Selahattin Duman

Selahattin Duman

sduman@gazetevatan.com

Bir iPad müşterisi olarak ilk kazığım

Haberin Devamı

Başlıkta böyle sızlanıyorum ama benim teknolojik kazıklara karşı bağışıklık kazanmış olmam lazımdı..

O sebepten risaleyi kendiniz için uyarı niyetine okuyun.. Özellikle App Store denen mağazaya girecekseniz baştan küfrü basın..

Hevesli olduğumuzdan değil, yazıda neyim lazım olduğundan internetten sebeplenebilmek için aldık iPad denen nesneyi.. O günden beri hayrını görmeye çalışıyoruz..

Ama Steve Jobs denen zat-ı muhterem (toprağı bol olsun) bünyesinde “işletmecilik geni” yerine “şeytan parçacığı” taşıdığından hevesimizi burnumuzdan getirdi..

O yüzden adını andığımda “Toprağı bol olsun” derken kastım, kireci bol ve kıraç topraktır.. Bereketli topraklar haramdır ona..

Okuduklarıma bakıp da “Köşemiz var diye tüketici şirretliği” yapıyorum sanmayın..

Bu iPad denen zımbırtıyı tedarik etmek için para biriktiren, tüketici kredisi çekmeyi plânlayan yiğitlerimize ibret olsun niyetiyle yazıyorum bunları..

***


iPad dedikleri tablet şeklinde, bilgisayar kırması gibi bir şey.. Şehadet parmağına duyarlı hassasiyeti olan dokunmatik bir nesne..

Zaten dünyanın akıllı geçinen ne kadar okunmuş sersemi varsa edevatın bu parmağa hassas özelliğini seviyor.. Bir dokunuyorsun ekran kayıyor.. Baş parmağı da işe katıp görüntüyü açıyor, kapıyorsun..

Sihir gibi bir şey.. Parmakla kaydır şekilleri.. Parmağına hayran kal.. Ayrıca sağ elinle olan ilişkin duygusal bir anlam kazansın..

Not: Yine de o elinize “seni seviyorum” demek zorunda
değilsiniz..

Lakin bu iPad denen nesne elektrik enerjisi ile çalışıyor.. Türkler buna “tüpgaz bağlamayı” icat edene kadar da öyle çalışacak..

İLK VUKUATIMIZ

Aletimizin baterisi sıfırladı.. Teknolojiye yatkın biri olarak şarj bağlantısını yerleştirip prize taktık..

Yattık kalktık.. iPad cihazımızda tık yok.. Priz değiştirip yine denedik.. Yine tık yok..

Sistem cereyanı veriyor, iPad reddediyor.. Bu kez kızımın aletinin şarj bağlantısını denedim.. Elektriği yükledi.. Sonuç: Bizim şarj aleti sorunlu..

Doğruca aleti satın aldığım yere yollandım.. Astoria alışveriş merkezinin en alt katında bir Electro World mağazası var.. Benim alet oranın nüfusuna kayıtlı..

Teknikten de anladığı varsayılan satış elemanlarından birini bulup derdimi anlattım..

Çocuk şarj aletini aldı.. Oradaki tabletlerden birinde denedi.. Gözlem doğru.. Alet çalışmıyor.. Ara kabloyu değiştirdi, çalışıyor..

Mağazaya gitmeden satış sözleşmesini de yanıma aldığımdan durumdan eminim.. Garanti kapsamında olduğumdan ara kabloyu değiştirip, elime verecekler..

Mutlu bir tüketici olarak evime döneceğim..

Oğlan beni yedeğine alıp müşteri temsilcisine götürdü.. Yirmili yaşlarının başında genç bir kızın karşısına dikildim.. Sorunu anlattım, oğlan onayladı..

Kız bir form çıkardı.. Ahret sorularına geçti.. Adınız, soyadınız, adresiniz..

Sebebini sordum.. “Bozuk parçayı serviste tamir ettirdikten sonra adresinize göndereceğiz.. Bu bilgiler bize lazım..” cevabını verdi..

***


“Servise göndermek..” sihirli bir sözcüktür.. Tüketicinin sinirlerinin ne kadar sağlam olduğunu test etmek için icat edilmiştir..

Eğer ki tüketici “Servisten gelecek haberi bekleme sürecine” katlanacak kadar sinirleri sağlam biriyse, bu onun sersemlikte son noktaya ulaştığı gösterir..

Kayıtlara “marka bağımlısı şahıs” olarak geçer.. Karşılık olarak da her yıl merkezden o tüketiciye “doğum gününüz kutlu olsun..” mesajı gelir..

Bunları bildiğimden çekinerek “Kaç gün beklerim” diye sordum.. Korktuğum cevabı aldım.. “On beş gün..”

Bu saatten sonra itirazın faydası yok.. Çünkü alacağın cevap baştan belli: “Servis sistemi böyle işliyor..”

NEKAHET SÜRESİ

Sorun belli.. Ara kablonun içinde bir tel kopmuş.. Şarj aleti o sebepten işini yapamıyor..

Sanki serviste o beyaz kabloyu boydan boya kesecekler.. Kıl inceliğindeki yüzlerce tele tek tek bakıp, hangisi kopmuşsa onu değiştirecekler..

Bu ameliyat altı saat sürecek.. Geriye kalan on dört gün de kablonun nekahet yani iyileşme süreci olacak..

“Elalarını.. Elalarını..” türküsü burada efekt müziği olsun..

Sonunda o kabloyu şöyle bir test edip değiştirecekler.. Müşteriye yani bana yenisini verecekler.. Üstelik parasını da alacaklar.. Bu on beş gün eziyeti niye?

Ben bunları sözlü olarak dillendirdiğim zaman kızın test bakışlarıyla cezalandırıldım..

Diğer hamleme, en güçlü silahıma geçtim.. “Garanti kapsamı..”

İki aylık aleti bana kakalayan Steve Jobs tayfası onun da tedbirini almış..

“Aksesuarlara dair maddeler” bölümünde tedbirleri yazılı..

Aleti iki sene kesiksiz kullandığında bu garanti işe yaramıyor.. Ancak üçüncü seneden itibaren devreye giriyor..

Eğer ki ben (her erdemli insana lazım olan) o gerekli sabrı gösterirsem, tüketici olarak iki sene efendice bekleyip üçüncü yılı idrak ettikten sonra yanlarına gelirsem garanti işlemeye başlıyor..

Resmi beddua: Bu tüketici sözleşmesini onaylayıp, ithal izni veren bürokratı kutluyorum.. (Bazinga!) İnşallah sana ve emrindekilere hediye olarak verdikleri o beleş iPad cihazlarının şarj aletleri de zırt pırt bozulur..

***


Bu açıklamalardan sonra bende direnç kalmadı.. Teslim oldum.. Şarj aletinin fiyatını sordum.. Alıp gideceğim.. Seksen dokuz lira mıymış ne?

Kurnazlığım tuttu.. “Sadece ara kablosu var mı?” deyip bir hamle daha yaptım.. Varmış.. O da elli lira..

Ellinin seksen dokuzdan küçük olduğunu kafadan hesaplayıp ara kabloyu aldım.. Mutsuz, öfkeli, kendisini dolandırılmış hisseden bir tüketici olarak kös kös evin yolunu tuttum..

Bu ara kablo olayı için varan bir, diyelim.. Bakalım arkasından neler gelecek..

iPad müşterileri bundan böyle gözünü dört açsın.. Steve Jobs öldü ama eli hâlâ ceplerinde, bunu da böyle bilsin..

Lanet gelsin dijital teknolojiye!

DİĞER YENİ YAZILAR