Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AB'ye sert tepki!

12 Kasım 2019 Salı - 10:45 | Son Güncelleme : 12 11 2019 - 13:24

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB'ye karşı sert tepki gösterdi. Erdoğan; "Müzakereler bir anda da bitebilir. Takındığınız tavrı iyi bilin" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine ABD'ye yapacağı  çalışma ziyareti öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.
 
Ziyareti, Türk-Amerikan ilişkilerinin içinden geçmekte olduğu sancılı  bir dönemde icra ettiklerini belirten Erdoğan, Trump ile gündemlerinde yer alan  tüm konuları ayrıntılı ve samimi bir şekilde görüşeceklerine inandığını söyledi.
Erdoğan, ziyaret vesilesiyle terörle mücadele başta olmak üzere  güvenlik konularını, askeri ve savunma sanayi iş birliğini, ekonomik ve ticari  münasebetleri de ele alma fırsatı bulacaklarını dile getirerek, "Sayın Trump ile  ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefi  koymuştuk. Bu hedefe ulaşmak amacıyla atılacak adımlar ile yapılan çalışmaları da  görüşmemizde değerlendirme imkanı bulacağız." diye konuştu.
 
 "İstişarelerimiz gerçeklerin anlaşılmasına büyüt katkı  sağlayacaktır"
 
ABD Ticaret Odası'nın ev sahipliğinde yapılacak toplantıyı bu bakımdan  son derece önemsediğini ifade eden Erdoğan, "Türk-Amerikan iş dünyası  temsilcileriyle gerçekleştirilecek istişareler ülkemize yönelik propagandaların  arttığı bugünlerde inşallah gerçeklerin anlaşılmasına büyük katkı sağlayacaktır."  değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"FETÖ terör örgütü meselesi de yine ele alacağımız konular arasında en  üst sıralardadır. 15 Temmuz gecesi demokrasimize saldıran, 251 insanımızı şehit  eden, 2 bin 193 kardeşimizi, evladımızı gazi olarak bugünlerde yine kendileriyle  birlikte yaşam sürdürdüğümüz, ailelerinin aynı şekilde bu yaşamı devam ettirdiği  kardeşlerimizin durumu da bu yapıyla mücadele konusundaki beklentilerimizi bir  kez daha ortaya koymuştur. Pensilvanya'daki terörist başının ülkemize iadesi için  bugüne kadar birçok adım attık, atmayı da sürdüreceğiz. Tüm darbeciler yargı  önünde hesap verene kadar peşlerini bırakmamakta kararlıyız."
 
Washington'daki temaslarda ikili ilişkilerin yanı sıra özellikle  Suriye meselesini de enine boyuna konuşacaklarını bildiren Erdoğan, "Bu bağlamda  DEAŞ ve PKK/YPG gibi terör örgütleriyle mücadelede iş birliği üzerinde duracağız.  Ülkemizin DEAŞ'la mücadelede ödediği bedelleri ve kararlılığını bir kez daha  gündeme getirirken bu sıralar bildiğiniz gibi DEAŞ'lıları ülkelerine iadeye  başladık ve tabii buralarda ciddi bir telaş, artık bir tutuşma süreci de başlamış  bulunuyor. Tabii bugüne kadar biz düşündük bundan sonra da onlar düşünsün, onlar  ne yapacaklarının kararını versinler." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı ile ilgili gelinen son  aşamayı da ayrıntılarıyla konuşma fırsatı bulacaklarına işaret ederek, şöyle  devam etti:
 
