AK Parti'den İstanbul açıklaması!

AA |  08 Nisan 2019 Pazartesi - 17:12 | Son Güncelleme : 08 04 2019 - 19:22

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz İstanbul’daki yerel seçim sonuçlarına itiraz sonucunda AK Parti'nin hanesini yazılan rakamları açıkladı. Yavuz,"Sadece geçersiz oy sayımından AK Parti lehine kaydedilen oy sayısı 5 bin 69 oydur. Daha da artacaktır bu. Bu rakam yüzde 88,5 itibarıyla" ifadelerini kullandı.


 AK Parti İl Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, rakiplerinde sadece kendi tezlerini desteklemek amacıyla bir parça olanı, biteni  hafife alan ve şüphe uyandırmaya dönük bir takım hamleler gördüklerini ancak  ileri sürdükleri rakamları ve belgeleri tamamen çürüten veya ona karşı çıkan bir  bakış açısı ya da karşı görüşün beyan edilmediğini söyledi.  Sundukları belge ve bilgilere karşı çıkılmamakla birlikte kamuoyunun  kafasının karıştırıldığını anlatan Yavuz, "Bu bilerek ve istenerek yapılıyor.   Bugün yapılan açıklamaları irdeledim. Mesela CHP yetkilileri önce açıklamalar  yaptılar. Bu açıklamalara baktım, Kemal Kılıçdaroğlu'nun sadece çok isabetli bir  ifadesine rastladım. O da şu, 'Olay bir demokrasi olayıdır' diyor. İşte bu doğru  ama biz de bunun için mücadele veriyoruz. Demokrasimiz şaibe altında kalmasın,  arındıralım onu, gölgeden uzaklaştıralım, şüpheden arı hale getirelim ve kimsenin  kafasında soru işareti kalmasın. Eğer mesele Sayın Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi  demokrasi meselesi ise kendilerinin de yardımcı olması gerekir." diye konuştu. Yavuz, Kılıçdaroğlu'nun "Oylar sayılmasın diye itirazda bulunmadık."  dediğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
 
"CHP İl Başkanlığı tarafından ilçe seçim kurulu kararlarına karşı il  seçime gidildi ve İl Seçim Kurulu da bugüne kadar Türkiye siyasi hayatında  görülmemiş bir kararın altına imza attı. Tedbir kararı. Bugüne kadar seçim  kurulları bir tedbir kararı vermemiş ama ilk kez CHP müracaatı üzerine İstanbul  İl Seçim Kurulu tedbir kararı vermiştir sayımla ilgili. Çok acele toplanarak da  bu kararın verilmiş olması, çok hızlı bir şekilde ve bugüne kadar olmayan şekilde  verilmiş olası gerçekten manidardır. Bu konuyu salt Sayın Kılıçdaroğlu'nun sayıma  itiraz etmiyoruz sözüne karşılık cevap olsun diye vermeye çalıştım."
 
 CHP genel başkan yardımcıları ile il başkanının bazı oranlar verdiğini  anlatan Yavuz, söz konusu oranların doğru olmadığını söyledi. Yavuz, CHP'li yetkililerin sandıkların yüzde 92'sinin açıldığını  söylediğini belirterek, bunun da kesinlikte doğru olmadığını ifade etti. Gündeme 3 bakanın istifası ile ilgili bir meselenin getirildiğini  vurgulayan Yavuz, "Demokrasinin üstünde bir şaibe oluşmasın derdindeyiz. Siyasi  şov ve çıkışların ötesinde çok teknik ve hukuki yorumlarda bulunuyoruz. 3 bakanın  istifa etmesi ile bu seçimin ne alakası var. 3 bakanın istifa şartı 16 Nisan 2017  referandumuyla ortadan kalktı." dedi.
 
  Bunun neden durup dururken gündeme getirildiğini soran Yavuz, "Bir  şeyleri saklamak için mi diye sorasım geliyor. Bir şeyin üstüne gitmeyelim,  hedefi şaşırtalım, başka yere kaysın odağımız diye mi yapılıyor merak ediyorum."  ifadelerini kullandı.
 
