Devlet Bahçeli'den Macron'a çok sert tepki: Siyasi şizofren!

AA |  27 Ekim 2020 Salı - 10:49 | Son Güncelleme : 27 10 2020 - 14:28

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında milletvekillerine seslendi. Bahçeli, "Akli melekelerini hepten kaybetmiş Macron'un kafa yoracak başka mesaisi yok mudur. Bu siyasi şizofren ne hakla İslam'ı yapılandırmayı hedef seçti. Allah katında kıyamete kadar geçerli olacak tek hak din İslam'dır. Dinin sahibi Allah'tır, Macron'un sahibi kimdir?" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İslam’ın dünyanın her  yerinde kriz yaşadığını ileri sürmek, bu nedenle yapılandırılacağından bahsetmek  muhteris ve müflis Macron’un haddi değildir. Akli melekelerini hepten kaybetmiş  Macron’un kafa yoracak, mesele yapacak başka işi, başka gündemi, başka meşgalesi  yok mudur?  Bu siyasi şizofren ne hakla İslam’ı yapılandırmayı hedef olarak  belirlemiştir? Biliyor ve iman ediyoruz ki; Allah katında kıyamete kadar geçerli  olan tek hak din İslam’dır." dedi. 
 
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, AB  ülkelerine hakim olan Türk ve İslam düşmanlığının kaygı verici boyutlarda  olduğunu ifade etti.
 
Küresel hoşgörü, küresel adalet, küresel vicdanın kuruduğunu  vurgulayan Bahçeli, "Berlin’de bulunan Mevlana Camisi’ne geçen hafta bir sabah  namazı vakti yapılan kalabalık polis operasyonu inançlarımıza yönelik adi bir  suikast girişimidir." diye konuştu.
 
Irkçılık, İslamofobi ve Türk düşmanlığının yaşlı kıtaya karargah  kurduğunu belirten Bahçeli, Hollanda Özgürlük Partisi'nin "soysuz" Başkanı'nın,  Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na "terörist" diyecek kadar alçaldığını, gerçek  manada teröristin, caninin, faşistin ve barbarın kim olduğunu gözler önüne  serdiğini söyledi.
 
Terör örgütleriyle yasak ilişki yaşayan bu karanlık siyasetçinin ve  destekçilerinin terörizmin Avrupa’da konuşlanan temsilcileri olduklarının izahtan  vareste olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Türk ve İslam değerlerine adı konulmamış  Haçlı Seferi başlatan bu ilkel zihniyet nefret suçu işlemektedir. Son zamanlarda  Müslümanlara ve yüce dinimize yönelik Fransa’da sergilenen hayasız ambargo ve  ablukalar hepimizi derinden yaralamaktadır. Macron, sözde 'İslamcı ayrılıkçı'  görüşlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısının 9 Aralık 2020’de  Bakanlar Kurulu’na sunulacağını utanmaz bir yüzle açıklamıştır. İslam’ı yeniden  yapılandıracaklarını söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı cehaletin ve husumetin  taşeronluğuna soyunmuştur." değerlendirmesini yaptı.
 
"İslam karşıtlığı alarm verici seviyelerde"
İslam’ın dünyanın her yerinde kriz yaşadığını ileri sürmenin, bu  nedenle yapılandırılacağından bahsetmenin muhteris ve müflis Macron’un haddi  olmadığını vurgulayan Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:
"Akli melekelerini hepten kaybetmiş Macron’un kafa yoracak, mesele  yapacak başka işi, başka gündemi, başka meşgalesi yok mudur? Bu siyasi şizofren  ne hakla İslam’ı yapılandırmayı hedef olarak belirlemiştir? Biliyor ve iman  ediyoruz ki; Allah katında kıyamete kadar geçerli olan tek hak din İslam'dır.
 
Bütün insanlığın ebedi kurtuluşu Allah’ın son dini İslam’a teslim  olmaktan geçer. Dünya ve ahiret saadeti, Kuran-ı Kerim’in hayat veren  mesajlarına, Resulullah Efendimizin emsalsiz tebliğine, eşsiz ahlakına bağlıdır.  Dinin sahibi Allah’tır. Peki Macron’un sahibi kimdir? Müşrik dayanışmasının  içinde olanlar kimlerdir? Türk ve İslam düşmanlarının hizmetkarlığı kimlerin  lehine, kimlerin çıkarınadır?
 
