Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan erken emeklilik açıklaması!

AA |  16 Kasım 2019 Cumartesi - 14:48 | Son Güncelleme : 16 11 2019 - 17:02

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih, Silivri, Topkapı ve Zeytinburnu Sosyal Güvenlik Merkezleri Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Enflasyon rakamları hakkında açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Faiz yüzde 40'a doğru gitmişti. Merkez Bankası Başkanını görevden aldık. Yeni başkanla beraber yüzde 13'e kadar indi. Enflasyon da inşallah tek rakama inecek" dedi.

Erken emeklilikle (EYT) ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçmişte faize ödenen paraların doğrudan millete kullanılmasından rahatsız oluyorlar. Tutturmuş bir EYT, iskandinav ülkelerinin hepsi bu uygulama ile battı. Niçin erken emeklilik Ne zaman emekli olması gerekiyorsa o zaman emekli olsun ve parasını en güzel şekliyle alsın" ifadesini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Topkapı  Kampüsü'nde düzenlenen Fatih, Silivri, Topkapı ve Zeytinburnu sosyal güvenlik  merkezleri toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, ülkenin risk priminin,  dolayısıyla borçlanma maliyetinin sürekli azaldığını dile getirdi. "Borsamız ne oldu? Şu anda 105, orayı yakaladık. Biz geldiğimizde  neydi biliyor musunuz? 11'di, 11. Şimdi bak 105, 106 buralara geldi. Enflasyon, aylık enflasyon olarak söylüyorum yüzde 8,6 ile son 1,5 yılın en düşük seviyesine  indi." diyen Erdoğan, ekonomik güven endeksinin son 15 ayın zirvesine çıktığını aktardı. Erdoğan, faizlerin gerilemesinden, konuttan otomobil satışlarına kadar  her alanda gözle görülür bir hareketlenme başladığına işaret ederek, "İnşallah bu  olumlu gelişmeler devam edecek ve Türkiye hak ettiği seviyeye ulaşacak." diye  konuştu.
 
"TÜM  DÜNYAYA ÖRNEK OLDUK"
 
Türkiye'nin gerçekleştirdiği sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri reformunun tüm dünyaya örnek olduğunu vurgulayan Erdoğan, pek çok devletin benzer  bir sistem kurmak için harekete geçtiğini ama çoğunun bunu başaramadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika gibi dünyanın en zengin ülkelerinden  birinin dahi bu konuda hedeflerine ulaşamadığına dikkati çekerek, şunları  kaydetti: Nüfusunun neredeyse tamamını sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri  şemsiyesi altına almayı başaran Türkiye'nin farkı, kurduğu sistemin  sürdürülebilirliğini de sağlamasıdır. Nitekim verilen hizmetlerin hem yelpazesi  genişlediği hem kalitesi yükseldiği halde Sosyal Güvenlik Kurumumuzun  gelirlerinin giderlerini karşılama oranı yüzde 71,5'ten yüzde 89,4'e çıktı.  Üstelik geçtiğimiz 17 yılda emekli sayımız da 6,5 milyondan, 12,9 milyon  seviyesine ulaştı. Buna rağmen sosyal güvenlik sistemimizin kendi kendini finanse  etme oranı çok yüksektir. Geçmişte ülkenin diğer tüm hizmet alanları gibi sosyal  güvenlik sistemini de çökertenler, bugün hiç yüzleri kızarmadan karşımızdaki bu  tabloyu küçümsemeye, hatta kötülemeye çalışıyorlar.
  
"BUNLARI İYİ TANIMASI LAZIM"
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşması sırasında CHP Genel  Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemdeki hastanelerin  durumunu gazeteci Savaş Ay'ın programından kesitlerle vatandaşlara izletti. Görüntüler üzerine Erdoğan, "Tablo bu. Yani Bay Kemal'e beş tane koyun  teslim edin, inanın kaybeder gelir. Yapacağı bir şey yok. İşte, en dinamik,  kendini güçlü hissettiği zamanda kendisine SSK'yi verdiler, hal ortada. Ne diyor  bir de? '10 yıl önce daha iyiydi, bugün daha kötü.' diyor. Şecaat arz ederken  sirkatin söylüyor. Benim milletimin bunları iyi tanıması lazım. Hak ve  hakkaniyetle bağdaşmayan bu gayretlerin gerisinde eski dönemdeki başarısızları  örtme niyeti var." diyerek, vatandaşlara şehir hastanelerinden de görüntüler  izletti.
 
