Rengarenk bir Gülşen

06 Şubat 2015 Cuma - 2:30 | Son Güncelleme : 06 02 2015 - 2:30

“Heyecanlı, hareketli ve neşeli,” diye tanımladığı yeni albümünü yayınlama arifesindeki Gülşen, ruhen ve fiziken kendini en iyi hissettiği dönemde.


Ara ara önümüze sunulan, “Türk pop müziğinin Madonna’sı kim?” sorusunun cevabını bilmiyorum ama, “Türkiye’nin giderek gençleşme konusunda Madonna’yla yarışabilecek pop starı kim?” sorusu için cevabım rahatlıkla, “Gülşen!” olacaktır. 1996 yılında Be Adam albümüyle başladığı müzik hayatına 10’dan fazla albüm ve sayısız ödülle son sürat devam eden müzisyenin muntazam fiziği ve anlamlı yüzü aynen yerinde duruyor. Onunla sohbet ederken göze çarpan şey, karşısındakini son derece dikkatli dinleyişi. Yaşamı bunun üzerine kurulu. Çoğu dinlenme rekorları kıran şarkılarını ona yazdıran şey de bu zaten: İyi bir gözlemci olması...

Emrin Olur listeye girdi

Kayahan’ın En İyileri albümü için Emrin Olur şarkısını yorumladın. Şarkıyı sen mi seçtin?

Projeye direkt atladım aradıklarında. Bunu ise bayıla bayıla kabul ettim. Bir liste geldi, albümde yer alacak ve benim söylememin düşünüldüğü şarkıların olduğu. Aklımdaki şarkı listede yoktu. Ne yapıp edip Emrin Olur’u söylemek istediğimi ilettim. O da acayip beğenince listede olmamasına rağmen şarkı albüme girdi (gülüyor). Hatta projenin ilk klibi de bu şarkıya çekildi.

Duygularım uyurken bile hep tetikte

Türk pop piyasasında kendi şarkılarını yazan kadın müzisyenlere nadiren rastlıyoruz. Bu sana bir albüm yaparken müthiş bir özgürlük sağlıyordur eminim. Daha iyisini yapmak çaban artıyor mu?

Aslında sadece albüme ya da bir projeye hazırlanırken değil hayatımın her anında, 24 saat çalışıyorum ben. Duygularım uyurken bile hep tetikte. Sıradan bir günde de kendimi hep gözlemlerken, düşünürken, not alırken ama illa ki çalışırken buluyorum. Yaptığım şey, bunu hayatımın geneline yaymış olmam ve bu bütünlükle yaşıyor olmam aslında. Üretmek, yeni fikirler bulmak o kadar zevkli ki. Her şeyden etkileniyor kafam. Burada konuşulanlardan, radyoda anlatılan bir şeyden, bir filmden ya da arkadaşımın yaşadığı bir ilişkiden. Daha iyisini yapma isteği tabii ki kendi içinde bir yarış ve motivasyon sağlıyor ama en çok yeni, evrensel boyut taşıyan ve ezberden uzak fikirler, çalışmalar heyecanlandırıyor ve ilham veriyor bana. Bir de yapabileceğini hissettiğin şeylerin üzerine gitmek ve bu inançtan asla vazgeçmemek çok önemli.

Dış görünüş çok önemli

Sağlık da görüntü de çok önemli benim için. Yediğime, içtiğime, spor alışkanlıklarıma da borçluyum birçok şeyi.

Disiplin benim ilk kuralım ama çoğuna göre gereksiz

Ozan Çolakoğlu’nun sana katkısı ne oldu?

İşbirliği yapmak yaratıcı insanları daha da geliştiren ve besleyen bir şey bence. Kendini, ne yapmak istediğini anlatabilmek için çırpınmadan iş yapabilmek maalesef büyük bir lüks ülkemizde. Ozan, zekasıyla, ruhu, vizyonu ve yeteneğiyle güvenli bir ortamda olduğumu hissettiriyor bana. İkimiz de güncelliğin ve değişik olanın peşindeyiz ve bu duygu birbirimizin çıtasını daima yükseltmeye yöneltiyor.

Bu sektörde bir kadın müzisyen olarak edindiğin en büyük tecrübe nedir?

Ama tecrübelerimin bana sıkı sıkı öğrettiği şey, profesyonelliğe inanmak fakat profesyonellerle çalışırken dahi hiçbir zaman kontrolü elden bırakmamak.

Türkiye’de disiplinli olunca, “Çalışması zor biri,” gibi yaftalara da maruz kalır insan. Senin için böyle bir şey söz konusu mu?

Bu bakış açısıyla yaklaşan insanlara çok rastlıyorum maalesef. Disiplin benim ilk kuralım. Bana göre olmazsa olmaz olan çoğuna göre gereksiz. Ama sırf birileri benden hoşlanmayacak diye de disiplinimden ve çalışma şeklimden kesinlikle vazgeçmem.

Birçok şeyi yediklerime ve spora borçluyum...

Favori tasarımcıların kim?

Roksanda Ilincic, Ece Gözen, Zeynep Tosun, Nazlı Bozdağ, David Koma, Christopher Kane, Peter Pilotto ve daha niceleri. Tasarımcıların çizgileri, grafikleri, renkleri ve bunların birleşiminden ortaya çıkarttıkları yaratıcılık beni çok etkiliyor.

Vazgeçemediğin aksesuarların var mı?

Güneş gözlüğü, serçe parmağıma taktığım yüzüklerim ve kulak içi piercing.

Zamanın ilerlemesi yüzüne, fiziğine hiç yansımıyor.

Teşekkür ederim (gülüyor). Genlerim en büyük şansım bence. Ama ona güvenip kesinlikle yapmam gerekenlerden kaytarmıyorum. Sağlık da görüntü de çok önemli benim için. Yediğime, içtiğime, spor alışkanlıklarıma da borçluyum birçok şeyi.

Spora ne kadar zaman ayırıyorsun?

Her gün açık havada  tempolu yürüyüş yapıyorum.