Batı ülkelerinde artan İslam karşıtlığı alarm verici  seviyelerdedir. Buna yönelik tüm Türk ve İslam alemi bir olmalı, beraber hareket  etmeli, zalim ve emperyalist komplolara birlikte cephe almalıdır. İnanç hakkı  insan hakkıdır. İnsan hakkının muhafazası eşref-i mahlukatın şeref  bahsidir. Bizim hiç kimsenin kilisesinde, havrasında, sinagogunda gözümüz yoktur,  sözümüz yoktur, müdahalemiz yoktur. Camimize, dinimize, inanç değerlerimize  yapılacak saldırı ve sabotajlara da tahammülümüz olamayacaktır. Türkiye'de 180  bin 854 Hristiyan ve yaklaşık 20 bin Yahudi yaşamaktadır. Bu kapsamda aralarında  yüzlerce yıllık kilise ve havraların da olduğu 435 ibadethane bulunmaktadır. Türk  milleti inançlara saygılıdır. Aynı saygıyı kendi inançlarına gösterilmesini  beklemesi tartışılmaz hakkıdır. Macron istişarelerde bulunmak üzere madem Türkiye  Büyükelçisi’ni geri çağırmıştır, bir zahmet ya okuyup araştırıp bu gerçekleri  öğrenmeli, diplomatik misyonuna bunları anlatmalı, ya da nifak yayan, zehir saçan  ağzını kapatmalıdır. Dinler arası kutuplaşma beşeriyete felaket getirecektir.
 
Macron aslında en büyük dersi kendi ülkesinde alacaktır. Anlaşılan  geçtiğimiz haftalarda yaşadığı sarsıntının etkisinden henüz kurtulamamıştır.  Şöyle ki, Batı Afrika ülkelerinden Mali’nin Kuzeydoğusundaki Gao Bölgesi’nde  insani yardım çalışması yürüten bir Fransız kadın Mağrib El Kaidesi isimli örgüt  tarafından 2016 yılında kaçırılmıştır. Bu kadın 4 yıl aradan sonra serbest  bırakılarak Fransa’ya dönmüştür. Karşılama heyeti arasında Macron’da yerini  almıştır. Kendisine eski ismiyle seslenenlere itiraz eden bu Fransız kadın, din  olarak İslamiyet’i seçtiğini, isminin de Meryem olduğunu haykırmış, Macron  şaşkınlıktan şoka girerek olay mahallini apar topar terk etmiştir. Düşmez kalkmaz  bir Allah’tır. İnanıyorum ki Macron’un ve havarilerinin düşeceği günler, hüsrana  uğrayacağı dönemler yakındır, hatta muhakkaktır."
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Neymiş, sokak hazır,  muhalefetin silkinmesi gerekiyormuş, yeni Meclis oluşmalıymış, sözde Kürt  meselesi demokratik ve şeffaf biçimde çözülmeliymiş. Hele bir çıksınlar sokağa da  acıklı şekilde görsünler Hanya'yı Konya'yı, dünyanın kaç bucak olacağını." dedi. 
 
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, eski Sağlık  Bakanı Osman Durmuş'u kaybetmenin acısını yaşadıklarını söyleyerek başladı.
 
Osman Durmuş'un inanmış bir ülkücü, çalışkan bir hekim, başarılı bir  siyasetçi, ahlaklı bir insan, mücadeleci bir devlet adamı, kısacası adam gibi  adam olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bir hilal gibi kayıp aramızdan ayrıldı.  Üzüntümüz büyüktür. Merhum dava arkadaşım Prof. Dr. Osman Durmuş'a Cenabı  Allah'tan rahmetler niyaz ediyor, ailesine, sevenlerine, camiamıza sabır ve  metanet diliyorum. Başımız sağolsun, mekanı cennet olsun." değerlendirmesinde  bulundu.
 
Cumhuriyetin, Türk milletinin bağımsızlık onuru, demokrasinin en  gelişmiş hali olduğunu ifade eden Bahçeli, Aziz Atatürk’ün "en büyük eserim"  dediği bu zaferin yaşayacağını, nesilden nesile taşınıp yaşatılacağını söyledi.
 
