Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu: İdlib'deki yol haritamızı belirledik

AA |  22 Şubat 2020 Cumartesi - 15:34 | Son Güncelleme : 22 02 2020 - 17:33

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,"Dün Sayın Putin'le görüştük, gündüz Macron ve Merkel'le görüşmeler yaptık. Bütün bu değerlendirmelerden sonra da yol haritamızı belirledik" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Menemen Gişeler'de düzenlenen Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu  Açılış Töreni'nde  bir  konuşma yaptı.  Otoyolun hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, Türkiye'nin üçüncü büyük  şehri İzmir'in, aynı zamanda en önemli sanayi ve ticaret bölgelerinden birinin  merkezi durumunda bulunduğunu belirtti. Açılışı yapılan otoyolun, İzmir'i, PETKİM ve TÜPRAŞ başta olmak üzere  büyük sanayi tesislerinin bulunduğu Aliağa ile ülkenin en önemli limanlarından  birinin inşa edileceği Çandarlı'ya bağladığını anlatan Erdoğan, "Bu bölgede  kuzey-güney istikametinde ortaya çıkan yoğunluk, ister istemez şehir içi trafiğin  de sıkışmasına yol açıyordu.  Böylece, otoyolumuzun geçtiği tüm güzergahlardaki  şehir içi trafiğini de rahatlatıyoruz." diye konuştu.
Bu otoyolun Çiğli-Harmandalı-Koyundere bölümlerini peyderpey hizmete  açtıklarını anımsatan Erdoğan, bugün Koyundere-Aliağa-Çandarlı kısmını da açarak,  bağlantı yollarıyla birlikte 96 kilometrelik projenin tamamını bitirdiklerini  belirtti.
 
  "İzmir'e yakışır bir eser"
 
 Toplam yatırım bedeli 455 milyon avro olan projenin, yol kısmı yanında  14 köprülü kavşağı, 5 hemzemin kavşağı, 1 tüneli, 38 köprüsü ve 8 viyadüğü ile  İzmir'e yakışır bir eser olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri  verdi:  "İzmir'den yola çıkan bir araç, bu otoyol sayesinde en fazla 40 dakika  içinde Çandarlı'ya ulaşabilecek.  Esasen bu proje, İzmir-Aydın, İzmir-Çeşme ve  İzmir Çevreyolu projelerinin devamı niteliğindedir. Ayrıca, bu proje sayesinde,  İzmir'e kadar uzanan Bursa-İstanbul otoyolu da daha etkin şekilde  kullanılabilecek.  Yine bu otoyol, inşası süren İzmir-Ankara ve İzmir-İstanbul  hızlı tren projeleri ile diğer raylı sistemleri de destekleyecek. Sadece  ülkemizin değil dünyanın en güzel sahil kasabalarına sahip İzmir'in turizm  potansiyeli, bu projeyle çok daha üst bir seviyeye çıkacak."
 Otoyol projesinin, özellikle güzergahında bulunan tarihi ve kültürel  eserlere zarar vermeyecek şekilde planlanıp uygulandığını aktaran Erdoğan,  "Mesela Larisa Antik Kenti bölümü, bu tarihi mirasa zarar verilmemesi için  tünelle geçildi.  Yine yapılan bir arkeolojik köprüyle, bir başka antik kente  giden yolun ve eserlerin korunması sağlandı." dedi.  Zaman, vakit ve yakıttan sağladığı tasarrufla, çevreye ve tarihe  duyarlı tasarımıyla, her ulaşım projesi gibi bu otoyolun da ülkeye çok büyük  katkısı olacağını belirten Erdoğan, "2020 yılı trafik değerlerine göre, bu  otoyolun sadece işgücü ve akaryakıt olarak ülkemize katkısı lütfen dikkat, 255  milyon lira olarak hesaplanıyor." ifadesini kullandı.
 Bu otoyolun İzmir'e ve ülkeye kazandırılmasında emeği geçen kurumları,  firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik eden Erdoğan, "İzmir'e bu güzel  hizmeti kazandırdığımız günde, bu şehrin milletvekillerinin tamamının aramızda  olmasını isterdik.  Aynı zamanda İzmir Milletvekili olan Sayın Kılıçdaroğlu'na da  Meclis'teki Grup kürsümüzden bu çağrıyı yaptım. Aranızda mı yoksa da ben  göremiyorum. Maalesef aramızda yok. Halbuki biz, İzmir'in ve İzmirlilerin hayrına  olan her durumda, her mutlu günlerinde yanlarında olmaya özel ehemmiyet  veriyoruz.  Bu ülkenin 83 milyon vatandaşının Cumhurbaşkanı olarak, herkes gibi  İzmirlilerin de hizmetindeyiz.  İnşallah önümüzdeki dönemde, bu anlayışla İzmir'i  çok daha büyük projelerle donatmayı sürdüreceğiz." diye konuştu.
 
