Gazete Vatan Logo
EkonomiBuğdaya 70 bin lira destek çıktı, taban fiyat belli olmadı

Buğdaya 70 bin lira destek çıktı, taban fiyat belli olmadı

Buğdaya 70 bin lira destek çıktı, taban fiyat belli olmadı

Başbakan buğdaya kilo başına 30 bin lira prim verileceğini, doğrudan gelir desteği ile de toplam desteğin 70 bin lirayı bulacağını açıkladı. Taban fiyat için ise 350 bin lira rakamını telaffuz etti. Ancak Tarım Bakanlığı daha sonra bir düzeltme yaparak "350 bin lira kesin fiyat değil" dedi

Haberin Devamı

Hükümet, buğday üreticisine bu yıl kilo başına 30 bin lira prim ödenmesini kararlaştırdı ve prim 30 tonla sınırlandırıldı. Çiftçiye kilo başına 40 bin lira da doğrudan gelir desteği ödenecek. Çiftçiler silolara koydukları ürün karşılığında ürün senedi alacak ve bu seneüerle kredi de kullanabilecek.

Buğday taban fiyati için Erdoğan, '350 bin lira' ifadesini kullandı, ancak Tarım Bakanlığı 350 bin liranın kesin fiyat olmadığını bildirdi. Fiyatın 350 bin lira olması durumunda üreticinin l kilo buğdaydan eline geçecek para prim ve destekle birlikte 'her şey dahil' fiyat 30 tona kadar 420 bin lirayı bulacak 30 tonun üzeri için ise fiyat 390 bin lira olacak.

"Diyelim ki" krizi
Hükümet bir yenilik olarak geçmiş yıllarda daha uzun vadeye yayılan ödeme sistemini değiştirdi ve TMO'nun çiftçi başına 10 tona kadarki alımların parasını peşin, bu miktarın üzerindeki alımların parasını ise l ay içinde ödemesini kararlaştırdı. Ayrıca hükümetin çiftçi başına 30 tonla sınırladığı primin, TMO'ya (Toprak Mahsulleri Ofisi) ya da piyasadaki diğer alıcılara sattığı buğday için de uygulanması öngörüldü.

Erdoğan açıklamalarını yaparken, "350 bin lira" ifadesini kullandı. Ancak bu rakamdan önce "diyelim ki" ibaresini kullanması ortalığı karıştırdı. Muhalefet ve ziraat meslek kuruluşları 350 bin lira arti 30 bin liralık prim desteği ile fiyat değerlendirmesi yapti. Ancak Tarım Bakanlığı, medya kuruluşlarına "Başbakan örnek vermek için diyelim ki ibaresiyle bu rakamı telaffuz etti, ancak fiyat henüz belirlenmedi" dedi.

Bakanlık yetkililerinin söyledikleri, Çiçek'in önceki günkü açıklamasıyla çelişti. Ancak ekonomi çevreleri, "Başbakan'ın açıkladığı kesin rakam değilse bile, sinyal hatta en az rakam olarak kabul edilebilir" dedi. Ekonomi çevrelerinde Erdoğan'ın "diyelim ki" ibaresiyle bir rakam telaffuz etmesi 'piyasa ve üreticilerin nabzını tutma ve tepkileri ölçme çabası' yorumlarına da yol açtı.

30 tonun kazancı
Hükümetin yeni taban fiyat uygulaması ve peşin ödeme kararı ortalama bir buğday üreticisinin kazancını artıracak. Türkiye'de ortalama arazi büyüklüğünün 60 dekar ve bundan elde edilecek ürünün de 10-15 ton arasında olduğu düşünüldüğünde, doğrudan gelir desteği dışında çıplak fiyatın 350 bin lira olması durumunda prim eklenerek yapılan hesaplamaya göre, bu yıl TMO'ya ortalama 15 ton buğday veren bir çiftçi, 5 milyar 700 milyon lira alacak. Önceki taban fiyatla ortalama 15 ton buğday üreten bir çiftçi 5 milyar 550 milyon lira hakediyor ancak parasını vadeli alıyor, vade farkı ise
uygulanmıyordu.

Geçen yılın taban fiyatıyla 30 ton üreten çiftçinin eline vadeli olarak 11 milyar 100 milyon lira geçiyordu. Bu yü ise 30 ton üreten bir çiftçi, satıştan dolayı 11 milyar 400 milyon lira kazanacak.

Bir çiftçinin ortalama 15 ton buğdayı TMO'ya tescil ettirmesi durumunda alacağı 40 bin liralık Doğrudan Gelir Desteği ile birlikte eline geçecek 'her şey dahil kazanç' 6.3 milyar lirayı bulacak.

Ödemelere sınır oluşturan miktarda yani 30 ton buğday üreten çiftçi ise, tüm destekler de dahil 12.6 milyar lira kazanacak.

Hükümetin açıkladığı taban fiyatın fevkalade yerinde olduğunu söyleyen un sanayinin ünlü ismi İlhan Cavcav, "Geçmişte siyasetçiler rey avalığı yapmak için çok hesapsız fiyatlar verdi. Ama bugün hükümetin yaptiğı fevkalade doğrudur" dedi. Cavcav şöyle konuştu: "Bugüne kadar süregelmiş yanlış bir alışkanlık oluştu. Şimdi bunun düzeltilmeye başlandığını görüyoruz. ABD ve Avrupa'da 13-15 cent olan buğday fiyati Türkiye'de nasıl 27 cent oluyor. Olur tabii. Çiftçiye ne istiyorsa verirseniz olur. Çiftçinin maliyetini düşürecek, tarımda verimliliği artıracak, kaliteli tohumlar ve ürün çeşitliliği açısından tedbirler alınırsa, bugün mağduriyet ifade eden çiftçilerin mağduriyeti de giderilir. Böylece Türkiye ile uluslararası fiyatlar arasındaki dengesizlik de ortadan kalkar."