Şefkatli bir aile babası, yüce gönüllü bir hayırseverdi

09 Haziran 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 09 06 2018 - 11:38

Henüz 19 yaşında girdiği iş dünyasına kısa sürede damgasını vuran Demirören Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, yaşamı boyunca hayırsever kimliğiyle tanındı. Şefkatli ellerini hem kendi ailesinden hem de çevresinden hiç esirgemedi. Yurdun dört bir yanına yaptırdığı okullarda yüzlerce öğrenci okuttu. Çok sayıda yoksu-lun, düşkünün hayır duasını aldı


Dün öğle saatlerinde gelen acı haber Türk medyası, iş dünyası ile sanat ve spor camiasını yasa boğdu. 80 yaşında hayata gözlerini kapatan Demirören Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören’in vefatı, ailesi ve sevenleriyle birlikte tüm ülkeyi derinden yaraladı. Türkiye sadece önemli bir iş adamını değil, çok yüce gönüllü bir hayırseverini de yitirdi.

Hiç reklamını yapmadan

28 Ağustos 1937’de Bursa’nın İnegöl ilçesinde dünyaya gelen Erdoğan Demirören, orta öğretimini İstanbul’da, Saint Benoit Lisesi’nde tamamladı. 1956-1957 döneminde Beşiktaş ve Emniyet’te profesyonel futbolcu olarak yer aldı, ancak 1957’de babası Şükrü Demirören’i kaybedince iş hayatına balıklama daldı. Sirkeci’de oto yedek parça ithalatı ve pazarlaması yapan aile şirketi “Kolaylık Oto”nun başına geçtiğinde 19 yaşındaydı. Yıl 1971 olduğunda ise yükseliş başladı ve Erdoğan Demirören enerji işine girerek ilk gaz şirketini satın aldı. Bu yatırımla şirketi, hızla büyümeye başladı. Yoğun iş hayatına rağmen, ailesini hiçbir zaman ihmal etmedi. Tülin Demirören ile evli ve 3 çocuk babası olan Demirören, her boş vaktini ailesiyle geçirdi. Çocukları ve torunları, onun için yaşam kaynağı oldu. Yakın çevresine sunduğu bu şefkati, ihtiyacı olanlardan da hiç esirgemedi. Üstelik kimliğini açıklamadan, reklamını yapmadan...

Yüzlerce çocuk okuttu

Yurt genelinde açtığı 33 okulda, yüzlerce çocuk yetiştirdi. Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasında hayatını kaybeden madencilerin çocukları için de 2 milyon lira harcayarak anaokulu ve ilkokul yaptırdı. Cenkyeri Mahallesi’ne yapılan 3 derslikli okula “Tülin Demirören Maden Şehitleri Anaokulu” ismi verilirken 12 derslikli okula da “Erdoğan Demirören Maden Şehitleri İlkokulu” ismi verildi. 2012 yılında da memleketi Bursa İnegöl’e iki okul açtı. Toplumsal Gelişim Merkezi’nin (TOGEM) ‘Ana sınıfsız okul kalmasın’ projesi kapsamında İnegöl Akşemsettin İlköğretim Okulu ve Cemil Sönmez İlköğretim Okulu bahçelerine yaptırdığı, ‘Tülin-Erdoğan Demirören Okul Öncesi Eğitim Birimleri’nde bu zamana kadar yüzlerce çocuk eğitim gördü.

 

‘NURLAR İÇİNDE YATSIN’
 
 
Erdoğan Demirören, son nefesini verirken ailesi yanı başındaydı. Hürriyet Gazetecilik ve Matbacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olan kızı Meltem Demirören Oktay, İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nin önünde yaptığı açıklamada, “Erdoğan Bey’i kaybettik, Cümlemizin, iş dünyasının başı sağ olsun. Hepinize teşekkür ediyoruz. Allah rahmet eylesin; nurlar içinde yatsın” dedi.
 

Erdoğan Demirören'in vefatının ardından hastaneye gelen torunu Yelda Demirören gözyaşlarını tutamadı.

50 yıllık arkadaşımı kaybettim

61 yıllık iş hayatında enerjiden inşaata, nakliyeden turizme kadar birçok alana yatırım yapan Erdoğan Demirören, yıllar önce girdiği medya sektöründeki yerini 2011 yılında Milliyet ve Vatan gazetelerini satın alarak pekiştirdi. Bu yıl satın aldığı Doğan Medya Grubu’yla da sektöre damgasını tam anlamıyla vurmuş oldu. Kısa bir süre önce medya grubunu Demirören’e devreden Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, üzüntüsünü “50 yıllık arkadaşım, iş dünyamızın değerli ismi Erdoğan Demirören’in elim vefatını teessürle öğrendim. 40 yıllık iş arkadaşlığımız da bulunan Erdoğan Demirören’e Allahtan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Sevgili eşi Tülin, evlatları Yıldırım, Meltem ve Tayfun ile tüm ailesinin ve Demirören camiasının acısını paylaşır, sabır, metanet ve başsağlığı dileklerimi sunarım” sözleriyle özetledi.