 "İzmir'in de çehresini değiştirdik"
 
Türkiye'nin diğer 80 vilayeti gibi, son 17 yılda yaptıkları 17 milyar  lira tutarında yatırımla İzmir'in de çehresini değiştirdiklerini vurgulayan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde şehre 10 bin 91 yeni derslik, 3 yeni devlet  üniversitesi, yükseköğrenim öğrencileri için 7 bin 117 kişi kapasiteli yurtlar  yaptıklarını, toplamda 14 bin 500 kişi kapasiteli 8 yükseköğrenim yurdunu daha  yakında açacaklarını bildirdi.  İzmir'in dört bir yanına çeşitli branşlarda spor tesisleri inşa  ettiklerini, Göztepespor'u stadyumuna kavuşturduklarını aktaran Erdoğan, Alsancak  stadyumunun inşasında da sona yaklaşıldığını söyledi.
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim dışımızda yaşanan birçok aksaklığa  rağmen, Karşıyaka'yı da stadyumuna kavuşturmak için gayretlerimiz sürüyor." dedi. İzmir'e iki millet bahçesi kazandıracaklarını kaydeden Erdoğan,  ihtiyaç sahibi vatandaşlara bugüne kadar yaklaşık 6 milyar lira tutarında sosyal  yardım yaptıklarını belirtti. Şehirde 35'i hastaneden oluşan toplam 110 sağlık tesisini tamamlayıp  hizmete sunduklarını, halen 2 bin 60 yataklı Bayraklı Şehir Hastanesi ile 5  hastanenin daha yapımının devam ettiğini anlatan Erdoğan, "Son 17 yılda İzmir'de  19 bin 500 konut projesini TOKİ vasıtasıyla hayata geçirdik. Doğal afetlere karşı  şehirlerimizi güçlendirme çalışmalarımız kapsamında, İzmir genelinde 44 bin 279  bağımsız birimde riskli yapı tespiti yaptık. Bunlardan 37 bin 260 bağımsız  birimin yıkımını gerçekleştirdik. Kentsel dönüşüm çalışmalarında evlerini  boşaltan İzmirli vatandaşlarımıza bugüne kadar 228 milyon lira kira yardımı  sağladık." değerlendirmesini yaptı.
 
 "Bursa'yı 1, Eskişehir'i 2-2,5 saate düşürdük"
 
 İzmir'in bölünmüş yol uzunluğunu 523 kilometre ilaveyle 926  kilometreye çıkardıklarını belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:"İstanbul-İzmir Otoyolu ile ortalama 8-9 saat süren İstanbul  yolculuğunu 3,5 saate, Bursa'yı 1 saate, Eskişehir'i 2-2,5 saate düşürdük. Manisa  yolu üzerindeki Sabuncubeli Tüneli ve bağlantı yollarını, Konak Tünelini  hizmetinize sunduk mu? Demiryollarında, 27 kilometrelik Kemalpaşa demiryolu  bağlantısını, 136 kilometrelik Aliağa-Selçuk arasındaki İZBAN'ı şehrimize  kazandırdık mı? Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine demiryolu bağlantı hattını  kurduk mu? İzmir-Ankara arasını 3,5 saate düşürecek, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı  Tren hattının da şu anda yapımı devam ediyor. Halkapınar-Otogar metro hattının  etüdünü tamamladık, yakında ihalesine çıkıyoruz. İçinde otoyol ve raylı  sistemlerin olduğu İzmir Körfez Geçişi projemizin etüt projesini tamamladık, imar  planı çalışmaları sürüyor.  Selçuk-Ortaklar arasında yeni bir demiryolu hattı ve  ikinci hat yapımının proje çalışmaları tamamlandı. Adnan Menderes Havalimanı'nı  baştan aşağı yeniledik."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışını yaptığı Menemen - Aliağa - Çandarlı Otoyolu'nu makam aracı ile test etti. Erdoğan'ın yanında eski Meclis Başkanı İzmir Milletvekili Binali Yıldırım da vardı.
 
