Suudi Arabistan’da neler oluyor? Genç prensten demir yumruk

10 Kasım 2017 Cuma - 2:30 | Son Güncelleme : 10 11 2017 - 2:30

Suudi Arabistan, tarihinde görülmemiş bir sallantı geçiriyor. Ilımlı İslam söylemi, kadınlara otomobil izni, yolsuzluk operasyonu adı altında ülkenin en güçlü 201 isminin gözaltına alınması hep 32 yaşındaki Prens Muhammed’in eseri...


Peki, son gelişmeler gerçekten samimi bir yolsuzlukla mücadele girişimi mi yoksa Prens Muhammed’in iktidarı elinde toplama çabası mı? Cevap her ikisi de. BBC muhabiri Frank Gardner, ülkede yaşanan şok edici gelişmeleri analiz etti

Dünyanın en büyük petrol devi Suudi Arabistan’da herkesin merakla izlediği çok ciddi gelişmeler ardı ardına meydana geliyor. Prensler, bakanlar ve zengin iş adamları gözaltına alınıp lüks bir otele kapatıldı. Hepsi yolsuzlukla suçlanıyorlar. Bankalardaki mal varlıkları dondurulmuş durumda. Bu hesaplarda 800 milyar dolarlık bir dev bir varlıktan bahsediliyor. Bu dev yolsuzluk operasyonunun ardındaki baş aktör ise babası tarafından bundan daha sadece 5 ay önce veliaht atanan 32 yaşındaki Prens Muhammed bin Selman. Prens Muhammed hem ülkenin Savunma Bakanı, hem ekonomik kalkınma programının başında hem de yeni kurulan yolsuzlukla mücadele komisyonuna da başkanlık yapıyor. Peki, son gelişmeler gerçekten samimi bir yolsuzlukla mücadele girişimi mi yoksa Prens Muhammed’in iktidarı elinde toplama çabası mı? Cevap her ikisi de. BBC muhabiri Frank Gardner, ülkede yaşanan şok edici gelişmeleri analiz etti:

Yolsuzluk gelenek gibi

Yolsuzluk, Suudi Arabistan’da oldukça yaygın bir olgu. Rüşvet, pahalı “hediyeler” ve cömert bahşişler dünyanın en büyük petrol üreticisi Suudi Arabistan’da iş yapmanın bir parçasıydı. Önemli görevlere getirilen isimlerin çok büyük bölümü astronomik düzeylere ulaşan servetlere kavuştu. Bu paraların büyük kısmı da vergi cennetlerinde saklanıyordu. Suudi Arabistan bu kadar yolsuzluğu kaldıracak durumda değil. Ülkenin hızlı büyüyen genç bir nüfusu var. Bu insanlara anlamlı istihdam alanları yaratılması ve yeni projelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. 81 yaşındaki Kral Selman tarafından desteklenen veliaht Prens Muhammed’in, Suudi Arabistan’ın en zenginlerinin peşine düşmesinin birkaç sebebi var. Öncelikle eskiden olduğu gibi iş yapmanın artık kabul edilebilecek bir şey olmadığını göstermeyi amaçlıyor. Suudi Arabistan’ın 21. Yüzyılda var olabilmesi için reforma ve modernleşmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Prens Muhammed yönetimindeki bir hükümet, off-shore hesaplara erişmeyi ve toplamda 800 milyar doları bulduğu tahmin edilen kaynakları ülke ekonomisine kazandırmayı isteyecektir.

Daha da büyür mü?

