Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Edirne'de önemli açıklamalar!

AA |  16 Şubat 2019 Cumartesi - 14:40 | Son Güncelleme : 16 02 2019 - 17:41

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirne'de halka seslendi.

"Halkalı-Kapıkule hızlı treni için alt yapı hazırlıklarımızı tamamladık. Seyahat süresi 4 saatten 1 saat 20 dakikaya düşecek" diyen Erdoğan,'Kanal Edirne' projesini de hayata geçirileceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Trakya'da keşfedilen doğal gazın ekonomiye 5 milyar lira katkı sağlayacağını duyurdu.


Konuşmasında yürüttükleri çalışmalarla Ergene Nehri'nin su kalitesinde  ciddi seviyelerde iyileşme sağladıklarını dile getiren Erdoğan, "Bekleyemezdik,  devam ediyoruz. Ergene Havzası'nda son teknolojiye sahip 13 İleri Biyolojik Atık  Su Arıtma Tesisi inşa ettik. Hepsini de hizmete aldık, bekleyemeyiz. Çünkü CHP'ye  kalırsa bu iş bitmiş, yanmışız." ifadelerini kullandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu 13 tesisten 2'sini Edirne'de inşa  ettiklerini dile getirerek, Edirne'nin içme suyu problemini çözdüklerini, kentte  6 baraj, 31 gölet inşa ettiklerini, 3 baraj ve 2 göletin inşasının da devam  ettiğini aktardı.
 
Erdoğan, yaptıkları sulama tesisleriyle 454 bin dekar zirai araziyi  sulamaya açtıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
 
 "İnşaatı devam eden sulama tesisleriyle 367 bin dekar araziyi daha  sulamaya açacağız. Edirne'yi taşkınlardan korumak için Kanal Edirne Projesi'ni  hayata geçiriyoruz. Bu sene içerisinde devreye alacağımız projeyle Edirne, Meriç  Nehri taşkınlarından korunacak. Edirneli çiftçilerimize 2,6 katrilyon lira  tutarında tarımsal destek verdik. Bay Kemal ne diyor? 'Çiftçi aç, çiftçinin  topraklarına el konuldu' diyor. Eline, diline dursun. Hangi topraklara el koyduk?  2,6 katrilyon çiftçilerimize tarımsal destek verdik. Bunlar resmi hesaplar, sen  neye göre konuşuyorsun? Merkez, Keşan, İpsala, Süloğlu, Uzunköprü, Havsa ve  Meriç'e doğal gazı getirdik. Getirdik mi? Artık benim anam, bacım, Ayşe, Fatma  kardeşim kömürlüğe gidip kömür almıyor. Hemen düğmeye basıyor, evin her yerinde  sıcak su. Rahmetli anam neler çekti be. 4 kat evin bodrumundan odunu, kömürü  taşırdı. Soba evin bir odasında var. Bu çileleri hep çektik mi? Şimdi ben diyorum  ki Batılı modern de Helga modern de benim Ayşe, Fatma kardeşim, Ahmed'im,  Mehmed'im onlar niçin modern değil? Onlar için hak da bizimkiler için niçin hak  değil? Bunları kim çözdü, kim? AK Parti, biz çözdük."
 
 
 "Edirne'deki girişimcilerimize 1,7 katrilyon yatırım teşviki verdik"
 
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,  marifetin iltifata tabii olduğunu dile getirerek, "Biz üzerimize düşeni  yapıyoruz. Ekranları başında bizi izleyen tüm halkıma sesleniyorum. Dün gece de 3  saat bir ortak yayında milletime seslendim. Bize düşen anlatmak. Oy vermek tabii  ki vatandaşımın kendi takdiri. Demokrasi bu ama biz yine yapmaya devam edeceğiz.  Anlatmaya devam edeceğiz ama şu anda bu alanda bulunan 15 bin kişi de anlatmaya  devam edecek. Anlatacaksınız ki bir yerlere varalım. Bilenin bilmeyene anlatması  lazım." şeklinde konuştu.
 
