Gazete Vatan Logo

Afganistan son durum nedir? Afganistan'da neler oluyor, Taliban olayı nedir?

Taliban Afganistan'ın başkenti Kabil'e girdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Özbekistan Cumhurbaşkanı ile görüşerek durumla ilgili fikir alırken, Birleşmiş Milletler Taliban'a sivillerin güvenliğinin sağlanması için çağrıda bulundu. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, Afganistan'daki durumun, ABD'nin ülke üzerinde yaptığı deneyin sonucu olduğunu belirtti. Afganistan son durum nedir? Afganistan'da neler oluyor, Taliban olayı nedir?

Afganistan son durum nedir? Afganistan'da neler oluyor, Taliban olayı nedir?

Afganistan'da bir dönem sona erdi, Taliban örgütü 20 yıl sonra Kabil'e girdi. Taliban güçlerinin kentin dış mahallerine girmesi üzerine Cumhurbaşkanı Eşref Gani ülkeyi terk etti. Hiçbir direnişle karşılaşmadan kent merkezine giren Taliban, Başkanlık Sarayı'nın kontrolünü de ele geçirdi. Öte yandan Kabil Havalimanı'nda Taliban’dan kaçmaya çalışan büyük bir yoğunluk var.

Peki, Afganistan son durum nedir? Afganistan'da neler oluyor, Taliban olayı nedir?

AFGANİSTAN SON DURUM!

ABD askerleri binlerce sivilin akın ettiği Kabil havaalanında havaya ateş açtı

Taliban, herkesin evlerine dönmesini, şu an uçuş yapılmayacağını açıkladı

Taliban'ın Afganistan'ın başkenti Kabil'e girmesinin ardından ülkeden ayrılmak isteyen sivillerin akın ettiği Kabil Uluslararası Havalimanı'nda ABD askerleri havaya ateş açtı.

Taliban'ın dün Afganistan'ın başkenti Kabil'e girmesinin, başkanlık sarayı ve kamu binalarının kontrolünü ele geçirmesinin ardından halk arasında panik havası yaşanıyor.

Ülkeyi terk etmek isteyen binlerce kişi, dün akşamdan bu yana Kabil Uluslararası Havalimanı'na akın ediyor.

Haberin Devamı

Yoğunluğun sabah saatlerinde arttığı havaalanında sivillerin pistte toplandığı görülürken, tahliyeler için alanda bulunan ABD askerleri havaya defalarca ateş açtı.

Taliban'dan uçuş yapılmayacak açıklaması

Taliban ise Kabil Uluslararası Havalimanı'nın girişine gelerek, halktan evlerine dönmesini istedi ve şu anda uçuş yapılmayacağını açıkladı.

Kara yoluyla diğer vilayetlere gitmek isteyenlerin de araç bulmakta çok zorlandığı, taşıma ücretlerinin iki katına çıktığı ifade ediliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait Emirates Hava Yollarından yapılan açıklamada da Kabil uçuşlarına ikinci bir emre kadar ara verildiği duyuruldu.

Taliban'ın ülkeye hakim olma süreci

ABD ile Taliban arasında Şubat 2020'de varılan barış anlaşması çerçevesinde bu yıl uluslararası güçlerin Afganistan'dan geri çekilme süreci başladı.

Anlaşmada, yabancı güçlere saldırmaması öngörülen Taliban'ın Afgan güvenlik güçlerine yönelik eylemlerine dair hüküm getirilmedi.

Haberin Devamı

Taliban, eş zamanlı şekilde hazirandan bu yana şiddetli saldırılarla Afganistan'da birçok ilçeyi, son bir ayda da vilayet merkezlerini hızla ele geçirdi.

Cumhurbaşkanı Eşref Gani'nin ülkeyi terk etmesi ve hükümet güçlerinin başkentten ayrılmasıyla Taliban, dün başkanlık sarayı ve kamu binalarında kontrolü sağladı.

DÜNYA LİDERLERİNDEN AFGANİSTAN AÇIKLAMASI

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in Afganistan'daki durumla ilgili fikir alışverişinde bulundukları bildirildi.

Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, Mirziyoyev, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

İki ülke lideri görüşmede, Rusya ile Özbekistan arasındaki stratejik ortalık ve müttefiklik ilişkilerinin daha da geliştirilmesi, çok yönlü işbirliğinin geliştirilmesi meselelerini ele aldı.

Afganistan'da meydana gelen durumla ilgili fikir alışverişinde bulan liderler, bölgesel güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik iki ülkenin ilgili kurumları arasındaki yakın ilişki ve işbirliğinin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.

