Gazete Vatan Logo

Erdoğan'dan sığınmacılar için flaş öneri!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Dünya İnsan Zirvesi'nde BM Genel Sekreteri ile basın toplantısı düzenledi. Erdoğan konuşmasında, "Suriye'nin kuzeyinde sığınmacılar için şehir kuralım" önerisinde bulundu.

Erdoğan'dan sığınmacılar için flaş öneri!

"Terörden arındırılmış, güvenli bölge olarak Suriye'nin kuzeyinde bir bölge kurulması teklifimiz var, Türkiye olarak. 'Orada yeniden bir şehir inşa edelim' diyoruz ve inşa ettiğimiz bu şehre Suriye'den göç etmek isteyenleri yerleştirelim, Türkiye'de kamplarda yaşayanları oraya yerleştirelim.

Bunu dünyadaki gelişmiş ülkelerin liderleriyle görüştüm. Sayın Obama'yla da görüştüm, Sayın Merkel'le, Şansölyeyle dün de görüştüm. Ve hala da görüşüyorum, görüşeceğim. Fakat tabi herkeste şu endişe var. 'Bunun güvenliği ne olacak?'



Ben de diyorum ki, şu anda hani bir zamanlar Amerika - Meksika arasında, malum güvenlik hattı vardı, Kıbrıs'ta yeşil hat var, o da bir güvenlik hattı. Buralarda bunu nasıl sağlamışsak, nasıl başarmışsak, orada da uçuşa yasak bölgeler ilan ederiz ve BM burada gerekli güvenlik tedbirini alır, hatta hatta gerekirse NATO'yu devreye sokmak suretiyle buranın güvenliği temin edilir. Yeter ki biz terör örgütünden, DAİŞ'ten, PYD, YPG, bunlardan ne yapmayalım? Çekinmeyelim, korkmayalım ve tüm terör örgütlerinin üzerine korkusuzca gidelim.

Şunu unutmayalım ki eğer biz teröristler kadar cesur değilsek insanlığın bağımsızlık mücadelesini veremeyiz."

Haberin Devamı

Ban Ki-mun'un konuşması şöyle;

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Mun, dünyada yıllık insani yardım ihtiyacının 15 yıl içinde 12 kat arttığını ve 245 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Maalesef krizler devam edecek gibi görünüyor." dedi.
Dünya İnsani Zirvesi'nin kapanış toplantısında konuşmasına Türkçe olarak "Hepiniz hoşgeldiniz" sözleriyle başlayan Ban, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ve Türk halkına misafirperverliği ve insani yardım faaliyetlerinde liderlik üstlendiği için teşekkürlerini iletti.
Dünya İnsani Zirvesi'nin ilk kez düzenlendiğini ve hem içeriği hem de düzenleniş biçimi bakımından benzersiz olduğunu vurgulayan Ban, "Bu zirve daha önce hiç yaşanmadığı ölçüde insani trajedilerinin yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor. Artık elde ettiğimiz bilgi ve birikimle birbirimizin ihtiyaçlarına cevap verebilecek konumdayız." diye konuştu.
Artık 5 temel sorumluluk alanında harekete geçmek gerektiğini ifade eden Ban, bu alanları "Siyasi liderlik, insanlığı koruma altına alacak normların uygulanması, bu süreçte hiç kimsenin tecrit edilmemesi, yardımların eksiksiz bir şekilde ulaştırılması ve insanlık değerlerine yatırım yapılması" olarak sıraladı.
BM Genel Sekreteri Ban, bu nedenle devletlere, mağdurlara, sivil toplum kuruluşlarına, özel sektörlere ve bölgesel kuruluşlara, "Lütfen BM’ye katılın bu konuda bizlerle elele verin ve kalıcı sonuca birlikte imza atalım" çağrısında bulundu.
Ban, şöyle devam etti:
Zirveye 173 ülke katıldı. 55 devlet ve hükümet başkanı yer aldı. 350 özel sektör kuruluş temsilcisi ve binlerce kişi bu zirveyi onurlandırdı. Hem sivil toplumdan hem de diğer sivil toplum kuruluşlarından pek çok kişi enerji ve dinamizmleriyle kararlılıkla bu zirveye katıldılar ve katkılarını sundular. Şimdiye kadar başardıklarımızla gurur duyabiliriz ancak birlikte bir adım ileri taşımamız gerekiyor elde ettiğimiz başarıları. G7 liderlerinden bazılarının burada olmalarını beklerdik, özellikle de Almanya Başbakanı Angela Merkel’in. Çünkü bu ülkeler insani eylem faaliyetlerinde finansman desteği sağlıyorlar. Özellikle de siyasi çözümlerin bulunması aşamasında onların katkısını sürekli olarak bekliyoruz. Şimdiye kadar 400’den fazla kurum, kuruluş ve diğer gruplar, bin 500 taahhütte bulundu zirve kapsamında. Bu atılan adımlar dönüşüm niteliğinde değişimi beraberinde getirecek."
Kriz ortamlarında çocuklara ve gençlere nitelikli eğitimin ulaştırılması gerektiğini anlatan Ban, müzakere ve anlaşmanın yatırımların etkinliğini artıracağını, küresel hazırlık ortaklığının 20 farklı ülkeyi, özellikle de krizlere maruz kalan ülkeleri hazırlıklı hale getireceğini vurgulayarak, "Aynı zamanda, direnci artırmaya dair ortaya koyduğumuz taahhüt milyonlarca kişinin ve topluluğun krizler karşısındaki direncini ve gücünü artıracaktır." dedi.

Haberin Devamı