Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeleri art arda sıraladı!

AA |  21 Kasım 2019 Perşembe - 14:31 | Son Güncelleme : 21 11 2019 - 16:38

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Tarım ve Orman Şurası'nda konuştu. Ziraat Bankası ile görüştüğünü söyleyen Erdoğan, çiftçilere alışmışın dışında bir kredi sağlanacağının müjdesini verdi. Erdoğan ayrıca "Son 1,5 yılda zorunlu olmadıkça et ithalatı yaptırmadık. Besilik hayvan için kasım ayıyla beraber yeni ithalat müracaatı almıyoruz. Buna 2020'de de devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.


Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Tarım ve Orman  Bakanlığınca düzenlenen "3. Türkiye Tarım Orman Şurası" kapanış programında  katılımcılara hitap etti.
 
Şura'nın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, 15 yıl  aradan sonra "ortak akıl buluşması" temasıyla düzenlenen şura boyunca Türk tarımı  ve ormancılığı ile ilgili son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldığını,  sektörün tüm paydaşlarının görüşlerini, eleştirilerini ve geleceğe dair  önerilerini özgür bir şekilde ifade imkanı bulduğunu bildirdi.
 
Erdoğan, şuradaki 21 ayrı çalışma grubunda bitkisel üretimden hayvan  sağlığına, desteklemeden gıda güvenliğine, orman hukukundan balıkçılık  ürünlerine, tarımda teknolojik dönüşüme kadar çok geniş bir yelpazede kısa, orta  ve uzun vadeli stratejilerin belirlendiğini dile getirdi.
 
Türkiye'nin tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm  bulmak için şuraya 50 binin üzerinde görüş iletildiğini aktaran Erdoğan şöyle  devam etti:
 
"Bunun yanında 81 ilde düzenlenen toplantılara sektörle ilgili 7 bini  aşkın insanımız katıldı. Bu özellikleriyle 3. Tarım ve Orman Şurası, şimdiye  kadarki en geniş katılımlı şura olarak kayıtlara geçti. Gerek şura sırasında  sektör temsilcilerinin gerekse dijital platformlarda halkımızın dile getirdiği  her bir görüşün başımızın üzerinde yeri vardır. Biz ülkemize dahil her meselede  istişare kültürüne, danışmaya daima önem veren bir kadroyuz. Bizim için değişmez  hüküm, 'Her işinizde istişare ediniz...' Siyasetten ekonomiye, turizmden tarıma  kadar her alanda 'Bin bilsen de bir bilene danış' prensibiyle hareket ettik."
 
 
-"GELECEĞİMİZİ AYDINLATACAK EN ÖNEMLİ ADIM"
 
3. Tarım ve Orman Şurası'nın da temel ilkesinin de istişare olduğunu  vurgulayan Erdoğan, "Şura'da alınan kararlar milletimizin, uzmanların, sektör  temsilcilerinin ve şu anda bu millet sarayında, özellikle millet evinde sizlerle  birlikte bu çalışmayı yapmak, geleceğimizi aydınlatacak en önemli adımdır."  ifadesini kullandı.
 
Uzaktan eleştirmek yerine konuya bizzat müdahil olan, kanaatlerini  açık yüreklilikle paylaşan herkese katkıları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı  Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Alınan kararların tarım ve ormancılık sektörümüzün önümüzdeki 5  yılına istikamet çizeceğine inanıyorum. Elbette karar almak önemlidir ama asıl  mesele alınan kararları takip edip hayata geçmesini sağlamaktır. Uygulamaya ve  politikaya dönüşmeyen her karar, ne kadar güzel, ne kadar güçlü, ne kadar ufuk  açıcı olursa olsun havada kalmaya mahkumdur. Çiftçimizin, üreticimizin, rızkını  topraktan çıkaran tarım emekçilerimizin hakkını ancak bu şekilde ödeyebiliriz.
 