Bu yıl içinde Enez ve Lalapaşa'yı da doğal gaza kavuşturacaklarını  vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Üniversitemiz ve sanayinin el ele vererek katma değer üretmesi için  Edirne'de bir teknopark kurduk. Gıda İhtisas Organize Bölgesinde arsa tahsisleri  başladı. Edirne'deki iş insanlarımıza, girişimcilerimize ne kadar yatırım teşviki  verdik biliyor musunuz? 1,7 katrilyon yatırım teşviki verdik. Bunu biz yaptık.  Sağladığımız teşviklerle 5 bin kişilik yeni istihdam oluşturduk. Enerjide yerli  kaynak kullanımını en üst düzeye çıkarmayı ve dışa bağımlılığı azaltmayı  hedefliyoruz. 2017'de yerli kaynaklardan elektrik üretimimiz yüzde 45'ti. Bu oran  şimdi ne oldu biliyor musunuz? Yüzde 60'ı buldu. Nereden nereye. Sadece 2018'de  devreye aldığımız 4 bin 25 megavatlık kurulu gücün yüzde 93'ü yerli ve  yenilenebilir kaynaklara dayalıdır. Enerji konusunda size bir müjde vereyim mi?  Zaten biliyorsunuzdur ama yine de bir tekrar edelim. Geçtiğimiz hafta Trakya'da,  mevcut doğal gaz üretimimizi iki katına çıkaracak 3 milyar metreküp rezerve sahip  yeni gaz sahaları keşfettik. Bu rakam nedir biliyor musunuz? 300 bin hanenin 10  yıllık gaz ihtiyacını karşılayacak düzeydedir. Buradan üreteceğimiz doğal gazın  cari açığımıza olumlu katkısı ne olacak biliyor musunuz? 5 milyar lira olacak.  Biz çalışıyoruz, yatmıyoruz. Bay Kemal bundan da haberin var mı? Hadi bunu da bir  yerde söyle be... De ki 'Bu hükümete teşekkür ediyorum bak, bu kadar doğal gaz  buldular.' de ya... Söyle be... Bir şeyler olmaz sana söyle ama söyleyemez, o  sadece yalan üretir."
 
 
"5 gün sonra belediye başkanı oraya geliyor kabadayılar gibi"
 
Kartal'daki bina çökmesini hatırlatan Erdoğan, "İşte Kartal'da geçen  gün binalar yıkıldı. Vatandaş diyor ki 'Nerede bu belediye başkanı?' 5 gün sonra  belediye başkanı oraya geliyor, kabadayılar gibi. Ama Bay Kemal sen neredesin? O  zaten hiç yok. Onun çok önemli işleri var. 21 vatandaşım orada şehit olmuş, 14  yaralım var, yok. Cenaze... 9 vatandaşımın cenaze törenine ben, arkadaşlarım hep  katıldık. Sadece istifa eden Akif Hamzaçebi o gün oradaydı. Bay Kemal oraya da mı  gelemezdin? Gelseydin ne olurdu? Bir şey mi olurdu sanki? Onlar buralarda yoklar,  onların çok önemli işleri var." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak kendilerinin ilgili bakanları hemen  bölgeye gönderdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Hemen işi kolayladım ben de gittim ve cuma günü orada ziyaretlerimizi  yaptık. Daha sonra orada aynı şekilde 9 vatandaşımızın cenaze törenine katıldık  ki aynı gün bir de gemi denize indirme törenine katıldık ve orada vatandaşlarımla  beraber olduk. Oradan da yine bir başka yere, seçim çalışmaları yapıyoruz ya  gecikmeli de olsa, atladık gittik. Ama durmak yok, yola devam. Bunu yapacağız.  Şimdi yalan söylemeye devam ediyor. 'Benim belediye başkanım oradaydı' diyor. 5  gün sonra. Hadi onu geçtik, sen neredesin? Sen neredesin, sen? Yok. Şimdi  sesleniyorum Edirne, 31 Mart'ta ülkemizin geleceği için tercihimizi istikrar ve  güvenden yana kullanıyor muyuz? Edirne, 31 Mart'ta şehrimizi geleceğin  belediyecilik anlayışıyla buluşturuyor muyuz? Edirne, 31 Mart'ta belediyelerimizi  memleket işi gönül işi diyen kadrolara, Cumhur İttifakı'na teslim ediyor muyuz?  İşte ecdadın iftihar şehri Edirne budur."
 
Tam 25 yıldır farklı görevleri vesilesiyle milletin hizmetinde, her  saat, her gün göz önünde olduğunu ifade eden Erdoğan, "Belediye başkanı olduğum  günleri hatırlıyorum. Bizim için ne dediler? Neler, neler... Başbakanlık görevine  geldim, yine aynı teraneler. Cumhurbaşkanı oldum, tahammülsüzlüklerini orada da  sürdürdüler. Hepsi de yalan, hepsi de iftira. Hepsi de maksatlı olan bu iddiaları  boşa çıkarta çıkarta biz yolumuza devam ettik. Bizi karalayanlar, aslında  söylediklerinin doğru olmadığını gayet iyi biliyorlardı. Onların asıl derdi,  yıllardır ellerinde tuttukları gücü, imkanı, imtiyazı koruyabilmekti." diye  konuştu.
 
