G-20'nin Paris'te yapılan toplantısında, ülkeler kriz göstergelerinde uzlaştı
G-20’nin Paris’te yapılan Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nda, ‘Küresel ekonomik risklerin izlenmesinde dikkate alınacak göstergeler’de uzlaşma sağlandı. Yayımlanan ortak deklarasyonda, küresel dengesizliklerin, kamu borçları, mali açıklar, özel sektör tasarruf oranları ve özel sektör borçları gibi iç dengesizlikler yanında dış ticaret dengesi, net yatırım geliri akışı ve transferler gibi dış dengesizlikler üzerinden de takip edileceği belirtildi.
Dünyanın önde gelen 20 ekonomisine sahip ülkenin temsil edildiği G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nda, küresel ekonomik dengesizliklerin takibinde kullanılacak göstergeler üzerinde uzlaşma sağlandı.
Türkiye’yi, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın temsil ettiği 2 günlük toplantının ardından yayımlanan ortak deklarasyonda, küresel dengesizliklerin, kamu borçları, mali açıklar, özel sektör tasarruf oranları ve özel sektör borçları gibi iç dengesizlikler yanında dış ticaret dengesi, net yatırım geliri akışı ve transferler gibi dış dengesizlikler üzerinden takip edileceği belirtildi.
Ortak deklarasyonda, dengesizlik göstergelerinde kurlarla birlikte mali, parasal ve diğer politikaların dikkate alınacağı kaydedildi. G-20 deklarasyonunda, gıda fiyatlarındaki aşırı oynaklığın gelişmekte olan ülkelerde uzun vadeli tarım yatırımları ihtiyacını ortaya koyduğu vurgulandı.
Ortak deklarasyonda, G-20 üyelerinin ekonomik istikrar ve reformlar konusunda Mısır ve Tunus’a desteğe hazır olduğu dile getirildi.
Tartışmalı geçti
Paris’teki toplantılarda, cari işlemler fazlası kriterinin yumuşatılarak, Çin’in de küresel ekonomik risklerin izlenmesi için seçilen 5 göstergeyi kabul etmesi sağlandı.
Çin’in döviz rezervlerinin faiz ödemesinin, cari işlemler dengesi hesaplamasından çıkarılacağını belirtti. Böylece, gösterge, cari işlemler dengesi ile dış ticaret dengesi arasında belirlenmiş oldu. Birçok ülke, küresel ekonomik risklerin izlenmesi için seçilen göstergeler arasına cari işlemler dengesinin konulmasını istiyordu. Buna karşılık, Çin, dış ticaret dengesinin gösterge olarak seçilmesi için baskı yapıyordu.
Birçok G-20 üyesi, cari hesaplar dengesi, döviz kuru ve rezervler, kamu borç ve açıkları ile özel borç seviyesinin gösterge olarak kabul edilmesini destekliyordu. Ancak Çin, döviz kuru ve rezervi kriterine karşı çıkıyordu.
G-20 ülkeleri, ekonomik dengesizliklerin ne zaman tehlikeli hale geleceği konusunda da henüz bir sınır belirlemedi.
ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner ise toplantılarda dünya ekonomisi konusunda daha iyimser bir tablo çizerek, küresel ekonominin her açıdan, son 2 ya da 3 yılın en iyi dönemini yaşadığını söyledi. Geithner, finansal piyasaların ihtiyacı olan istikrar, etkinlik ve yeniliğin dengesini sağlamak için daha sıkı mali düzenlemenin, sürdürülebilir toparlanmada merkezi rolü olduğunu ifade etti.
Çin karşı çıkıyordu
Küresel ekonomik risklerin izlenmesindeki göstergeler konusunda birçok G-20 üyesi ülke anlaşsa da Çin özellikle döviz kuru ve rezervi göstergesine karşı çıkıyordu.
Pekin yönetimi, uzun süredir, dolar satın alarak yuanın değerini düşük tutup haksız ticari avantaj kazanmakla suçlanıyordu.
Bazı ekonomistler, Çin ve bazı ülkelerin, özellikle ABD Doları başta olmak üzere aşırı döviz rezervi bulundurarak, 2008 krizine katkıda bulunduğunu savunuyor.
ÇİN Maliye Bakanı Xie Xuren, finansal kriz ve ekonomik şoklarla karşı karşıya bulunan gelişmekte olan piyasaların belli bir miktar rezervi elinde tutmaya ihtiyacı olduğunu ifade etti. Birçok Asya ülkesi, para birimleri sert şekilde devalüe edildikten sonra 1997 Asya krizinden sonra döviz rezervlerini artırmaya başladı.
ABD harcamalarında bu yıl 61 milyar dolar kısıntı yapacak
ABD’de federal harcamalarda bu yıl en az 61 milyar dolar tasarruf öngören düzenleme Temsilciler Meclisi’nde kabul edildi. Mecliste 90 saati aşkın tartışmaların ardından 235’e 189 oyla tasarruf önlemlerinin Senato’ya gönderilmesine karar verildi. Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner, yasal düzenlemenin, Cumhuriyetçilerin “ekonomiyi kontrolden çıkan harcamaların boyunduruğundan kurtarma çabalarının” parçası olduğunu söyledi.