Türk tarım ve çok daha ilerilere taşımak istiyorsak ortak akılla  şekillendirdiğimiz şura kararlarını yine ortak bir çabayla uygulamaya koymamız  gerekiyor. Tabii tarımcılık, bunun yanında hayvancılık bütün bunlarla beraber,  gerek süt ve süt mamullerinde gerek et ve et mamullerinde atılacak adımlarla  inanıyorum ki bu sektörde sizler çok ciddi sınavları veriyorsunuz ve  vermektesiniz."
 
 
- "TÜM KARARLARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM"
 
Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisinin  güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağını vurgulayan Erdoğan,  "Evvelki akşam Ziraat Bankası Genel Müdürümüzle de etraflıca görüştüm ve bu  görüşmeden sonra da Ziraat Bankamız, inşallah çiftçilerimizle çok daha etraflıca  geniş kapsamlı ve kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı  sürdürecektir. Belki de sizlerle ortaklığa girecek bu tür adımları atacak." dedi.
 
Artık hayvan ithali yapılmasını istemediklerini belirten Cumhurbaşkanı  Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Zaten biliyorsunuz bütün bunlarla beraber bu konuda atılmış çok  kararlı adımlarımız var. İnşallah Anadolu, 'Ana' olarak her alanda görevini  yerine getirecek. Dünyamız, iletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan ilerleme  sonucunda çok büyük bir dönüşüm geçiriyor. Hayatımızın her alanında teknoloji  devriminin olumlu veya olumsuz yansımalarına şahit oluyoruz. 15-20 yıl öncesine  kadar üzerinde yeterince durmadığımız iklim değişikliği, obezite, göç, gelir  adaletsizliği, kuraklık ve küresel ısınma gibi birçok mesele bugün artık  insanlığın ana gündem maddeleri haline geldi.
 
 
Coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun dünyadaki tüm  ülkelerin bu sorunlarla bir şekilde yüzleştiğini görüyoruz. İklim değişikliği  sadece dünyayı en fazla kirleten gelişmiş devletleri değil Afrika kıtasındaki  fakir ülkeler başta olmak tüm insanlığı etkiliyor. Biz de bu olumsuzluklardan  etkilenen ülkeler arasındayız. Yüce Allah'ın tüm insanlığa emaneti olan tabiat,  özellikle Batılı büyük şirketler eliyle tarihte belki de hiç olmadığı kadar  hoyratça kullanılıyor, adeta talan ediliyor.
 
Verimli tarım alanlarının azaldığı, su kaynaklarının giderek  kıtlaştığı, denizlerin kirlendiği, iklimlerin değiştiği, hava olaylarının  öngörülemez hale geldiği ürkütücü bir dönemin içindeyiz. Bu yeni dönemin  alametifarikalarından biri de toprağın, suyun, tarım alanlarının stratejik  öneminin ve rekabetinin artmasıdır. Geçtiğimiz asırda yeraltı kaynakları için  yürütülen mücadelenin aynısı bugün tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü  için veriliyor."
 
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  "Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için  de bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir." dedi.
 
Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Tarım ve Orman  Bakanlığınca düzenlenen "3. Türkiye Tarım Orman Şurası" kapanış programındaki  konuşmasında, gelişmiş ülkelerin, gıda güvenlikleri ve geleceklerini garantiye  almak için olağanüstü çaba harcadığını belirtti.
 
Tarım arazisi ve su kaynakları bakımından zengin birçok Afrika ve  Güney Amerika ülkesinin istikrarsızlıkla boğuşmasının sebeplerinden birisinin bu  olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"(Ambarın anahtarı kimin elindeyse güç de onun elinde olur) derler.  Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de  bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa  bağımlı olmak, en az savunma sanayinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir.  Kıtaların ve çıkar mücadelelerinin kesiştiği bir bölgede yer alan bizim gibi bir  ülke için bu asla göze alınamayacak bir risktir. Tarım politikalarımızı işte bu  gerçeklerin üzerine bina ediyoruz. Ülkemiz için güvenlik riski oluşturacak hiçbir  adıma şimdiye kadar müsaade etmedik, asla da müsaade etmeyeceğiz."
 
İktidara geldikleri günden itibaren tarım alanlarının  geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlıklarının  güçlendirilmesine özel önem verdiklerini aktaran Erdoğan, tarımsal üretimi,  ekonomik boyutunun çok ötesinde stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerini  vurguladı.
 
