Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan'da...

AA |  03 Eylül 2018 Pazartesi - 7:58 | Son Güncelleme : 03 09 2018 - 9:49

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan'da, Türk Konseyi 6. Devlet Başkanları Zirvesi'ne katıldı. Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Pazartesi günü Türk Konseyi'ne katılarak önemli kararlar alacağız' dedi" demişti.


Ruh Ordo Kültür Merkezi'nde Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov'ın ev sahipliğinde "Türk Konseyi 6. Devlet Başkanları Zirvesi" başladı.
 
Kırgızistan'ın ev sahipliğinde Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiye'nin üye olduğu zirveye, Özbekistan "onur konuğu", Macaristan ise "gözlemci ülke" sıfatıyla katıldı.
 
Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi'nde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyovev ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban hazır bulundu.
 
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Ceenbekov tarafından konuk devlet başkanları karşılandı ve aile fotografı çekimi yapıldı.
 
 
Erdoğan'a zirve esnasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da eşlik ediyor.
 
Bu arada, Başkan Erdoğan'ın, aile fotoğrafı çekimi öncesinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyovev ile samimi şekilde sohbet etmesi dikkati çekti.
 
ERDOĞAN'DAN ÖNEMLİ MESAJLAR
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, 31 Ağustos'ta kutlanan Kırgız  Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının 27'nci yıl dönümü sebebiyle tebriklerini ileterek  başladı.
 
Nahcıvan Anlaşması'yla 2009'da kurulan Türk Konseyinin aradan geçen  sürede kurumsal kimliğini güçlendirdiğini belirten Erdoğan, "Şüphesiz bu süreçte  Türk dünyasının Aksakalı Sayın Nazarbayev ile kardeşim Azerbaycan Cumhurbaşkanı  Sayın Aliyev'in çok büyük emeği bulunuyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ı da  özellikle selamlıyorum. Macaristan'ın, Türk Konseyine ve Türk Akademisine  gözlemci üyelik talebini ve Türk dünyasına olan ilgisini takdirle karşılıyorum."  ifadesini kullandı.
 
Erdoğan, büyük Türk ve İslam düşünürü Yusuf Has Hacip'in, Kutadgu  Bilig'de, "Kara toprak altındaki altın, taştan farksızdır; oradan çıkınca,  beylerin başında tuğ tokası olur." sözlerini anımsatarak, "Tıpkı kara toprağın  altındaki altın gibi fikirler de eyleme geçmediği sürece asıl değerini bulamaz."  dedi.
 
Ortak çabaların, ortak vizyonun ve elbette ortak hayallerin eseri olan  Türk Konseyinin, aynı zamanda müşterek bir idealin de sembolü olduğuna işaret  eden Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bugün bizleri bir araya getiren sadece dilimiz, tarihimiz ve  kültürümüz değil, güvenli ve müreffeh bir geleceği hep birlikte inşa etme arzu ve  irademizdir. Refahımızı ilerletmek, kalkınma hamlelerimizi başarıya ulaştırmak ve  yüzleştiğimiz sorunlarla etkin bir şekilde mücadele etmek için güç birliği  yapmamız şarttır.
 
Bu kapsamda, Türk Konseyi'nin İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik  İşbirliği Teşkilatı ve diğer çok taraflı platformlar ile eşgüdüm içinde faaliyet  göstermesine önem veriyoruz. Konseyin, Birleşmiş Milletler nezdinde gözlemci  statüsü kazanmasını da arzu ediyoruz. Ayrıca, üye ülkelerin Avrupa-Atlantik  kurumlarıyla iş birliklerini derinleştirme çabalarına destek oluyoruz."
 
 
"Tehdit, baskı ve şantajı öne çıkarmaya çalışıyorlar"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde uluslararası teamül, prensip ve  kuralların hoyratça ihlal edildiği bir dönemden geçildiğine işaret ederek, bu  durumu üzüntüyle karşıladığını belirtti.
  
Başkan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Bazı ülkeler, uluslararası meselelerin çözümünde diplomasi, diyalog  ve çok taraflılık yerine; tehdit, baskı ve şantajı öne çıkarmaya çalışıyorlar.  Ticaret kısıtlamaları, gümrük vergileri ve yaptırımlar gibi araçlar üzerinden,  uzun yılların eseri olan anlaşmalar bir anda anlamsız hale gelebiliyor.
    