Haberin Devamı

Afganistan'ın Özbekistan ile sınırındaki Mezar-ı Şerif'in Taliban tarafından ele geçirilmesinin ardından, Afgan sınır koruma birliklerinde görevli toplam 84 asker dün gece sınırı ihlal ederek Özbekistan'a geçmiş ve bazı basın organları eski Afganistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Raşid Dostum'un da Özbekistan'a geçtiğini ileri sürmüştü.

PUTİN BMGK'NIN ACİL TOPLANMASI İÇİN ÇALIŞIYOR

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Afganistan Özel Temsilcisi Zamir Kabulov, Afganistan'daki duruma ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) acil toplanması için çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Kabulov, Rus Ria haber ajansına Afganistan meselesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Afganistan'daki duruma ilişkin BMGK'nin acil toplanacağını belirten Kabulov, "Bu konuda çalışıyoruz. Meslektaşlarımız bununla yakından ilgileniyor ancak bu, artık durumu değiştirmez, şimdi toplantı yapmak yerine önceden düşünmek gerekirdi." ifadesini kullandı.

Haberin Devamı

Rusya'nın Kabil Büyükelçiliğinin Afganistan'dan tahliye edilmeyeceğini aktaran Kabulov, Taliban'ın, ülkedeki diplomatik misyonlarının güvenliğini garanti ettiğini kaydetti.

ZAHAROVA: AFGANİSTAN'DAKİ DURUM ABD'NİN ÜLKE ÜZERİNDE YAPTIĞI DENEYİN SONUCU

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Afganistan'daki durumun, ABD'nin ülke üzerinde yaptığı deneyin sonucu olduğunu belirtti.

Zaharova, sosyal medya hesabından Afganistan meselesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ülkede oluşan durumun "şaşırtıcı" ve "gerçek" olduğunu kaydeden Zaharova, ABD'nin Afganistan üzerinde deney yaptığını ifade etti.

Zaharova, "Afganistan'da ABD'nin düşünce sürecinin sonucu olan iki gücün yüzleşmesi devam ediyor. Dünya, Washington'un tarihi deneyinin sonucunu dehşetle izliyor." değerlendirmesinde bulundu.

İNGİLTERE BAŞBAKANI JOHSON: KİMSE TERÖRÜN GELİŞME ALANI HALİNE GELMESİNİ İSTEMİYOR

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, kimsenin, Afganistan'ın terörün gelişme alanı olmasını veya 2001 öncesi duruma geri dönmesini istemediğini bildirdi.

İngiltere'de Başbakan Johnson'ın başkanlığında düzenlenen Acil Durum Kabine Toplantıları (COBRA) kapsamında, Afganistan'daki durum ele alındı.

Johnson, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Afganistan'da şu anda açıkça bir rejim değişikliğinin olduğunu ve nasıl bir rejim olacağını ise tam olarak bilmediklerini söyledi.

Afganistan'da durumun son derece zor olmaya devam ettiğini ve daha da zorlaşacağını belirten Johnson, "Önceliğimiz, İngiliz vatandaşlarına, 20 yıl boyunca İngilizlerin Afganistan'daki çabalarına yardım eden herkese karşı yükümlülüklerimizi yerine getirdiğimizden emin olmak ve onları elimizden geldiğince hızlı şekilde oradan çıkarmaktır." dedi.

Kimsenin iki taraflı olarak Taliban'ı tanımasını istemediklerini söyleyen Johnson, Afganistan'ın, tekrar "terör için gelişme alanı" haline gelmemesini sağlamak için Batı'nın birlikte çalışması gerektiğinin altını çizdi.

Johnson, "Kimse Afganistan'ın terörün gelişme alanı olmasını veya 2001 öncesi duruma geri dönmesini istemiyor." diye konuştu.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı da ülkedeki İngiliz diplomatik varlığının azaltıldığını ancak personelinin, İngiliz vatandaşlarına ve Afgan personele yardım sağlamak için çalışmaya devam ettiğini belirtti.

Bakanlıktan bir sözcü, "Afganistan'dan ayrılmak isteyen İngiliz vatandaşlarının bunu yapabilmesi için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz." ifadesini kullandı.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ZARİF: SAVAŞ VE ŞİDDET SORUN ÇÖZMEZ

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, savaş ve şiddetin Afganistan'daki sorunların çözüm yolu olmadığını ifade etti.

Zarif, Twitter hesabından eski Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin paylaşımına verdiği cevapta, Afganistan'daki gelişmelere değindi.

