Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan canlı yayında 'ek tedbir' açıklaması

AA |  21 Temmuz 2021 Çarşamba - 14:03 | Son Güncelleme : 21 07 2021 - 15:28

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti teşkilatları ile video konferansla bayramlaşma programında konuştu.
Erdoğan, 'Salgın çeşitli ülkelerde yeni varyantlarla yükselişe geçse de Türkiye henüz bu tehdidin pençesine düşmüş değildir. Ek tedbirlere gerek kalmadan atlatacağız' dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, her ne kadar Kovid-19 salgını çeşitli ülkelerde yeni varyantlarla  yükselişe geçse de Türkiye'nin henüz bu tehdidin pençesine düşmediğini bildirdi. 
 
Erdoğan, video konferans aracılığıyla düzenlenen, 81 ilin AK Parti  teşkilatıyla bayramlaşma programında konuştu.
 
Konuşmasına partililerin bayramını kutlayarak başlayan Cumhurbaşkanı  Erdoğan, "Bu mübarek bayram günlerinde kestiğimiz kurbanların, eda ettiğimiz  ibadetlerin, yaptığımız hayır ve hasenatın Allah katında kabul olmasını  diliyorum. Mevla'dan tüm Müslümanlar ve insanlıkla birlikte burada bir araya  gelen bizleri daha nice mübarek günlere sağlıkla, huzurla, esenlikle  ulaştırmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.
 
Geçen yılki bayramlar ile bu yılki Ramazan Bayramı'nı salgın  tedbirleri sebebiyle buruk yaşadıklarını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Kurban Bayramı'nıza salgınla mücadelemizde önemli bir mesafe  katetmiş, vaka, hasta ve vefat sayılarını önemli ölçüde düşürmüş, aşılamada ciddi  mesafe katetmiş bir ülke olarak girdik. Yaklaşık 1,5 yıllık aradan sonra bu  bayramı temizlik, maske ve mesafe kurallarına riayet ederek sevinçle idrak  ediyoruz. Her ne kadar salgın çeşitli ülkelerde yeni varyantlarla yükselişe geçse  de Türkiye henüz bu tehdidin pençesine düşmüş değildir.
 
İnşallah hep birlikte aşılamayı yaygınlaştırarak temizlik, maske ve  mesafe kurallarına uyarak bu dalgayı ilave kısıtlamalara gerek kalmaksızın geride  bırakacağımıza inanıyorum. Siz teşkilat mensuplarımızdan bu konuda milletimize  öncü ve örnek olmanızı, insanları teşvik etmenizi bekliyorum. Hep söylediğim gibi  salgın süreci, yol açtığı sıkıntılar ve maliyetler yanında ülkemizin önünde pek  çok fırsat penceresi de açmıştır. Şimdi bu fırsatları kuvveden fiile geçirmenin  aşamasındayız. Sanayi üretimi gayet iyi gidiyor, ticaretimiz canlanıyor,  ihracatımız rekor üstüne rekor kırıyor, turizm sektörü sürekli hedef  yükseltiyor."
 
"Yetişmiş iş gücü adeta karaborsaya düşmüş durumda"
Yatırımcıların en önemli şikayetinin kapasite büyütmek için makine,  üretmek için hammadde ve nakletmek için konteyner bulamamak olduğunu belirten  Erdoğan, "Organize sanayi bölgelerinde yer kalmadığı için sürekli genişletme ve  yenilerini açma çalışmaları var." dedi.
 
Tüm bu gelişmelerin istihdamı da olumlu yönde etkilediğini bildiren  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:
"Pek çok sektörde vasıflı-vasıfsız eleman ihtiyacı had safhaya çıktı.  Bilhassa belli alanlarda yetişmiş iş gücü adeta karaborsaya düşmüş durumda.  Gençlerimiz başta olmak üzere ülkemizin insan kaynağını en verimli şekilde  değerlendirmek için tüm kurumlarımızla yoğun gayret içindeyiz. Türkiye'nin  potansiyelinden, gücünden, büyüklüğünden habersiz şeamet tellalları sürekli  tersini söylüyor. Karanlık bir fotoğraf çizmeye çalışıyor olsa da 2023  hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz.
 
