Gazetevatan.com » Yazarlar » Kadın sağlığı konusunda doğru bildiğimiz yanlışlar

Kadın sağlığı konusunda doğru bildiğimiz yanlışlar

01 Eylül 2018 Cumartesi

Jinekolog Op. Dr. Murat Emanetoğlu kadın hastalıkları konusunda pek çok doğru bildiğimiz yanlış olduğuna dikkat çekiyor. Bunların arasında kondom kullanımının her hastalıktan koruduğu, gebelikte ilaç kullanımının kesinlikle zarar olduğunu sanmak gibi yanlışlar var.


Kondom her zaman korur

Kondom kullanımının HPV virüsünü engellediği sanılıyor...

Kondomun tamamen koruması mümkün değil. HPV virüsü, yani rahim ağzı kanseri virüsü, siğil virüsü, sadece cinsel ilişki ile değil cilt teması ile de bulaşıyor. Dolayısıyla kondom kullanmak evet birçok cinsel yolla bulaşan hastalıkta koruyucu olabilir ama HPV virüsünde koruyucu olması mümkün değil. Bu nedenle önlem olarak HPV aşısını 9-26 yaş arasında özellikle öneriyoruz. 50 yaşına kadar da koruyuculuğunun olduğunu biliyoruz. Şu anda yurt dışındaki bazı gelişmiş ülkelerde, (Kanada, Danimarka, Avustralya gibi) çocuklara da HPV aşısı yapılıyor. Bu virüs sadece rahim ağzı kanserine yol açmıyor, bağırsak, üst solunum yolu kanserlerinde de bu virüs bulunmaya başlandı. Erkek çocuklarını da bu kanserden korumak amacıyla, hem de yine kadınların rahim ağzı kanserinde, bu virüsün alınması ve üremesinde erkeklerin kilit rol oynadığı bilindiği için erkek çocuklara da aşı yapılmaya başlandı. Erkekte de 9 yaşından itibaren. Bu henüz bütün dünyada yaygınlaşmadı aşı pahalı olduğu için yapılamıyor ama  gelişmiş ülkelerde devlet bu aşıyı karşılıyor.

2 aşı yeter

16 yaşına kadar 2 aşı ömür boyu yeterli. 16 yaşın üstünde üç aşı gerekiyor. O yüzden 9-16 yaş çok önemli. O yaş grubunu biz aşılarsak bunun maliyetini yüzde 33 oranında düşürücez. Hem engel olacağız hem de bütçe maliyeti açısından 16 yaşından sonra fazladan bir aşı yapmış oluyoruz.

 

Doğum kontrol hapları kansere neden oluyor

Doğum kontrol hapları kanser yapar diye biliyoruz.

Dünyada yaklaşık 50 yıldan fazla süredir doğum kontrol hapları kullanılıyor. İlk çıkanlardan geldiğimiz güne kadar pek çok araştırma, çalışma, yani bu konuda tüm değerlendirmeler yapıldı. Doğum kontrol haplarının da bir sürü ilaçta olduğu gibi yan etkileri var ama istenmeyen gebelikleri önlemesi çok önemli bir olumlu etki. Bu nedenle de 50 yıldır milyarlarca kadın bunu kullanıyor. Dolayısıyla bunla ilgili yapılmış çok çalışma var. Ömür boyu doğum kontrol hapı veya hiç hormon kullanmamış pek çok kadın meme kanseri tedavisi olmuş veya bu hastalığa maruz kalmıştır. Şunu biliyoruz ki eğer kanser yoksa hapların tek başına kansere yol açtığına dair bulgu yok. Ama başlamış kanseri hızlandırdığına dair çalışmalar var. Bizim burada dikkat edeceğimiz şey düzenli olarak özellikle kadınların meme kanseri yönünden her yıl kontrollerini yaptırmaları gerekiyor. Bunu yaptırdıkları zaman hiçbir sıkıntı olmayacaktır. Ailede birden fazla meme kanseri yoksa, meme kanseri riski genetik olarak artmamışsa her kadın güvenle doğum kontrol hapını kullanabilir. Doğum kontrol hapının daha az bilinen bir etkisi pıhtı atma riskidir. O da ailevi bir özellik gösterir. Eğer genetik olarak trombofili diye bilinen doğuştan kan pıhtılaşma riski yüksek olan bir aile öyküsü varsa, bu öyküsü olanlarda riskin arttığını biliyoruz ve kullanmamayı tercih ediyoruz.