"Kendilerine, Amerika'nın PKK/YPG terör örgütüne tıpkı DEAŞ ve diğer  terör örgütleri gibi yaklaşması ve muamele etmesi gerektiğini de söyleyeceğiz.  Tabii bu arada Ferhat Abdi Şahin'in nasıl bir katil olduğunu, nasıl bir terörist  olduğunu ve böyle bir teröristi kendilerinin kabul etmesinin, kendilerinin  bunlarla görüşmesinin yanlış olduğunu da aynen belgeleriyle ifade edeceğiz. Bu  teröristbaşının da Türkiye'mizde bugüne kadar yapmış olduğu bütün terör  eylemlerini resimleriyle, belgeleriyle kendilerine takdim edeceğiz. Bu harekatla  ilgili vardığımız mutabakatın hala tam olarak yerine getirilmediği hususunu da  yine belgelerle kendilerine ifade edeceğiz."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, elindeki kitapçığı göstererek "Güvenli Bölge  konusunda da yine hazırladığımız belgeleri ki bunlardan bir tanesi yani şu anda  Suriye'deki durumu bu şekilde içinde bütün plan, proje çalışmalarımızı da burada  gösteriyoruz. Aynı zamanda da Güvenli Bölge ile alakalı olarak da bölgenin şu  andaki geldiği noktayı da ifade ediyoruz. Burada da özellikle gördüğünüz gibi  Irak sınırıyla Cerablus'a kadar olan bölgenin burada bizim sınırımız, Suriye  sınırı olmak üzere bu da yeni bu güvenli bölge tablosu içerisinde haritada yerini  alıyor." şeklinde konuştu.
 
Resmi temaslarının ardından Maryland eyaletindeki Amerika Diyanet  Merkezi'ni ziyaret edeceklerini aktaran Erdoğan, 2 Nisan 2016 tarihinde açılışını  yaptığı bu merkezin camisiyle, kütüphanesiyle, misafirhanesiyle, derslikleri ve  diğer müştemilatıyla Türkiye'nin Amerika'daki gurur kaynaklarından biri olduğunu  söyledi.
 
 
Merkezin kısa sürede Amerikalı Müslümanların buluştuğu, öğrencilerin  kaldığı bir yer konumuna geldiğini ifade eden Erdoğan, "Çok çeşitli, verimli  tartışmaların da olduğu bir merkez haline geldi. İnşallah burada vatandaşlarımız,  soydaşlarımız ve Amerikalı Müslüman kardeşlerimizle bir araya geleceğiz." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlişkilerimizdeki sisli havaya rağmen Başkan  Trump'la sorunların çözüme kavuşturulması ve ilişkilerimizin geliştirilmesi  noktasında hemfikiriz. Önceki yönetim bakiyesi kimi kesimlerin bürokratik ve  siyasi sabotaj girişimlerine rağmen şimdiye kadar pek çok konuda ciddi mesafe  aldık." değerlendirmesinde bulundu.
 
Trump ile önce dar kapsamlı bir görüşme ve heyetler arası görüşme  gerçekleştireceklerini anlatan Erdoğan, daha sonra da geniş kapsamlı bir basın  toplantısı yapacaklarını bildirdi.
 
"Terörle mücadele bütün bu görüşmelerimizde öncelikli konumuzu  oluşturmaktadır. Her iki ülkenin güvenliğini ilgilendiren konularda yeni bir  dönemi başlatmak istiyoruz." ifadesini kullanan Erdoğan, ziyaretin hayırlı  sonuçlara vesile olmasını diledi.
 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEAŞ'lıların  iadesine ilişkin, "Biz bunları göndermeye devam edeceğiz. Almışlar almamışlar,  bunlar bizi pek de ilgilendirmiyor." dedi.

Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine ABD'ye yapacağı  çalışma ziyareti öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi,  soruları yanıtladı.

Bir basın mensubunun, Soçi mutabakatı kapsamındaki bölgelerden  YPG'lilerin çekilmemesine ilişkin sorusuna karşılık Erdoğan, terör örgütlerinin  bu bölgeden çekildiğini söylemenin mümkün olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hala terör örgütleri burada. Dün Kamışlı'da sivillere yönelik cereyan  eden terör eylemleri ortada. Ondan önceki günlerde sivillere yönelik terör  eylemleri ortada. Münbiç'ten çekildiğini söylememiz mümkün değil, terör örgütleri  Münbiç'te de ne yazık ki var. Aynı şekilde kısmen Tel Abyad'da da bunlara  rastlıyoruz. Aynı şekilde bunlar Tel Rıfat'ta da var. Ne Rusya ne Amerika bu  terör örgütlerini verdikleri ne saatlerde ne de günlerde temizleyebilmiş değil.  Bunları Sayın Trump ile konuşacağız, döndükten sonra Sayın Putin ile de tekrar  telefon görüşmesiyle bu gelişmeleri değerlendirme imkanı bulacağız. Çünkü  İdlib'de de benzer bazı sıkıntılar hala yaşanmaya devam ediyor."