Erdoğan, Menemen Gişeler'de düzenlenen Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu  Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, tarımda İzmir'e son 17 yılda yaklaşık 4,5  milyar lira hibe desteği verdiklerini, 6,6 milyar lira da orman ve su yatırımı  yaptıklarını söyledi. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında 38 projeye 23 milyon liralık  hibe ödemesi gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, tarıma dayalı ihtisas sera  organize sanayi bölgesini İzmir Dikili'de kuracaklarını, organize sera bölgesiyle  toplamda 1 milyar liralık yatırım yapacaklarını kaydetti. Erdoğan, 2020 yılında İzmir ve ilçelerinde 46 tarım kredi kooperatif  marketini hizmete açacaklarını, 70 bin 500 dekar alanda çalışma yaparak, 26  milyon fidanı toprakla buluşturacaklarını, 4 milyon fidan üreteceklerini dile  getirdi.
 
 Kemalpaşa Nazarköy'de ormanlık alanda 20 kilometre yürüyüş parkuru  olan ve 3 bin yıllık Hitit anıtını ön plana çıkaran ekoturizm alanı açacaklarını,  İzmir'e bir şehir ormanı, 8 mesire yeri ve 3 bal ormanı tesis edeceklerini ifade  eden Erdoğan, bugüne kadar 28 baraj ve 3 gölet inşa ettiklerini, 14 barajın  inşasının sürdüğünü aktardı.  Son 17 yılda yapılan sulama tesisleriyle 547 bin dekar araziyi  sulamaya açtıklarını vurgulayan Erdoğan, "İzmir kısa bir süre önceye kadar susuz  muydu, susuzdu. Biz Gördes Barajı'nı yaptık. Onunla İzmir'i suya kavuşturduk.  Halbuki bu görev İzmir Büyükşehirindi. Ama yapmadılar, yapamadılar. Onu da biz  gerçekleştirdik." diye konuştu.  Erdoğan, 3 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi, 4  teknopark, 91 araştırma geliştirme merkezi, 29 tasarım merkeziyle İzmir'i cazibe  merkezi haline dönüştürdüklerine işaret ederek, verdikleri teşviklerle ve  kurdukları organize sanayi bölgeleri sayesinde son 17 yılda İzmir'de ilave 174  bin 400 istihdam sağladıklarını söyledi. Endüstri bölgeleri tam kapasiteyle üretime geçtiğinde cari açığı yılda  2 milyar dolara yakın azaltacağına dikkati çeken Erdoğan, İzmir ve 25 ilçesine  doğalgazı getirdiklerini, önümüzdeki dönemde bu yatırımların daha fazlasını  İzmir'in hizmetine sunmayı sürdüreceklerini dile getirdi.
 
 Meydanı dolduran vatandaşların "İzmir burada, Reis'inin yanında"  tezahüratları üzerine Erdoğan, "Ben de sizlerin yanındayım. Unutmayın beraber  yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm  şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor." dedi.
 
"Tam anlamıyla yeni bir istiklal harbi"
 
 "Türkiye'nin terörden ekonomiye kadar geniş bir alanda verdiği  mücadele kelimenin tam anlamıyla yeni bir istiklal harbidir." ifadesini kullanan  Erdoğan, İzmir'in düşman mezalimine uğramış, özgürlüğü için savaşmış, bedeller  ödemiş, sonuçta da zafere ulaşmış bir şehir olarak bu mücadelenin anlamını gayet  iyi bildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dönem değiştiği için mücadalenin biçimi de değişmiştir. Gençler artık  kimse öyle karşınıza dikilip sizinle alenen savaşmıyor. Nice sinsi yol ve  yöntemle sürdürülen kuralsız bir mücadeleyle karşı karşıyayız. Milletimiz  hamdolsun bu durumun farkındadır ve tüm gücüyle yanımızdadır. Ülkemizde iç  siyaset ile dış politika arasında bir ilişki her zaman olmuştur. Bizim vesayete,  terör örgütlerine, sınırlarımızın kuşatılması girişimlerine, ekonomimize yönelik  saldırılara karşı verdiğimiz mücadelelerin hepsinde de karşımızda bir ittifak  vardır. Bu ittifakın bir ayağı içerdeydi, bir ayağı dışardaydı.
 
 Ülkemizde Gezi olaylarından beri yaşanan hiçbir hadise kendi tabii  mecrasında gelişerek ortaya çıkmamıştır, hepsinin gerisinde bir senaryo, bir  tuzak, bir taktik vardır. Bugün de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Türkiye  Suriye'de, Libya'da, Akdeniz'de gerçekten kritik bir mücadele verirken, bir anda  içerde hiçbir dayanağı olmayan tartışmaların başlatıldığını görüyoruz. Bu  tartışmaların amacı asla ülkemizin demokratik, ekonomik ve güvenlik mücadelesine  katkıda bulunmak değildir. Tam tersine bu tartışmalarla Türkiye'nin enerjisi heba  edilmek isteniyor. Bu oyunlara gelmeyeceğiz, kendi işimize bakacağız."
 