 "Hukukun dışına çıkan hiçbir hamlenin sahibi olmadık"
 
Yavuz, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye devam etmeye ve rakamlar ne ise  onu aktarmaya devam ettiklerini dile getirerek, şöyle konuştu: "Biz hukukun dışına çıkan hiçbir hamlenin sahibi olmadık, hiçbir adımı  da atmadık, atmayız da. Ne olacaksa hukuki zemin içinde olacak ve o ölçüler  içinde olacak ama Anayasanın 138. maddesi, 'mahkemelere ve hakimlere emir ve  talimat verilmeyeceğini, genelge gönderilmeyeceğini, tavsiye ve telkinde  bulunamayacağını' ifade ediyor. CHP yetkililerinin kaç gündür YSK'ya dönük parmak  sallar gibi bir tarzla baskı yapması, tehditvari yaklaşımlar sergilemesi acaba bu  Anayasanın 138. maddesine göre nerede duruyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz asla  hukukun dışına çıkmayacağız, yasal yolları denemek hakkımız ve sonuna kadar bu  hakkı deneyeceğiz, bu yollara tevessül edeceğiz."
 Ali İhsan Yavuz konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizim yaptığımız şu, dedikleri gibi sandıktan çıkanı kabul etmemek  değil. Bizim yaptığımız bilakis sandığa ne girmiş ise girdiği şekilde onun  çıkması ve kayıtlara da tam o iradeye göre kaydedilmesidir. Bizim başka bir  muradımız yok. Yine bizim yaptığımız, insanları yanıltmak değil, her şey tam  olarak ortaya çıksın diye belgeleri, bilgileri derliyoruz, toparlıyoruz  ve açık,  aleni bir şekilde kamuoyu ile paylaşıyoruz. Kamuoyu her şeyi bilsin diye.Bizim yaptığımız, demokrasinin üzerine gölge düşmesin, sorumlular  tespit edilsin ve gerçek net bir şekilde ortaya çıksın. Şaibeler kalksın  derdindeyiz. Amacımız, organize usulsüzlüğü yapanları yaptıranları ve tüm  bağlantılarını belirlemek ve seçim hukuku kapsamında gerekli itiraz yollarını  denemek ve kullanmak ama bir yandan da ceza hukuku açısından sorumlularla ilgili  suç duyurusunda bulunmak ve  sorumluların hak ettiği cezayı almasını  sağlamaktır."
 
 
 Sayımlara dair bilgi veren Yavuz, "Maddi hata düzeltmelerinin yüzde  80'i aleyhimize cereyan ediyor. Bu nasıl oluyor? Yüzde 80'i bizim aleyhimize,  yüzde 20 kadarı CHP aleyhine. Yüzde 80 nerede, yüzde 20 nerede. Bakın 5 tane oy  bizden gitmişse 1 tane oy da CHP'den gitmiş gibi görünüyor. Onun için zaten fark  azalıyor. 29 binlerden 15 binlere şu an itibarıyla 14 binlere inmiş görünüyor.  CHP yetkilileri nasıl bir algı oluşturmaya çalışıyor? 'Sizden de var, bizden de  var.' Rakamları koy ortaya biz koyduk. Bu AK Parti'nin derdi değildir,  olmamalıdır. Kılıçdaroğlu ve CHP yetkililerinin bu konudaki yanılgıları ve  düştükleri hata şudur, bu sanki sadece AK Parti'nin derdidir gibi bakıyorlar.  Biz, seçimi alalım da nasıl alırsak alalım. Her yol mubahtır anlayışını  besliyorlar." diye konuştu. Yavuz, seçimdeki usulsüzlüklerin üstüne gidilmesi gerektiğine vurgu  yaparak, bütün partilerle beraber hareket ederek, bunların temizlenmesi  gerektiğini söyledi.
 Maddi hata düzeltimlerine de değinen Yavuz, şöyle devam etti: "Boş verin, üstüne gitmeyin.' diyorlar. 'Bırakın da bu işin peşini,  mazbatamızı alalım.' diyorlar. Yangından mal kaçırırcasına davranıyorlar. Bunu  bizden kimse beklemesin. Bizim bize emanet edilen her oya sonuna kadar sahip  çıkmak görevimizdir. Hatta bu bizim için vecibedir. Görevdir. Yaptığımız da bu.  Dün paylaştıklarımız vardı. Birtakım istatistikleri paylaşmak istiyorum. En  sonunda da  neden 'Organize usulsüzlük' dediğimizi aktaracağız. 3 konuda  çalışmamız oldu. Maddi hataların düzeltimi, geçersiz oyların sayımı ve tüm  oyların sayımı. Sadece geçersiz oyların sayımından AK Parti lehine kaydedilen oy  sayısı 5 bin 69'dur. Daha da artacak bu. An itibarıyla yüzde 88,5'i sayıldı. 5  bin 69 oy bizim aleyhimize kaydedilmiş gibi görünüyor. Bunlar sadece geçersiz  oyların sayımıyla ilgilidir. Zaten CHP yetkilileri aday da başta olmak üzere hep  manipülasyon ve algı derdine düştükleri nokta tam bu noktadır. Tüm oyların 5,9'u  sayılmıştır. CHP yetkilileri bugün iki rakam telaffuz ettiler. Birisi yüzde 93,  birisi yüzde 92. Bir CHP'li yetkili geçersiz oyların sayımı yüzde 92 veya 93  demişse ben çıkıp özür dileyeceğim. Oyların sayımı demişti. Kaldı ki orada da  yüzde 93 sayım yok. Orada da yüzde 88 sayım var. Ama oyların sayımı dediğimizde  tablo budur. Bu bize ne gösteriyor? Şu anda tüm oyların sayımı anlamında sadece  yüzde 5,9'u. Yuvarlak şekilde yüzde 6'sı sayılmıştır. Yazık değil mi?"
 