 
CHP iktidarlarında şehirlerin çöpten, çukurdan, çamurdan geçilmediğini  belirten Erdoğan, "İstanbul'da çöp dağları, hava kirliliği vardı. Gazeteler gaz  maskesi dağıtıyordu. Ümraniye çöplüğü patladı, 39 vatandaşım orada öldü. CHP  vardı. Şimdi ben diyorum ki aynı durum Edirne'de de olmasın, Edirne'nin  ilçelerinde de olmasın. Edirne bizim serhat şehrimiz, Fatih'in doğduğu yer.  Burayı gelin kurtaralım, pırıl pırıl yapalım. İçim yanıyor, canım yanıyor. Artık  burayı modern bir şehir haline getirecek bir yönetime teslim edelim." ifadelerini  kullandı.
 
"Azınlıklar, bizim dönemimizde haklarını en geniş şekilde  kullanabilmiştir"
 
Türkiye'nin eskiden eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, spordan  kültüre, sosyal güvenlikten sosyal yardımlara kadar her alanda geri kaldığını  dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"İnanın, umurlarında değildi. Türkiye uluslararası alanda sürekli  mevzi kaybediyordu. Onların tek derdi kendi çıkarlarını koruyabilmekti.  Milletimizin diğer haklarıyla birlikte inanç ve ibadet hakkını savunduğumuzu  gayet iyi bildikleri halde laiklik feveranıyla işi tersine çevirmeye  çalışmalarının sebebi de buydu.
 
Halbuki Türkiye, hangi dinden, hangi mezhepten, hangi meşrepten olursa  olsun tüm vatandaşlarının hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde yaşayabildiği  döneme bizimle birlikte girmiştir. Başı açık, başı kapalı, nasıl giyinirse  giyinsin bunlara bizim müdahale yetkimiz, hakkımız yok. İşte bunu biz sağladık,  biz getirdik. Mesela Rumlar, Ermeniler, Museviler başta olmak üzere dini  azınlıklar, bizim dönemimizde haklarını en geniş şekilde kullanabilmiştir. Onlara  menkullerini ve gayrimenkullerini biz iade ettik. Onlar Batı'da aynı şeyleri bize  karşı yapmadılar. Tam aksine bugün Batı'da camilerimiz bombalanıyor, sabote  ediliyor, yakılıyor. Bugün Almanya'da aynı şey, Batı Trakya'da aynı şey."
 
 
  
"Batı Trakya'da Türk ismine dahi tahammül edemiyorsunuz"
 
Yunanistan Başbakanı Çipras ile yaptığı son görüşmede de bu konuyu  aktardığını belirten Erdoğan, "Dedim ki; 'Bizden bir şeyler istiyorsunuz, Ruhban  Okulu'nu istiyorsunuz. Ben de size diyorum ki gelin bizim Fethiye Camisi'ni  açalım.' 'Camiyi açıyoruz' dediler. Ama dedim, 'minaresi niye yok? Kilise, çan  kulesi olmadan olur mu?' Biz diyoruz ki 'çan kulesiyle mi yapacaksın, gel yap.'  Bizim derdimiz yok, sıkıntımız yok. Bunun özelliği ne ise öyle yap. Ama bizim  camimizin de mütemmim cüzü nedir? Semaya yükselen minarelerdir. Diyor; 'Muhalefet  beni eleştiriyor'. Biz siyasetçiyiz, kendimize güveneceğiz, istedikleri kadar  eleştirsinler. Batı Trakya'da Türk ismine dahi tahammül edemiyorsunuz. Türk,  Türk... Ama bizim hiç böyle bir derdimiz yok. İstediğin yerde Rum ismini kullan.  Çünkü biz bu noktada düşünce özgürlüğünden yanayız. Bizim bu noktada sıkıntımız  yok. Biz, düşünce, inanç, eğitim-öğretim özgürlüğüyle yolumuza devam edeceğiz."  ifadelerini kullandı.
 
"Türkiye'yi artık laiklik istismarından kurtarmanın vakti gelmiştir"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Roman vatandaşların kendileri döneminde  toplumda hak ettikleri itibara kavuştuklarını belirtti.
 