 "Hodri meydan"
 
 Erdoğan, ülke sorunlarını çözme, devleti güçlendirme, milletin  refahını arttırma tartışmalarına kesintisiz devam edeceklerini, boş tartışmalarla  geçirecek tek bir anlarının bile olmadığını belirterek, "Ortaya atılan her  iddiaya, ithama, iftiraya gereken cevapları verirken asıl işlerimize de dört elle  sarılacağız." dedi.  İzmir'de güzel manzaranın kendilerine verdiği mutluluğu, hiçbir  polemiğe, hiçbir art niyetli tartışmaya değişmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan,  "Kamil odur ki koya dünyada eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser."  dizelerini hatırlattı.  Erdoğan, bugüne kadar hep eserleriyle konuştuklarını, bundan sonra da  yine eserleriyle konuşmaya, yaşamaya devam edeceklerini belirterek, şöyle devam  etti:  "Varsa bizimle eser konusunda, proje konusunda, icraat konusunda  yarışacak birileri, buyursun çıksın karşımıza hodri meydan diyoruz. Ama ömrü  boyunca ortaya tek bir eser koyamadıkları halde sadece ve sadece dedikoduyla,  iftirayla, yalanla, hakaretle varlık gösterenlere de meydanı boş bırakmayacağız.  Zaten meydanda siz varsınız. Hem onların ağızlarının payını vereceğiz hem de  yatırımlara son sürat devam edeceğiz."
 
   "Ne bir macera ne de keyfekeder bir tercih"
 
  
Erdoğan, Türkiye'nin Suriye ve Libya politikalarının ne bir macera ne  de keyfekeder bir tercih olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:  "Şayet bölgemizde yaşanan güç değişimlerinde ülkemizi hakkı olan  konuma oturtmazsak Allah göstermesin önümüzdeki dönemde bize bu topraklarda  hayatı zindan ederler. Bunun için ülke ve millet olarak yeni bir istiklal  mücadelesi verdiğimizi söylüyoruz. Bu mücadelede ülkemizin çıkarları ile diğer  güçlerin çıkarları zaman zaman çatışıyor. Gerekirse tek başımıza adımlar atarak,  ülkemizi doğru hedeflerine götürmeye çalışıyoruz. Hamdolsun artık Türkiye'nin  gücü ve kapasitesi bağımsız siyaset izlemeye ve bunu sahada hayata geçirmeye  yeterlidir. Yürüttüğümüz mücadelelerde hem siyasi ve diplomatik hem de  gerektiğinde askeri gücümüzü en üst düzeyde kullanıyoruz. Masada ve sahada  olayların gidişatını değiştirebilmek için ne gerekiyorsa onu yapıyor, tüm  imkanlarımızı seferber ediyoruz."
 
 
 
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Doğu Akdeniz'de tüm ülkeler  var. Amerika, Fransa, İngiltere, hepsi var, sadece Türkiye yok" dediğini  hatırlatan Erdoğan, "Bay Kemal'i tanıyorsunuz değil mi? Zaten her zaman böyle  konuşmuyor mu? 'Sadece Türkiye yok' dedi. Biz orada sondaj gemilerimizle vardık,  sismik araştırma gemilerimizle vardık. Bay Kemal, sen bunları söylediğin zaman  iki sondaj gemimiz vardı. Şimdi üçüncüyü de aldık, haberin olsun. İki de sismik  araştırma gemimiz var. Bay Kemal, şunu da bil; Biz Doğu Akdeniz'de sadece bu  sondaj gemilerimizle, sadece sismik araştırma gemilerimizle değil, onların  yanında fırkateynlerimizle beraber varız, uçaklarımızla varız, hepsi ile birlikte  oralardayız. Biz 500 yıl önce oradaydık, bugün de oradayız." diye konuştu.
 
  Erdoğan, Libya'nın meşru başbakanıyla, yönetimiyle ile masaya oturup,  imzaları attıklarını hatırlatarak, şöyle devam etti: "Deniz hukukundan anlamayan, uluslararası hukuktan anlamayan, bu  noktada akıl hocaları ne yazık ki olmayan... Akıl hocası karga olanın akıbeti ne  olur? Bunların durumu bu. Şu anda biz neredeyiz? Gayrimeşru Hafter'e, ücretli,  lejyoner Hafter'e karşı biz yönetici kahraman askerlerimiz ve Suriye Milli  Ordusu'ndan ekiplerimizle beraber oradayız ve mücadeleyi orada sürdürüyorlar.  Tabii birkaç şehidimiz var ama şunu da söyleyeyim ki o birkaç şehidimizin  karşılığında da 100'e yakın orada, o lejyonerlerden etkisiz hale getirdik. Şunu  hiçbir zaman unutmayacağız, şehitler tepesi boş kalmayacak. Bugün Suriye'de,  Libya'da, Akdeniz'de ve genel olarak bölgemizde vermekten kaçındığımız her  mücadele, yarın bize daha ağır bir faturayla geri döner. Milli birliğimizi ve  bekamızı hedef alan tehditlerin, kendi vatanımızda bize terör, siyasi ve ekonomik  sıkıntı, istikrarsızlık olarak dönmemesi için bu mücadeleyi vermek zorundayız."
 