Bu yolda attığımız her adımda, karşılaştığımız engelleri, önümüze  kurulan tuzakları, arkamızdan yazılan kirli senaryoları birer birer boşa  çıkartıyoruz. Ülkemizde artık vesayeti diriltme hayalleri de darbe ile milletin  arasını ve iradesini gasbetme girişimleri de demokraside ve ekonomide elde  ettiğimiz kazanımları geriye götürme çabaları da beyhudedir. Milletimiz en son 15  Temmuz'da bu konudaki kararını ve duruşunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde  ortaya koymuştur. Milletimizle birlikte başardığımız her mücadele gibi önümüzdeki  bu süreci de inşallah hep birlikte zafere ulaştıracağız."
 
"Kıbrıs Türklerinin tek talebi egemen devlet statülerinin  tanınmasıdır"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yaptığı ziyarete değinen  Erdoğan, "Dün ve önceki gün arife gününden başlayıp bayram günü akşam saatlerine  kadar Kıbrıs'ta icra ettiğimiz program, pek çok bakımdan önemliydi. Biliyorsunuz  Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz yıllarca kendilerini sahte vaatler, yalanlarla, iki  yüzlülükle aldatanlara cevaplarını bir süre önce açıkladıkları yeni bir kararla  verdiler. Artık Kıbrıs Türklerinin uluslararası görüşmelerde masadaki tek talebi,  egemen devlet statülerinin tanınmasıdır. Bunun dışındaki tüm teklifler  geçerliliğini yitirmiştir." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rum kesimini ve Yunanistan'ın verdikleri tüm  sözlerden dönmelerine, yapılan anlaşmalara sırt çevirmelerine, Türk toplumunu yok  sayan şımarıklıklarına rağmen ısrarla destekleyenlerin artık bu konuda söyleyecek  sözünün kalmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Şöyle bir hafıza tazelemesi yapacak olursa 1963'ten itibaren Kıbrıs  Türklerine katliam dahil her türlü haksızlığı, hukuksuzluğu, nobranlığı yapan  Rumlardı. Ada'da iki tarafın da temsil edildiği bir devlet formülü için Birleşmiş  Milletler tarafından başlatılan Annan Planı dahil tüm girişimlere 'hayır' diyen  yine Rumlardı. Türkiye'nin gösterdiği iyi niyete rağmen Avrupa Birliği içinde  ülkemizde ve Kıbrıs Türkleri ile ilgili her konuda aleyhimizde çalışan Rumlardı.
 
Yakın zamanda Crans Montana'da masadan kaçan yine de ne yazık ki  Rumlardı. Ada'nın zenginliklerini ve tüm imkanları sadece kendilerine isteyen,  Kıbrıs Türkü'nü ısrarla azınlık görmeye devam eden yine Rumlardı. Öyleyse artık  bizim bu kısır döngüyü sürdürmek için sebebimiz kalmamıştır. Biz Kıbrıs Türkü  kardeşlerimizin egemen devlet üzerine kurulu yeni çözüm teklifini sonuna kadar  destekliyoruz.
 
