Güzel olmazsak kaybederiz diye korkanlara Deliha örnek olsun

14 Ocak 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 14 01 2018 - 2:30

Gupse Özay, yazdığı, yönettiği ve oynadığı Deliha 2 filmiyle yine çok iddialı. Çocukluk arkadaşı Fatih Özkan’ın yanı sıra birçok yeni yetenekle izleyenleri tanıştıran Özay, kadınlara dayatılan güzellik kalıplarına da kafa tutuyor. “Bu filme aşığım” diyen Gupse Özay ve Fatih Özkan ile konuştuk.


Deliha 2’de neler bekliyor izleyenleri?

Gupse Özay:  Çok heyecanlıyım, filmimize aşığım. Çok sıcak, tatlı ve sürprizli bir iş oldu.

Fatih Özkan:  Ben bile heyecandan ölüyorum, Gupse’ninkini düşünemiyorum bile.

Özünde feminizme selam çakan bir film. Nelere karşı gösterdiğin bir tepki bu?

Gupse: Bana hep karakteri neden zayıflatmıyorsun, neden güzelleştirmiyorsun diyorlar. İnatla bunları yapmayacağım. Çünkü Zeliha karakteri bu haliyle çok zeki, çok fırlama bir tip. Her yaşımda kadına dayatılan bu kalıplara daha duyarlı hale geldim. Sosyal medyada da bir şey paylaşırken buna dikkat ediyorum. Böyle de devam edecek. Doğallığı seviyorum. Yeni neslin güzel olmazsak kaybederiz kaygısını sevmiyorum. Bu yüzden onlara örnek olacaksam böyle olayım diyorum.

Bu film hangi yönüyle farklı? Şimdi daha mı komik ve iddialısınız?

Gupse:Daha sürprizli bir film. Seyircinin görmeyi beklemediği farklı durumlar var. Daha iyi veya komik ona seyirci karar verecek.  Ama ben Gupse olarak daha iyiyim. Senaristliğim daha da ilerledi. Bu filmde üç boyutlu hale geldi. Bunun dışında filmde no name sayısı çok fazla. Çok acayip yeteneklerin bir arada olduğu bir film. Keşfedilecek büyük oyuncular var. Bir de daha kalabalık bir film. Uzun zamandan beri unuttuğumuz birlik beraberlik duygusunu yansıtacak bir film.

Keşfettiğin ve filminde rol verdiğin yeni isimlerden sonra senin yetenek avcısı olduğunu söyleyebilir miyiz? 

Gupse:  Avcıdan ziyade benim için yetenek destekçisi diyebilirsiniz. Çünkü ben de desteklenerek buraya geldim. Eğer Gülse Birsel bana Yalan Dünya’da bir şans vermeseydi kendimi gösteremeyecektim. Bu yüzden cast yaparken ünlü olanı değil, yetenekli ve kendini göstermek isteyenleri etrafımızda topladım. Eğitim alsın almasın içinde oyunculuk aşkını yaşayan herkes var bu filmde.

Gülse Birsel’in öğrencisi olduğunu varsayarsak acaba boynuz kulağı geçer mi?

Gupse:  Hiç sanmam. Gülse en başından beri senaryoya hakim, benim hep destekçim olan biri. Böyle bir şey olsaydı bile biliyorum ki en çok o sevinirdi.

Kadın yönetmenler daha detaycı 
 
Peki yazmak ve oynamanın yanında yönetmek nasıl bir tecrübeydi? Hiç tereddüt yaşadın mı?  

Gupse:  Kaygılarım vardı çünkü beyni üçe bölmek çok zor bir şey. Ama etrafımda o kadar güzel bir teknik ekip vardı ki abi-abla gibi beni sarıp sarmaladılar. Teknik ekipten, oyuncularına kadar herkes o kadar iyiydi ki, benim tek kaygım huyumgereği, acaba herkesin rahatı iyi mi, yemek yediler mi diye düşünmek oldu.

Bir yönetmenin kadın olması filmlere sence ne katıyor?

Gupse:  Biz çok detaycıyız. Farklı bir renkle bakıyoruz. Kadınların yönettiği filmlerin farklı bir dokusu oluyor. Kadınların daha detaycı olması ve ayrıntılara daha derin girmesi bence filmleri daha gerçek kılıyor.

Gupse’nin yönetmen
olacağı küçüklüğünden belli miydi, en yakın arkadaşı olarak ne dersiniz?

Fatih: Belliydi. Bir restorana gittiğimizde yemek sırasında hemen oyun kurar, “Siz karı kocasınız, kavga etmişsiniz. Birbirinize nasıl kızarsınız ” diye bizi hep tatlı tatlı yönetirdi.