O dönemlerde doğum yapan annelerin, ölülerin hastanelerde rehin  tutulduklarını aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: İşi gücü bu, gene bir şey söyleyecek tabii. 'Zarar ediyor.' Ben ne  dedim, halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir  nefes sıhhat gibi yani halkıma hizmetten dolayı zarar ediyorsak edelim, edelim.  Şu hali görüyorsunuz bakın. Bunlar benim Ahmet'ime, Mehmet'ime, Ayşe'me, Fatma'ma  layık değil mi? Ama bunu çok görüyorlar ya... 'Zarar ediyor.' diyor. Halkıma  hizmette zarar ediyorsak edelim ama bunlar götürdüler hep, götürdüler. Onun için  de halka hizmet veremediler. Kirli, giyilmiş poşetleri tekrar vatandaşıma  sattılar. Kan revan içindeki o serum şişileriyle ne yazık ki tuvaletleri,  banyoları doldurdular. Sağlam girsen hasta çıkarsın o hale getirdiler.
 
"DÜNYA BİZİM SİSTEMİMİZİ UYGULAMAYA ÇALIŞIYOR"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bütçe  transferlerine yönelik eleştirilerin çoğunun, bunların ne anlama geldiğinin dahi  bilinmeden yapıldığını belirterek, şunları dile getirdi: Birileri Türkiye'nin sosyal devlet alanında geldiği seviyeyi  anlamakta zorluk çekiyor. Daha da vahimi geçmişte faize ödenen paraların doğrudan  millete hizmet için kullanılmasından da rahatsız oluyor. Anayasamıza göre zorunlu  olan genel sağlık sigortasına 30 yıl boyunca niçin geçilemediğini izah  edemeyenler, yapılan işlere kulp takmada yarışa giriyor. Geçmişte SSK'yi iflas  ettirenlerin bugün erken emeklilik başta olmak üzere, teklif ettikleri her  uygulamayla aynı amacı güttükleri bir gerçektir. Tutturmuş 'erken emeklilik.'  İskandinav ülkelerinin hepsi bu sistemle battı ve bizim ülkenin başına da bu  erken emekliliği dolayanlar maalesef bunun bedelini ödeyecekler ve ödediler.  Niçin erken emeklilik? Bırakalım ne zaman emekli olması gerekiyorsa o zaman  emekli olsun ve parasını da en güzel şekliyle alsın. Hem erken emekli olduğu  zaman ideal olan ücreti alamayacak hem de ikinci bir iş aramak suretiyle de  ikinci işle, işsizliğe ne yazık ki öncü olacak. Sosyal güvenlik sistemimizin  çökmesini istemelerinin zaten tek sebebi, böylece oluşan kaos ortamından  kendilerine siyasi rant devşirme hesabıdır.
 
"ASLA YOKUM"
 
Bu hesabın kötü, şer ve zararlı bir hesap olduğunu dile getiren  Erdoğan, "Biz bunu politik hesaplarla yapmayız ve yapmayacağız da. Arkadaşlarıma  söylüyorum, beni bu yola asla teşvik etmeyin. Milletimin faydası neredeyse ona  varım, milletimin ve ülkemin zararına olan bir şeye asla yokum. Seçim kaybetsek  de yokum. Bütün dünya bizim sistemimizi kendine uyarlamaya çalışıyor, bizdeki  bazı köhne zihniyetler sistemi çökertmek için hinlik peşinde koşuyor." diye  konuştu.
 
"İSTİKBALE SAHİP ÇIKACAĞIZ"
 
Erdoğan, rakamların, verilen hizmetlerin, yapılan işlerin ve sonucun  ortada olduğunu vurgulayarak, milletin evinde, iş yerinde, okulunda, hastanesinde  her yerde bu gerçekleri bizzat gördüğünü aktardı.
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin eski Türkiye'yi hatırlamayacağını,  yaşı 35'in üzerinde olanların o günleri iyi bildiğini, tüm bu alanlarda eski  Türkiye'de yaşanan sıkıntıları, yoklukları, sefaleti kelimelere dökmenin dahi zor  olduğunu dile getirerek, "Allah bir daha bize o günleri göstermesin. Elimizdeki  imkanlarla sıkı sıkıya biz inşallah istikbale sahip çıkacağız." ifadelerini  kullandı.
 
"TERÖRİSTLERLE BERABER YÜRÜDÜ"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin içerideki kazanımları artırarak  devam ettirmesinin bölgesinde ve dünyada güçlü bir devlet olarak varlığını  sürdürmesinden geçtiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: İşte en son Amerika seyahatini izlediniz. Amerika seyahatinde  yaptığımız görüşmeler, vardığımız neticeler ve Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili  Mehmetçiğimizin özellikle Suriye'nin kuzeyinde aldığı başarı ve kazandığımız  hamdolsun o mücadele bir şeyi ortaya koyuyor. Bu millet bir şeye inandı mı bunu  başarır. İstiklal Marşı'mızda ne diyor Akif, 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan,  şüheda/Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda/Etmesin tek vatanımdan beni  dünyada cüda.' Evet Mehmedimiz öyle gitti. Fakat enteresan bir şey var. Şimdi  Mehmedimiz orada şu ana kadar 11-12 şehit verdi ama  Mehmedimizle beraber orada  bu mücadelenin içinde olan Suriye Milli Ordusu var. Onlar da 160-170 civarında  şehit verdi ve beraber yürüyerek bu mücadeleyi veriyorlar. Onlar için ana  muhalefet 'terörist' diyor. Ya onlar o toprakların sahibi ve o topraklarda onlar  bizim Mehmedimizle beraber yürüyorlar. Nasıl oluyor da sen onlara terörist  diyorsun? Çünkü onlar teröristlerle beraber yürüdüler. Bay Kemal, teröristlerle  beraber yürüdü, PKK ile beraber yürüdü, PKK'nın destekleriyle beraber yürüdü ve  bu gerçekler belgelerle, filmlerle her şeyiyle elimizde.
 