 
Yavuz, sadece yüzde 6'lık bir kısmın sayıldığını yineleyerek, bütün  oyların sayılmasını istediklerini kaydetti.  Kurulan ekrandan kime ne kadar oy yazıldığını gösteren Yavuz, "1  Nisan'da 29 bin olan, 2 Nisan'da 24 bine, 3 Nisan'da 21 bine iniyor ve böyle  devam ediyor, 19 bin, 18 bin, 17 bin, 15 bin ve bugün 14 binleri görüyorsa ki  gördü, demek ki ortada bir yolsuzluk var, bir oy yolsuzluğu var, suistimal var,  usulsüzlük var. Bu kesin var da biz bunun bir tarafına organizeli diyoruz. Bu  usulsüzlük kesin var. Başka türlü bu olmaz. Dün anlatmaya çalıştım. Siyasi hayatı  süresince bu işleri içinde oldum. Bir ilde birkaç taneyi geçen kaydırmaları ya da  sehven yazılmış rakamlar görmedim. Ama burada yüzlercesi var. Binlerce problemli  iş ve işlem var. Bunların hepsinin üst üste gelmesi mümkün mü? Değil. Gelmiş. O  zaman gelmişse biz bilgilerimize dayanarak söylüyorum, daha biz bütün belgeyi ve  bilgiyi tam çıkartmadık. Ama var olan sizinle paylaştıklarımız organizeli bir suç  işlendiğini ve organizeli bir usulsüzlük yapıldığını bize çok net gösteriyor.  Nereden nereye indi. Daha oyların yüzde 6'sı sayılmışken. Neden organizeli  usulsüzlük neden diyoruz. Dün bir örnek vermiştik Büyükçekmece'den. Biraz daha  netleştirelim isterseniz Büyükçekmece'yi." ifadelerini kullandı.
 
 
Konuşmasının devamında Büyükçekmece'deki usulsüzlük iddialarına  ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, şunları söyledi: "Büyükçekmece Belediyesinde çalışan bir işçi, nüfus müdürlüğünde  görevlendirilmiş. Geçici görevlendirmeyle. 28 Mart 2017'de. Bu kişinin görevi  nüfus kayıt örneği, yerleşim belgesi ve çok dilli belgeleri tanzim ederek  vatandaşa vermek ve ilçe nüfus müdürlüğü tarafından verilen diğer işleri yapmak.  Bu kişi ne yapıyor? Bu kişi sahte belge düzenliyor. Birtakım işlemler yapıyor. Bu  353 kişi Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunan kişilerin adedini  gösteriyor. Mesele bu kadar küçük değil. Bu kişi, 28 Mart 2017'de giriyor, 18  Ocak 2019'a kadar çalışıyor. 17 Ocak'a kadar bütün iş bitiyor zaten. Listelerin  düzeltilmesi hadisesi 17 Ocak'a kadar devam ediyor. 18 Ocak'ta bu fark ediliyor.  Bu alınıyor. Bu kişi 7 bin 486 kişinin kaydından şüphe oluşturacak şekilde,  bunların hepsi şüpheli, hepsi sahte belgelere dayalı. Bu sayı sadece 7 bin 486  kişi. Mesele bundan da ibaret değil. Meselenin içerisinde başkaları da var. Bu  belediyedeki ayak. Bu belediyedeki kişi eliyle yapılanlar. Direkt yapılanlar.  Bunun başka uçları var. Çok organizeli şekilde çalışmışlar. 7 bin 282 kişi ya  İstanbul'un ya da Büyükçekmece'nin dışından.Farkında mısınız? Meselenin  ayrıntısına indiğimizde insanın tüyleri diken diken oluyor. 100 adres değişikliği  formunda kişilerin imzası olmadığı anlaşılıyor. Bu ortaya çıkıyor. Nerelere ve  nasıl yapıyor bunu? Bu kişi 104 boş arsaya kişi kaydediyor. 36 inşaat, 35 sahte  adres... Yok öyle bir adres. 269 ikamet etmeyen, 31 beyanda bulunmayan, 129 boş  daire, 5 konut olmayan... 3 tane tır garajını adres olarak gösteriyor. İki tane  anaokulunu adres olarak gösteriyor."
 
