Hep istediğimiz filmleri çekeceğiz

MELİS GÜVENÇ / mguvenc@gazetevatan.com |  11 Mart 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 11 03 2018 - 2:30

Buğra Gülsoy, Serhat Teoman, Emre Erkan, Selahattin Töz’ün başrollerini paylaştığı, Teoman ile Gülsoy’un yazıp yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği Mahalle filmi vizyona girdi. Dörtlü, filmlerini ve sinemada nasıl bir fark yarattıklarını anlattı


Bu dörtlü ne zamandan beri beraber? İlk ne amaçla yola çıkmıştınız?

Emre Erkan: 2008’den beri birlikteyiz. Önce Tiyatro Kutu diye bir oluşum içindeydik. 2010’da o dağıldı ve Mert Öner’le Get Yapım’ı kurduk. 2012’de Pragma diye bir oyunla başladık. Ama bu filmin ortaya çıkması iki yıl sürdü. İş yapmak gibi bir telaşımız olmadığı için doğru zamanın gelmesini bekledik. Mahalle’de bir tiyatro metniydi. Ama anlatmak istediklerimiz tiyatro metninden biraz daha taştı. Karakterlerin psikolojik derinliklerini anlatmak istedik, film yapmaya karar verdik. 

Neden iki sene beklediniz?

Serhat Teoman: Filmlerde ticari kaygı oluyor. Tarih belirleyip yetiştirmek için telaş içinde çekiliyor. Böyle yapanların işleri çok zor. Biz;  filmin yapımcısı olduğumuz ve öncesinde kimseye bir sözümüz olmadığı için içimize sinene kadar çektik, kurgusunu ve müziklerini yaptık. Arkasında durabileceğimiz bir film olduğuna karar verdiğimizde seyircinin beğenisine sunduk.Senarist, yönetmen, yapımcı ve oyuncu olarak nasıl bir fark yaratacaksınız?

Buğra Gülsoy: Yönetmeyi seven insanlarız. Sektörden kazandığımızı sektöre yatırıyoruz. Bence böyle bir döngü başlamış oldu. Onur Saylak, Ali Atay gibi isimler de sektörden aldıklarını sektöre yatırıyor. Bizim yolumuz şu anlamda farklı; Get Yapım’ı kurarken hem tiyatroda hem de sinemada kendi sevdiğimiz şeyleri yapmak için yola çıktık. Karar mekanizması biziz, kimseye bağlı değiliz. Bu yüzden sadece istediğimiz işleri yapmaya devam edeceğiz.

Emre: Bir işe başlarken asla bizim dışımızdaki koşulları hesaplamıyoruz. Beraber film yapmak bizim rahatladığımız bir alan. Biz yola sadece kafamızdakini yapmak için çıktık ama yolda tabi ki çok şey öğrendik.

Mesela neydi onlar?

Emre: Bu süreçte karşımıza bir yol arkadaşı çıktı. Fatih Aksoy Med Yapım ile beraber yürüme teklifi sundu. Bu bir şanstı. Ama filmimize ortak olduktan sonra hiçbir şeye karışmadı sadece yanımızda yürüyen bir yol arkadaşı oldu.

Çok özgür bir alanda çalıştık

Seyircinin yapacağı yorumları merak ediyor musunuz?

Serhat: Filmin senaristi, yapımcısı, yönetmeni ve oyuncusu bizdik. Çok özgür bir alanda çalışıp, yapmak istediğimizi yaptık. Ama biri çıkıp filmi beğenmediğinde,eleştirdiğinde bu işin doğrusu bu diyecek kadar egoist de değiliz. Zaten bu grubun bir egosu olsaydı bir arada çalışamazdık.

Buğra: . Bu ekipte kimse kimseye liderlik taslamaz. Çoğu grupta olan tartışmalar bizde olmaz. Bu yüzden yönetmen koltuğunu büyük keyifle paylaştık.Eleştirilere gelecek olursam, eleştirileri harmanlayarak yolumuza devam ediyoruz. Zaten Pragma oyununda veya bu filmde tamam olduk demiyoruz. Daha iyiye gitmek için sürekli kendimizi eleştiriyoruz

Bu ekibin bir sonraki projesi ne olacak?

Buğra: Hazırda bir tiyatro oyunumuz var. Önümüzdeki sezona hazırlıkları tamamlanmış olur. Bu oyunla da üçlememiz tamamlamış olacak. Pragma, Mahalle ve yeni oyun…  İlk başladığımızda hiç böyle üçleme yapmak gibi fikrimiz yoktu. Kendiliğinden gelişti. Pragma’da suç, suçlu ve insan psikolojileri üzerinden seri katillerle yola çıktık. Mahalle’de bu kez bambaşka bir suçlu psikolojisi üzerine çalıştık. Yeni oyun da bu üçüncüsünü tamamlıyor.

Komediye yeni bir soluk getirdik

Mahalle nasıl bir film?

Buğra: İçinde gerilimi, dramı olan aslında bir kaza mizah.

Serhat: Komediye yeni bir soluk getireceğine inanıyoruz. Sektördeki komedi anlayışında çok aynılaştık. Komedi sinemamız hep tip komiğinden gitmeye başladı. Bu filmde sektöre yeni bir komedi kapısı açıyoruz. Bu filmde kimse komik olmaya çalışmıyor. Aksine gergin ve ciddiler. Ama gerçek insanların içine düştüğü durum çok komik. Bu durum komiğini yeni bir güldürüyle sunuyoruz. İnsanlara bu filmde mahalledeki ön yargıyı izletirken güldürmeyi de vaad ediyoruz. Ön yargıları bıraktığınız zaman karşınızdaki insanı tanımaya başlarsınız. Film de bunu anlatıyor. İletişime geçin, sorgulayın, anlamaya çalışın diyoruz.

Selahattin Töz: Seyirci bu filmde karakterlerle ve olaylarla arasında bir empati kuruyor. Kendi başına gelebilecek en uç durumu görüyor. Bu film aslında bir beceriksizlik hikayesi. Çünkü biz niyet edip beceremeyen adamlara gülüyoruz. Bu onlar için çok dramatik ama niyet ettikleri şey onların becerebilecekleri bir şey değil.

Yakın arkadaşlarınız yönetmen koltuğunda nasıllardı?

Selahattin: Benim ilk sinema filmim.Çok sevdiğim arkadaşlarımın filmi olduğu için hiç sorgulamadan dahil oldum.  Ve gördüm ki oyunculukları dışında yönetmenlikleri de çok iyi. Bu kadar iyi olmalarına şaşırdım. Hatta hayatlarına yönetmen ve senarist olarak devam etmez misin diye çok sordum. Çünkü gerçekten çok iyiler.

Tamamen kamera arkasına yönelmek gibi bir durumunuz olabilir mi?

Buğra: Ölene kadar oyunculuk yapmaya devam edeceğim. Ama yazmayı ve yönetmenlikle bir dünya kurmayı çok seviyorum. Hayatım boyunca bunlar hepsi birbirine paralel gidecek. İleriye dönük hayaller kurmuyorum. Ürettiğim şeyde kendimi var etmeyi seviyorum.

Serhat: İlk yola çıktığımızda kendimizi bunu yapmaya zorunlu hissetmiyorduk. Yol kat ettikçe yeni şeyler çıktı karşımıza. Biz sadece deniyoruz ve denemekten korkmuyoruz. Denemeye devam edeceğiz.


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
21. yüzyılda ne ile karşı karşıyayız?
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep