Yaşlılar internete kat kat ‘bağlandı’

19 Mart 2019 Salı - 9:38 | Son Güncelleme : 19 03 2019 - 9:47

Yaşlıların internet kullanım oranı 3.4 kat arttı. Uzmanlar, bunun nedeni olarak da yaşlı bireylerin çocukları ya da torunlarıyla mekan bağımsız etkileşimde olmasından kaynaklandığını dile getiriyor.


İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 3.4 kat arttı. Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, internet kullanan 65-74 yaş grubundaki yaşlı bireylerin oranı 2014 yılı nisan ayında yüzde 5 iken, 2018 yılının aynı ayında yüzde 17’ye yükseldi.
 
Yaşlıların internete ilgisinin dört yılda 3.4 kat artmış olması elbette dikkat çekici. Ancak bu artışta ‘zamanın’ da payı büyük. Şöyle ki, dört yıl önce ‘yaşlı’ kategorisinde olmayıp internet kullananlar aradan geçen zamanla yaşları 65’i aşsa da bu kullanımlarını sürdürüyorlar. Öte yandan Türkiye’de çeyrek asrı çoktan deviren internetin, kendisiyle birlikte kullanıcılarının da giderek daha da olgunlaşacağı matematiksel bir olgu.
 
Facebook’ta aktifler
 
Yaşlı nüfusun internet kullanımının artmasıyla birlikte bazı sosyal medya da yaşlı ve genç mecrası olarak ayrılmaya başladı. Facebook’u daha çok yaşlıların kullandığı görülürken Instagram, Twitter gibi sosyal medya platformlarını ise genç nüfusun daha fazla kullandığı gözlemleniyor. Yaşlıların Facebook’ta aktif olduğunu gören gençlerin, bu mecrada hesap açmaktan kaçınması dikkat çekiyor.
 
İnternet kullanan yaşlı bireyler arasında erkeklerin kadınlardan daha fazla internet kullandığı görüldü. Bu oran yaşlı erkeklerde 2018 yılında yüzde 23 iken, yaşlı kadınlarda yüzde 11.9 oldu.
 
 
2023’te nüfusun yüzde 10.2’si yaşlı olacak
 
Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfus 5 yılda yüzde 16 artarak, 2018’de 7 milyon 186 bin 204 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2014’te yüzde 8 iken, geçen yıl yüzde 8.8’e çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu 2018 yılına ilişkin ‘İstatistiklerle Yaşlılar’ çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Yaşlı nüfusun yüzde 44.1’ini erkekler, yüzde 55.9’unu kadınlar oluşturdu. Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı nüfus oranının 2023 yılında yüzde 10.2, 2030 yılında yüzde 12.9, 2040 yılında yüzde 16.3, 2060 yılında yüzde 22.6 ve 2080 yılında yüzde 25.6 olacağı tahmin edildi.
 
Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2014 yılında yaşlı nüfusun yüzde 60.9’u 65-74, yüzde 31.4’ü 75-84 ve yüzde 7.7’si 85 ve daha yukarı yaş grubunda iken, geçen yıl yüzde 62.2’si 65-74, yüzde 28.6’sı 75-84 yaş ve yüzde 9.2’si 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldı. Geçen yıl dünya nüfusunun yüzde 9.1’ini yaşlı nüfus oluşturdu. Türkiye 167 ülke arasında 66. sırada yer aldı. Ortanca yaş 2018 yılında erkeklerde 31.4, kadınlarda 32.7 olarak gerçekleşti.
 
 
Mutluluk azaldı
 
Yaşlı bireylerin mutluluk oranı 2017 yılında yüzde 66.1 iken, 2018 yılında yüzde 61.2’ye düştü. Genel mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde, 2018 yılında yaşlı erkeklerin yüzde 60.1’i, yaşlı kadınların ise yüzde 62.1’i mutlu olduğunu beyan etti. Yaşlı bireylerin 2018 yılında en önemli mutluluk kaynağı yüzde 71 ile aileleri ve yüzde 14.4 ile çocukları oldu.
 
Şehirler yeniden düzenlenmeli
 
Çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2014 yılında yüzde 11.8 iken, geçen yıl yüzde 12.9’a yükseldi. Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı bağımlılık oranının 2023’te yüzde 15.2, 2030’da yüzde 19.6, 2040’ta yüzde 25.3, 2060’ta yüzde 37.5 ve 2080’de yüzde 43.6 olacağı tahmin edildi.
 
Türkiye nüfusunun yaşlanmasının gelecek yıllarda gündemi çok fazla meşgul edeceğini ifade eden Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Murat Özgür, “20-25 kişiden biri 65 yaşın üzerinde olacak. Önemli bir kısmı da 85 yaşın üstünde olacak. Hayatın bütün yönlerini ilgilendirecek. Ekonomik olarak birtakım sonuçları var. Şu anda neredeyse 7 milyonun üzerinde emekli var. Çalışan insanların emekli maaşını karşılaması gerekiyor. Bu kolay değil” diye konuştu.
 
Özgür, “Kentler gençlere göre planlanıyor ve kentlerdeki hizmetlerin de yaşlılar için yetersiz kalacak. Böylece yaşlılar için yeniden şehir düzenlemeleri gerekecek” dedi.
 
Mekan bağımsız etkileşim
 
Sosyal medya gelişiminin son halkasında yaşlı kuşağın yer almaya başladığını belirten Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Görevlisi İsmail Hakkı Polat, “Özellikle sosyal medyanın mekandan bağımsız olarak etkileşime imkân vermesinden kaynaklı olarak yaşlıların kullanım oranının arttı” dedi. Evdeki kesimin dış dünyayla bağlantısını mümkün kılmasından ve sosyal medyada belli yaşın üzerindeki bireylerin çocuklarıyla, torunlarıyla ya da uzaktaki tanıdıklarıyla görüntülü görüşme imkânı elde ettiğini söyleyen Polat, “Yaşlılar, sosyal medyada etkileşimin yanı sıra bilgi alıyor, haber okuyor, video izliyor, içerik tüketiyor” diye konuştu.
 
 
Çalışanlar arttı
 
Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre hesaplanan yoksulluk oranı, 2013 yılında Türkiye geneli için yüzde 22.4 iken, 2017 yılında yüzde 20.1 oldu. Bu oran, yaşlı nüfus için 2013 yılında yüzde 17.9 iken, 2017 yılında yüzde 15.5 olarak belirlendi.
 
2017 yılında 15-64 yaş grubunda iş gücüne katılma oranı yüzde 52.8 iken yaşlı nüfusun iş gücüne katılma oranı yüzde 12.2 olarak gerçekleşti. Yaşlı erkek nüfusta bu oran yüzde 20.6 iken, yaşlı kadın nüfusta yüzde 5.6 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının ise yüzde 2.2 olduğu görüldü.
 
İstihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2017 yılında yaşlı nüfusun yüzde 68.7’sinin tarım, yüzde 24.2’sinin ise hizmetler sektöründe yer aldığı belirlendi.
 
Hamsi ve fındık ömrü uzatıyor
 
Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, geçen yıl yüzde 18.3 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 17.1 ile Kastamonu, yüzde 15.7 ile Artvin izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 3.2 ile Şırnak ve Hakkari olarak belirlendi. Bu illeri yüzde 3.8 ile Van ve Şanlıurfa izledi. Öte yandan, yaşlı nüfusun yüzde 0.1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, geçen yıl 5 bin 202 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de 100 yaşın üzerinde en fazla yaşlıya sahip ilk üç il, 701 kişi ile İstanbul, 272 kişi ile Giresun ve 263 kişi ile Ankara olurken, en az yaşlıya sahip iller ise 4 kişi ile Ardahan ve Bayburt, 6 kişi ile Bartın, 7 kişi ile Edirne olarak sıralandı.
 
İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Erk ise hamsi, fındık, kara lahana ve çayın önemine vurgu yaptı. Beslenmeyle ve yaşam tarzıyla birlikte yaşam süresinin uzadığını ifade eden Erk, “Karadeniz’de insanlar tarlada çok fazla çalışıyorlar. Fizik egzersizi yapıyorlar. Öte yandan suların yapısı da bu konuda etkili. Sanayi tesisi de çok fazla olmadığından dolayı havası da temiz. Bunlar yaşamı uzatan faktörler” diye konuştu.
 
Aylin Rana Aydın / Milliyet