Köroğlu Türkleri kimdir? Libya’da ne zamandan beri varlar? Erdoğan ve Bahçeli ne dedi?

14 Ocak 2020 Salı - 12:47 | Son Güncelleme : 14 01 2020 - 12:47

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Libya ile ilgili açıklamalarının ardından “Köroğlu Türkleri” pek çok kişi tarafından araştırılıyor. Erdoğan’ın “Libya harita üzerinde biraz uzak gözükebilir ama bizim için yabancı bir yer asla değildir. Barbaros'un yadigarı Libya Osmanlı'nın bir parçası olmuştur. Libya ve Libya halkı ile çok derin sosyal bağlarımız vardır. Bunun için Libya'da yaşananlara kayıtsız kalamayız.” şeklindeki konuşmasının ardından çok sık araştırılan Köroğlu Türkleri kimdir? Libya’da ne zamandan beri varlar? Erdoğan ve Bahçeli ne dedi? İşte detaylar…


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Libya ile ilgili açıklamalarda bulundu. “Köroğlu Türkleri” ile ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Libya'da yaşananlara kayıtsız kalamayız.” mesajı verdi. Peki Köroğlu Türkleri kimdir? Libya’da ne zamandan beri varlar? Erdoğan ve Bahçeli ne dedi? İşte detaylar…
 
KULOĞLU TÜRKLERİ KİMDİR?
 
Libya Türklerine; Kouloughlis, Kuloğlu, Koloğlu deniyor.
 
LİBYA’DAKİ KÖROĞLU TÜRKLERİ
 
Sirte’de Trablus için hayati stratejik öneme haiz Mısrata şehrinin bulunduğunu aktaran Tarihdaş Milletler ve Topluluklar Cemiyeti Genel Başkanı Ahmet Baba, şunları anlattı: “Mısrata, Libya’da yaşayan 1 milyona yakın Köroğlu Türklerinin en yoğun olduğu bölgedir. Trablus’u savunan UMH’yi destekleyen askeri gücün yüzde 80’i de Mısratalı Köroğlu Türkleridir. Trablus’a güneyden saldıran Hafter’in bu şekilde büyük bir avantaj elde edeceği bildirilmektedir. Son günlerde çok tarihi bir hamle yaparak bu sefer önce masada kazanan Türkiye’nin sonra sahada kaybetmemesi için bir an evvel en uygun araçlarla Libya’da ki UMH’ye ivedilikle yardım etmesi gerekmektedir. Aksi halde yapılan anlaşmaların hükmü kalmayacaktır.”
 
KATLİAM TEHLİKESİ ALTINDALAR
 
Baba, şöyle devam etti: “2011’de Diktatörlükten kurtulan ve Hürriyet ve Demokrasi için mücadele veren Libya halkı; Mısır, BAE ve Suudi Arabistan baskıcı ve totaliter rejimlerin ve arka planda Fransa, Rusya, ABD ve İsrail gibi emperyalist güçlerin desteklediği Hafter’in diktatörlüğüne karşı 100 yıl önce Anadolu’daki kardeşleri gibi bir istiklal mücadelesi vermekte. Bu sadece Libya’daki Müslümanların değil, otoriter ve totaliter rejimlerin emperyalistlerin güdümündeki yönetimlerin de korkulu rüyasıdır. Köroğlu Türkleri ve Arap ile Berberi kardeşleri büyük bir katliamla karşı karşıya kalabilir!”
 
AFRİKA’NIN SON OSMANLI’SI
 
Cemiyetleri hakkında da bilgi veren Ahmet Baba, şunları dile getirdi: “15 Kasım 2014 tarihinde Türk ve Köroğlu Aşireti’nin ileri gelenlerinin hâlâ gönlü bizimle olan torunlarını Ankara’ya davet ederek konferans düzenledik. Bunun nedeni tarih derslerinde bizlere hiç anlatılmayan Trablusgarp Cumhuriyeti’ni milletimize hatırlatmaktı. Afrika’da en son terk ettiğimiz Trablusgarp ile Gönül Coğrafyamızın bu nadide parçasındaki kardeşlerimizle ilişkilerimiz devam etmekte ve edecektir de inşallah.”
 
