
Göğüs küçültme ameliyatlarında kadınların bağışladığı dokular sayesine silikon meme protezleri tarihe gömülecek.
Alman bilim insanları ‘göğüs küçültme’ operasyonları için bıçak altına yatan kadınların bağışladığı dokuları kullanarak ‘yapay göğüs’ geliştiriyor. Münih’deki Helmholtz Sağlık Merkezi’nde çalışmalarını sürdüren bilim insanları, kanser nedeniyle göğüsü alınan kadınlara kaybettikleri organı geri kazandırmayı amaçlıyor. Laboratuvar ortamında geliştirilmeye başlanan göğüsün süt damarlarını da oluşturması, böylece nakledilen kadının hamilelik durumunda bebeğine anne sütünü de vermesi planlanıyor.

Sağlıklı olacak
Araştırmayı yürüten Doktor Christina Scheel, laboratuvarda geliştirilen göğüsün gerçek göğüs işlevini üstleneceğinin altını çizerek, “Göğüs kanserinde organ kayıplarını yaşayanlara umut olmasının yanında bize de gelişimi sırasında göğüs dokusunda ne gibi farklılıklar oluyor sorusunun cevabını verecek. Göğüs gelişimini tamamladığında kanseri kontrol etmenin anahtarına da sahip olacağız” şeklinde konuştu. Laboratuvarda geliştirilen yapay memenin gelecekte silikon implantlarının yerini alacağı ve estetik müdahalelerde kişiye kendi hücrelerinden istediği ölçüde göğüse sahip olma imkanı vereceği de bildirildi.

28 bin 503 kişi organ bekliyor
ÇUKUROVA Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Organ Nakli Araştırma ve Uygulama Merkezi Koordinatörü Meltem Yavuz, Türkiye’de organ bağışının çok yetersiz olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı Türkiye Organ Doku Bilgi Sistemi verilerini paylaşan Meltem Yavuz, Türkiye’de 22 bin 331 böbrek, 580 kalp, 2 bin 186 karaciğer, 49 akciğer, 251 pankreas, 3 bin 100 kornea, 4 kalp kapakçığı ve 2 tane de ince bağırsak nakli bekleyen hasta bulunduğunu aktardı. Son yıllarda organ nakli ve bağışı konusunda toplumda oluşan duyarlılığın arttığını anlatan Yavuz, “Yaşayan herkes aslında potansiyel hastadır. Belki bir gün bir veya daha fazla organa herkesin ihtiyacı olabilir. Bu gerçeğe rağmen ne yazık ki ülkemizde organ nakillerinde en büyük sorun organ bağışının azlığı. Bu duruma eğitim eksikliği, bilinçsizlik ve yanlış inanışlar neden oluyor” dedi.