Peki operasyonlar nereye kadar devam edecek? Ülkenin Başsavcısı, mevcut gözaltılar için “ilk safha” demiş ve yeni gözaltıların sinyalini vermişti. İktidardaki Suud hanedanlığı ülkenin petrol gelirlerinin ne kadarlık bölümünün prenslere ve ailelerine gittiğini açıklamıyor. Her ne kadar Suudi Arabistan halkı, ele geçirilen servetin ülke içerisinde adil biçimde yeniden dağıtılacağı ümidiyle sevinse de, kimse yolsuzluk operasyonlarının nerelere kadar uzanacağını kestiremiyor. İşin içinde elbette bir de iktidar hırsı var. 34 yaşındaki veliaht Prens Muhammed bin Selman, hâlihazırda ülkenin en kritik kurumlarının kontrolünü elinde tutuyor. Dünyanın en genç savunma bakanlarından birisi ve iddialı bir ekonomik kalkınma programını ayaklandırmaya çalışıyor. Suudi Arabistan’ı petrol gelirine bağımlılıktan kurtarmak istediğini söylüyor. Prens Muhammed’in ülke dışında da güçlü müttefikleri var. Washington’da ABD Başkanı Donald Trump’ı ziyaretinin ardından, Prens Muhammed ve Beyaz Saray arasında sıkı bir bağ kuruldu. Her ne kadar ülkeyi Yemen’de sonu gözükmeyen bir savaşa sürüklemiş olsa da, Suudi Arabistan’ın genç nüfusu nezdinde popüler bir isim olmaya devam ediyor.

 

Ülkeyi nasıl değiştirdi?

- Daha babası tarafından veliaht atanmadan önce Savunma Bakanlığı’na getirildi. 30 yaşında Yemen’le askeri çatışmanın mimarı oldu.

- Katar’ın bölge ülkeleri tarafından izole edilmesinin arkasındaki isimdi. Çıkan gerilimle petrol fiyatları yükselişe geçti.

- Prens’in en büyük hayali ekonomisinin yüzde 90’ından fazlası petrol gelirine dayanan Suudi Arabistan’ı petrole bağımlılıktan kurtarıp üreten bir ülke haline getirmek.

- “Peygamberin eşi Ayşe deveye biniyordu kadınlar neden otomobil kullanamasın?” diyerek ilk fişeği ateşleyen Prens, veliaht atanmasının ardından ilk iş kadınlara ehliyet yasağını kaldırdı. Ayrıca kadınların ilk kez spor müsabakalarını izlemelerine de izin verildi.

- Özellikle yabancıların yoğunlukla yaşadığı bölgelerde harem selamlık uygulaması gevşetildi.

- Prens’in talimatıyla Suudi ahlak polisinin gözaltı yetkisi kaldırıldı.

- “Ilımlı İslam anlayışına geçmeliyiz” diyen Prens Muhammed, eğitimde ve hukukta kapsamlı bir reform sözü verdi.

100 milyar dolar!

GÖZALTINA alınan 200’ü aşkın kişinin 1800 banka hesabında 800 milyar dolar bulunmuş ve bu miktarın tamamı için dondurma kararı alınmıştı. Prens’n başında bulunduğu Yolsuzluk komisyonu’nun ilk bulgularına göre yolsuzluk ve rüşvetin boyutu 100 milyar dolar.

Yargıya da el attı

Veliaht Prens Selman, yolsuzluğun ardından yargıda da büyük değişikliğe gitti. Suudi Arabistan’ın resmi haber ajansı SPA’ya göre 26 hâkim terfi ettirilirken, 30 yeni hakimin de Selman tarafından yayınlanan kararnameyle göreve başlamasına karar verildi.

 

Kasetli tepki

Gözaltına alınan isimler arasında dünyada en tanınmış olan 18 milyar dolar servete sahip Prens El Velid bin Talal’ın kardeşinin genç prensi yerden yere vuran bir ses kaydı ortaya çıktı. Kayıtta bin Talal, Prens hakkında hakarete varan ifadeler kullanırken babası Kral Selman’a ise saygı duyduğunu ifade ediyor. Her ne kadar El Velid ilk Kral İbni Suud’un torunu olsa da, daha gençlik yıllarındayken tahta geçme şansı yok denecek kadar azalmıştı. Ancak El Velid’in babası Talal Bin Abdülaziz, 1960’lı yıllarda krallığın katı yönetim biçimini eleştirmeye başlayınca aile iktidardan uzaklaştırıldı. Yine de El Velid bin Talal yine de zaman zaman yaptığı iktidar çıkışlarıyla da biliniyordu. El Velid Forbes’a verdiği röportajda, “Bu ülkede Kral Abdülaziz’in oğulları ve torunları tahta çıkar. Ben de onlardan birisiyim” diyordu.