Bundan sonra da aynı hassasiyetle yollarına devam edeceklerine işaret  eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak  her türlü teşebbüsün karşısındayız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla  bölünmesini gelin birlikte engelleyelim. Bakın iktidara geldiğimizden bu yana hep  bunun gayreti içerisindeyiz. Bunu engelleyelim istiyoruz. Çünkü özellikle tarımda  bu parçalanmayı, bölünmeyi engelleyebildiğimiz zaman hep birlikte ailece de  milletçe de güç kazanırız.  Çiftçimize her türlü araç-gereç, gübre, tohum desteği  verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların  hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece  kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli  güvenliğimize özellikle öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme,  karına-zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu altını çizerek bir kez daha ifade  etmek istiyorum."
 
Son 17 yılda Türkiye'ye ekonomide, turizmde, sağlıkta, savunmada nasıl  çağ atlatıldı ise tarım ve hayvancılık alanında da Türkiye'yi ilklerle  tanıştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, tarım sektörünü yılların ihmalinden,  öngörüsüzlüğünden kurtarmak için yeni üretim ve destekleme modellerini devreye  aldıklarını anımsattı.
 
 
- "DEVLET YALAN SÖYLEMEZ"
 
Çiftçilere bugüne kadar toplamda 137,7 milyar lira tutarında tarımsal  destek verdiklerini bildiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Bakın hayali rakamlar söylemiyorum, yaptıklarımızı söylüyorum.  Bakanlığımızın 2020 yılı bütçesinin yüzde 54,5'ini tarımsal desteklere ayırdık.  Yani bir önceki yıla göre, tarımsal desteklerimizi yüzde 36,7 oranında artırdık.  Tarımsal Gayrisafi Yurt İçi Hasılamız, 37 milyar liradan 2018 yılında, bu rakam  da çok önemli, 213,3 milyar liraya ulaştı. Şimdi ana muhalefetin başı zaman zaman  çıkıyor saçma sapan bir şeyler konuşuyor. Bak buradan şimdi yine açıklıyorum.  Benim rakamlarım resmi rakamlardır. Gazete kupürlerinden toplanan rakamlar  değildir. Devlet yalan söylemez. Devlet gerçeği söyler, ben de bunu söylüyorum.  Biz tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sıradayız. Fındık,  kiraz, incir, kayısı ve ayva üretimde dünya lideriyiz. Dünyanın 195 farklı  ülkesine bin 690 tarım ürünü ihraç ediyoruz. Sebzede üretimin talebi karşılama  oranı yüzde 107'ye çıktı. Meyve ürünlerinin tamamına, yakınında kendimize yeter  durumda olduğumuzu görüyoruz, göreceğiz. CHP Genel Başkanı'nın sürekli istismar  ettiği buğday konusunda, göreve geldiğimizde üretimimiz, iç talebi dahi  karşılayamazken, şimdi yüzde 112 gibi çok büyük bir oranı yakaladık. Fakat  bunlardan anlamaz, buğdayı göster tanımaz. Böyle bir durum var."
 
Tarımsal ürün ihracatının, 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara  çıkarıldığını belirten Erdoğan, tarımda dış ticaret fazlasının 4,8 milyar dolar  gibi ciddi bir rakama ulaştığına işaret etti.
 
Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayının, bin 413'e  yükseltildiğini dile getiren Erdoğan, modern seralarda üretilen ürünlerin yüzde  90'ının ihraç edildiğini söyledi.
 
