.
Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. Başbakan Erdoğan, PKK'nın kaçırdığı gençler için HDP'ye çağrı yaparken, Merkez Bankasını da faiz konusunda uyardı.
İşte konuşmasından satır başları:
"Kış uykusu" filmiyle Altın Palmiye ödülü alan Nuri Bilge Ceylan'ı tebrik ediyorum. Tüm ekibini de tebrik ediyorum. Kültür Bakanlığımıza da verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorum.
Okmeydanı'nda iki vatandaşımız hayatını kaybetti. Ailelerini arayarak başsağlığı dileklerimi ilettim.
Birinci Dünya Savaşı'nın 100. yıldönümünde şunu söylemek durumundayız. Osmanlı ve Selçuklu'nun mirası olan Türkiye Cumhuriyeti baskı ve kontrol altında tutulmak istendi. Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalan borçlar,acılar Türkiye Cumhuriyeti'ne yüklendi. Kürt Alevi vatandaşlarımızın üzerinde iki mesele sürekli kaşındı.
Kürt kardeşlerimize karşı bizim dönemimize kadar ret, inkar, asimilasyon politikaları uygulandı. Alevi kardeşlerimizin varlıkları inkar edildi. Dersim'de yüzlerce Alevi vatandaşımız katledildi. CHP'nin dününde ve bugününde Dersim katliamına karşı tepki gördünüz mü? O işin arkasında duran CHP. Sonu acı biten elim hadiseler yaşandı. Komplo teorilerinin kolaycılığına sığınmadık. Biz Türkiye'nin karşı kaldığı meselelerin farkında olduk. Dışarıdan yapılan tahrikleri, kampanyaları göz ardı etmeyiz. Türkiye'de işler ne zaman iyiye gitmeye başladıysa ülkemizin başına dert açmaya çalışanlar oldu.
YAZIK DEĞİL Mİ BU ÜLKEYE?
İçeride ve dışarıda karanlık eller işbirliği yaptılar. Türkiye'nin enerjisini tüketmek için karanlık senaryoyu devreye aldılar.
Bir başörtüsü meselesini Türkiye 40 yıl konuşmak zorunda kaldı. Yazık değil mi bu ülkeye?
Gezi'de istediklerini elde edemeyenler 17 ve 25 Aralık operasyonlarını hayata geçirdiler, biz orada da dik durduk.Millet bu darbe heveslilerine en güzel cevabı sandıkta verdiler. Şimdi Türkiye'yi mezhep farklılıklarını kaşıyarak ülkeyi karıştırmak istiyorlar. Bir süredir bunun provaları yapılıyordu. Bu hafta sonu Almanyadaydık. Almanya'da bizim oradaki toplantımızın yapıldığı o muhteşem salonun yakınından nehir geçiyor.
ALİ'SİZ ALEVİLERE MİTİNG İZNİ VERİLMİŞ
Oradaki Ali'siz Alevilere miting yapma izni verilmiş. Dert bizim yaptığımız o toplantıyı adeta nasıl sabote ederiz gayreti içinde giriyorlar. Bunlara rağmen Almanya tedbirleri iyi almıştı. 5 ana merkezde o gün bize karşı olan gruplar tarafından gösteriler yapıldı. Ama hiçbiri arzusuna ulaşamadı. Türkiye'de Alevi vatandaşlarımızın kapısına işaretler koyuluyor. CHP'nin vekilleri Alevi vatandaşlarımızı tahrik ediyor. Merhumun kız kardeşinin sesini duydunuz dimi. Siz bu eylemleri yapmamış olsaydınız benim kardeşim ölmeyecekti dedi. Ortada sıkıntı yok. Uğur kendisi cemevine gidiyor. Orada böyle olayla karşı karşıya kalıyor. Yüz yıldır aynı bayat senaryoyu kullanıyorlar. Biz bu bayat senaryonun dışarıdan desteklendiğini söylediğimizde hedefi saptırmaya çalışıyor Okmeydanı’na eli kanlı terör örgütünün dışarıdan desteklenmeyeceğini söyleyecek var mı? Bunların nerede kollandıklarını , beslendiklerini iyi biliyoruz.
CHP SADECE TEAHRİK EDER
DHKP-C'nin kapları Yunanistan'da. Yunanistan yönetimi bunlara darbe indirdi. Kimlerin bu örgütün sırtını sıvazladığını biliyoruz. O malum Tunceli vekili olmak üzere CHP vekilleri o örgütün vekilleri gibi davranıyorlar. Bir CHP’li bunun hesabı sormuyor. Zaten genel müdürün bunlarla ilgilenmiyor. CHP Alevi vatandaşlarımızın duygularını istismar etmekten, onlar üzerinden çatışma senaryolarını beslemekten başka bir şey yapmamıştır. Dersim olayı ile yüzleşme cesareti gösterememiştir. CHP sadece tahrike der.
Alevi vatandaşlarımızın üzerinden hesaplarını görmek isteyenler harekete geçti. Ama dertleri başka. Dertleri Türkiye'yi nasıl güçsüz duruma düşürürüz.