Hamid Karzai'nin ülkedeki karışıklığı önlemek amacıyla eski Cuımhurbaşkanı Abdullah Abdullah, Afganistan'daki Hizb-i İslami Partisi Lideri Gülbeddin Hikmetyar ve kendisinden oluşan koordinasyon konseyinin kurulması girişimini destekleyen Zarif, savaş ve şiddetin Afganistan'daki sorunların çözüm yolu olmadığını belirtti.

Zarif, "Koordinasyon konseyi girişimindeki kardeşler ve Afganistan'ın diğer liderleri, müzakere için zemin oluşturabilir ve barışçıl intikalin kalıcı barışa hizmet etmesini sağlayabilirler. İran Afganistan'daki barış için çaba göstermeye devam edecektir." ifadelerini kullandı.???????

İNGİLTERE DIŞİŞLERİ BAKANI RAAB, PAKİSTANLI MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Afganistan'ın geleceğiyle ilgili derin endişelerini, Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi ile paylaştığını bildirdi.

Raab, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, "Afganistan'ın geleceğiyle ilgili derin endişelerimi Dışişleri Bakanı Kureyşi ile paylaştım. Uluslararası toplumun, Taliban'a şiddetin sona ermesi ve insan haklarının korunması gerektiğini söyleme konusunda birleşmesi kritik önem taşıyor." ifadeleri kullandı.

Şah Mahmud Kureyşi ile telefonda görüştüğü belirtilen İngiliz Bakan, iktidardaki Muhafazakar Parti Milletvekili Tom Tugendhat ve muhalefet partisi milletvekilleri tarafından Afganistan'daki durumla ilgili herhangi bir açıklama yapmamakla eleştirilmişti.

BM'DEN TALİBAN'A ÇAĞRI

Birleşmiş Milletler (BM), Afganistan'da sivillerin ve BM ile diğer yardım kuruluşları çalışanlarının güvenliğinin sağlanması için Taliban'a çağrıda bulundu.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Sözcüsü Jens Laerke, Afganistan'daki son duruma ilişkin AA muhabirinin sorularını cevapladı.

"BM durumu yakından izlemeye ve değerlendirmeye devam ediyor." diyen Laerke, ülke genelinde görev yapan çok sayıda BM çalışanının tahliyesine ilişkin ise bilgi vermedi.

Laerke, BM çalışanlarının güvenliğinden endişe edip etmediklerine ilişkin "Güvenlik konusunda, BM ve BM dışı insani yardım çalışanları da dahil sivilleri korumak için Taliban ve çatışan tüm tarafların uluslararası yasalara göre yükümlülükleri olduğunu hatırlatıyoruz." ifadesini kullandı.

PAKİSTAN DIŞİŞLERİ BAKANI: ZAMANI GELDİĞİNDE TALİBAN HÜKÜMETİNİ TANIYACAĞIZ

Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, "Zamanı geldiğinde uluslararası mutabakat, saha gerçekleri ve Pakistan'ın ulusal çıkarları doğrultusunda Taliban hükümetini tanıyacağız." dedi.

Yerel basındaki haberlere göre, başkent İslamabad'da basın açıklaması yapan Kureyşi, Afganistan'da favorilerinin olmadığını ve komşuyla iyi ilişkiler istediklerini söyledi.

Kureyşi, Afganistan'daki sorunun çözümünün askeri olmaması, tüm problemlerin diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Afganistan'daki durumun hızlı şekilde değiştiğini dile getiren Kureyşi, Afganistan meselesini yakında Çin, İran, Özbekistan, Türkmenistan ve Hindistan gibi komşu ülkelerle görüşeceklerini bildirdi.

Kureyşi, Pakistan'ın Afganistan'da daima kolaylaştırıcı rol oynadığını ve buna devam edeceğini belirterek, Pakistan'ın Kabil Büyükelçiliğinin normal şekilde çalıştığını söyledi.

TALİBAN OLAYI NEDİR?

Arapça talib (öğrenci) kelimesinin çoğulu Taliban (öğrenciler) adını benimseyen örgüt, ülkenin güneyinde Molla Ömer Ahund liderliğinde yaklaşık 50 medrese öğrencisiyle birlikte 1994'te kuruldu.

Taliban, çoğunluğu Afganistan'ın en kalabalık etnik grubu Peştunlardan oluşan Sünni İslamcı grup. Grup üyeleri kendilerini "Afganistan İslam Emirliği" olarak tanımlıyor.

