‘Kızlı-erkekli’ evlere 58’inci madde denetimi!

06 Kasım 2013 Çarşamba - 23:24 | Son Güncelleme : 06 11 2013 - 23:24

Başbakan Erdoğan’ın gündeme getirdiği kızlı erkekli öğrenci evlerine denetime Anayasa dayanak gösterildi


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Anayasa’nın 58’inci maddesinin 2’nci fıkrası devlete gençleri koruma görevi veriyor” dedi.

ANKARA - Önceki gün Başbakan Erdoğan’ın öğrenci evleriyle ilgili yaptığı açıklamaların yankıları sürüyor. Erdoğan’ın, “Bazı evlerde kızlı-erkekli öğrenciler kalıyor. Konuyla ilgili komşu ihbarları var. Biz bu ihbarları bir kenara atamayız ve valiliklerimiz de emniyet teşkilatımız da bu tür ihbarları değerlendirir ve bunların üzerine gider” sözleri, denetimin hukuki boyutunu gündeme getirdi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da dün Anayasa’ya gönderme yaptı. Türk toplumunun yapısında insanların, kendi çocuklarının üniversite yurtlarında kızlı erkekli bir arada yaşamasını tasvip etmediğini söyleyen Bozdağ, “Başbakan Erdoğan’ın kendi tercihini ifade etmesi gayet normaldir. Bu, yaşam tarzına müdahale olarak değerlendirilemez” dedi.

‘Gençler bize emanet’

Bozdağ, Anayasa’nın 58’inci maddesinin 2’nci fıkrasının, devlete gençleri koruma görevi verdiğini de hatırlatarak, “Eğer siz Türkiye’yi yönetiyorsanız, Türkiye’nin üniversitelerinde, okullarında, yurtlarında barınan ve tüm öğrencilerle ilgili sorumluluğu ve yetkiyi vatandaş, seçimde sandıkta size emanet etmiştir. Anayasa ve yasalar çerçevesinde bizim bu emanetin gereğini yerine getirmemiz, Anayasal olarak bize verilmiş bir görevdir” ifadelerini kullandı. Başbakan Erdoğan’ın, “gerekirse yasal bir adım atılacağını” söylediğini belirten Bozdağ, bu yönde çalışmalar olduğu zaman sonuçların açıklanacağını da ekledi.

58’inci maddene diyor?

“Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.”


HUKUKÇULAR KARŞI ÇIKIYOR

‘Gençten kasıt 18 yaşın altı’

Ankara Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Hasan İşgüzar: “Anayasa’da açık şekilde tanımı yapılmayan ‘genç’ kavramını, Medeni Kanun tanımlıyor. Medeni Kanun’a göre, 18 yaşını geçmiş her birey ‘hukuki fiil eylemi açısından’ tam yetki ve sorumluluk taşıyor. Seçme ve seçilme hakkı bulunuyor. Gençten kasıt, Medeni Kanun anlamında 18 yaşından küçüklerdir. 18 yaşını geçmiş kişilerin, kadın ya da erkek, aynı evde bulunmaları konusunda ise, kanun gereği ailelerin bile müdahale hakkı bulunmuyor. 18 yaşını geçmiş bireylerin temel hak ve özgürlükleri, Anayasa ile koruma altına alınmış durumda. Kişinin özel hayatı ve konut dokunulmazlığı Anayasa’daki temel haklar arasında.”

‘Aksine Anayasa’ya aykırı’

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu: “Bozdağ temel mantık hatası yapıyor. 58’inci maddeye dayanak yapılarak temel özgürlük alanlarına kısıtlama yapılamaz. Temel özgürlükler Anayasa’nın 13’üncü maddesinde belirtilmiştir. 13’üncü madde Başbakan’ın belirttiği türden özgürlüklerin ortadan kaldırılması ya da sınırlama getirilmesine izin vermiyor. 18 yaşını bitirmiş insanlar reşit sayılır. Gençler de her vatandaş gibi konum ve evlerini belirleme yetkisine sahiptir.”

‘Genç kavramı sosyolojik’

Ceza Hukukçusu Yılmaz Yazıcıoğlu: “Özel hayat hakim güvencesindedir, gerek konut, gerekse özel hayat. Kişilerin sosyalleşmesi, birlikte yaşamasıyla ilgili bir girişimde bulunmak özel hayata müdahale midir? Evet müdahaledir. Türkiye’de hukukta ‘genç’ kavramı diye bir şey yoktur, ‘küçük’ kavramı vardır. Genç kavramı sosyolojiktir”


TBMM BAŞKANI ÇİÇEK:

‘Hukuk düzeninde bir şey yasak değilse serbesttir’

ANKARA - TBMM Başkanı Cemil Çiçek, öğrenci evi tartışmalarıyla ilgili, “Hukuk düzenindeki temel kural, bir şey yasak değilse serbesttir. Serbest alan içerisinde hukuka aykırı fiiller işleniyorsa bunun da bu hukuk çerçevesinde yapılacak iş ve işlemleri bellidir. Sorumluları bellidir, gereğini de onlar yapar. Eğer yürürlükteki kurallar, mevzuat, sorunlu olarak kabul edilen hususları yeteri kadar karşılamıyorsa o zaman da yine bununla ilgili olarak hukuki düzenlemeler yapılır” dedi.