Türkiye, uluslararası toplumla dayanışma içinde diyaloğu, diplomasiyi,  adaleti ve hukuku savunmaya devam edecektir. Türk devletleri olarak kendi  aramızda sergileyeceğimiz iş birliği ve dayanışma, uluslararası sistemin adaletli  şekilde işletilmesine de katkıda bulunacaktır."
 
Konseye üye ülkeler arasındaki iş birliğinin gayretleri, eşitlik ve  karşılıklı saygı temelinde ilerlemeye devam ettiğini vurgulayan Erdoğan,  vatandaşların sergilediği gönül birlikteliğinin de ulaşım ve iletişim  imkanlarının artmasıyla giderek geliştiğini bildirdi.
 
Erdoğan, Çolpon Ata Zirvesi'nin temasının "Gençlik ve Spor" olarak  belirlenmesini de son derece isabetli bulduğunun altını çizdi.
 
Türkiye'nin, Türk dünyası başta olmak üzere 160'ı aşkın devletten 17  bin gence üniversitelerinde "Türkiye Bursları"yla eğitim imkanı sunan bir ülke  olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "26 yıldır Türkiye mezunları, doktor, siyasetçi,  eğitimci, mühendis, mimar, bürokrat, akademisyen olarak hayatın her alanında  ülkelerine hizmet ediyor. Türk Konsey bünyesinde de kültür ve eğitim başta olmak  üzere bilim, gençlik, spor, arşiv ve kütüphanecilik gibi çok çeşitli sahalarda  çalışmalar yürütüyoruz. Astana'daki Türk Akademisi ile Bakü'deki Türk Kültür ve  Miras Vakfının mali ve idari anlaşmalarının bu zirvede imzalanması, önemli bir  kazanım olmuştur. TÜRKSOY'la Akademi ve Vakıfın ortak çalışmaları, Türk  dünyasının kültürel zenginliklerinin tüm dünyaya tanıtılmasında önemli rol  oynayacaktır." ifadesini kullandı.
  
Başkan Erdoğan, öte yandan Dünya Göçebe Oyunları'nın 4'üncüsüne  2020'de Türkiye'nin ev sahipliği yapacak olmasından büyük memnuniyet duyduğunu  belirterek, Kırgızistan'a, bu spor ve kültür etkinliğinin Türk dünyasına  kazandırılmasına verdiği katkılardan dolayı bir kez daha teşekkür etti.
 
"Uluslararası ticaretin dolara olan bağımlılığı..."
 
Son yıllarda Türk dünyasının jeo-ekonomik öneminin daha da arttığına  vurgu yapan Erdoğan, "Orta Asya, 70 milyon civarında nüfusun yaşadığı, yatırım  imkanları geniş, yetişmiş insan kaynağına sahip, yıllık milli gelir toplamı 350  milyar doları aşan mümbit bir coğrafyadır. Ancak, Türk dünyasının sahip olduğu  coğrafi ve demografik ağırlıkla eşdeğer bir ekonomik performans sergileyemediğini  görüyoruz." diye konuştu.
 
Erdoğan, ticaret hacmini yükseltmek ve potansiyeli daha iyi  değerlendirebilmek için yeni açılımlara ihtiyaçlarının bulunduğunu belirterek,  şunları aktardı:
 
"Uluslararası ticaretin dolara olan bağımlılığı, artık karşımıza bir  engel olarak çıkmaya başladı. Biz bu konuda kendi para birimlerimizle ticaret  yapılması seçeneği üzerinde yoğunlaşmayı öneriyoruz. Çağımız bize ulaştırma ve  iletişim ağlarının geliştirilmesi için de önemli imkanlar sunuyor. Bu bakımdan  Kafkasya ve Orta Asya'yı aşarak Çin'e kadar ulaşan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta  Koridor girişimine önem veriyoruz.
 
'Modern İpek Yolu-Orta Koridor' olarak bilinen bu projenin en önemli  ayağı Azerbaycan'la birlikte yürüttüğümüz Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi'dir.  Böylece Batı Avrupa'dan çıkan bir tren, kesintisiz olarak Hazar Kıyılarına,  oradan da Aktau Limanı üzerinden Şanghay'a ve Seul'a ulaşabilecektir. Bu önemli  ulaşım hattı, halklarımızın refah seviyesinin artmasına ve ilişkilerimizin  gelişmesine katkı sağlayacaktır."
 
