Sen taş atarsan o da taş almaz

Çin’e tepkinin yöntemi yanlış olunca işin ekonomik faturası da çıktı. Uzakdoğulu turistler seyahatlerini iptal ederken Türk mermerinin en büyük alıcısı Çinliler ziyaretlerini erteledi
Türkiye büyüme ile ilgili ciddi tehditler yaşarken, Çin’in Sincan Uygur Bölgesi politikalarına yönelik gösterilerin yöntemindeki hatalar, hesapta olmayan bir krizin tetikleyicisi oldu. Türkiye zaten Rus turist sayısındaki düşüşten dolayı parlak bir turizm sezonu geçirmiyorken, Uzakdoğu’dan da tur iptalleri başladı. Asıl kötü haber Çinli mermer alıcısından geldi. Türkiye’nin mermer ihracatının neredeyse yarısını yaptığı Çin’deki alım heyetleri Türkiye ziyaretlerini iptal etmeye başladılar.
Sağduyulu olmalıyız
Demokrasilerde protestoların bir hak olduğunu belirten İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu, “Ancak bunun dozunun kaçırılması ve saldırı şeklini alması doğru değil” dedi.
Sultanahmet’teki eylemlerde Çinli zannedilerek Koreli bir gruba saldırıda bulunulduğunu, Çin Restoranları’nın taşlandığını ve insanlara saldırıldığını hatırlatan Ali Kahyaoğlu, “Tepkiyi bu şekilde göstermek olumsuz sonuçlara da neden olabiliyor. Sağduyulu olmalıyız. Bu tür sorunlar devletlerarası görüşmelerle çözümlenebilir. Cumhurbaşkanımızın 28 Temmuz’da Çin’e gideceği belirtiliyor. Bu tür sorunlar orada masaya yatırılır ve çözüm yolları aranır. Hükümetimiz bu konuda gerekli girişimleri yapacaktır. Sokak eylemleri ve saldırıların oradaki insanlara faydası olmayacağı gibi, kendi ülkemize de zararı oluyor” diye konuştu.
% 45 gerileme var
Türk doğal taş sektörünün en çok ürün sattığı ülkelerin arasında Çin Halk Cumhuriyeti’nin ilk sırada geldiğini belirten Kahyaoğlu şunları söyledi: “Son zamanlarda ihracatta yüzde 45’lere varan gerileme yaşanıyordu. Eylemlerin ve saldırıların başlamasının ardından, alım yapmak için Türkiye’ye gelecek olan Çinli firmalar da bir bir randevularını iptal etmeyle başladılar. İhracatçılarımızdan sürekli şikayetler geliyor. Bu şekilde devam ederse bu ülkeye yapılan ihracatın durma noktasına gelmesinden endişeliyiz. Sağduyulu ve dikkatli olmalıyız. Tepkimizi daha demokratik yöntemlerle ortaya koymalıyız.”
Çin 1 milyar $’lık mermer alıyordu
Çin, doğal taş ihracatında Türkiye’nin en büyük pazarı konumunda bulunuyor. 2014’te 981 milyon dolarlık Türk mermeri alan Çin’e ihracatta zaten bu yıl bir düşüş gözlenmişti. Yılın ilk yarısında Çin’e toplamda 325 milyon dolarlık mermer ihracatı yapılabildi. Ancak bu rakamla da Çin yine Türkiye’nin en iyi müşterisi. Öyle ki Çin’den sonra gelen 6 ülkenin toplam ihracatı ancak Çin’i yakalayıp geçebiliyor.
Rakamlara göre Çin bu yıl 6 ayda Türkiye’den 325 milyon dolarlık mermer alırken, onu 163 milyon dolarlık alımla ABD izledi. 57 milyon dolarlık alımla Suudi Arabistan üçüncü olurken, Irak pazarına satış 46 milyon dolar oldu.
Hindistan 27 milyon dolarlık alımla beşinci, Fransa 25 milyon dolarlık alımla altıncı oldu. Birleşik Arap Emirlikleri’nin 22 milyon dolarlık alımı, Çin’den sonra gelen 6 ülkenin, Çin’in toplam ithalatını yakalamasına ancak yetti.
2015 büyümesi % 2-2.5’te kalır
Genel seçimin ardından hükümet kurulma sürecinin uzaması, erken seçim ihtimalinin yatırım harcamalarını yavaşlatması, gelişmiş ekonomilerdeki sorunların yanı sıra Ortadoğu’da artan şiddetin ihracat kanalından olumsuz etkileriyle yıl sonunda büyümenin OVP’deki yüzde 4 olan hedefin oldukça altında yüzde 2.0-2.5 arasında kalması bekleniyor. Türkiye ekonomisi 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla yüzde 9.2 ve yüzde 8.8 olan yüksek büyüme oranlarını son yıllarda tekrar yakalayamadı. 2012, 2013 ve 2014 yıllarında büyüme sırasıyla yüzde 2.1, yüzde 4.2 ve yüzde 2.9 ile Türkiye’nin potansiyel büyümesinin altında kaldı.
Beklentinin altında rakamlar
Son 1.5 yılda 3 seçim geçiren ekonomi, ilk çeyrekte seçim öncesine çekilen iç talebin etkisiyle yüzde 2.3 ile beklentilerin üzerinde büyüse de iç ve dış konjonktürün etkisiyle ekonomi yetkilileri ve analistler, büyümenin yıl sonunda yüzde 2.0-2.5 bandında kalabileceğini öngörüyorlar.
Reuters’a bilgi veren bir ekonomi yetkilisi, bu yıl ekonomide yatırımcının güvenini artıracak yeni adımların hızlı şekilde atılması halinde OVP’deki büyüme beklentisinin yüzde 3’e çekilmesi ihtimali olduğunu belirtti. Yetkili, “Mevcut tabloya baktığımızda büyüme bunun altında yüzde 2 civarında kalabilir; bu ortamda yüzde 2.5’lik büyüme iyi bir oran olur” dedi. Bir başka ekonomi yetkilisi de siyasetin nasıl şekilleneceğinin belirleyici olacağını kaydederek, “Bu durumda yüzde 3’e yakın büyüme ihtimali var. Yüzde 2 büyüme daha karamsar bir tabloda geçerli olur” dedi.