Erdoğan, bunun için Mehmetçiğin Gabar'da, Cudi Dağları'nda, Bestler  Deresi'nde ve dağlarda bu işin hesabını sorduğunu belirterek, terörden büyük  oranda içeride temizlik yaptıklarını söyledi. FETÖ ile mücadeleyi sürdürdüklerine de işaret eden Erdoğan,  "Türkiye'nin içinden geçtiği bu tarihi süreçte kat ettiğimiz her mesafe  geleceğimize daha güvenle bakabilmemizi sağlayan bir kazanım demektir. Bunun için  önümüzdeki sorun alanlarının hiçbirinde geri adım atmadan başlattığımız  çalışmaları mutlaka sürdürecek ve inşallah hedefe ulaşacağız. Durmak yok." diye  konuştu.
 Her yerde yola devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, Pakistan'a  yaptığı ziyareti hatırlatarak salı günü de Azerbaycan'a gideceği bilgisini  paylaştı.  Erdoğan, bütün buraları dolaşmak suretiyle tüm coğrafyalarda "Türk'ün  ve Türkiye'nin varlığını" ortaya koyacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
 
"Tabii bu mücadele kolay bir mücadele değil. Şehitler veriyoruz,  bedeller ödüyoruz, her gün yeni tuzaklarla karşılaşıyoruz. Sırf ülkemizi müşkül  duruma düşürmek için uluslararası teamüllerin, ilkelerin, hukukun çiğnenebildiği  bir dönemden geçiyoruz ama bunların hiçbiri bizi yolumuzdan alıkoyamaz. İşte dün  bir taraftan akşam Sayın Putin ile görüştük, gündüz Macron ve Merkel ile  görüşmeler yaptık. Bütün bu değerlendirmelerden sonra da yol haritamızı  belirledik. Hem bunlarla uğraşacağız, konuşacağız, görüşeceğiz ve masada  olduğumuzu da her tarafa duyuracağız. Tıpkı Çanakkale Zaferi ve İstiklal  Harbi'nde olduğu gibi küresel güçlerin senaryolarına teslim olmayıp kendi  yolumuzu çizmekle tüm mazlumların yüreğinde bir umut çekirdeği filizlendiriyoruz.  Bizim başarımızın küresel düzeyde denklemi değiştirecek sonuçlar doğuracağına  inanıyorum. Bu büyük sorumluluğun bilinciyle daha çok çalışacak, daha sağlam ve  kararlı adımlar atacağız. İnşallah bu millet, kazanacağı başarılar ve zaferlerle  bir kez daha tarihin gidişatına yön verecektir, hiç endişeniz olmasın. "
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlarla, "Tek bayrak, tek  millet, tek vatan, tek devlet" ve "Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız,  kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız" sözlerini tekrarlayarak,  Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu'nun ülke ve kente hayırlı olmasını diledi. Erdoğan, otoyolun şehre kazandırılmasında emeği geçenleri de tebrik  etti.
 
  
 
  
 
  
 
 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan ile AK Parti İzmir  Milletvekili Binali Yıldırım'ın da birer konuşma yaptığı açılış törenine, Çevre  ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank,  Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman da  katıldı.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından beraberindekilerle  kurdele keserek, otoyolun açılışını yaptı.
 
 Erdoğan, kurdeleyi kesmeden önce, "Kurdeleyi kesiyoruz ve bu  kurdeleyle hamdolsun 100 kilometreye yakın bu güzel otoyol inşallah tüm  İzmirlilerin değil, insanlığın bahtını açacak bir yol olacak. Ve buradan gidenler  de ne diyecekler, 'Yol medeniyettir.' İnanıyorum ki arkadan çok dualar alacağız.  Birileri etmese de kadir bilen bu dualarını yapacak ve biz de onlara şimdiden  diyoruz ki Allah razı olsun.  Aşkınan koşan yorulmaz, yorulmadık,  yorulmayacağız." diye konuştu.