ABD Başkanı Barack Obama, 2012 bütçe tasarısını geçen günlerde daha az tasarrufla Temsilciler Meclisi’ne sunmuş, çok fazla kesintinin yavaş ekonomik toparlanmaya yol açabileceği uyarısında bulunmuştu.
Temsilciler Meclisi’nde onaylanan tasarruf önlemleri, Cumhuriyetçilerin, ticari büyümeye zarar verdiğini düşündükleri federal düzenlemelere itirazının bir yansıması olarak görülüyor.
Geçen hafta boyunca süren tartışmaların en önemli maddesini sağlık reformuna ilişkin düzenlemeler oluşturuyor. Cumhuriyetçiler, geçen yıl da istihdam yaratılmasına ve ticari hayata olumsuz yansımaları olacağı gerekçesiyle sağlık reformuna ilişkin karşıt görüşlerini ifade etmişlerdi.
Eker: Besiciler için 400 milyon liralık destek hazırlıyoruz
TARIM ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “Yem fiyatlarındaki artıştan, besiciler zarar görmesin diye 400 milyon lira civarında destek paketi hazırlıyoruz” dedi. 101. Bab-ı Ali Toplantıları’na katılan Eker, et ithalatına da değinerek, geçtiğimiz aylarda et fiyatlarındaki artışın normal olmadığını söyledi. Eker, aldıkları tedbirlerle tüketici fiyatlarında bazı et ürünlerinde yüzde 20-25 düşüş olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Etin üretici fiyatı 9-10 ay önce 16-16.5 lira iken 13.20 liraya düştü. Üretici bundan zarar görmesin istiyoruz. Kredi maliyetlerini düşürmek ve faizi sıfırlamak suretiyle bu işle uğraşan bütün üreticilerimizin ucuz kredi almalarını temin edecek bir mekanizma geliştirdik. 3.6 milyar lira faizsiz kredi alındı. Hayvancılık, besicilik yapan 50 bin kişi bundan istifade etti. Yem fiyatlarında mevsim ve dünyadaki gelişmeler sebebiyle artış olunca, onlar zarar görmesin diye şu anda besicilere dönük 400 milyon lira civarında paket üzerinde çalışıyoruz. Birkaç günde ortaya çıkacak.’
Gıdada yeni projeler
Doruk Tarımsal Yatırımlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hasip Gençer, dünya buğday ticaretinin yüzde 1.5’inin kendi şirketleri tarafından gerçekleştirildiğini, Türkiye buğday ihracatının yüzde 40’ını tek başlarına yaptıklarını belirterek, tarım ve gıda alanında atılımcı yeni projeler geliştirdiklerini söyledi. Hasip Gençer, Türkiye’nin ambalajlı ekmek ürünleri sektörünün kurucusu ve lideri Uno’yu dünya ligine hazırladıklarını da sözlerine ekledi.
Güney Afrika da katıldı BRIC BRICS oldu
BREZİLYA, Rusya, Hindistan ve Çin’in oluşturduğu BRIC, Güney Afrika’nın da katılımıyla BRICS oldu. Hindistan Maliye Bakanı Pranab Mukharjee, G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları Başkanları Toplantısı kapsamında ortak tutum belirlemek için BRIC ülkelerinin kendi aralarında yaptığı toplantıya Güney Afrika’nın da katıldığını söyledi.
Mukharjee, “Güney Afrika da toplantımıza katıldı ve onlara ’hoşgeldin’ dedik. BRIİC bundan sonra Güney Afrika’nın (Sourt Africa) da baş harfini alarak BRICS olmuştur” dedi. Güney Afrika’nın ilk kez katılacağı BRİCS toplantısı Nisan’da Çin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.
‘İrlanda’nın krizin üstesinden geleceğine eminim’
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, İrlanda’nın ekonomik krizin üstesinden geleceğinden emin olduğunu söyledi. İrlanda devlet kanalı RTE’nin haberine göre Jose Manuel Barroso, İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nde yaptığı konuşmanın soru-cevap bölümünde, “İrlanda ekonomisinin krizin üstesinden geleceğinden kesinlikle eminim” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa Birliği’nin borç konusunda kötü bir durumda olmadığını ancak bazı ülkelerin bu konuda sorunları bulunduğuna işaret eden Barroso, komisyonunun bu sorunların çözümüne destek olmak için aldığı kararların doğru olduğuna inandığını söyledi.
Jose Manuel Barroso, borç krizinin bazı AB ülkelerindeki “yapısal zayıflıklara” işaret ettiğini belirterek, “tek pazarın, ekonomik büyüme ve işsizlik konularında Avrupa’nın en büyük değeri olduğunu” kaydetti.
Borç krizindeki İrlanda, aldığı katı ekonomik tedbirlere rağmen krizin altından kalkamayınca AB ve Uluslararası Para Fonu’ndan yardım talep etmek durumunda kalmıştı.