APARTMANINA YAZI ASILAN ÜNİVERSİTELİ KIZ:

‘Hedef gösterildim’

Üsküdar’da yaşadığı apartmanın girişine ‘Kızlı-erkekli bir arada kalıyorlar’ diye başlayan yazı asılan Ö.K., DHA’ya konuştu: “Başbakanın kızlı erkekli öğrencilerin aynı evde kalmaması konusunda yaptığı açıklamayı biliyorsunuz. Onun akşamında asılmış bir yazı muhtemelen. Çünkü ertesi gün derse gitmek için sabah evden çıktım. Sabah 07.30 gibiydi. Apartman girişinde bu yazıyı buldum ve dehşete kapıldım. Aslında bu kadar hızlı etki edebileceğini düşünmemiştim. Bu apartmanda yaşayan tek üniversiteli benim bir de ev arkadaşım var. Hedef olarak benim gösterildiğim kesindi. Yazıyı alt kat komşum ve yönetici Murat Bey yazmış. Daha önce de ev sahibime sert ve kaba bir üslupla rahatsızlığını dile getirdi. Ev sahibim de “Öğrenci benim kiracım ve tabii ki arkadaşları gelip gidecek. Yani biz buna karışamayız. En fazla gürültü yaptıklarında kapılarını çalar uyarırız’ dedi. Bunun üzerine iki gün geçti geçmedi, eve polis geldi. Gürültü yapıyorsunuz diye, bu sırada aşağıdan bağırmaya başladı ve ne dediğini anlamadım ama polislerden biri susturdu o sırada. Sonrasında bir şey olmadı.”

M. Akif ERDEM-DHA


‘Terör örgütü kız erkek ilişkilerini kullanıyor’

İçişleri Bakanı Muammer Güler de öğrenci evleriyle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı: “Bize bu evlerle ilgili veya apartman daireleriyle ilgili gelen değişik müracaatlar oldu. Bunların da değerlendirmeleri yapıldı. Bizim olaya bakış açımız terörle mücadele boyutuyla ilgili. Üniversite öğrencilerinin kaldığı evler ve yurtlar terör örgütlerinin eleman kazanmak için kaynak olarak gördükleri yerlerdi.”

- TERÖR EĞİTİMİ VERİYORLAR: “Terör örgütlerinin öğrencileri elde etmede kız erkek ilişiklerini kullandıkları bir vakadır. Bu evlerdeki yapılandırmalarda bir eğitim ve bilinçlendirme sürecinden geçildiğini görüyoruz. Bu süreçte de şiddeti meşru gösterecek bir bilinç artırımı yapıldığını gördük. ”

- DEVLET KORUYUCU TEDBİR ALIR: “Devletin koruyucu tedbir alma durumu da vardır. Bu işin terör boyutudur. Bir de öğrenci evleri denilen ülkemizde yeni yeni oluşan bir sektör var. Günü birlik kiralanan öğrenci evleri var. Günü birlik geçici konaklama dediğimiz yerler. Çoğunlukla sürekli konaklanan yerlerde yapılmaktadır. Mesela apartmanların bir iki dairesinde geçici olarak konaklama yapılmaktadır. Bu evler apart adı altında rezidans adı altında kullandırılabiliyor. Ve maalesef fuhuş ve suçluların barındırılması şeklinde kullanılabiliyor.”

- APARTLAR DENETLENECEK: “Kimlik bildirme kanununa göre bu tip yerlerde kalan kişilerin işverenler tarafından kimliklerinin tespitiyle bildirilmesi lazım. Bu öğrenci evi pansiyon ve yurt gibi yerlerin çalışma ruhsatlarının olması lazım. Bugünlerde bakanlığımızdan bir genelge yayınlanacak bu genelde bu tip apartların polis tarafından denetlenmesi yer alacak. Söylediğim konu bir kız ve erkek öğrencinin kaldığı evlerle ilgili değildir. Özel hayata herhangi bir müdahale yok.”

‘Turistlerin kaldığı apartlar basıldı’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin: “Başbakan’ın açıklamaları sonrası Cihangir ve Galata’da turistlerin kaldığı bazı apart evler ve oteller dün gece basıldı ve kalanlar apar topar tahliye edildi. Bir hanımefendi kardeşimiz yanıma geldi ve “Bizim apart evlerimiz basıldı, korkuyorum’ dedi.

