Gazete Vatan Logo

Diş sağlığının en büyük düşmanı!

Diş sağlığının en büyük düşmanı!

- İnsanlığın 21.yüzyıldaki en büyük vebası olarak nitelendirilen sigara, sadece dişlerde kötü görünüme sebep olmakla kalmıyor. Aynı zamanda sigara içenler, diş eti hastalıkları açısından da daha riskli grupta bulunuyor. Bunların en önemlileri ise, ağız, boğaz, dil ve dudak kanserleri oluşturuyor. Ancak sigara, iltihabı maskelediği için hastalığın ilerleyişi çoğu zaman fark edilmiyor. Uzmanlar, sigara kullananları sadece akciğer değil, ağızda oluşabilecek kanser risklerine karşı da uyarıyor.

“AĞIZDAKİ KANSERLERİN YÜZDE 80’İ SİGARA İÇENLERDE GÖRÜLÜYOR”

İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Burcu Karaduman “31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü’ne” özel yaptığı açıklamada; sigaranın ağız, boğaz, dil ve dudak kanserlerinin en önemli sebeplerinden biri olduğunu söyledi. Uzun süredir ve fazla sigara içenlerin bu kanser türlerine yakalanma riskinin daha fazla olduğunu belirten Karaduman “Ağızdaki kanserlerin yüzde 80’den fazlasının sigara içenlerde görüldüğü biliniyor. Sigara içen bireylerde bu kanserlerin görülme ihtimali sigara içmeyenlerden 9 kat daha fazladır” dedi.

"SİGARA İÇENLER SIK SIK AĞIZ KANSERİ KONTROLÜ YAPTIRMALI"

Haberin Devamı

Bilimsel araştırmalara ve kanıtlara rağmen sigara içenlerin çok az bir bölümünün sigara kullanımının ağız ve diş sağlığı ile ağız kanserleri üzerine etkilerini bildiklerini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Burcu Karaduman, sözlerini şu şekilde tamamladı, “Türkiye Sigarayla Savaş Derneği üyesi olarak İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin öncülüğünde, toplumumuzu sigara kullanımının tehlikeleri konusunda özellikle bugünde uyarmak istedik. Sigarayı bırakmak ağız kanseri riskinin azalmasına ve diş sağlığının geri kazanılmasına yardımcı olmaktadır. Sigarayı bırakarak sağlıklı ve kaliteli bir gülümseye merhaba diyebilirsiniz. Sigara içen bireylerin düzenli olarak ağız kanserleri açısından kontrol edilmesi gerekmektedir. Böylece ağız kanserlerinin erken tespiti ve tedavisi olanaklı olmaktadır.”