Yargıtay'dan "mobbing" kriterleri!

AA |  18 Haziran 2019 Salı - 9:04 | Son Güncelleme : 18 06 2019 - 17:01

Yargıtay, kamuoyunda "mobbing" olarak bilinen, iş yerinde psikolojik tacize maruz kaldığını iddia eden işçiye verilen manevi tazminatı, iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle bozdu. Yargıtay mobbing kriterlerini de sıraladı.


 Yargıtay, "mobbing"  olarak bilinen iş yerinde psikolojik tacizle ilgili kriterleri belirledi. Bir hukuk bürosunda sekreter olarak çalışan kadın, iş sözleşmesinin  işverence haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar  tazminatlarının ödenmesi istemiyle dava açtı. Davacı kadın, iş yerinde "mobbinge"  maruz kaldığını da ileri sürerek manevi tazminat istedi. Davaya bakan İstanbul 12. İş Mahkemesi, iş sözleşmesinin işverence  haklı neden olmadan feshedildiğine karar vererek, davacının kıdem ve ihbar  tazminatına hak kazandığına hükmetti. Yerel mahkeme, davacının görevi dahilinde  olmayan işlerde çalıştırılıp mobbinge maruz kaldığı sonucuna vararak, davacıya  manevi tazminat ödenmesine de karar verdi.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay 9. Hukuk Dairesine  geldi. Daire, yerel mahkemenin kararının bozdu.Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararında, çağdaş iş hukuku,  uluslararası sözleşmelerin ve Avrupa normlarının, işçinin huzur içerisinde işini  görmesi, emeğinin karşılığını alması ve çalışma ilişkisinin karşılıklı güvene  dayanan tam bir uyum içerisinde olmasını amaçladığı vurgulandı.
 
 Alman Mahkemesi kararına atıf...
 
Kararda, iş yerinde psikolojik tacizin, çağdaş hukukun son zamanlarda  mahkeme kararlarında ve öğretide dile getirdiği bir hukuki kurum olduğuna işaret  edildi.Alman Federal İş Mahkemesinin mobbingi, "işçilerin birbirine  sistematik olarak düşmanlık beslemesi, kasten güçlük çıkarması, eziyet etmesi  veya bu eylemlerin işçinin başta işveren olmak üzere amirleri tarafından  gerçekleştirilmesi" olarak tanımladığı aktarıldı. Kararda, şunlar kaydedildi: "Görüleceği üzere işçi, bir taraftan diğer işçiye, diğer taraftan  işverene karşı korunmaktadır. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların  tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik  hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığının tartışmasız  kabulünü doğurur. Öte yandan ispat kurallarının zorlanan sınırları usul hukukunda  yeni arayışlara yol açmıştır. 'Emare' işte bu anlayışın bir sonucudur. Olayların  tipik akışı, tecrübe kuralları göz önüne alındığında verilecek sonuçla ispat  gerçekleşir."
 
Davacı kadının mobbing iddiaları
 
Somut olayda davacının, "işverenin kendisine son yıllarda kötü  muamelede bulunduğunu, görevi dahilinde olmayan işlerin yaptırıldığını,  aşağılandığını, azarlandığını, hakarete, cinsel içerikli konuşmalara maruz  kaldığını" ileri sürdüğü belirtilen kararda, davacının ruhsal sağlığının  bozulması nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalı işverenin ise  iddiaları reddettiği kaydedildi.
Kararda, yerel mahkemenin, "davacının işveren tarafından görevi  dahilinde olmayan işlerde çalışması yönünde baskıya maruz kaldığı, bu durumun  tanıkların anlatımları ile sağlık raporlarından sabit olduğu" kanısına vardığı  aktırıldı.Yerel mahkemenin, bu gerekçelerle "mobbingi oluşturan eylem, tutum ve  davranışların oluş şekli, gelişimi ve özellikleri, mobbinge maruz kalınan süre,  tarafların konumu gözetilerek davacıya tazminat ödenmesine hükmettiği"  hatırlatıldı.
Davacının, kendisine işyerinde mobbing uygulandığını ileri sürdüğü,  ispat yükünün bu iddiayı ileri süren davacıda olduğu belirtilen kararda, ancak  somut olayda, tanık beyanları ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının  mobbing iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varıldığı kaydedildi.
Kararda, tanık beyanlarının doğrudan görgü ve bilgiye değil, davacının  söylemlerine dayalı olduğu, beyanlarda sistematik bir baskı durumunun da ortaya  konmadığı ifade edildi. Bu durumda mobbingin ispatlandığının kabul edilemeyeceği vurgulanan  kararda, tanık beyanlarının kişilik haklarına saldırı eylemini ispatlamada da  yetersiz olduğuna, bu konuda dosyada başka somut delilin de bulunmadığına işaret  edildi.