Bahçeli, "Bu zafer, istiklalimizin muhafızı, Türk tarihinin geleceğe  uzanan var oluş sancağıdır. Sancak inmeyecek, bayrak düşmeyecek, ezan susmayacak,  Türkiye Cumhuriyeti yıkılmayacaktır. Hesap hatası yapanlar dökülen şehit  kanlarını unutmasınlar." diye konuştu.
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin 97. yıl dönümünü müftehir bir ruhla  kutladığını dile getiren Bahçeli, "İlk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal  Atatürk’ü, kahraman şehitlerimizi, gözüpek yiğitlerimizi, feragat timsali  gazilerimizi, cephelere can ve kan nakli yapmış kutlu ceddimizi rahmetle,  hürmetle, minnetle yad ediyorum." dedi.
 
"Bunların ahı gitmiş vahı kalmıştır"
Türk milletinin karakterine ve tarihi müktesebatına en uygun idare  şekli olan Cumhuriyetin, en az bu kadar milletin ruh kökünü yansıtan  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle iyice güçlendiğini, sağlam ve sağlıklı bir  bünyeye kavuştuğunu ifade eden Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin daha mesut, daha  muvaffak, daha muzaffer, daha muasır, daha müreffeh olmasının önünde hiçbir pürüz  kalmadığını söyledi.
 
Bahçeli, güçlendirilmiş parlamenter sistem amaçlayanların ne hallere  düştükleri, nasıl bir tenakuz ve tutarsızlığın içine yuvarlandıklarının ortada  olduğunu dile getirerek, "Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş emeli  taşıyanlar, önce kendilerine çeki düzen vermeli, öncelikle alev alan çatılarını  söndürmenin derdiyle dertlenmelidir. Kriz severlerin, kavgadan ve kutuplaşmadan  beslenenlerin güçlendirilmiş parlamenter sistem arayışları doğal ve  normaldir. Çünkü bu tip siyaset anlayışlarının gıdası cepheleşmedir, kaldı ki  Cumhur İttifakı karşısında tutunma ihtimalleri olmadığı gibi, Cumhurbaşkanlığı  Hükümet Sistemi’ne uyum sağlamaları da eşyanın tabiatına bütünüyle aykırıdır."  diye konuştu. Bahçeli, şunları kaydetti:
"Kulislerin ve hiziplerin partisi olan ne CHP, terörün yedeği ve  teröristlerin siyasi yeleği olan ne HDP, ne de karanlık bir projeden mütevellit  olan İYİ Parti, aziz Türk milletine bir gelecek vaat edemeyecektir. Etseler bile,  bunun sonu üzeri çiçeklerle tuzaklanmış uçuruma açılacaktır. Bunların ahı gitmiş  vahı kalmıştır. Bunları ayakta tutan mecalleri bile tükenmiştir. Cumhur İttifakı  vatan ve millet sevdasıyla yedi düvele direnmektedir.
 
Ha TKP ha HDP; ha TKP ha CHP, sorarım sizlere bunlar arasında ne fark  vardır? Dümen aynı, sadece dümenciler farklıdır. Gövde aynı, yalnızca görev  paylaşımı ayrıdır. Türkiye’yi sokakta teslim almaya niyetlenen, ait olduğu terör  örgütüyle birlikte iç isyana kalkışan terörist Demirtaş’ı aynı üslupla öven  bunlar değil midir? Birbirlerinin gönlünü kahvaltı jestleriyle almak için kuyruğa  giren, birlikte anayasa yazmaya hazırlanan, birbirlerine gülücükler saçan bunlar  değil midir? HDP’yi, MHP’ye tercih edecek kadar zıvanadan çıkan bu yüreksizler,  bu kimliksizler değil midir?
 
Tehlikeli sokak edebiyatı son günlerde sık sık telaffuz  edilmektedir. Siyaseti sokağa havale edenlerin sonu elbette meçhuldür. ABD Başkan  adaylarından Biden’in iktidarı devirme planlarının gündeme yansıması, parti  kurmayın sokağa dökülün tavsiyesi verenlerin deşifre edilmesi son derece uyanık  olmamızı gerektirmektedir. Bazı alçak kalem sahipleri ve televizyon yorumcuları  da CHP propagandası yapayım derken ateşle oynamaktadır. Neymiş, sokak hazır,  muhalefetin silkinmesi gerekiyormuş. Ve de yeni Meclis oluşmalıymış, sözde Kürt  meselesi demokratik ve şeffaf biçimde çözülmeliymiş. Hele bir çıksınlar sokağa  da, acıklı şekilde görsünler Hanya'yı Konya'yı, dünyanın kaç bucak  olacağını. Hodri meydan, Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmadı, sokakta  bulunmadı, sokağa bırakılmayacak, sokağın girdabına, sokak serserilerine teslim  edilmeyecektir. Askıda ekmek vardır, ama size sokakta ekmek yoktur, sokakta hayır  yoktur, sokakta adım atacak yeriniz yoktur, 'var' diyorsanız sonuçlarını göze  almak zorundasınız. CHP’nin oyunu bozuldu. İYİ Partinin filmi geriye  sardı. Yuları Kandil’den tutulan HDP bunalıma girdi. Diğer marjinal partilere laf  söylemek bile zaman israfıdır. Hepsi birden aynı çuvalda buluşmuştur."
 