Gupse: Evet galiba iç güdüsel olarak içimde yönetmek vardı. Mesela bayramlarda falan toplandığımızda, “Dayı sen şunu oyna, yenge sen şusun diye” orglarla müzik yapıp bir şeyler yaratma hastalığım hep vardı. 

Barış’ın rolü kabul etmediğini söylemek doğru değil

Sizi Fatih Özkan ile birlikte başka projelerde görecek miyiz?

Gupse: Fatih’i bize bırakırlarsa çok isteriz. Çünkü filmi ucundan kıyısından izleyen herkes bana bu kim diye soruyor. Ben de bilmem yabancı biriymiş diyorum. Şaka bir yana, filmde suratsız bir Fransız garsonu oynuyor. Ama Fatih komedyen kimliğinin dışında inanılmaz bir sese de sahip. Henüz o yönünü göstermedim ama küçükken kendini şarkıcı falan sanırdı.

Fatih: Filmde ikimiz çok kontrastlı bir ikili olduk. İzleyenler nasıl bulacak çok merak ediyorum ama biz çok eğlendik. İki ters karakterin mücadeleleri çok eğlenceli oldu. Beraber daha çok hayalimiz var. Komedi yapmaya devam edeceğim. Zaten yakında BKM Mutfakta da tek kişilik bir gösteri hazırlığındayım.

Barış Arduç’un rolü kabul etmediği için filmde yer almadığı yazıldı doğru mu?

 

Gupse: Hikaye kaldığı yerden devam etmiyor. Yoluna bambaşka bir serüvenle ve karakterlerle devam ediyor. Hayatta öyle değil midir? Kaldığımız yerden devam etmez, hep bambaşka şeylere sürükleniriz. Bunu Barış’ın kabul etmediği gibi bir şey söz konusu değil.

Belki internet dizisi olabilir, her hafta bir şey yapmak zor 

Filmi izlerken “Keşke bir dizisi olsa” diyor insan. Böyle bir şey mümkün mü?

Gupse: Böyle bir talep var ama açıkçası her hafta yeni bir şey yapmak ve yetiştirme gayreti bir süre sonra sevincimizi elimizden alabilir. Ama belki online platformda bir şeyler olabilir. Çünkü o zaman stok çekip heyecanını kaybetmeden bir işi tamamlamış oluyorsun.

Hep komedi mi yapacaksınız?

Gupse: Artık dram yapmaktan da zevk almaya başladım. Zaten sürprizlerinden biri bu. Kendimi dramda denemek istiyorum.

Fatih:  Sinemada ve televizyonda hep komedide oynadım, tiyatroda dram yaptım. Ama ekranda da mutlaka bir dram yapmak isterim.

 

O gün tuttuğumuz yıldız bugün kucağımıza düştü

 

Çok yakın çocukluk arkadaşısınız. Hayallerinizi bu filmle gerçekleşti diyebilir miyiz? Nasıl beraber oynama kararı aldınız? 

Gupse:Fatih en yakın arkadaşım. Onun ne kadar komik ve ruh hastası biri olduğunu en iyi ben bilirim. Bu filmde yönetmenlik de yaptığım için Fatih’i en iyi yere koydum ve resmen şov yaptı biz de izledik. Filmin starlarından biri. Zaten beraber tadına vara vara oynamak hayalimizdi. Yazın Karaburun’da yıldızlara bakarak bugünün hayalini kurardık. O gün tuttuğumuz yıldız bugün kucağımıza düştü. Bu filme kadar minik minik bir şeyler yapmıştık ama en adam akıllı, tadını doya doya çıkardığımız bir film oldu. Kendisini çok beğeniyorum ve seviyorum.

Fatih:Bu bizim yıllar önceki hayalimizdi ve evet bu filmle bunu gerçekleştirdik. Filmi izlediğimizde ağlayabilirim. Söylediği gibi filmimize aşığım. Çok güzel bir ekip olduk çekimlerin bitmesini istemedik.

Bu dostlukta kim kimi daha çok destekliyor ve motive ediyor?

Gupse:Birbirimizi tırnağımıza kadar tanıdığımız için birbirimizi nasıl rahatlatacağımızı çok iyi biliriz. Ama genelde o beni rahatlatır. Daha pozitif ve soğukkanlıdır. Kafasına meteor düşse “Sıkıntı yok” der. Bense tam aksi feci duygusal biriyim. Sudan sebep ağlayabilirim ve kendine gel diye sarsar beni. Bu yüzden beni babam, abim gibi sarıp sarmalar sakinleştirir.

Fatih:Gupse çok detaycıdır. O soğanın cücüğüne bir şey olsa dünyanın bütün dertlerini üzerine almış gibi
dertlenir. Bu yüzden onu motive ederim. Aslında bu karşılıklı bir durum.

Her düşüşümüzde birbirimizi kaldırırız.