 
- "145 BİN TON OLAN TOHUM ÜRETİM MİKTARI 1 MİLYON TONA ÇIKTI"
 
Organik ürün sayısının, 150'den 213'e çıkarıldığını ve bu ürünlerin  yurt dışına da pazarlanarak, 2018'de 361 milyon dolar gelir elde edildiğini  bildiren Erdoğan, şu bilgileri verdi:
 
"Aynı şekilde, 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona  çıktı. 20 yıl önce 'Acaba Avrupa'da, Amerika'da nerede tohum buluruz da biz bunu  çiftçimize dağıtırız' diye koşturup duruyorduk. Şimdi neredeyiz? Başka bir adım  attık. Tohum ihracatımızı, 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise  152 milyon dolara yükselttik. Bu dönemde, alan bazında tarımsal üretimin yerli  tohumdan karşılanma oranı ise yüzde 80 oldu. ATA Tohumu Projesi ile ülkemiz gen  kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Bu  çok önemli. Dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankasını, 250 bin örnek  kapasitesiyle Ankara'da hizmete açtık.  Bugün itibarıyla gen bankasında 3 bin 400  türe ait 121 bin örnek muhafaza altındadır. Bunun yanında, genç nüfusun köyde  yatırım yapması ve tarımsal nüfusun gençleşmesini sağlamak için köye dönüş  projesini başlattık.  Genç çiftçilerimize kişi başı 30 bin lira tutarında hibe  desteğini, 2016-2018 yılları arasında devreye aldık."
 
Tarım ve hayvancılıkta bu adımları atarken, ormanları da asla ihmal  etmediklerinin altını çizen Erdoğan, ülkenin orman alanını ve ağaç servetini  çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek ve çevreyi korumak için ciddi  yatırımlar yaptıklarını belirtti.
 
 
- "ONLAR YAKARKEN, BİZ DE ONLARIN KOLUNU KIRMAYA DEVAM ETTİK"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yıl maalesef bölücü terör örgütü,  ormanlarımızı yaktığını bizzat itiraf etti. Onlar yakarken, onlar sakallarımızı  keserken, biz de işte açık net onların kolunu kırmaya devam ettik. Malum 11. ayın  11'inde, saat 11.00'de, 11 milyon fidanı ve ağacı tüm Türkiye'de diktik. Bu  böylece devam edecek." diye konuştu.
 
Erdoğan, 17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturarak, orman varlığını 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkardıklarını söyledi.
 
"Böylece, erozyonla kaybettiğimiz toprak miktarını yıllık 500 milyon  tondan 154 milyon tona kadar düşürdük." diyen Erdoğan, 11 Kasım'da 11 milyon  fidanı toprakla buluşturduklarını anımsattı. Erdoğan, "11 Kasım'ı 'Milli  Ağaçlandırma Günü' ilan ederek, bu alanda ülkemizde yeni bir dönemi başlattık.  Böylece gelecek nesillere daha yeşil, daha güzel, her bakımdan daha yaşanabilir  bir ülke bırakmış olacağız." ifadesini kullandı.
 
Muhalefetin "Milli Ağaçlandırma Günü" dolayısıyla açıklamalarına  değinen Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Ancak ülkemizde öyle bir muhalefet var ki, böyle hayırlı bir işi bile  karalamaya kalkar. Atalarımız 'Tarla bozuk, tohum çürük, ekin mi olur'  diyor. Bunların durumu da işte böyledir. 11 Kasım'da milletin heyecanına ortak  olmak, ağaç seferberliğine katkıda bulunmak varken, 'Kasım ayında fidan mı  dikilir?' diyerek, yapılan işe çamur atmaya kalktılar. Cehaletleri anlaşılınca da  milletten özür dilmek yerine, bu sefer de '11 milyon fidanın 9 milyonu kurur'  diyerek işi pişkinliğe vurdular. Herkesin ufku, denizi kadardır. Bunların,  bırakın asırlık, yarım asırlık, çeyrek asırlık projeler üretmeyi, yarına dair  hiçbir tasavvurları yok. Ne 2023'e dair bir kanaatleri, ne 2053'e dair bir  hayalleri, ne de 2071'e dair bir vizyonları var."
 
- "KIRMIZI ET SEKTÖRÜNÜ HAFİFE ALMAYACAĞIZ"
 
Milletin olup bitenlerin hepsini hafızasına kaydettiğini vurgulayan  Erdoğan, "İnşallah vakti, saati geldiğinde bunların hepsinin de hesabını  soracaktır." dedi.
 
