Deri kanserlerinin en tehlikelisi: Melanom

14 Haziran 2017 Çarşamba - 10:49 | Son Güncelleme : 14 06 2017 - 10:49

Ciltte pigmentasyon yapan hücrelerin malign tömörü olan melanomu, özellikle güneş ışınlarının tetiklediği düşünülüyor.


Güneş ışığına maruziyetin yüksek olduğu bölgelerde daha sık görülen hastalık, deri kanserlerinin en tehlikelisi olma özelliğine de sahip.
 
Melanositlerin tümör hücrelerine dönüşümünün genetik olarak eğilimli kişilerde daha sık olduğunu belirten uzmanlara göre, çevresel faktörler, genetik değişiklikler, ve bozulmuş DNA onarımı melanomun oluşmasında rol oynuyor.
 
Melanom sıklığnın diğer kanserlere kıyasla daha hızlı bir artış gösterdiğini belirten Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD) Başkanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, hastalıkta son 30 yılda % 237 oranında artış görüldüğünü ve cilt kanserlerinden ölüm sebeplerinin %75’inden sorumlu olduğunu söyledi. 
 
“SOLARYUM KADINLARDA MELANOM RİSKİNİ ARTIRIYOR”
 
SEER-Surveillance, Epidemiology, and End Results çalışmasının sonuçlarına göre erkeklerde yasam boyu melanom gelişme riskinin %2,67 iken, kadınlarda bu oranın %1,79 olarak belirlendiğini söyleyen Sağlam, bu verilere karşılık ultraviyole ışınlarına maruziyetin artışı ve solaryum kullanımları nedeniyle genç kadınlarda melanom sıklığında artışın kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.
 
“BENLER DE ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ”
 
Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, hastalığın ortaya çıkmasını belirleyen risk faktörleri ile ilgili olarak da şu bilgileri paylaştı:
 
“Yıllık ortalama ultraviyole radyasyon miktarı artması melanom oluşmasını önemli ölçüde arttıracaktır. Sıklıkla güneşten yanık olan kişilerde melanom riski de yüksektir. Bronzlaşmak amacıyla kullanılan solaryum vb. cihazların da melanom riskini arttırdığı bildirilmektedir. Ailesinde birinci derece akrabalarından en azından birinde melanom olan kişilerde risk artır. Atipik ben varlığı, 50 adet ve üstü basit ben olması, 50 yaş üstü ve erkek olmak da riski artırıyor.”
 
 
“EN SIK GÖRÜLEN TİPİ YÜZEYEL MELANOM”
 
Hastalığın farklı türleri olduğunu belirten Sağlam, “Yüzeyel melanom %70 sıklıkla görülen tipidir. Aralıklı güneş maruziyeti ile ilişkili olup en sık gövde, kol ve bacaklarda görülür. Genelde daha öncesinde benler vardır ve bu benlerden gelişir. Bulunduğu bölge dışına yayılabilir. Nodüler tip ise erkeklerde daha sık görülen, gövdede yerleşerek hızlı ilerleyen tiptir. Siyah-kahverengi nodüller ile ülserasyon ve kanama görülebilir. Lentigo melanomlar tüm melanomların %4-15’ini oluşturan en iyi davranışlı gruptur. Mesleki maruziyet sonrası el sırtı, baş-boyunda bölgelerinde görülür. İleri yaş hastalarda, mevcut benlerden bağımsız olarak çıkar” diye konuştu.
 
“MELANOMDAN ERKEN TESHİŞLE KURTULMAK MÜMKÜN”
 
Melanomdan korunmak için açık tenli ve güneş altında çalışan kişiler gibi yüksek risk grupların bilgilendirilmesi ve tarama programlarının yapılması, halkın ultraviyole ışınlarının etkileri hakkında bilgi sahibi olması çok önemli. Solaryum uygulamalarından kaçınılmasının gerekliliğini de vurgulayan Prof. Sağlam, tedavi başarısında erken tanının rolüne dikkat çekti. 
 
 
TEDAVİDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIYOR?
 
Bu kapsamda kişinin kendi kendini muayene etmesi, cildindeki değişiklikleri takip etmesi ve şüpheli durumlarda doktora başvurması gerektiğini aktaran Sağlam, tedavi hakkında ise şunları söyledi: 
 
“Erken evre melanomlar cerrahi olarak çıkarılabilir, tedbir amaçlı interferon tedavileri veya kemoterapiler önerilebilir. Son dönemlerde hastalığa karşı geliştirilen hedeflenmiş tedaviler melanom tedavisinde büyük gelişmelere yol açmıştır. Uygun hastaların tespiti sonrasında hedeflenmiş, kişiye özgü tedaviler ile yaygın hastalığın tedavisi mümkün olabilmektedir. Ayrıca hastalığın immünolojik yapısından dolayı bağışıklık sistemi üzerinden çalışan bazı ilaçlar ile tedavi yaklaşımları geliştirilmiş ve hastalara çok farklı tedavi önerileri sunulabilmiştir. Radyoterapi de cerrahi sonrası özellikle lenf bezlerinin tutulumu olan hastalarda, hastalığın küçültülmesinde veya yaygın hastalıkta kemik, beyin gibi bölgelerin tedavisinde kullanılmaktadır." (NTV)