Miting alanındaki Roman vatandaşlara seslenen Erdoğan, "Öyle mi? Aynen  böyle devam edecek miyiz? Yalnız çok çalışacaksınız. El ele vereceğiz, omuz omuza  vereceğiz 15 Temmuz'da nasıl dik durduysak, dimdik durduysak..." dedi.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini  sürdüren Erdoğan, "Birisi de Atatürk Havalimanı'ndan tankların korumasında  kaçıverdi. Kimdi o? Bay Kemal. Diyor ki, 'Bana da haber verseydi ben de orada  dururdum' diyor. Ben tüm millete çağrımı yaptım, yüz binler havalimanındaydı,  meydanlardaydı. Sen 23.15'te oradan kaçtın, Bakırköy Belediyesine gittin kahveni  yudumlamaya başladın. Ben de 01.15'te Atatürk Havalimanı'na damadım, kızım,  torunlarım, eşim beraber indik. Yukarıda F-16'lar var, helikopterler var. Biz de  o şekilde oraya indik ve bizi orada milletimizle buluşturan Allah, en ufak bir  sıkıntıya düşürmeden oradan sabaha kadar durduk ve ertesi gün zaten 16 saat sonra  işi bitirdik. Şimdi Bay Kemal bu, biz de buyuz." diye konuştu.
 
 
Tornadan çıkmış gibi belli kalıplara hapsetmenin değil tam tersine  açık fikirli, açık yürekli, açık sözlü bir toplum inşa etmenin gayreti içinde  olduklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Edirne'den tüm Trakya'ya, tüm Ege'ye, tüm Türkiye'ye sesleniyorum: Bu  ülke tüm renkleriyle, tüm zenginlikleriyle, tüm farklılıklarıyla 82 milyon  vatandaşımızın ortak vatanıdır. Bu ülkede herkes, diğerlerinin hakkına, hukukuna  saygılı olmak şartıyla dilediği gibi inanabilir, dilediği gibi yaşayabilir,  dilediği gibi iş yapabilir, dilediği gibi düşüncelerini ifade edebilir. Altını  çizerek ifade ediyorum, diğerlerinin hakkına, hukukuna, devlet bütünlüğüne  milletin birlik beraberliğine saygılı olma dışında hiçbir sınırlama, hiçbir  tahdit yoktur. Varsa aksi yönde bir muameleye maruz kalan Cumhurbaşkanı olarak  bizzat yanında ben varım. Türkiye'yi artık bu yaşam tarzı, laiklik istismarından  kurtarmanın vakti gelmiştir. İnşallah 31 Mart seçimleri, belediye hizmetleriyle  birlikte bu bakımdan da tarihi bir değişime, dönüşüme hizmet edecektir."
 
Mitinge katılanlara, "Edirne, 31 Mart'ta hizmet siyasetine destek  vermeye hazır mısın?", "Edirne, 31 Mart'ta iş bilmez, hizmet yapmaz  istismarcılardan kurtulmaya hazır mısın?", "31 Mart'ta Edirne, evlatlarının  geleceği için, Cumhur İttifakı ile doğru tercihi yapmaya hazır mısın?" diye  seslendi. "Evet" yanıtını alan Erdoğan, "Kardeşlerim, Balkanların giriş kapısı,  ecdadın iftihar şehri, Edirne inşallah büyük ve güçlü Türkiye'nin geleceği için  de öncülük edecektir. Ülkemizin her alanda yakın tarihinin en kritik  mücadelelerini verdiği bir dönemde, sizlerin desteği hayati öneme sahiptir.  Serhat şehri olmak demek, öncü olmak, ilk saflarda yer almak demektir."  ifadelerini kullandı.
 
Katılımcılarla Rabia işareti yaparak, "Tek millet, tek bayrak, tek  vatan, tek devlet" ve "Bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte  Türkiye olacağız" söylemini yineleyen Erdoğan, "Bunu yaptığımız anda kimse  Allah'ın izniyle bu milleti çökertemez." dedi. Erdoğan, "Beraber yürüdük biz bu  yollarda" şarkısının sözlerini katılımcılarla söyleyerek konuşmasını tamamladı.
 
Selimiye Meydanı'nda düzenlenen mitinge Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan,  TBMM Başkanvekili ve AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop,   Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü  İbrahim Kalın, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam da katıldı.
 
Meydana otobüsle gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından  vatandaşlara içerisinde çay olan kenevirden dokunmuş bez çanta, çocuklara oyuncak  dağıttı.