GENEL YAYIN YÖNETMENİMİZ İSMAİL TURGUT YUVACAN YAZDI...

 

ELVEDA PATRON

Yıl 2011.

Odamda çalışıyordum.

Yardımcım geldi, “Bizim gazeteyi Demirören’ler almış” dedi.

Biraz sonra telefon çaldı, arayan Erdoğan Demirören’di.

O günden sonra her gün en az iki üç kez telefon açtı. Türkiye’yi, gündemi, gazetemizi, hayatı, kimi zaman da ortak sevdamız Beşiktaş’ı konuştuk.

Fikir verdi, yol gösterdi. Hep destek oldu, cesaretlendirdi.

Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin canlı şahidiydi. Ülkenin kaderini çizen birçok olayın tam göbeğindeydi. Zaman zaman anlatırdı. Ders gibi dinlerdim.

“Anılarınızı mutlaka kitap haline getirmek gerek” derdim, gülerdi...

Öngörüleri çok güçlüydü, söyledikleri harfiyen çıkardı.

Dünyayı çok iyi takip ederdi. İşine müthiş bağlıydı, çalışanlarını yakından izlerdi.

Yaklaşık bir yıl önce rahatsızlandı.

Aramalar seyrekleşti. En son bir ay önce yalıya davet etti. Gittim, konuştuk. Yorgundu ama umutluydu. “Pazartesi işe başlıyorum. Artık her gün gazeteye geleceğim” dedi.

O pazartesi geçti, sonra birkaç pazartesi daha.

Artık dönülmez yola girmişti.

Bir mucize bekleyerek günler geçti.

Ve dün acı haber geldi; Erdoğan Bey artık yoktu.

80 yıla birkaç ömür sığdırmış olarak aramızdan ayrıldı.

Büyük bir işadamıydı, ülkesine, bayrağına, milletine tutkuyla bağlıydı.

Hayattayken ona ‘Patron’ diye hitap etmezdim, her zaman “Erdoğan Bey” derdim.

Bugün ‘Elveda Patron’ diyeceğim.

Nur içinde yatın.

Gözünüz arkada kalmasın.

Sıfırdan yarattığınız dev emin ellerde.

Başta eşi Tülin Hanımefendi’ye, bayrağı devralan Yıldırım Demirören, Meltem Demirören Oktay ve Tayfun Demirören olmak üzere tüm Demirören Ailesi’ne ve sizi seven herkese sabırlar diliyorum.

Başın sağolsun Türkiye.

‘Bir süredir takip altındaydı’

80 yaşındaki Erdoğan Demirören, bir süredir İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nde tedavi görüyordu. Hastaneden Uzman Dr. Özgür Şamilgil yaptığı açıklamada “Erdoğan Demirören saat 11.53 itibariyle aramızdan ayrılmıştır” dedi. Şamilgil, şu bilgileri verdi: “Buraya size acı bir haberi vermek üzere toplanmış bulunuyoruz. Saygıdeğer iş insanı Erdoğan Demirören bugün saat 11.53 itibarıyla aramızdan ayrılmıştır. Bir süredir hastanemizde solunum yetersizliği nedeniyle takip altında olan sayın Demirören, ailesinin yakın ilgi ve alakasının hastanemizin tüm personelinin tüm yoğun desteği ve çabalarıyla ıstırap çekmeden yaşamını sürdürmüştür. Erdoğan Demirören 31 Mayıs 2018 tarihinde hastanemizin yoğun bakımına alınmıştır. Solunum yetersizliği nedeniyle yoğun bakımda tıbbi destek ve tedavisi sürdürülmüştür.” Demirören Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal da “Ülkemize, milletimize ve Demirören ailesine başsağlığı diliyoruz” dedi.

Çocukluğumdan beri tanırdım

 

VUSLAT DOĞAN SABANCI: Öncelikle başımız sağ olsun, tüm ailenin başı sağ olsun. Erdoğan amca diyeceğim. Çocukluğumdan beri tanıdığım bir insandı. Daha çok baba dostu olarak tanıyorum kendisini. Çok pozitif, enerjisi yüksek bir insandı. Herkesle çok sıcak ilişki kuran biriydi. İyi bir iş insanıydı. Mekanı cennet olsun diyorum. Aileye de tekrar sabırlar diliyorum.

‘Polislere yardım çekleri dağıtırdı’

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın, vefatının ardından anlattığı anıları Erdoğan Demirören’in hayırseverliğini gözler önüne serdi: Bu sabah bir şokla uyandım. Geride çok güzel yetiştirdiği çocuklarını bıraktı, torunlarını bıraktı. Çok genç yaşta tanıdım kendisini. İstanbul emniyetinde şube müdürüydüm o dönemde. Devletin imkanları bu kadar güçlü değildi.