Erdoğan, "Brüksel'de toplanan AB Dış İlişkiler Konseyi, toplantı  sonunda Türkiye'nin sondaj faaliyetlerine ilişkin bir karar aldı. Sondaj  faaliyetlerine cevap olarak uygulanması planlanan kısıtlayıcı tedbirler için bir  çerçeve belgesi kabul edildi. Bu konuya ilişkin değerlendirmeniz nedir?" sorusunu  yanıtlarken de "Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü gayet güzel açıklamalarını yaptı.  Avrupa Birliği bir şeyi unutuyor. Çünkü Avrupa Birliği'nde şu anda görev  yapanların bir çoğu siyasette hala çok yeni. Bunların bir çoğu da maalesef  yeniliğin verdiği cehaletle yaklaşıyorlar." ifadesini kullandı.

Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin Kıbrıs'ta garantör ülke olduğunu  hatırlatan Erdoğan, Türkiye'nin garantör ülke olarak burada, o sularda, münhasır  ekonomik bölgelerde uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları bulunduğunu  söyledi.

"Müzakere masasında olmak da bizi bağlamaz"

Uluslararası hukukun herhangi bir hak vermediği ülkelerin buralarda  kendilerine göre çalışma yapma hakkını elde ettiğine, bunların bir kısmının da AB  üyesi ülkeler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle dedi:

 "Ama Türkiye'ye gelince 'Türkiye buralara giremez, yaptırım  uygulayacağız.' diyorlar. Zaten siz bize 1959'dan, 1963'ten beri yaptırım  uyguluyorsunuz. 'Aldık, alacağız.' diye sürekli Türkiye'yi oyaladınız. Hangi  ülkeler geldi geçti, onları Avrupa üyesi yaptınız ama Türkiye'ye karşı hiçbir  zaman verdiğiniz sözleri tutmadınız. Bunlara karşı köşeli ifade kullandığınız  zaman da kötü oldunuz. Ey Avrupa Birliği şunu bilin, Türkiye, sizin bugüne kadar  tanıdığınız ülkelerden biri değil. Şu anda sizinle müzakere masasında olan bir  ülke. Bu müzakere masasında olmak da bizi bağlamaz. Bunu da bilmenizi istiyoruz.  Bu müzakereler bir anda da bitebilir. Şu anda 4 milyon mülteciyi ülkesinde  ağırlayan bir Türkiye'ye karşı takındığınız tavrı iyi bilin. Bu kadar DEAŞ'lıyı  şu anda cezaevlerinde bulunduran ve aynı şekilde Suriye tarafında bulunanları da  kontrol altında tutan bir Türkiye'ye karşı takındığınız tavrı iyi gözden geçirin.  Bunları siz hafife alıyor olabilirsiniz, bu kapılar açılır bu DEAŞ'lılar da size  gönderilmeye başlandı, gönderilir. Ondan sonra siz başınızın çaresine bakın.  Türkiye'ye gelip de Kıbrıs'taki bu gelişmelerle ilgili gözdağı vermeye de  kalkmayın. Biz bunları da pek takmayız, yolumuza devam ederiz."

"Hepsini bütün belgeleriyle ortaya koyacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriyelilerin yeniden güvenli bölgeye  gönderilmesi planlaması var. Planlama nasıl olacak? Tel Abyad gibi noktalarda  hala terör saldırıları devam ediyor, PKK da PYD de oradan henüz çekilmiş değil.  Bu, planlamaları bozdu mu?" sorusu üzerine şunları söyledi:

 "Planları yaparsınız, bu planların bazıları çok böyle planlandığı gibi  yürür, bazıları da sıkıntılı olur, aksayarak yürür. Şimdi burada düşünün çok  ciddi bir mücadele var. Adeta bir savaş havasında bir yapı söz konusu. Çünkü  karşımızda dikkat edin kimler var? Devamlı isim vermemize gerek yok. Kimlerle  Türkiye bir şeyin mücadelesini veriyor? Yani Amerika'nın 32 bin, 33 bin tır  silah, mühimmat, araç gereç gönderdiği bir ülke. Kime gönderiyor bunu? Suriye  devletine değil, terör örgütlerine gönderiyor. Niye gönderiyor? Terör örgütleri  burada çok ciddi bir yapılanmaya girsin ve bu yapılanmayla birlikte de kime karşı  elde ettikleri bu silahlarla, bu mücadeleyi verecekler? Herhalde Türkiye'den  başkası değil. İşte devamlı taciz atışları devam ediyor. Nereye? Türkiye'ye.  Şehit olanlar, yaralananlar kimlerden? Benim vatandaşlarımdan. Aynı şekilde bizim  kendi Mehmetçiklerimiz de. Bakın şu an itibarıyla Silahlı Kuvvetlerimizden 11  şehidimiz var, 163 yaralımız var, Suriye Milli Ordusundan 202 şehit var, 656  yaralı var. Sivil can kaybı 21, sivil yaralı ise 184."

Bunun hesabını kimin vereceğini soran Erdoğan, "Şu anda bölgede  beraber güvenli bölge yapıyoruz, devriye çalışmaları yapıyoruz. Yapıyoruz da yani  neticeye bakın. Neticeye gelince herhangi bir netice maalesef yok. Öbür tarafta  kontrol altına alınan toplam alana baktığımız zaman 4 bin 219 kilometrekarelik  alan şu anda kontrol altında ama bunun yanında yine kontrol altına alınan meskun  mahale baktığımızda o da 579." diye konuştu.

Bütün bunlara rağmen mücadeleyi bu şekilde verdiklerini ve vermeye de  devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

 "Hepsinden öte burada biz Amerika, Rusya ile bugüne kadar yürüttüğümüz  samimi çalışmayı, bunda sonra da kararlı bir şekilde yürütmek istiyoruz. Aynı  şekilde tabii bir Soçi mutabakatı üçlüsü var. O da Rusya, Türkiye, İran. Bunun  aynı şekilde yürümesi lazım ama çok daha önemlisi var. O da özellikle NATO Paktı  içinde yer alan ülkeler olarak NATO'nun buraya şu ana kadar eğilmediği bu süreci  gözden geçirmesi lazım, artık eğilmesi lazım. İşte onun için 3-4 Aralık  tarihlerinde İngiltere'deki Liderler Zirvesi'ni çok önemsiyorum. Liderler  Zirvesi'nde bunları tepeden tırnağa gündeme getireceğiz. NATO ne iş yapıyor? Bu  5. madde ne işe yarar? Bunların hepsini orada gündeme getireceğiz. Orada bütün  NATO ülkelerine ki bu NATO ülkelerinin büyük bir çoğunluğu da biliyorsunuz AB  üyesi ülkelerdir. Hepsini orada, bunları, bütün belgeleriyle ortaya koyacağız.  Eğer NATO kendi müttefiklerine her zaman bu şekilde bakıyor, yalnız bırakıyorsa  herhalde bunun izahı mümkün değildir. Dünyanın çok değişik yerlerinde ihtiyaç  olduğu zaman Türkiye'yi haberdar edeceksin. Belli ücretin ödenmesi noktasında  Türkiye dünyada şu anda Amerika'dan sonra neredeyse ikinci, üçüncü sırada yer  alıyor. Böyle bir görevi ifa edecek. Böyle bir saldırı karşısında, terörle  mücadele karşısında Türkiye'yi yalnız bırakacaksınız. Bunların hepsini Londra'da  da gündeme getireceğiz."

DEAŞ'lıların iadesine ilişkin bir soruya da Erdoğan, "Orada sınırda  kalmış kalmamış artık onlar bizi çok da ilgilendirmiyor. Biz şimdi bunları  göndermeye devam edeceğiz. Yani burada almışlar, almamışlar, bunlar bizi pek de  ilgilendirmiyor. Bunların başka belki planları da olabilir. Onları da yeri  geldiği zaman uygulamaya koyarız." yanıtını verdi.