Beyaz Amerika milliyetçileri Trump ile güç kazanıyor

AA |  12 Aralık 2016 Pazartesi - 12:07 | Son Güncelleme : 12 12 2016 - 12:16

"ABD beyazlara aittir" iddiasında bulunan beyaz Amerika milliyetçilerinin son versiyonu "Alternatif Sağ" hareketi, 8 Kasım'daki başkanlık seçiminden Cumhuriyetçi Partinin adayı Donald Trump'ın galibiyetle çıkmasıyla güç kazanmaya başladı.


"Alternatif Sağ" adlı beyaz Amerika milliyetçilerinin, Trump'ın 45.  başkan seçilmesinin ardından kamuoyu önüne daha fazla çıkmaya başladığı  görülüyor.
 
Temel ideolojisini "beyaz ırkın üstünlüğü" ve "yabancı düşmanlığı"  üzerine inşa eden grubun neo-Nazi sembolleri taşıması ve ülkedeki azınlıklara  açık bir şekilde karşı çıkması dikkati çekiyor.
Seçimin ardından adı daha sık duyulmaya başlanan "Alternatif Sağ"  hareketi, ırkçılık tartışmalarını yeniden ülkenin ana gündemine taşıdı.
"Alternatif sağ" nedir?
İlk kez 2010'da aşırı sağcı Richard Spencer tarafından kamuoyunun  gündemine getirilen "alternatif sağ" nitelemesi, mevcut milliyetçi ve muhafazakar  yaklaşımları "yetersiz" bulan ve daha sert bir söylem geliştirilmesi gerektiğini  savunan bir grup beyaz Amerika milliyetçisinin çizgisini tarif ediyor.
Kendini mevcut muhafazakar çizgiden ayıran "Alternatif Sağ" hareketi,  2010-2015 döneminde "ABD, beyazların ülkesidir", "Azınlıkların yeri yoktur" ve  "Nüfusun yüzde 60'ını oluşturan beyazlar, yeterince değer görmüyor" gibi  söylemlerle Amerikan kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştı. Grup, emlak milyarderi  Trump'ın Cumhuriyetçi Partiden başkan aday adayı olmasıyla kendine güçlü bir  "destekçi" bulmuş oldu.
Seçimden zaferle çıkan Trump, koltuğuna oturmak için gün sayarken  "Alternatif Sağ" hareketi, medyanın ve kamuoyunun önünde daha yüksek sesle  konuşmaya başladı.
Washington'da Nazi selamı
Aşırı milliyetçi Ulusal Politika Enstitüsü Başkanı Richard Spencer ve  destekçilerinin, önceki hafta başkent Washington'da düzenlenen bir toplantıda  "Nazi selamı" verip "Yaşasın Trump! Yaşasın halkımız! Yaşasın zafer!" diye  bağırmaları, medyaya yansıdı ve ABD'deki "beyaz Amerika milliyetçiliği"  tartışması yeniden alevlendi.
Spencer, birkaç gün sonra Teksas'ta yapılan benzeri bir toplantıda da  "Biz kazandık. Şimdi Amerika'nın ne olduğunu yeniden tanımlamalıyız. Günün  sonunda Amerika, beyazlara aittir." ifadelerini kullandı.
California Üniversitesi-Berkeley Sağcılık Çalışmaları Merkezi Başkanı  Lawrence Rosenthal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bir anda 11 milyon  Meksikalıyı göndermekten bahseden bir başkan adayı ortaya çıktı. Daha fazlasını  ise Müslümanlar için söyledi. O zaman bu grup, 'İşte bizim dilimizden konuşan  biri' demeye başladı." şeklinde konuştu.
ABD'deki ırkçı beyaz hareketlerin çok eskiye dayandığını hatırlatan  Rosenthal, "Trump'ın kampanya dönemindeki bazı söylemlerinin, bu grupların biraz  daha gün yüzüne çıkmasına yardımcı olduğunu" belirtti.
Başkanlık kampanyası boyunca "Amerika Amerikalılarındır" yaklaşımını  söyleme döken Trump'ın seçimleri kazanmasının, aşırı milliyetçi beyaz grupları  "cesaretlendirmiş" olabileceği yorumları
Stephen Bannon tartışmalara neden oldu
20 Ocak 2017'de Beyaz Saray'daki koltuğuna oturacak Trump'ın  "Breitbart" adlı aşırı sağ internet sitesini yöneten Stephen Bannon'ı baş  stratejisti olarak seçmesi, sadece Cumhuriyetçi Partide değil, tüm ülkede  tartışmalara neden oldu.
Trump'ın bu atamayla aşırı sağ grupları "kurumsallaştıracak" bir adım  attığını iddia eden Rosenthal, "Bu hareketler, 1920'lerden beri bekledikleri  sıçramayı birkaç ay içinde gerçekleştirerek Beyaz Saray'a uzanmış oldu."  ifadelerini kullandı. Rosenthal, "Yine de bir atama yaptı diye Trump'ın da aşırı  milliyetçi olduğunu söylemenin doğru olmayacağını" vurguladı.
2005'te aşırı milliyetçi William Regnery ve Samuel Francis tarafından  kurulan Ulusal Politika Enstitüsünün, son zamanlarda beyaz Amerika  milliyetçilerinin uğrak yeri olmaya başladığı belirtiliyor. Amerikan kamuoyu,  "Alternatif Sağ" hareketini Ku Klux Klan (KKK) gibi ırkçı örgütlerle bir tutmasa  da Bannon isminin Beyaz Saray'da olmasının verdiği "rahatsızlık", ülkedeki  azınlıklar kadar liberalleri de endişelendiriyor.
Siyahilerin kilisesindeki katliam
ABD'de beyazlarla siyahiler arasındaki gerilimin, birçok nedeni  bulunuyor. Bu gerilimin silahlı saldırıya dönüştüğü durumlar da yaşanmıştı.
Beyaz Amerika milliyetçisi Dylann Roof, 17 Haziran 2015'te  Emanuel  Afrikan-Methodist Episcopal Kilisesi'ne düzenlediği silahlı saldırıda 9 siyahiyi  öldürmüş, 1 kişiyi yaralamıştı. Poliste verdiği ifadede saldırıyı  kabul eden  Roof, "Her gün siyahiler, beyazları öldürüyor. Birilerinin bir şey yapması  gerekiyordu." demişti.
Roof'un saldırıyı bir "ırk savaşı çıkmasını ümit ederek" yaptığını  itiraf etmesi, ülkedeki aşırı milliyetçi grupların siyahilere ve diğer  azınlıklara bakışını göstermesi bakımından ilginç bir örnek olarak  değerlendiriliyor.