Erdoğan, 40 yıllık siyasi hayatı boyunca hep ileriye baktığını,  hedeflerine odaklandığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Polemik üretmenin değil, iş yapmanın, eser üretmenin peşinde olduk.  Tarım ve Orman Şurası da işte bu anlayışın ürünüdür. Şimdi şura kararlarından öne  çıkanları sizlerle paylaşmak istiyorum. Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma  işlemlerini hızlandırarak, bu önemli projeyi 10 yıl içinde tamamlayacağız. Toprak  bilgi sistemine dayalı tarımsal arazi kullanım planları hazırlayacağız. Atıl  tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte  üretim gibi alternatif modelleri devreye alacağız. Miras mevzuatını geliştirerek,  tarım arazilerinin bölünmesi sorununa kalıcı çözüm getireceğiz."
 
Gıda depolarında izlenebilirliğin sağlanmasına büyük önem  verdiklerinin altını çizen Erdoğan, aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliği için  kadın ve genç girişimcileri desteklediklerini söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kırmızı et sektöründe küçükbaş hayvan eti  tüketimini özendirerek, pazardaki payını artıracağız. Ben o sektörde çalıştım, o  sektörde bulunmuş birisi olarak söylüyorum önemli bu. Kırmızı et sektörünü hafife  almayacağız, ürünlerini hafife almayacağız. Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta yerli  ırkların muhafazasına ve ıslahına yönelik çalışmalara ağırlık vereceğiz." diye  konuştu.
 
- "TARIM VE ORMAN MEVZUATINI SADELEŞTİRECEĞİZ"
 
Erdoğan, süt ürünlerinde balık işleme sektörünü geliştirerek,  ihracatın ve yerli tüketimin artırılmasına gayret göstereceklerini dile  getirdi.
 
Tohumdan sofraya tüm üretim zincirinde çok daha etkin bir izleme ve  denetim sistemi kuracaklarını bildiren Erdoğan, "Ülkemiz su kaynaklarının verimli  yönetilebilmesi amacıyla Su Kanunu'nu çıkaracağız." dedi.
 
Tarım ve orman mevzuatını sadeleştireceklerini anlatan Erdoğan,  "Sözleşmeli üretim ve hayvancılık modellerini yaygınlaştıracağız. Türkiye'yi  bölgesel ve küresel ölçekte orman fidanı üretim ve pazarlama merkezi haline  getirmekte kararlıyız." diye konuştu.
 
Erdoğan, çiftçileri desteklemek ve onlara yol göstermek amacıyla  mesleki eğitim kurumları açmayı planladıklarını ifade ederek, şu değerlendirmede  bulundu:
 
"Gıda kaybı ve israfının önlenmesine yönelik yeni tedbirler  getiriyoruz. Gıdada taklit ve tağşiş cezalarını, caydırıcı seviyeye  yükselteceğiz. Şurada bunların dışında, tarımımızın ve ormancılığımızın  geleceğine ışık tutacak daha pek çok teklif çıktı. Bunların hepsini de birer  birer hayata geçirmek için çalışacağız."
 
- "BARINMALARINI TEŞVİK EDECEĞİZ"
 
"Ülkemizdeki besicilik sektörünün korunmasına verdiğimiz önemi gayet  iyi biliyorsunuz." diyen Erdoğan, "Bu anlayışla son 1,5 yılda zorunlu olmadıkça  et ithalatı yaptırmadık. Besilik hayvan için kasım ayıyla beraber yeni ithalat  müracaatı almıyoruz. İnşallah bu hassasiyetimizi 2020'de de devam ettireceğiz."  ifadesini kullandı.
 
Su ürünleri konusunda yeni bir dönemin kapısını açan kanun  değişikliğin TBMM'de kabul edildiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Balık yetiştiricilerine desteklemelerimiz ödendi. Toplamda 15 bin  kıyı balıkçımızı ilgilendiren desteklemeleri de inşallah önümüzdeki ay  ödeyeceğiz. Avrupa'nın ve ülkemizin ilk tarıma dayalı ihtisas organize su  ürünleri yetiştiricilik bölgesini, 16 bin 500 ton kapasite ile kuruyoruz.  Ormancılık faaliyetlerinde çalışan vatandaşlarımızın, arazi şartlarında güvenli,  sağlıklı ve konforlu bir şekilde barınmalarını teşvik edeceğiz. Bu amaçla orman  çalışanlarının, maliyetinin yüzde 20'si hibe, kalan kısmı faizsiz kredi şeklinde  olmak üzere prefabrik evler edinmelerini sağlayacağız.
 
