Gazete Vatan Logo
Ekonomiİhtiyacınızın çok üzerinde gaz aldığınızı biliyorduk

İhtiyacınızın çok üzerinde gaz aldığınızı biliyorduk

İhtiyacınızın çok üzerinde gaz aldığınızı biliyorduk

VATAN Gazetesi'nin de aralarında bulunduğu dört Türk gazetesiyle Moskova'da görüşen Gazprom Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı tartışmaları alevlendiren açıklamalarda bulundu

Haberin Devamı

Gazprom Yönetim Kurulu Birinci Başkan Yardımcısı Jüri Aleksandroviç Kamarov, Moskova'da görüştüğü dört Türk gazeteciye, Yolsuzluk Komisyonu'nun çalışmasıyla yeniden gündeme gelen doğalgaz alımı konusundaki tartışmaları alevlendiren önemli açıklamalarda bulundu.

Kamarov, "Türkiye'nin ihtiyacından fazla gaz istediğini biliyorduk. Umarım BOTAŞ başkalarının hatalarından ders almıştır" dedi.

Kamarov, "Sorun ne?" sorusuna ise "Birincisi Türkiye kendi ihtiyaçlarını kendisi saymış, ortaya koymuş, ancak görülen o ki ihtiyaç ortaya çıkmamıştır. İkincisi Türkiye'deki gaz sistemi, yani gazın nihai tüketicilere sevk edilmesi için gerekli dağıtım sistemi oluşturulamamıştır" yanıtını verdi. Kamarov, "Türkiye'nin gaz deposu" olmadığını da iddia etti.

Mavi Akım'daki fiyatın yüksek olduğu tartışmalarına da değinen Kamarov, çelişkili açıklamalarda bulundu.

Türkiye'den dört gazete çağırıldı
Rusya'dan alınan doğalgaz tartışmaları sürerken Gazprom'un Türkiye temsilcisi Sokhrab Ibragimov, aralarında VATAN'ın da bulunduğu dört Türk gazetesinin habercilerini Moskova'ya Gazprom'un merkezine davet etti. Gazeteciler, kentin en lüks 5 yıldızlı Kempinski Oteli'nde ağırlandılar. Gazprom Yönetim Kurulu Birinci Başkan Yardımcısı Kamarov, basın toplantısında bütün soruları yanıtladı. Ancak en çok merak edilen ve tartışma konusu olan fiyat yine açıklığa kavuşmadı.

Al ya da öde başladı
Kamarov toplantıda şöyle konuştu: İki ülkenin işbirliğini geliştirmesi öngörülüyordu. Şimdi ise her alanda sorun var. Putin'in ziyareti bile ertelendi... Hukuki açıdan anlaşmalar geçerlidir. Bu anlaşmalara göre gaz sevkiyatı yapmalıyız. BOTAŞ ya almalı ya ödemeli, 1 Temmuz itibarıyla bu formül, "al veya öde" geçerlidir. Şimdi Türk tarafı adım atmalı.

Türkler kısa vadeli projelerle çalışmak istiyor ancak böyle yaparlarsa kışın gazı pahalıya satın alabilirler. Bu nedenle kısa vadeli projeler Türkiye için hiç uygun değil. Ayrıca Türkiye'nin gaz deposu da bulunmuyor.

"Türkmen gazı ucuz" diyorlar ama bu gazı Türkiye'ye getirildiğinde hesaplamak lazım. Gazın ücretinin yüzde 80'lik bölümü ulaşımdan kaynaklanıyor.

Sorular ve cevaplar
Kamarov'a basın toplantısında bazı sorular yönelttik, işte sorular ve Kamarov'un verdiği cevaplar:

* Türkiye'nin ihtiyacından fazla gaz almayı hedeflediğini bildiğinizi söylediniz. Bunu madem biliyordunuz neden göz göre göre böyle bir anlaşma imzaladınız? İyi niyetli bir tutum mu bu?
İstanbul'daki "Enerji Konferansında 2028 yılında 82 milyar metreküp ihtiyaç olacağı söyleniyordu. Bu rakamlar bize göre yüksekti tabii ki. Ancak bizim projemiz uzun vadeli olduğu için gaz sevkiyatı arttırılacaktı her sene. Bir taraftan gaz sevkiyatı artacak doğru bir raya oturacaktı.

* Türkiye'de enerji alanında yolsuzluklar gündemde. Mavi Akım da buna dahil. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu projeye niye başladık? Garantili gaz sevkedebilmek için. Batı koridorunda sorun yaşıyorduk. Türkiye de ısrar ediyordu. Azerbaycan'dan veya Türkmenistan'dan gaz almak Türkiye'ye ait bir karardır. Ancak bunun için birilerinin yatırım yapması gerekiyor. Biz sözümüzü tuttuk. Bakü-Tiflis-Ceyhan hâlâ ortada yok. Kışın ısıtma konusunda sorunlar yaşayabilirdiniz. Türkiye ileriye bakmalı. Gaz depolarını düşünmeli. Bizim bunu gerçekleştirecek gücümüz var.

* Tahkim için umutlu musunuz? Türkiye'den ne yanıt bekliyorsunuz?
Mahkeme konusunda sonuna kadar gitmeyeceğimizi umut ediyoruz. Gerek kalmayacağını umuyorum. Türk tarafından hayati ve gerçekçi bir tutum almasını bekliyoruz. Çok avantajlı bir teklifte bulunduk. Oynamayacağız, oynamıyoruz.

* Milyonlarca dolarlık bir projede formülde nasıl bir teknik hata yapıldı?
Formül kesinlikle teknik bir hatadır. Hata bilgisayardan da çıkabilirdi. Küçük bir sıfır rakamı 1'e çevrilmiş ve ondan bu hale gelmiş. TBMM kararı konusunda şunu söyleyebilirim. Bence bu düzeltme Meclis karan gerektirmiyor. Hayatta bir sürü değişiklik oluyor, bunlara ayak uydurmak gerekir. Biz sorunu ortaya koyduk ve Türk tarafından bu teknik hatayı düzeltmesini istedik. Bu sorun da ilk faturayı Türk tarafına gönderdiğimizde ortaya çıktı.