 

Game of Thrones’taki ‘Kızıl düğün’ gibi

Siyasi uzmanlar, genç prensin ülkede darbe niteliğinde kararlar alarak tüm muhaliflerini ortadan kaldırmasını Game of Thrones dizisindeki iktidar savaşına benzetiyor. Hatta 50’den fazla Prens, bakan ve işadamının bir anda gözaltına alınıp bertaraf edilmesini de dizide birçok ana karakterin aynı anda can verdiği ‘Kızıl Düğün’e (Red Wedding) benzetiyorlar.

İmamlar ne yapacak?

Veliaht prensin düşmanları da var. Suudi Arabistan’ın eski düzen savunucuları Prensin girişimlerinden rahatsızlık duyuyor. En başta bu kadar genç bir prensin veliaht yapılması, Suudi Arabistan’ın tahta çıkış teamülleriyle örtüşmüyor. Cumartesi günkü operasyonda ulusal muhafızların başındaki Prens Miteb bin Abdullah da gözaltına alınmıştı. Prens Miteb, taht konusunda ciddi bir tehdit olmasa da, ulusal muhafızlar 51 yıldır önce Kral Abdullah, ardından da oğlu tarafından yönetiliyordu. Son gözaltı sayesinde yarım asırlık bir kadrolaşmaya ciddi bir darbe vurulmuş oldu. Haziran 2018’den itibaren Suudi Arabistanlı kadınların araba kullanmasına izin verilecek. Veliaht Prens, reform programını hayata geçirmeye çalışırken dirençle karşılaşacağını biliyordu. Ancak şu anda bu iddialı programa karşı çıkabilecek olan herkesi tasfiye etmeye yönelik bir demir yumruk stratejisi izliyor. Şu anda ülkede veliaht Prens’in vizyonuna karşı çıkabilecek olan herhangi bir güç odağı kalmadı. Prens Muhammed, gelecek yarım asır boyunca Suudi Arabistan’ın kralı olabilir ve ülkenin gidişatını radikal biçimde değiştirebilir. Suud hanedanı içerisinde Prens Muhammed’in çok fazla güce çok erken yaşta eriştiği yönünde dillendirilen sıkıntılar var. Ancak asıl önemli olan uzun vadede muhafazakâr kesimin nasıl bir tepki vereceği.

Vahabiler sessiz

Suud hanedanı, Vahhabi imamların sağladığı meşruiyetle ülkeyi yönetiyor. Şu ana kadar imamlar yetki alanlarının daraltılmasına ses çıkarmadılar. Eylül ayında kadınlara araba kullanma izni verilmesine de ses çıkarmadılar. Ancak Batılı değerlerin ülkeye giderek daha yoğun biçimde girmesine, sinema salonlarının açılmasına nasıl tepki verecekleri belirsiz. Diğer yandan Suudi Arabistan’ın devasa iş dünyasının yolsuzluk operasyonlarına ve tasfiyelere nasıl yaklaşacağı da bilinmiyor. Uluslararası yatırımlar ülkeye gelmeye devam edecek mi yoksa Suudi Arabistan’dan kaçacak mı? En önemli soru ise Prens Muhammed genç nüfusa istihdam taahhüdünü yerine getirebilecek mi? Cumartesi günü başlayan tasfiye daha temiz ve iyi bir Suudi Arabistan’ın başlangıcı mı, yoksa ülkeyi bir arada tutan yapının çözülmeye başladığı gün mü olacak? Bu sorunun yanıtını bize tarih verecek.