‘Kimse bilmesin’ derdi

Kendisi Ankara Pazarları’nın sahibiydi. Yüklü miktarda alışveriş çekleri verirdi bana. ‘Bunu durumu olmayan polis memurlarıyla paylaş’ derdi. İhtiyacı olan bütün arkadaşlarımızla paylaşırdım. Çok önemli miktarda yaraya derman olurdu. Kimsenin de bilmesini istemezdi. Yıllar geçti aradan, 30 yılı aşkın süre geçti. Vefatından dolayı derin bir üzüntü içerisindeyim. Hep iyiydi, hep sıcaktı. Problem çözücüydü. Ailesi başta olmak üzere bütün çevresine karşı şefkatliydi. Sanayiden spor hayatına kadar her yönde üzerine düşeni yaptı. İyi izler bıraktığına gönülden inanıyorum. 

Yarın Fatih Camii’nden uğurluyoruz

Erdoğan Demirören, pazar günü Fatih Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu’daki aile kabristanında toprağa verilecek. Türkiye’nin başı sağ olsun.

 

ÖNEMLİ BİR KOLEKSİYONERDİ

‘Sanatın kitabını yazacak kadar...’

Erdoğan Demirören, iş dünyasında ilerleyen yatırımlarına sanata yaptığı yatırımları da ekledi. Türkiye’nin en önemli koleksiyonerleri arasında bulunan Erdoğan Demirören için birçok uzman, ‘Resim, heykel, çini, kristal, mobilya kısaca antikaya dokunduğu saniye kitabını yazacak kadar bilgili’ ifadesini kullanırdı.

‘Koca Hafız’ın oğluydu çalışkandı, çok temizdi’

Erdoğan Demirören’in vefatı, doğum yeri olan Bursa’nın İnegöl ilçesini de yasa boğdu. Aile dostu 93 yaşındaki Kemal Anıl, Demirören’in 20’li yaşlarda İnegöl’den ayrıldığını söyledi ve şunları anlattı: “Erdoğan Demirören, İnegöl’de Koca Hafız’ın çocuğuydu. Çalışkandı, çok temiz bir insandı. İstanbul’a satış mağazası açtılar. Demirören Ailesi’nin iş yeri, Beyoğlu’na giderken, sol tarafta bir dükkandı. Ufak bir dükkanda, araba parçaları satıyorlardı. Allah rahmet eylesin.”

Gençlere burs ve iş imkanı sağladı

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden Prof. Kerem Alkin’in sözleri de Demirören’in genç nesle yaptığı katkıları özetliyor: Başta İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencileri, burs ve iş imkanlarıyla, yüksek öğretim eğitim gören gençlere önemli fırsatlar sunan Erdoğan Demirören, toplum hizmetleri, kültür, eğitim, bilim ve spor alanlarında toplumsal yaşamın gelişmesine katkıda bulunmayı hep kişisel sorumlulukları arasında saydı ve bu hizmetleri, ya doğrudan kurulmasına öncülük ettiği, ya da İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet üyeliği gibi, yönetiminde etkin rol aldığı kurumlar aracılığıyla yürüttü. Erdoğan Demirören, kurucusu olduğu Ata Koleji’nin mezuniyet töreninde pasta kesmişti. 1958’de kurulan Ata Eğitim Kurumları, Türkiye’de eğitim veren özel okulların ilki olma özelliğine sahip.

Gazetecilerle yakın dosttu

GÜNERİ CIVAOĞLU: Rahmet diliyorum, nur içinde yatsın. 40 yılı aşkın bir dostluğumuz vardı. Zaman zaman onun teknesiyle denize açılırdık, mavi yolculuklar yapardık. Son derece dürüst, neşeli bir dosttu. Erdoğan Demirören siyasetten kendisini geri planda tutardı. Gazete alışı da çok sürpriz değil. Daha Aydın Doğan’dan önce yüzde 25 hissesini almıştı Milliyet’in. Erol Simavi ile ortak bir fabrikaları vardı. Sonra dağıtım şirketini birlikte kurdular. Gazetecilerle çok yakın dosttu. Onun da dostları vardı.

Bana kalbini ilk açanlardandı

ERTUĞRUL ÖZKÖK: Önce ailesine başsağlığı diliyorum, hepimize başsağlığı diliyorum. Demirören, Hürriyet camiasına yeni gelmişti ama Hürriyet camiasının çok eskiden bildiği bir insandı. Gazeteciliğe ben geç başladım. Başladıktan sonra İstanbul’a Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni olarak geldikten sonra İstanbul iş dünyasında bana ilk kalbini açan insanlardan birisiydi. Çok yakınlığını gördüm onun. Bana basının hafızasını anlatan insanlardan biriydi. Arkasında çok iyi yetiştirdiği bir aile bıraktı. Dolayısıyla huzur içinde bu dünyadan ayrıldığını düşünüyorum.