Enerji alanında da iş birliğinin artırılmasına önem verdiklerine  işaret eden Erdoğan, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ve  Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı projelerinin, bu iş birliğinin en önemli  meyveleri olduğunu bildirdi.
 
Erdoğan, güney gaz koridorunun belkemiği olan TANAP'ı da haziran  ayında faaliyete geçirdiklerini anımsatarak, "Hazar Denizi'nin Statüsüne İlişkin  Sözleşmenin imzalanmasından duyduğumuz memnuniyeti de burada özellikle belirtmek  istiyorum." dedi.
 
"Eğitim kurumları üzerinden örgütlenmiştir"
 
Türkiye olarak FETÖ, DEAŞ ve PKK gibi farklı terör örgütleriyle yoğun  bir mücadelenin içinde bulunduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan,  şunları kaydetti:
 
"Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminin faili ve 251  vatandaşımızın katili olan FETÖ'nün tasfiyesine büyük önem veriyoruz. Bu yapı,  bir dönem ülkemizde olduğu gibi dünyanın dört bir yanında eğitim kurumları  üzerinden örgütlenmiştir. Takiyye, yalan ve gizlilik, bu örgütün en önemli  özelliğidir. Son 5 yıldır yaşadıklarımız bize olduğu kadar tüm dostlarımıza da  FETÖ ile mücadelede geç kalınmaması gerektiğini çok açık ve net bir şekilde  göstermiştir.
 
Bu konuda özellikle Özbekistan'ın atmış olduğu adımları bizler de  takdirle anıyoruz. Bu çerçevede FETÖ'yle mücadelede bize destek olan tüm Türk  Konseyi üyelerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Teröre bulaşmış bu yapının  tasfiyesini talep ederken, eğitim alanında ortaya çıkan boşluğu da göz ardı  etmiyoruz. Bu amaçla FETÖ iltisaklı okulları devralmak, eğitimle alanındaki  ilişkilerimizi güçlendirmek, yurt dışında yeni okullar açmak amacıyla Türkiye  Maarif Vakfını kurduk. Vakfın, Türk Konseyi ülkelerinde faaliyet göstermesi için  desteklerinizi bekliyoruz."
 
"Filistin'i, Türk dünyasının dışında görmüyoruz"
 
Türk dünyası olarak barış ve istikrarı yakından ilgilendiren her  meseleye ilgi göstermeleri gerektiğini vurgulayan Erdoğan, bu çerçevede Yukarı  Karabağ sorununun, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü esasında çözümü için ellerinden  gelen gayreti göstermeye devam edeceklerini ifade etti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde, Kıbrıslı Türklerin Türk Dünyası  ile ilişkilerinin daha da ileriye taşınması, destek ve dayanışma sergilenmesi  gerektiğini de belirterek, "Tıpkı Balkanlar gibi genel olarak Kuzey Afrika'yı,  özellikle de Filistin'i, Türk dünyasının dışında görmüyoruz. Filistin meselesi  adil ve kalıcı bir çözüme kavuşmadıkça yalnızca bölgesel değil, uluslararası  güvenlik ve istikrarın tesisi de mümkün olmayacaktır." diye konuştu.
 
Filistin başta olmak üzere Suriye'den Irak'a, Yemen'den Afganistan'a  kadar bölgede ve bölgenin ötesinde barış, adalet ve istikrarın temini için  mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, konsey toplantısının  gündemlerdeki konular yanında bu meselelerdeki dayanışmaları açısından hayırlara  vesile olmasını diledi.
 
Erdoğan, gelecek yıl 7'nci Türk Konseyi Zirvesi'nde Türk dünyasının  bir bütün halinde temsil edilmesinin en büyük arzusu olduğunu yineleyerek, bütün  kardeş halklara mutluluk, refah ve esenlik dileyerek konuşmasını sonlandırdı.
 
Başkan Erdoğan'ın yanı sıra Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev,  Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı  Sooronbay Ceenbekov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyovev ve Macaristan  Başbakanı Viktor Orban'ın açılış konuşması sonrasında zirve basına kapalı devam  ediyor.
 
Ayrıca zirvede Türk heyetinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile  Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da hazır bulundu.