Yavuz, seçmen kaydedildiği iddia edilen yerlerin fotoğraflarını  göstererek, buralara kayıtlar yapıldığını anlattı.Konut olmayan yerlerin adres olarak gösterildiğine vurgu yapan Yavuz,  "11 bin 186 kişinin ikamet kaydının Büyükçekmece'ye getirildiğini tespit etmiş  bulunmaktayız. Şimdi soruyorum. Bir kişinin başkalarından yardım almadan bütün  bunları yapması mümkün mü? Bu işte bir şey demeyelim de ne diyelim, bu işin  peşine düşmeyelim de ne yapalım, biz bunları ortaya çıkarmak için gece gündüz  çalışmayalım da ne yapalım?" dedi.
 
 Belgelerle konuşmaya devam ettiklerini dile getiren Yavuz, "Dün iki  ilçe vermiştim. Başka ilçeler de var demiştim. 298 sayılı yasanın 22. ve 23.  maddelerine aykırı işlem yapıldığını söylemiştim. Bugün size daha çarpıcı rakam  vermek istiyorum. Biz şu ana kadar 13 ilçeyi inceledik, daha hepsini  inceleyemedik. Elimde 13 ilçeye ait veri var. 13 ilçeyi araştırmamızdan ortaya  çıkan sonuç beni gerçekten şaşkına çevirmiştir. Bir hukukçu olarak. 298 sayılı  yasanın 22. maddesi diyor ki 'Kesinlikle ilçe seçim kurulları kamu görevlilerinin  listesini mülki idareden teslim alır. Mülki idare teslim eder. Kesinlikle sandık  başkanlarını ve memur üyeyi kamu görevlilerinin arasından atar. O da kurayla iki  kat oranını çeker sonra engel hali bulunanları çıkartır sonra da sandık  başkanlığına yerleştirir. Sonra kalanları da yine o liste içinden kurul üyesi  olarak belirler. Kim? İlçe seçim kurulu başkanı." diye konuştu.
 
 CHP'nin derdinin gerçeği bulmak olmadığını aktaran Yavuz, şöyle devam  etti:  "Keşke Türkiye'nin ikinci partisi bu halde olsa. Keşke. Türkiye için  çok iyi olurdu. Ama böyle değil. Tam bir hukuk cinayetidir. Neden? Kanun 'Müki  idareden alacaksın.' diyor o almıyor. Kanun 'Aldığın listeden belirleyeceksin.'  diyor, o listenin dışına çıkıyor. Kanun diyor ki 'Hiçbir zaman kamu görevlisi  olmayanı atamayacaksın.' O atıyor. Kanun diyor ki 'O ilçenin dışına  çıkmayacaksın.' çıkıyor. Kanun diyor ki 'O ilin dışına çıkmayacaksın.' O çıkıyor.  Allah aşkına bu kadarının üst üste gelmesi mümkün müdür? Bakınız listeden  görevlendirme 16 bin 491 iken 13 ilçede, listenin dışında 5 bin 21 kişi  görevlendirilmiştir. Daha tamamı değil. Kamu görevlileri listesi veriliyor. Bu  listenin içinden atanmasını istiyor. Ama ilçe seçim kurulları nasıl yapıyorsa  niçin yapıyorsa neden yapıyorsa 16 bin 491'ini o listeden atıyor, acaba listeden  atadıkları da nasıl atanıyor? O da ayrı mesele. 'O listenin kayıtsız şartsız  dışına çıkılamaz.' demesine rağmen kanun 5 bin 21 kişiyle çıkıyor 13 ilçede. 39  ilçede 10 bini geçmez mi? Bence geçecek."
 