Çiftçimize ek gelir temini kapsamında 'Bin Köye Bin Tıbbi Aromatik  Bitki Bahçesi' kurulmasını hedefliyoruz. Yazılımı, tasarımı, üretimi yerli ve  milli elektrikli traktörümüzün tanıtımını, Hasat Bayramı'nda Polatlı'da  yapmıştım. Şimdi de elektrikli traktörün farklı bir modeli ile kendi yürür  ilaçlama makinası üretim aşamasına geldi. Bitkisel üretimimizi önümüzdeki yıl  yüzde 5 artırarak, yaklaşık 125 milyon tona yükseltmeyi planlıyoruz. Sertifikalı  tohum üretimimizi de yine yüzde 5 artırarak 1,2 milyon tona, tohum sektörümüzün  pazar büyüklüğünü ise 1,4 milyar dolara çıkarmayı planlıyoruz."
 
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Önümüzdeki  yıl yaş çay alım miktarı 650 bin tona, ihracat dahil kuru çay satışı da 115 bin  tona çıkacak." dedi.
 
Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde ilk defa sofralık zeytinin 2019'da fark  ödemesi desteği kapsamına alındığını ifade ederek, sofralık zeytinin kilogramına 15 kuruş destek verileceğini bildirdi.
 
Gelecek yıl küçükbaş hayvan varlığını artırmada hamle döneminin  olacağını vurgulayan Erdoğan, "İnşallah, 56 milyon küçükbaş rakamını yakalamak  istiyoruz. Küçükbaş sürü büyütme projesi kapsamında sürüye katılan hayvan başına  ilave 100 lira destek vereceğiz." diye konuştu.
 
Tavukçuluk üretimini garanti altına alacak sistemi kurduklarını ifade  eden Erdoğan, "Böylece yılda 220 bin adet yerli et ve yumurta amaçlı damızlık  civciv üretimi yapılmasını sağlıyoruz. Bu damızlıklar kullanılarak 30 milyon  tavuk üretilebilecektir." bilgisini verdi.
 
- "KURU ÇAY SATIŞI 115 BİN TONA ÇIKACAK"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çay üreticisine desteklerin de süreceğine  dikkati çekerek konuşmasına şöyle devam etti:
 
"Bunu Rizeli olduğum için söylemiyorum. Çay saati deyip geçmeyin, çok  önemli. Önümüzdeki yıl yaş çay alım miktarı 650 bin tona, ihracat dahil kuru çay  satışı da 115 bin tona çıkacak.
 
Doğal kaynaklarımızı korumaya devam edeceğiz. Korunan alan sayısını  599'dan 605'e çıkaracağız. Orman varlığımızı 2020 yılı sonunda 22,9 milyon  hektara ulaştıracağız. Zirai don tahminlerini 493 ilave ile 922 ilçemizin  tamamına inşallah yaygınlaştırıyoruz. Baraj sayımızı 841'den 856'ya çıkarmayı ve  depolama hacmini 178 milyar metreküpe ulaştırmayı hedefliyoruz."
 
Bundan sonra asıl meselenin, alınan kararların Türkiye'nin, milletin  ve çiftçinin menfaatini en üst düzeyde tutacak şekilde uygulanması olduğunu  belirten Erdoğan, "Sorumluluğumuzun, 17 yıldır bizi gerektiğinde canı pahasına  destekleyen milletimizin kendisine karşı olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.  Milletimiz için çalışmaya, üretmeye ter dökmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
 
- NOTLAR
 
Türkiye'nin değişik bölgelerinden gelen kadınların zılgıtı eşliğinde  konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zılgıtı yedik" diyerek espri yaptı.
 
Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından, farklı şehirlerden gelen  kadın çiftçilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.