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: LİBYA'DAKİ TÜM KARDEŞLERİMİZE KARŞI TARİHİ SORUMLULUKLARIMIZIN DA FARKINDAYIZ
 
Libya harita üzerinde biraz uzak gözükebilir ama bizim için yabancı bir yer asla değildir. Barbaros'un yadigarı Libya Osmanlı'nın bir parçası olmuştur. Libya ve Libya halkı ile çok derin sosyal bağlarımız vardır. Bunun için Libya'da yaşananlara kayıtsız kalamayız. Kimse bizden Libyalı kardeşlerimize sırtımızı dönmemizi bekleyemez. Libya'yı kana bulayanlar aynı zamanda ülkemize karşı kinlerini de sergiliyor. Bu ülkede darbeci Hafter'e tabii olmayan Arap kardeşlerimiz var. Bu ülkede Hafter'in hedef aldığı kardeşlerimiz var. Hafter onları da yok etmek istiyor. Libya'da Hafter'in etnik temizliğe tabii tuttuğu ve sayıları bir milyonu aşan Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türkleri de var:
 
Libya'daki tüm kardeşlerimize karşı tarihi sorumluluklarımızın da farkındayız. Onlar geçmişte en zor günlerimizde yanımızda oldular. Bizim de onların yanında olmamız gerekiyor. Tüm imkanlarıyla Libyalı kardeşlerimizin yardımına koştuk. Bu ülkedeki Türk varlığından bile haberi olmayanları gördükçe inanın milletimiz adına üzülüyoruz. Kendi öz kardeşlerini bile tanımaktan uzak olanların bu milletin davasını gütmesi mümkün değildir. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Libya'daki mücadelesi de mi hiçbir şey anlatmıyor? Bildiğiniz gibi çok çok önemli bir adımı bütün askeri depolarında ne var ne yok hepsini ordumuzun emrine sunduğunu, sunacağını söyledi. Ve bunu şu anda hayatta olan hepsiyle birlikte de Kıbrıs Barış Harekatı esnasında görevde olan hükümet yetkililerinden onu yaşayanlar çok iyi bilir. Libya'nın gösterdiği alicenaplığı bir kenara koymak mümkün değil. Kaddafi'nin söylediği söz unutulmazdır. "Elimdeki tüm silahlar Türk ordusunun emrindedir." Bu tablolar yaşandı, bunları biliyoruz. 
 
MHP LİDERİ BAHÇELİ: KULOĞLULAR, KUŞAKLAR BOYUNCA ÖNEMLİ ASKERİ GÖREVLER ÜSTLENDİLER
 
MHP Lideri, toplantıda Trablus’un Turgut Reis ve Kaptan-ı Derya Sinan Paşa tarafından 1551’de Osmanlı’ya bağlandığını, Fizan bölgesinin ise 1577’de Osmanlı Devleti’nin topraklarına katıldığına değindi. Bahçeli, tamamen Türk olan yeniçeri ve leventlerin yerli kadınlarla evlenmelerinden doğan erkek çocuklara da ‘Kuloğlu’ denildiğini aktardı. 
 
Türk-Arap karışımı nesil olan Kuloğlu’ların da bugün Libya’da halen varlığını koruduğuna vurgu yapan Bahçeli, “Yerel Arap ağızlarında ‘Köroğlu’ olarak yerleşmiş. Örneğin Urfa’da meskûn ‘Bini İcil Aşireti’ mensuplarının büyük bir kısmı Köroğlu soyadını taşıyor. Arap kabilelere mensup hanımlarla evlenen Kuloğlular, kuşaklar boyunca önemli askeri görevler üstlendiler” diye konuştu.
 
Sadece leventlerin değil, din hizmetleriyle diğer askeri ve idari görevler için gönderilen binlerce Osmanlı Türkünün de üç asır bu bölgede yaşayarak adeta kök saldığına vurgu yapan MHP Lideri Bahçeli, şunları aktardı:
 
Ayrıca Girit’ten sürgün edilen Türklerin bir kısmı da Libya şehirlerine iskân edilmişti. Türklerin yoğun yaşadığı Mısrata, 19’uncu yüzyılda Libya’ya yerleşen, Çerkes ya da İslam’ı kabul eden Yahudilerden oluşan eski Osmanlı asker ailelerinin çoğunlukta olduğu bir yerleşim. Hatta modern Libya’nın kuruluşunun ilk yıllarında, Türk hükümetinin izni ve görevlendirmesi ile Sadullah Koloğlu, namı diğer ‘Arap Kaymakam’ bu ülkenin ilk başbakanı olarak üstün görevlerde bulunmuştu. Basın-Yayın eski genel müdürü, bir dönem Bülent Ecevit’e danışmanlık da yapmış akademisyen-yazar-tarihçi Orhan Koloğlu, Sadullah Bey’in ikinci oğludur.”