Savcı Ergenekon davası dosyasının Ankara'ya gönderilmesini istedi

AA |  25 Ekim 2016 Salı - 19:09 | Son Güncelleme : 25 10 2016 - 19:09

Yargıtayın bozma kararının ardından İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verilen 274 sanıklı Ergenekon davasına ilişkin mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, dosyanın Ankara'ya gönderilmesini istedi


Yargıtayın bozma kararının ardından İstanbul 4. Ağır  Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verilen 274 sanıklı Ergenekon davasına  ilişkin mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, dosya içeriğinin Ankara'nın görev  alanında bulunması gerekçesiyle bu kentteki ağır ceza mahkemesine gönderilmesini  istedi. 
 
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, "eski Genelkurmay Başkanı emekli  Orgeneral İlker Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiği yönündeki  itirazının haklı olması, Danıştay saldırısı davası ile Ergenekon davası  arasındaki hukuki ve fiili irtibatın somut delillerle gösterilememesi ve  soruşturma, yargılama, delil toplama aşamalarında adil yargılanma ilkelerine  aykırılık bulunması" gibi gerekçelerle bozulmasına hükmettiği 274 sanıklı  Ergenekon davasında yeni bir gelişme yaşandı.
 
Hakimler ve Savcılık Yüksek Kurulunun (HSYK) kararıyla dosyaya  bakmakla yetkilendirilen İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet  Başsavcılığı Duruşma Savcılığı Bürosuna bir yazı yazarak, duruşma savcısının  görev ve yetki yönünden görüşünü sunmasını istedi.
 
"Ankara'ya gönderilsin"
 
Bu yazıya göre, duruşma savcısı Sait Kunt, hazırladığı mütalaasında,  şu ifadelere yer verdi:
 
"Sanıklara isnat olunan suçun örgütlü suç oluşu ve işlendiği iddia  olunan eylemin Ankara'da bulunan hükümete karşı, yine Ankara'da bulunan ve  silahlı kuvvetler personelince işlendiğinin iddia olunması doğrultusunda,  mahkemenizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli Ankara'da kurulu,  örgütlü suçlara bakmakla görevli ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar  verilmesi mütalaa olunur."
 
Savcı Kunt'un bu talebi İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti  tarafından değerlendirilecek.
 
Süreç
 
Yasayla kapatılan dönemin özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza  Mahkemesince 5 Ağustos 2013'te verilen kararda, eski Genelkurmay Başkanı İlker  Başbuğ müebbet, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ağırlaştırılmış  müebbet, emekli Tuğgeneral Veli Küçük 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl  hapis, Tuncay Özkan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan 22 yıl 6 ay hapis cezalarına çarptırılmıştı.
 
Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'u müebbet, Danıştay saldırısının faili  Alpaslan Arslan'ı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, avukat Kemal Kerinçsiz'i  ağırlaştırılmış müebbet, Mehmet Haberal'i 12 yıl 6 ay, Mustafa Balbay'ı 34 yıl 8  ay ve Sinan Aygün'ü de 13 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum eden mahkeme heyeti,  diğer sanıklara da çeşitli oranlarda hapis cezası öngörmüştü.
 
Bazı sanıklar, davaya bakan ve kapatılan özel yetkili mahkemenin  gerekçeli kararını yazmasının 7 ay sürmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesine (AYM)  bireysel başvuruda bulunmuştu ve yüksek mahkeme de, "sanıkların haklarının ihlal  edildiğine" hükmetmişti.
 
İhlal kararı üzerine, yasayla kaldırılan İstanbul 13. Ağır Ceza  Mahkemesi yerine başvuruları inceleyen nöbetçi mahkemeler tutuklu sanıkları  tahliye etmişti.
 
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin karardan 7 ay sonra 16 bin 600  sayfadan oluşan gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmesinin ardından dosya,  temyiz incelemesi için Yargıtay 16. Ceza Dairesine gönderilmişti. Temyiz  duruşmaları, 6 Ekim 2015'ten itibaren yapılmaya başlanmıştı.
 
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi görevlendirildi
 
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016'da verdiği kararla, 13. Ağır  Ceza Mahkemesinin kararını, "eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker  Başbuğ'un Yüce Divan’da yargılanması gerektiği yönündeki itirazının haklı olması,  Danıştay saldırısı davası ile Ergenekon davası arasındaki hukuki ve fiili  irtibatın somut delillerle gösterilememesi ve soruşturma, yargılama, delil  toplama aşamalarında adil yargılanma ilkelerine aykırılık bulunması" gibi  gerekçelerle bozmuştu.
 
Dosyaya hangi mahkemenin bakacağına ilişkin yaşanan yetki karmaşasının  ardından HSYK tarafından alınan kararla dosya İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine  gönderilmişti.