ADANA VALİSİ:

‘Talimatı aldık’

Başbakan’ın açıklamalarına ilk olumlu cevap Adana Valisi Hüseyin Avni Coş’tan geldi. Coş, Başbakan Erdoğan’ın kızlı- erkekli olarak kalınan ’öğrenci evleri’ ile ilgili sözlerinin kendilerine verilen talimat olduğunu söyledi ve şöyle dedi: “Gençliğin korunması, gençliğin kötü alışkanlıklardan korunması, Anayasa ile devlete verilmiş görevler arasındadır. Sayın Başbakanımızın talimatları doğrultusunda gerekli çalışmalar tabii ki yapılıyor. Açıklamaları da, bizim için çalışmaları gözden geçirme konusunda vesile olmuştur. Zaten bu konudaki gerekli çalışmaların yürütüldüğünü öğrendim.”

BU KEZ ELEŞTİRDİLER

‘AK Parti’ye oy verdim, utanıyorum’

Hükümeti destekleyen isimlerden Sabah gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak, Başbakan’ın açıklamalarına sert çıktı: “Bugüne kadar muhafazakar hükümetlerin ‘erkekle kız aynı evde yaşıyor’ diye evlere müdahale ettiğini görmedim. Bunu şiddetle kınadığımı, hukuk dışı olduğunu söylemek istiyorum. Eğer bundan oy gelecekse hiç gelmesin. Türkiye’ye hizmet eden bir Tayyip Erdoğan var. Ben her zaman göğsümü gere gere ‘Erdoğan’ı destekledim, oy verdim’ dedim. Şimdi hakikaten ben utanıyorum. Bu tavır çok yanlış bir tavır. Demokrat bir tavır değil, muhafazakar bir tavır değil.”

‘Bu zırvaya ben bile bahane bulamam’

Sabah Gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas da önceki akşam NTV’de yapılan “öğrenci evlerine denetim” tartışmasına katıldı: “Bu kadar zırvaya ben bile bahane bulamam! Eğer demokrat iseniz insanların özel hayatı, özgürlükleri, temel insan haklarını egemen kılmaya çalışırsınız. Ben olsam o sözleri söylemezdim. Bana ne isteyen istediği evde yaşasın. Yani Başbakan’ın evlerdeki beraberliklerle uğraşacak vakti yok ki... Ama Başbakan çok çalışkan. Türban sorunu hallolmuşken ne diye kız-erkek beraberliği gündeme geliyor. Değmeyen bir şey bence.”

MUHALEFETTEN TEPKİ YAĞDI

‘Ne zaman birey olarak bakacaksın?’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın öğrenci evlerine yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Sosyal paylaşım sitesi Twitter’deki hesabında açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, ’Kız-erkek, başı açık, başı kapalı, sen-ben, alevi-sünni yeter artık! İnsanlara ne zaman “birey” olarak bakmayı öğreneceksin Başbakan?’ ifadelerini kullandı.

‘Devlet dikizcilik yapamaz’

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç: “Başbakan bu toplumda doğum öncesinden ölüm sonrasına kadar insanların yaşamını kendi saplantılarına, kendi kafasındaki ipoteklere, kendi teslimiyetine göre kurgulamak istiyor. Demokratik bir ülkede kişisel hak ve özgürlük alanlarına devletin müdahale etmesi kabul edilemez. Kişisel hak ve özgürlük alanları demokrasilerde kutsaldır. Devlet bu alanların hiçbir yerine müdahil olamaz. Dikizcilik, gözlemcilik yapamaz.”

‘Tutunacak örtü lazım’

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri: “Sayın Başbakan siz daha önce ‘Zina bizim meselemizdir. Bunu ancak biz kendi kurallarımıza göre çözümleriz, buna Avrupa veya başkası karışamaz’ diyen iktidar değil miydiniz? O halde o gün yaptığının, söylediğinin tam tersini yapanın bugün bunu gündeme getirmesinin anlamı ne? Çünkü başörtüsü gündemden düştü, şimdi tutunacak bir örtü lazım.”

‘Özel hayata saldırı’

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken: “Sayın Başbakan’ın yaptığı açıklamaları kaygıyla izliyoruz. Türkiye’nin böyle bir gündemi yoktu ama yine bir algı yönetimi üzerinden AKP’nin gündemi belirleme faaliyetiyle karşı karşıyayız. Bu yapılan açıklamaların hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, bunun birey özgürlüklerine, özel hayatın dokunulmazlığına cepheden bir saldırı olduğunu açıkça ifade etmek istiyoruz.”


AB’DEN İLK TEPKİ:

‘Tercih öğrenci ve ailelerinin olmalı’

Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Stefan Füle’nin sözcüsü Peter Stano, Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı demokratikleşme paketine atıfta bulunarak ‘‘Demokratikleşme paketinin temel unsurlarından birisi, bireylerin tamamının yaşam tarzı ve özel tercihlerin korunmasıydı. Bildiğimiz kadarıyla bu konuyu düzenleyen bir Avrupa standardı mevcut değil. Üye ülkeler arasında farklı uygulamalar var. Prensip olarak tercihin öğrenciler ve ailelere ait olması gerekir.”