Darbe davasında Eski Korgeneral'ın tahliye talebine ret

AA |  20 Mart 2017 Pazartesi - 19:49 | Son Güncelleme : 20 03 2017 - 19:49

İzmir'de FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin 270 sanığın yargılandığı davada, tahliye talebinde bulunan eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Demirarslan'ın tutuklu yargılanmasına devam edilmesi kararlaştırıldı


İzmir'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe  girişimine ilişkin soruşturmanın ardından 270 sanık hakkında açılan davada  tutuklu yargılanan eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral  Hasan Hüseyin Demirarslan'ın tahliye talebi reddedildi. 
 
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olduğu davanın  görülmesine Aliağa Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'ndeki salonda devam edildi. İzmir 2.  Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf  avukatları katıldı.
 
Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kaydedilen duruşmanın  öğleden önceki oturumunda savunma yapan tutuklu sanık Demirarslan, mahkeme  heyeti, sanık ve avukatların sorularını cevapladı.
 
Demirarslan, mahkeme başkanının, "Kaklıç Hava Meydanı'ndan Eskişehir  Hava Harekat Merkezi'ne neden helikopterle gitmediniz?" sorusuna, "Uçakla daha  hızlı gidildiğinden helikopterle gitmeyi hiç düşünmedim. Genelde de bu tür  intikallerde uçak kullanılır. Daha önce de İstanbul ya da Eskişehir'e gidecek  komutanları hep uçakla yollamıştım." diye cevap verdi.
 
"Çiğli'ye gitseydim bir şey yapamazdım"
 
Mahkeme başkanının, "İzmir'de hava hareketliliği söz konusuyken,  darbeciler Akıncı Üssü'nden sonra Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığını ikinci üs  olarak değerlendirirken Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı olarak neden  Kaklıç Hava Meydanı'ndan Çiğli'ye geçerek gelişmeleri oradan takip etmedin."  şeklindeki sorusuna, sanık Demirarslan şöyle cevap verdi:
 
"Çiğli ile Kaklıç arasında bir fark yok. Kaklıç'ta telefon görüşmeleri  dışında bir faaliyette bulunmadım. Askeri hattan nereleri aradığımın ortaya  çıkartılmasını bu yüzden istiyorum. Ayrıca uçak planlaması Kaklıç'ta  yapıldığından Çiğli'ye gitmedim. Eskişehir Hava Harekat Merkezi tüm hava sahasına  hakim olduğundan orayla sürekli irtibat halindeydim. Bunun için de Çiğli'ye gitme  ihtiyacım olmadı. Öte yandan böyle bir harekat ancak Hava Kuvvetleri Komutanlığı,  Eskişehir ve Diyarbakır'daki hava harekat merkezleri yönetebiliyor. Çiğli'ye  gitseydim bir şey yapamazdım. Eskişehir'de yapılacakların onda birini Çiğli'de  hayata geçiremezdim. Çünkü Eskişehir'de direkt uçaklarla temas kuruluyor. Oysa ki  Diyarbakır ve Çiğli'de böyle bir teknik yok."
 
Sanık Demirarslan, mahkeme başkanının "Çiğli'den Akıncı Üssü'ne  doğrudan bir emir verilerek bağlantı yapılabilir miydi?" şeklindeki bir başka  soruya ise, "Bağlantı yapamazdım ancak Eskişehir'den bu bağlantı yapılabilirdi.  Çiğli'dekiler benim yaptığım gibi sadece telefonla bağlantı kurabilirdi." diye  yanıt verdi.
 
"Darbe olacağını düşünmedim"
 
Mahkeme başkanının, darbe teşebbüsünün önemli sanıklarından olduğu  söylenen eski Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Kurmay Başkanı Kurmay Albay Ramazan  Elmas'ı üssün askeri gücü darbe girişimine karşı devreye sokulamaz mıydı?"  sorusuna, "Elmas'ı devreye sokabileceğimi hiç düşünmedim. Olayı lokal olarak  düşündüğümden, İzmir'de böyle bir şey olacağını hayal bile etmedim. Elmas'a  'Birliğine sahip çık' talimatı verdim. Elmas da bana darbeyle ilgili bir şey  söylemedi. İzmir'de darbe olacağını düşünmedim. Bir de Muharebe Arama Kurtarma  (MAK) timleri can kurtarır bunların taarruza geçebileceğini hayal etmedim.  Çiğli'deki helikopterlerin de taarruz gücü yoktur, dolayısıyla bunların taarruza  geçmesi de mümkün değildir. İzmir'deki MAK'çıların taaruz gücü yok." şeklinde  savunma yaptı.
 
Demirarslan, mahkeme başkanının, Çiğli'deki üs komutanlığındaki hava  hareketliliğini başka bir yerde görülüp görülmeyeceği, bununla ilgili kendisine  bir bilgilendirme yapılıp yapılmadığı, tarzındaki sorusunu ise "Hava  hareketliliği mutlaka görülür. Radarlar gördükten sonra dost ya da yabancı hava  aracı merkeze bildirilmesi gerekir. Bana Çiğli'deki hareketlilikle ilgili  bilgilendirme yapılmadı. Radarlar bunu görmesi lazım, görmemesi ihtimalini 34  yıllık bir komutan olarak kabul etmiyorum, edemiyorum. Birileri mutlaka  görmüştür. Ankara'daki harekat merkezi darbeciler tarafından ele geçirildiğinden  görülmemiş olabilir." diye cevapladı.
 
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Demirarslan'ın bu halinin devamına karar  vererek duruşmaya yarına kadar ara verdi.
 
İddianame
 
İzmir'de FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin soruşturma  kapsamında Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan bin 300  sayfalık iddianame, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.
 
İddianamede, Fetullah Gülen'in birinci şüpheli olduğu 267 sanığa  "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma,  TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs"  suçlamaları yöneltilmişti.
 
Daha sonra hazırlanan ek iddianameyle 3 kişinin daha dosyaya ilave  edilmesiyle sanık sayısı 270'e yükselmişti.
 
Yargılananlar arasında tamamı Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç  edilen, "Yurtta Sulh Konseyi"nce Manisa ve İzmir'de sözde "sıkıyönetim komutanı"  ilan edilen tutuklu sanıklar Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral  Memduh Hakbilen, NATO Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Salih Sevil,  Bornova 57. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmed Nuri Başol, Amfibi Deniz  Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız, Foça Batı Görev Grup  Komutanı Tuğamiral Yaşar Çamur, Hava Teknik Okulları Komutanı Tümgeneral Ahmet  Cural, Amfibi Gemiler Komutanı Tuğamiral Erdal Ergün, Ulaştırma Personel ve  Eğitim Komutanı Tümgeneral Mustafa İlter, İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi  Komutanı Tuğgeneral Osman Nadir Saylan, Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral  Süleyman Manka, Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral Veyis Savaş ile  Gaziemir Hava Sınıf Okulları Komutanı Tuğgeneral Ersal Ölmez de bulunuyor.