Türkiye artık güçlenme noktasında damarı yakalamıştır.
Hatay'da bazı CHP'li vekiller saldırıya karıştı. Bir tanesi de çıkıp demedi.
Çıkmış Barolar Birliği'nde konuşma yapıyor. Başbakan kırılan cam çerçevenin peşinde diyor. Bilesin ki o cam çerçeveler bir bütünün parçasıdır. Dünyada yalanı bu adam kadar mahir kullanan başka birini bulamaz. Ya bunun özel eğitimi aldı ya da genlerinde var.
B PLANIMIZI DEVREYE SOKARIZ
Şimdi bir mesaj daha veriyorum. Bu mesaj önemli bir mesajdır. HDP'ye çağrı yapıyorum. Diyarbakır Belediyesi önünde şuan eylem yapan anneleri babaları yürekten selamlıyorum.
Gidiyorsunuz, alıyorsunuz ya o yavruları da alıp gelin. Onları alıp gelmediğinizde bizim de B planımız devreye girecek.
Bugüne kadar anneler, babalar tehdit nedeniyle bu acılarını içlerine atıyordu. Bu feryadın duyulmasını o annelerin haklı mücadelesini 77 milyon tarafından desteklenmesini diliyoruz. Biz de anneleri çocukları ile buluşturmak için bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
ÖNCE HADDİNİ BİLECEKSİN
Alman medyasının önemli kısmı ırkçı ifadeler kullanmaktan kaçınmadı. Alman medyası ırkçı ifadelerle bize saldırırken bizim ziyaretimizin ertesindeki AP seçimleri de ırkçı tehlikeyi bize gösterdi. AP seçim sonuçları kaygılarımızın ne kadar haklı olduğunu bir kez daha teyit etmiş oldu. Orada sözde Türk bir siyasetçinin kullandığı ifadeler çok çirkin. Sen nasıl bir demokratsın. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın oraya gelmesi seni rahatsız mı ediyor?
Kusura bakma. Biz saygıyı yerinde en güzel şekliyle bildirmesini de biliriz. Ama önce sen kökenin itibariyle mensubu olduğun ülkenin Başbakan'ı hakkında böyle konuşamazsın. Önce haddini bileceksin. Biz hiçbir zaman onların kapısını kapatmadık.
KİMSİN SEN YA?
İşte bu dediğim zat, diyor ki “Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili kampanya burada yapılamaz.” Kimsin sen ya, ne demek yapılamaz? Bir buçuk milyon insan orada oy kullanacak. Orada da yasal çerçevesi neyse o çerçeve içerisinde kampanyasını yapar. Sen buna engel koyamazsın. Türkiye’de de Almanya seçimleri için oy kullanacaklar varsa, gelirsin sen de burada böyle bir salon toplantısını yapabilirsin. Mesele farklı. Ama alışacaklar, hazmedecekler. Hiç şakası yok bu işin.
Soma’da uluslararası medya kuruluşunun muhabiri olan Türk gazetecinin iki kadını figüran olarak kullandığını yalan haber yaparak servis ettiğini gördük. İkisinin de başlarını örtüyor. Üstü şişhane altı kaval. Sırıtıyor. Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. Bununla insanımızı dünyada farklı gösterecek. Ama devran değişti. Ama suçüstü yakalanıyor. Türkiye’nin imajı yalan haberlerle yıpranacak kadar imaj değildir. O geride kaldı.
Bazıları Avrupa Birliği ne oldu durdu diyorlar. Bunu yazanlara sesleniyorum. Türkiye müzakerelere oturacak ülke bile değildi. Biz geldik.Ben genel başkandım. Başkan Bush’la bu konuları konuştuk. Başbakanlık görevinden sonra müzakerelerin başlatılmasına yönelik kararı çıkarttık. 14 fasıl. Bunların hepsi açıldı mı? Hayır. Ama uygulamalar değişti. AB alınan üyeler uygun olduğu gerekçesi ile değil siyasi kararla alındı. Yaklaşım hala aynı. Biz sabırlıyız. Dersimize iyi çalışıyoruz.
YARIM PUAN İNDİRİP MİLLETLE DALGA GEÇMEYİN
Biz atmosferi balans etmekle görevliyiz. Bu faiz oranı yüksektir. Faiz düşsün ki reel yatırım artsın. Faiz sebeptir, enflasyon neticedir.
Daha önce de kendilerine söyledim ama farklı düşüncedeler.
Yarım puan, yarım puanla milletle dalga geçmeyin dedim.
Biz siyasetçiyiz, halka hesabı biz veriyoruz. Merkez Bankası yöneticileri, sadece kendi kendileri içerisinde bir hesabı yapmak durumundadırlar. Onların hesap verdiği mercii millet değil. Neymiş, bağımsızmış...Ama bilecekler ki biz bu millete er veya geç hesabını vereceğiz. Ha vakti dolar, dolduğu zaman da tabii biz gereğini yaparız. Ayrı mesele. Bu işi çözmek zorundayız."




