk yurdunu, Türk camiasını ilerleme nurlarına boğan, gelişmenin doruklarına ulaştırmaya saik olan büyük varlığınızdır. Nasıl ufak bir işaretinizle Türk orduları sefil ve alçak düşmanları aziz vatandan kovdular ve Akdeniz'de boğdularsa, ben de ve benim gibi, içinde volkanlar taşıyan binlerce şehit yavrusu ve bütün millet kurtarıcı elinizle işaret buyurduğunuz kurtuluş yolundan yürüyeceğiz, yürüyeceğiz.

Dumlupınar şehitliğinde, mübarek Dumlupınar kabrinde yatan aziz şehitlerin ruhlarını şad edince ye kadar yürüyeceğiz."

ATA'NIN UNUTULMAZ CEVABI...
Bu sözler karşısında gözyaşlarını tutamaya Atatürk, şu şekilde cevap verir:
"Şehit yavrusunun sözleri ruhumda büyük bir heyecan doğurdu. Bunu tasvir imkan haricindedir. Yalnız gözyaşlarım bu üzüntünün açık bir ifadesidir. Ben hayatta nadiren ağlayan bir adamım. O da Uşak'ta, burada vaki oldu."