"BİRBİRİNE KARIŞTIRMAYIN"
 
Türkiye'nin son 6 yıldır ardı ardına maruz kaldığı saldırıların  gerisinde gücünün kırılarak, kazanımlarının sınırlandırılarak hedeflerine  ulaşmasının önüne geçme gayesi olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: Sokaklarımız bunun için karıştırılmak istendi. Ama artık terörü  Güneydoğu'da, Doğu'da büyük oranda hallettik. Ne diyorlar? Kürtler... Kardeşim  öyle bir şeye getiriyorlar ki, YPG ile PYD'yi 'Kürt' diye tanımlıyorlar. Şimdi bu  bir defa benim Kürt vatandaşlarıma saygısızlıktır. YPG ile PYD'yi 'Kürt' diye  tanımlamak saygısızlığın daniskasıdır, onlar teröristtir. Teröristlerle Kürt  kardeşlerimi birbirine karıştırmayalım. Hep söylüyorum, benim şu anda  parlamentodaki grubumun içerisinde 50 Kürt milletvekilim var. Bizim böyle bir  ayrımımız yok. Niye yok? Çünkü biz Kürt'üyle, Türk'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle,  Gürcü'süyle, Abhazı'yla velhasıl yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdik. Biz de  böyle bir ayrım yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan, güney sınırları boyunca terör koridoru kurma  girişiminin Türkiye'yi kendi içine hapsetme projesinin ürünü olduğuna dikkati  çekerek, bu saldırı dalgasının tamamını kararlılıkla ve cesaretle boşa  çıkardıklarının altını çizdi.  
 
"KİMSE TÜRKİYE'NİN BİLEĞİNİ BÜKEMEZ"
  
Sadece bununla kalmadıklarını, tehditleri Türkiye sınırlarının dışında  bertaraf edecek adımlar attıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: Bizi kendi içimize hapsetmeye çalışanlara cevabımızı her alanda  bölgemizde ve dünyada gücümüzü daha çok hissettirerek verdik. Tabii bu uzun  soluklu bir mücadeledir. Ülkemize yönelik saldırıların, önümüze kurulan  tuzakların, maruz kaldığımız haksız baskıların bir süre daha devam edeceği  anlaşılıyor ama şu gerçeği de herkes görüyor. Türkiye bu tür ucuz numaralarla  tehditlerle baskılarla kuşatmalarla teslim olacak bir ülke ve millet değildir. Bu  ülkenin gerisinde binlerce yıllık bir devlet geleneği, kadim bir medeniyet mirası  vardır. Bu ülkenin gücünün kaynağı dünyanın dört bir yanında etkisi hissedilen  zengin kültür birikimiyle her bireyinin gönlüne ve zihnine nakşolmuş sağlam tarih  bilincidir. Biz bu vasıflarımıza sıkı sıkıya sahip çıktığımız sürece Allah'ın  yardımı ve milletimizin desteğiyle kimse Türkiye'nin bileğini bükemez, kimse  ülkemize dik çöktüremez. Suriye'de, Irak'ta, Doğu Akdeniz'de, Libya'da,  Afrika'da, Balkanlar'da verdiğimiz mücadele, dünyanın dört bir yanında  yürüttüğümüz çalışmalar bunun en açık ispatıdır. Başaramadılar,  başaramayacaklar.
 
"TEK MİLLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN, TEK DEVLET"
 
Rabia işareti yapan Erdoğan, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek  devlet. Çünkü biz Türkiye'yiz, çünkü biz Türk milletiyiz. Çünkü bizim arkamızda  yüz milyonlarca kardeşimizin duası bulunuyor. Yeter ki 82 milyon bir olalım, iri  olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Dünyada böyle  bir gücü teslim alacak ne silah ne teknoloji ne para ne siyaset yoktur." dedi. Türkiye'ye silahlı ve silahsız insansız hava aracı verilmediğini  anımsatan Erdoğan, şimdi insansız hava aracı ve akıllı bombayı yaptıklarını,  ürettikleri Akıncı'nın yüksek irtifa uçabilen, beşinci nesil, çok ileri bir  silahlı insansız araç olduğunu ve Türkiye'nin terörle mücadelede en büyük gücü  olacağını vurguladı. Erdoğan, açılışını yaptıkları sosyal güvenlik merkezlerinin hayırlı  olması dilediğinde bulundu.