"Ateşkes aldatmadır, oyalamadır"
İlan edilen ateşkeslere riayet etmeyen, her seferinde korkakça arkadan  saldıran Ermenistan’ın sivil ve masumları katlettiğini belirten Bahçeli, "Bir  yanda ateşkes, diyalog, müzakere çağrısı yapan ülkelerin, diğer yanda Ermenilere  silah yardımı yapması tarihin şahit olduğu en korkunç ikiyüzlülüktür.  Azerbaycan’a önde 'durun' mesajı verenlerin, arkada Ermenistan’a 'vurun' demesi  zulmün oyunudur. ABD’nin müşahitliğinde ilan edilen insani ateşkesi ihlal eden  bir kez daha Ermenistan olmuştur. Ateşkes aldatmadır, oyalamadır, zaman kaybıdır.  Vatan toprakları ancak ve ancak sonuna kadar mücadeleyle alınacaktır." dedi.
 
"S-400 hava savunma sisteminin test edilmesinden ürken ABD’nin  Türkiye’yi üst perdeden kınaması bizim nazarımızda yok hükmündedir." diyen  Bahçeli, "Ne yapacağız, hangi silahı alıp almayacağımızı, kimi destekleyip  desteklemeyeceğimizi ABD’ye mi soracağız? Türkiye’yi ne sanıyorlar? Nasıl  görüyorlar? Nereye konumlandırıyorlar? Bu nasıl bir küstahlıktır?" diye sordu.
 
Türkiye Cumhuriyetinin tam bağımsız olduğunu ve böyle de kalacağını  belirten Bahçeli, "Her meselede Türkiye’nin karşı kutbunda yer alan ABD, önce  dost mu düşman mı buna karar vermelidir. Şayet müttefiksek, bu müttefiklik  hukukuna bağlı olup olmadığını gözden geçirmelidir. Böylesi sanal müttefiklik,  böylesi sahte dostluk, böylesine soğuk stratejik ortaklık nereye kadar  sürecektir?" değerlendirmesini yaptı.
 
"Nezaketsiz ve art niyetli bir durum"
ABD'nin Türkiye Büyükelçiliğinin, İstanbul başta olmak üzere,  ülkemizin diğer illerindeki vatandaşlarına dönük güvenlik uyarısından kısa süre  sonra terör olayının ortaya çıkmasının kuşkuları daha da yoğunlaştırdığını  söyleyen Bahçeli, alınan ihbarların ardından kendi vatandaşlarına kalabalık  yerlerden uzak durmasını tembihleyen ABD Büyükelçiliğinin, sahip olduğu bilgi ve  iddiaları Türk yetkili mercileriyle paylaşmadıysa büyük bir skandala imza atmış  olacağını söyledi. Bahçeli, "Neresinden bakarsak bakalım nezaketsiz ve art  niyetli bir durum karşımızdadır." ifadesini kullandı.
 
Hatay'ın İskenderun ilçesi Fener Caddesi'nde dün akşam saatlerinde  meydana gelen terör saldırısıyla ilgili geçmiş olsun dileklerini ileten Bahçeli,  "Terörü ve terörizmi siyasi araç olarak kullanan çevreleri lanetliyorum." dedi.
 
Bahçeli, konuşmasının sonunda, 2021 bütçesinin TBMM’ye sunulduğunu  anımsatarak, milletvekillerinden, bütçe sürecini yapıcı, katılımcı ve sağduyulu  bir şekilde takip etmelerini, Cumhur İttifakı’nın doğasına ve parti  politikalarına uygun biçimde değerlendirmelerde bulunmalarını istedi.
 
Bahçeli, "Dipsiz polemiklerden kaçınmanız, anlamsız tartışmalardan  uzak durmanız, Kovid-19 salgınıyla mücadelede alınan kararlara ve uygulanan  tedbirlere uymanız tavsiyem ve talimatımdır." diyerek konuşmasını bitirdi.