Bakan Hulusi Akar'dan Barış Pınarı Harekatı açıklaması

AA |  21 Ekim 2019 Pazartesi - 16:34 | Son Güncelleme : 21 10 2019 - 16:34

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Barış Pınarı Harekatı'na verilen araya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. Güvenli Bölge'nin tesisi için ağustos ayında ABD ile yapılan çalışmaları anımsatan Akar, "Fırat’ın doğusunda stratejik ortaklık ve müttefik ruhuyla çalışmak istedik ancak bu mümkün olmadı" diye konuştu.


Barış Pınarı Harekatı'nın başlamasının ardından 17 Ekim'de ABD ile en  üst seviyede mutabakata varıldığını anımsatan Akar, şunları söyledi:
 
"DEAŞ, PKK/PYD/YPG terör örgütü unsurlarının olmadığı bir Güvenli  Bölge'nin tesisine yönelik çalışmanın, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı  çerçevesinde, başarılı olması için çalışıyoruz. DEAŞ ile de mücadele konusunda  kararlılığımız devam etmektedir. Bu kapsamda 120 saat içerisinde, PKK/PYD/YPG’nin  Güvenli Bölge'den çıkarılması, ağır silahlarının toplanması, tahkimatının imha  edilmesi faaliyetlerinin tamamlanmasını yakından takip ediyoruz. Bu konuları ABD  askeri temsilcileriyle koordine ediyoruz. Bu bir ateşkes değildir. Harekata 17  Ekim 2019 tarihli Türkiye-ABD ortak açıklamasının yayımlanmasıyla ara verildi. Bu  arada hasmane tutum, taciz ve saldırılara karşı meşru müdafaa hakkımız daima  geçerlidir."
 
Söz konusu 120 saatlik sürenin salı gecesi dolacağını vurgulayan Akar,  "17 Ekim saat 22.00’den bu yana kuvvetlerimize karşı 40 taciz/saldırı gerçekleştirildi. Bir askerimiz şehit oldu, yedi askerimiz de yaralandı." diye  konuştu.
 
"GİZLİ BİR GÜNDEMİMİZ HİÇBİR ZAMAN OLMADI"
  
Güvenli Bölge'nin kapsamına da değinen Akar, "Güvenli Bölge Sayın  Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, 32 kilometre derinliğinde ve 444  kilometre genişliğindeki Fırat’ın doğusundan Irak sınırına kadar olan alandır.  Bunun bir kısmını ABD ile bir kısmını da Rusya ile görüşüyoruz" dedi. 
 
Başından beri Güvenli Bölge'yi bu şekilde tanımladıklarını dile  getiren Akar, "Biz başından beri Güvenli Bölge'yi bu şekilde tanımlıyoruz.  Stratejik ortaklık ve müttefiklik ruhuna uygun olarak, gerçekleştirmek  istediğimiz Güvenli Bölge'nin tanımını başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere,  açık açık, güvenlik boyutuyla, insani boyutuyla, ekonomik boyutuyla her  platformda izah ettik." ifadelerini kullandı.
 
Türkiye'nin hiçbir zaman gizli bir gündeminin olmadığını vurgulayan  Akar, şunları kaydetti:
 
"Zaten ‘Ölürsek şehit kalırsak gazi' anlayışını tarihiyle ispatlamış  bir ordu hiç kimseyi aldatmaz. Ancak bir yandan Güvenli Bölge tesis etmeye  çalışırken, bir yandan da PYD-YPG’li teröristlere silah ve mühimmat desteğinin  devam ettirilmesi kimin gizli gündemi olduğunu net bir şekilde ortaya çıkardı.  Rakka ve Münbiç deneyimlerinde de, muhataplarımızın söylemleriyle farklı  gündemlerini maalesef görmüştük. Gizli gündemler, aldatma, oyalama taktikleri  yetmezmiş gibi, bölge halkı için en insani, en saygın Güvenli Bölge vizyonunu  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda açıkça dünyaya anlatan Sayın  Cumhurbaşkanımıza yönelik akıl almaz suçlamalar ile Kore’den Kosova’ya,  Afganistan’a, Atlantik’ten Karadeniz’e omuz omuza arazide görev yaptığı ABD  askerlerine 70 yıllık müttefiki olarak Türk askeri tarafından ateş açma  ihtimalinin olduğunun ifade edilmesinin, ne müttefiklik ruhuyla ne akılla ne de  meslek ahlakıyla izah edilebilir yanı bulunmamaktadır." 
 
Akar, Barış Pınarı Harekatı ile hedeflerinde sadece teröristlerin  olduğunu yineleyerek, "Sadece teröristler ile bunlara ait barınak, mevzi, silah  ve araçlar hedef alınmaktadır. Sivil/masum insanlar, tarihi, dini, kültürel  yapılar, altyapı tesisleri, dost/müttefik ülke unsurları ile çevreye harekatın  gecikmesi pahasına her türlü dikkati sarf ediyoruz. Sadece ülkemizin,  milletimizin güvenliği değil, Kürtler, Araplar, Asuriler, Hristiyanlar, Aramiler  ve Yezidiler, Keldaniler gibi diğer dini ve etnik grupların da güvenliği bizim  için önemli." ifadelerini kullandı.