Taliban, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a müdahalesinin ardından Sovyet güçlerinin 1989'da geri çekilmesiyle oluşan Afganistan'daki merkezi hükûmetlerin zayıflıklarından yararlanarak iktidara geldi ve ülkenin büyük bölümünü kontrolü altında tuttu.

Temellerini Pakistan'daki medreselerde eğitim görmüş, şeriat okullarından savaştan kaçan Peştun mülteciler oluşturan Taliban ilk olarak 1994 yılında kendisini gösterdi.

1996'da Afganistan'ın hükûmet merkezi Kâbil'in kontrolünü eline geçirdi.

Otorite boşluğundan faydalanan Taliban savaşçıları 27 Eylül 1996'da Kabil'e girdi. İlk olarak BM binasına sığınan eski Devlet Başkanı Muhammed Necibullah Ahmedzay ile kardeşi Şahpur Ahmedzay idam edildi.

Başkentin ele geçirilmesi zamanına kadar milis bir yapı olan Taliban, bu tarihten itibaren kendi hükümetini kurduğunu açıkladı. Adını Afganistan İslam Emirliği, kurucu lider Molla Ömer'i de Emirel Müminin (Müminlerin emiri) olarak ilan etti. Bayrak değiştirildi. Molla Ömer adına camilerde hutbe okundu.

Ülkenin kuzeyinde konuşlanmış olan Kuzey İttifakıyla iç savaşa girdi.

Taliban'ın Kabil'i ele geçirmesinin ardından diğer gruplar, ülkenin kuzeyindeki Mezarı Şerif'i geçici başkent ilan etti. Burhaneddin Rabbani liderliğinde bir araya gelen ve adını Kuzey İttifakı olarak duyuran gruplar ellerindeki kentleri kaybetmemek için Taliban'a karşı mücadeleye girişti. Taliban, 1997'de Mezarı Şerif'e saldırdı. Halk direnişi ile karşılaşan örgüt, burada yaklaşık 10 bin savaşçısını kaybetti. 7 bin civarında Taliban militanı da Kuzey İttifakı tarafından esir alındı ve daha sonra bu militanların öldürüldüğü ifade edildi.

Mezarı Şerif'teki bu savaşla 'beyin takımını' kaybettiği belirtilen örgüte El Kaide'ye bağlı çok sayıda savaşçı katıldı. Taliban, topladığı güç ve örgüte yeni katılanlarla birlikte Ağustos 1998'de yeniden Mezarı Şerif'e saldırdı.

Bu defa kenti almayı başaran grup, siviller dahil birçok kişiyi ya öldürdü ya idam etti. İktidarı sırasında Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri hükûmetlerinden yardım almış, Afganistan'ın yaklaşık %90'ını denetimi altında tutmuştur.

11 Eylül 2001 Saldırıları'ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin saldırılardan sorumlu tuttuğu Usame bin Ladin'i koruduğu gerekçesiyle başlatılan operasyon sonucunda 2001 Kasım'ında iktidardan uzaklaştırıldı.

Afganistan'ı yöneten ve bin Ladin'i koruyan radikal İslamcı örgüt Taliban, onu teslim etmeyi reddedince ABD Afganistan'da hem El Kaide hem de Taliban'a yönelik hava saldırılarına başladı.

İki ay içinde Taliban rejimi çöktü ve savaşçıları Pakistan'a kaçtı.

Saklanan Talibanlılar zaman içinde güçlendiler.2004 yılında Taliban yeniden organize olarak ABD ve Müttefiklerine karşı direnişe geçti.

2009 yılında isyan kuvvetlenerek gerilla savaşına döndü. 2019'da Amerika ve müttefikleri Taliban'ın Amerika'yı tehdit edenleri barındırması karşılığında Amerika 14 ay içerisinde Afganistan'dan çekileceğini dair anlaşma yapıldı. Taliban'la çatışma görevini Afgan ordusuna devredildi. Daha sonra her iki taraf da anlaşmanın şartlarını tam yerine getirmemekle beraber pandeminin de etkisiyle saldırıları azalttı. Uluslararası güçlerin ülkeden çekilmesi Taliban'ı cesaretlendirdi. Örgüt hükümet güçlerine ve sivillere karşı saldırılar düzenleyerek daha fazla alanın kontrolünü ele geçirdi.

Afgan analistler de Pakistan'ın sağladığı destek nedeniyle Taliban'ın neredeyse eski gücüne yeniden ulaştığını ve yabancı güçlerin çekilmesinin ardından kısa sürede Kabil'e dayanabileceğini öne sürüyor.