Artık bizim için Kuzey Kıbrıs, Güney Kıbrıs diye bir olay kalmamıştır.  Bizim için sadece Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin mevcut sıkıntıları içindeki  bağımsız devletler vardır. Ada'daki 2 günlük temaslarımız sırasında Kıbrıs Türkü  kardeşlerimizi, cumhurbaşkanından gençlerine kadar tüm kesimleriyle bu konuda  kararlı gördüm. Kıbrıs Türk Devleti'nin en kısa zamanda geniş bir tanınırlığa  sahip olması için her türlü gayreti sergileyeceğiz. İnşallah yakında bunun somut  neticelerini de görmeye başlayacağız."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'e çok daha farklı bir şekilde girmenin  gayreti içinde olan Türkiye'nin, içeride ve dışarıda yaşadığı sınamaların  boyutunun artacağının ve kapsamının genişleyeceğinin anlaşıldığını belirtti.  Erdoğan, "Ülkemizi, 19 yıldır sürdürdüğü, artık yeni bir safhasına geçmeye  hazırlandığı demokrasi ve kalkınma hattından çıkarmak için uğraşanlar son viraja  girdiklerinin farkındadır. Biz de bu kritik sürecin, ülkemiz ve milletimiz için  taşıdığı önemi biliyoruz. İşte bunun için her fırsatta Cumhur İttifakı'nın  gücüne, AK Parti'nin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıkmasının  ehemmiyetine vurgu yapıyoruz." diye konuştu.
 
Salgın vesilesiyle verilen aranın ardından, normalleşme adımlarına  paralel olarak il ziyaretlerine yeniden başladıklarını hatırlatan Erdoğan, bu  ziyaretlerde katıldıkları programlarda, kadınlar ve gençler başta olmak üzere  vatandaşların ve teşkilatların heyecanının umut verdiğini, çalışma şevklerini  artırdığını söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şu gerçeği sizlere bir kez daha hatırlatmak istiyorum, sahada biz  varsak, her bir vatandaşımızın kapısını çalıyor, elini sıkıyor, gönlünü  alıyorsak, özellikle karşımızdakilerin söylediği yalanlar ve iftiralar sabun  köpüğü gibi patlayıp gidiyor. Ama biz sahayı boş bırakırsak işte o zaman söylenen  yalanlar birer gülleye dönüşüp tepemize düşmeye başlıyor. Bunun için sahayı tüm  gücümüzle kapatacağız. Caddede, sokakta, çarşıda, pazarda, evde her yerde biz  olacağız. Vatandaşlarımızın sevinçli günlerinde de acılı günlerinde de yanlarında  olacağız. Kamudan sivil topluma kadar tüm kuruluşların faaliyetlerinde bizzat  bulunacak, gerektiğinde süreçte vatandaşlarımız adına müdahil olacağız.  Unutmayınız, yarın vatandaşlarımız sandıkta şunun veya bunun değil, AK Parti  olarak sizlerin yaptıklarını, yapmadıklarını sandığa yansıtacak. Dikkat ederseniz  bu söylediklerimi hakkıyla yapmaya, günün 24 saati, haftanın 7 günü az gelir.  Sizlerin planlı programlı, bilinçli, etkili çalışmalarınızla 24 saatin üzerine 24  saat daha, 7 günün üzerine 7 gün daha ekleyerek, bu ağır sorumluluğun üstesinden  geleceğinize inanıyorum."
 
Erdoğan, partinin ana kademesi, kadın ve gençlik kolları dahil tüm  birimlerle genel merkezden köy ve mahalle temsilcilerine, sandık görevlilerine  kadar teşkilatın bu anlayışla çalışması gerektiğini vurguladı.
 
"Türkiye'nin istiklal ve istikbal mücadelesine tarihi bir damga  vuracağız"
Gelecek 2 yıl boyunca teşkilatın yapacağı her işin, sadece seçime  değil, çocuklar ve onların evlatlarının geleceğine yön vereceğine dikkati çeken  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bunları sadece kendimiz bilmekle kalmamalı, milletimize de  göstermeliyiz. Bir tarafta ülkemizi, siyaseti ve ekonomisiyle eski Türkiye'ye  döndürmek isteyenler, diğer tarafta büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa etmeyi teklif  edenler olduğunu milletimize en iyi şekilde anlatmalıyız. Şayet hep birlikte bunu  başarırsak sadece seçimleri kazanmakla kalmayacağız, Türkiye'nin istiklal ve  istikbal mücadelesine tarihi bir damga vuracağız."