  "Bu adeta hukuk cinayeti"
 
  Yavuz, yaşananları "hukuk cinayeti" olarak niteleyerek, "Bu adeta  hukuk cinayeti. Çünkü bu sehven yapılmış bir şey değil, bir değil, iki değil. Biz  bu işin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu mesele burada bitmeyecek, daha  kullanabileceğimiz hukuki yollar ve yöntemler var, bunları sonuna kadar  kullanacağız. Daha YSK nezdinde ileri sürebileceğimiz iddialarımız,  gidebileceğimiz yollar var, onları kullanacağız." dedi.
 
   "Bütün olan biteni 3 günde anlatamam"
 
  AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, anlattığı belgelerin sadece  birkaç örnek olduğunu belirterek, "Bütün olup biteni belgesiyle bilgisiyle  paylaşacak olsak, benim  böyle bir imkanım olsa, gazeteciler karşımda olsa ben  bunu 3 günde anlatamam. Durum o kadar vahim. Bugüne kadar İstanbul'da olanlar...  Sadece Büyükçekmece değil, Büyükçekmece'yi bir örnek olarak öne çektik. Her  ilçede benzer şeyler var." diye konuştu
  Dışarıdan alınanların ne hikmetse genelde akraba olduğuna işaret eden  Yavuz, bunun da nasıl sağlandığını anlamadığını söyledi.
  Yavuz, "Bütün bu belge ve bilgiyi gördükçe diyoruz ki bu, şaibeli bir  hale dönüşmüştür ve bu işin temelini çökerten adeta birtakım sıkıntılar var bu  işin içinde o zaman gelin hukuki yollarla bu işi sağlayalım diyoruz ve onun için  bu adımları atıyoruz."  diye konuştu.   İstanbul'da olanların, daha önceki seçimlerde Yalova'da ve Ağrı'da  olanlardan çok daha fazla olduğuna işaret eden Yavuz,  bütün yolları sonuna kadar  kullanmaya devam edeceklerini anlattı.
 
  Yavuz, Büyükmçekmece'de iddia edilen usulsüzlüğün önüne neden  geçilmediği sorusu üzerine, "Bence her şey yapıldı. Bizim teşkilatlarımız  itirazda bulundu. Bir kısmı, çok az bir kısmı düzeltildi, süre çok az. Demek ki  kurumlar belli şeyleri yetiştiremedi. Suç duyurusunda bulunuldu. Soruşturma  dosyası açıldı ve bu soruşturma dosyasının içinde kişilerin beyanı alındı. 5  kişinin ifadesi alındı, hatta Büyükçekmece Belediye Başkanı ifadeye çağrıldı ama  gitmedi kendisi henüz. Dolayısıyla dosya olgunlaştırılmaya çalışıldı. Geldiğimiz  noktada, bütün araştırmalar yapılınca, dosya olgunlaşınca daha iyi anlıyorsunuz.  2 kişi tutuklu ama işin içinde çok kişi var. Dosya neredeyse tamamlandı.  Geldiğimiz noktada biraz daha net ki bu  organizeli bir usulsüzlük gibi duruyor.  Yoksa bugün ortaya çıkmış bir şey değil." ifadelerini kullandı. Organize usulsüzlükle ilgili kendilerinde çok bilgi olduğunu aktaran  Yavuz,  kamuoyuyla paylaşılan bilgilerin bu kavramı kullanmaya yeterli olduğunu  ancak bunu da ötesinde bilgilere vakıf olduklarını vurguladı.  Yavuz, "Bizce bu meselenin arkasında çok daha farklı şeyler çıkacak.  Mesela böyle biraz daha tartışmaya sebep olacak bir şey atayım ortaya. Bu sandık  başkanlarından, FETÖ kapsamında ihraç edilenler var mı diye ben merak ediyorum  mesela. Buna ilişkin de emarelerimiz var, bilgilerimiz var ama araştırmaya devam  ediyoruz. Muhtemelen şu oldu; bir stratejik akıl, belli kesimleri ve güçleri  birleştirdi ve böyle bir organizeli usulsüzlüğün ortaya çıkmasına sebebiyet  verdi."  diye konuştu.
 
 
 

ETİKETLER

ak parti siyaset haber