Kanda ağırlaşma mı yapıyor?

Akışkanlığı azaltmaktan ziyade kan damarlarında plaklar oluşup o plakların pıhtı atması için de yatkınlık gerekiyor. Genç kızlığından menopoza kadar kullanmış hiçbir kadında problem olmuyor ama aileden doğuştan bir risk varsa kadının, bu risk 20 yaşında da, 40 yaşında da ortaya çıkabiliyor.

Epidural anestezi felç yapar

Epidural anestezi, doğumda belden anestezi felç yapar diye bir duyum var. Bunun riskleri neler?

Çünkü anestezinin omuriliğe yapılacağını düşünüyor insanlar ama alakası yok. Omurilik kalem kadar sert. İğne girmez içine. Esnek bir şey. İçindede yumurta akı gibi bir sıvı var. oraya yapılıyor. 

Niye çok tercih edilmiyor o zaman?

Korkuyorlar. Felç kalmaktan Aslında son derece iyi bir yöntem. Çok hafif bir ağrıyla doğum yapıyor insanlar. Ağrısız doğuma yarıyor. Diz ameliyatlarında da kullanılıyor artık. Genel anesteziden riski daha düşük.

Gebelikte hiç ilaç kullanılmaz

Neden? En riskli ilaçlar hangileri?

Kanser ilaçları ve bazı antibiyotikler, doksisiklin grubu antibiyotik kullanılmaz. FDA dediğimiz America Food and Drug Administration’un bir derecelendirmesi var. A B C D X diye gidiyor. X ve D’yi kullanmayız. C’yi gerekiyorsa kullanırız, B ve A’yı çok rahat kullanırız. Zaten bir sürü vitamin B grubundadır. A grubunda pek bir şey yok. Serumlar falan var. Genelde B ve C grubunu rahatça kullanabiliyoruz. İnsülin, vitaminlerin çoğunu kullanıyoruz. A vitaminini belli bir değerden sonra kullanmıyoruz mesela. Belli bir dozun üzerine çıkmamak lazım. Doktoruna soracak, doktor bu ilacı bu kadar kullanma iyi derse kullanabilir. Bir sürü antibiyotiği kullanabiliyoruz.

Doğum yapmamış kadına spiral takılmaz

Doğum yapmamış kadınlarda spiral takılamayacağına dair bir yanlış var. Oysa doğum yapmamış kadında kullanılabilen değişik spiraller mevcut. Bir kısmı eskiden beri var. Bildiğimiz klasik spirallerin daha küçük boylu olanları var. Mini spiraller var. Bir de daha yeni çıkan hiç kolu olmayan rahim kasına tutturulan yeni bir yöntem de var. Onda hiç yanlara doğru kolları olmadığı için spiralde gördüğümüz kanamada artma veya ağrı problemi hiç olmuyor. Hem uygulaması kolay, hem de daha sonra oluşan bu şikayetler görülmediği için hayat kalitesi hiç bozulmadan devam ediyor. Rahim kasına özel iğnesi ile ultrason altında tutturuluyor. Ağrılı bir yöntem de değil. Normal spiral takmaktan daha ağrısız hatta. Yeni yöntem olarak bunu söyleyebilirim. Böyle bir yöntem doğum yapmamışlar için mevcut. Biz eskiden bunu önermiyorduk doğum yapmamış kadınlara. İlk seçenek değildi. Ama artık ilk seçenek diyebileceğimiz duruma geldi.

Hamile ve çocukların aşı yaptırması riskli

Günümüzde en büyük problem bu. Bugünlerde sosyal medyada, bütün dünyada tartışılan aşı açmazı. Maalesef bazı aileler aşı yaptırmaktan imtina ediyor. Avrupa’da kızamık salgınından çok korkuluyor. Bizim ülkemizde de görülmeye başlandı. Geçen yıl 20 bin aile çocuklarını aşılatmadığı için pek çok hastalık ortaya çıkıyor. Dünya sağlık örgütünün bir aşı şeması var ve bütün dünya ülkelerinde bunun uygulandığı taktirde çoğu bulaşıcı hastalığı görmeyeceğiz aslında.